T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2023/73 Esas - 2023/731
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/73 Esas
KARAR NO: 2023/731
HAKİM: ...
KATİP:...
DAVACI : ...
VEKİLLERİ: Av. ...
Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/01/2023
KARAR TARİHİ: 07/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ... projesini 25.000,00 USD+ KDV bedel ile gerçekleştirmek üzere anlaşma sağladığını, davalı ile yapılan işbu anlaşma kapsamında müvekkili tarafından önce 10/08/2022 tarih 8.500,00 USD + KDV bedelli fatura kesildiğini, taraflar arasındaki anlaşma, 25.000,00 USD+KDV olduğundan ve 25.000,00 USD miktarlı faturada da açıkça belirtildiğinden, iş bedeli bakiyesine ilişkin olarak 16.500,00 USD + KDV için de fatura kesilerek davacıya gönderildiğini, ancak davalı tarafından bu fatura bedelinin ödenmediğini ve iade faturası kesindiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından ... . Noterliği'nin 07/11/2022 tarih ve ... yev. no.lu ihtarnamesi ile itiraz edilerek iade faturasının gönderildiğini, ... sayılı dosyasından icra takibi başlatılmış ise de davalı tarafından bu takibe de itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptali ve takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı arasında yapılan anlaşmanın bedelinin 25.000,00 USD olduğunu iddia ediyorsa bu iddiasını ispatlamakla mükellef olduğunu, bu yönde bir anlaşma olmadığını, davacı tarafından dayanılan teklif formunda müvekkilinin imzasının olmadığının açıkça görülebileceğini, müvekkili tarafından açıkça anlaşma şartlarına aykırı düzenlen 16.500 USD miktarlı faturanın usulüne uygun olarak iade edildiğini, davacının ... projesindeki işleri yarım bıraktığını ve bitiremediğini, işin kalanının müvekkili çalışanlarının çabasıyla tamamlandığını belirterek davanın reddi ile davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflarca dayanılan deliller toplanmış, davaya dayanak ... sayılı takip dosyası, ticari defter ve kayıtları ile uyuşmazlık dönemine ilişkin BA/BS formları celp edilmiş, mali müşavir ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiler aracılığıyla davaya konu uyuşmazlık noktaları bağlamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mali müşavir ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiler tarafından düzenlenen 20/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacının 01.10.2022 tarih ... no.lu fatura kapsamında 16.500 USD + 2.970USD KDV genel toplam 19.470,00 USD fatura düzenlediği, davalının 01.11.2022 tarih ... no.lu “... . Faturanın iadesidir” içerikli 16.500 USD + 2.970 USD KDV genel toplam 19.470,00 USD - tutarlı “ İADE ”faturası tanzim edilerek davacıya elektronik ortamda gönderildiği, davalının iade faturasının süresinde düzenlenmediği, taraflar arasında sözlü sözleşme bulunduğu, taraflararası yazışmalarda sözleşmenin tamamlandığı, davalının taahhüdün tamamlanmasından ve ilk faturanın ödenmesinden sonra birim fiyata itiraz ettiği, davacının alacağının bulunduğu yönünde kanaat oluşması halinde davacının 19.470,00 ABD Doları anapara, 3,17 ABD Doları işlemiş faizi olmak üzere toplam 19.473,17 ABD Doları alacaklı olduğu, davacının talebi doğrultusunda yıllık % 0,85 oranı doğrultusunda faiz talep edebileceği..." yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür.
... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından davalı aleyhine 18/11/2022 tarihinde 19.470,00 USD asıl alacak, 3,63 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.473,63 USD üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin davalının itirazı üzerine durduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafından, davalıya verilen ... kurulum ve danışmanlık hizmetine dayalı ödenmeyen 19.470,00 USD asıl alacak ile 3,63 USD işlemiş faiz alacağının bulunduğu iddia edilmiş, davalı tarafından ise genel olarak hizmetin eksik/ayıplı verildiği, kendileri tarafından hizmet bedelinin kabul edilmediği, ilgili faturadan dolayı davacıya borcunun olmadığı iddia edilmiştir.
Kanunda aksine bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her birinin, hakkın dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK 190) nedeniyle teslim olgusundan lehine hak çıkaracak taraf olan davacı taraf; akdi ilişkinin varlığı ile teslim olgusunu kanıtlama yükümü altındadır.
Somut olayda; taraflar arasında ... kurulum ve danışmanlık işine dayalı bir sözleşme ilişkisinin bulunduğu sabit olup dosyaya mübrez bilirkişi raporu ile de ortaya konulduğu üzere davacı tarafından takibe konu edilen 01/10/2022 tarihli ve 16.500 USD miktarlı fatura, davalının kesin delil mahiyetindeki ticari defter ve kayıtlarına işlendiği gibi davalı tarafından BA formu ile vergi dairesine de bildirilmiş olup artık söz konusu faturaya konu hizmetin davacı tarafından verildiğinin kabulü gerekmektedir (Emsal: ... sayılı ilamı). Dolayısıyla davacı, akdi ilişkinin varlığı ile teslim olgusunu kanıtlamıştır. Her ne kadar davalı tarafından hizmetin verilmediği gibi bedelde de anlaşma olmadığı iddia edilmiş ise de davalı tarafından TTK’nın 21/2. maddesi gereğince 8 gün içerisinde itiraz edilmeyip ticari defterlerine de işlenen davaya konu faturanın içeriği ve bu arada fatura içeriğine dâhil bedel de kesinleşmiş olduğundan, davalı tarafından iddia edildiğinin aksine artık mahalli piyasa rayiçlerinin de araştırılmasına gerek bulunmamaktadır (Emsal: ... sayılı ilamı). Davalı tarafından takibe konu faturaya karşılık davacıya 01/11/2022 tarihli iade faturasının kesildiği bildirilmiş ise de; yukarıda ifade edilen mevcut hukuki durum karşısında, sonradan düzenlenen iade faturasının hizmetin verilmediği anlamına gelmeyeceği gibi artık ispat külfeti davalı yanda olup (Emsal: ... sayılı ilamı) işin yapılmadığı veya eksik/ayıplı yapıldığı iddiasının da ancak yazılı ve kesin delillerle kanıtlanması mümkündür. Ne var ki davalı tarafından, HMK’nın 217. maddesi kapsamında süresinde sunulan usulüne uygun deliller çerçevesinde davaya konu faturaya konu hizmetin verilmediğine veya eksik/ayıplı yapıldığına dair iddiaları kanıtlanamamıştır. Sonuç olarak tüm bu gerekçelerle; davanın kabulüne, davalının ... sayılı takibe itirazının iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %0,85 oranını geçmemek üzere 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı işletilmek suretiyle devamına karar vermek gerekmiştir. Bunun yanında; davalının takibe itirazının haklı olmadığı ve takibe konu alacağın muayyen ve likit nitelikte bulunduğu değerlendirilmekle davacı lehine asıl alacağın takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden hesaplanan %20 icra inkâr tazminatı olan 72.634,72 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiştir (Emsal: ... sayılı kararı). Yargılama giderleri bakımından, nisbi vekâlet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının yabancı paranın dava tarihindeki kur üzerinden karar tarihindeki tarifeye göre hesaplanması suretiyle (Emsal: ... sayılı kararı), son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ İLE; davalının ... sayılı takibe itirazının iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %0,85 oranını geçmemek üzere 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı işletilmek suretiyle devamına,
2-Hükmolunan asıl alacağın takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden hesaplanan %20 icra inkâr tazminatı olan 72.634,72 TL’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gereken 25.072,00 TL harçtan 4.387,05 TL'nin mahsubu ile bakiye 20.684,95 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 179,90 TL başvurma harcı ile 4.387,05 TL peşin harç olmak üzere toplam 4.566,95 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 90,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.590,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 57.053,90 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 07/11/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸