T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/823 Esas - 2025/521
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/823 Esas
KARAR NO : 2025/521
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/12/2023
KARAR TARİHİ : 08/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... A.Ş. arasında 20/01/2019 tarihli, beş yıl süreli ...ve eklerinin akdediğini, söz konusu bayilik sözleşmesi ve ekleri gereği, üzerine düşen tüm sorumlulukları eksiksiz yerine getiren davacı şirketin, davalının da edim ve taahhütlerini yerine getireceği inancıyla, istasyonuna, 27/01/2020 tarihli Ariyet Sözleşmesi çerçevesinde yüklü miktarda kurumsal kimlik ve otomasyon yatırımı yaptığını, buna karşılık davalı şirketin, sözleşmenin akdedildiği 20/01/2020 tarihinden, sözleşmeyi feshettiği 16/01/2023 tarihine kadar geçen 3 yıllık süreçte hiçbir bildirimi, itirazı olmamışken, hiçbir somut delil ve haklı hukuki gerekçe bildirmeden, farazi iddia ve çıkarımlarını feshine gerekçe yapmaya çalışarak, taraflar arasındaki sözleşmeyi olağan hitam süresinden önce doğrudan feshettiğini bildirir, .... Noterliği'nin, 16/01/2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarını gönderdiği, akabinde davacı şirketçe ... bayilik lisans sayfasında yapılan araştırma sonucu, davalı tarafın aynı gün dağıtıcı değişikliği yaparak ... A.Ş.'ye lisanslarını tadil ettiğinin öğrenildiğini, karşılıklı borç doğuran akitlerde bir tarafın edimlerini eksik/hatalı ifa ettiği iddiasında bulunan tarafın, yasa ve yerleşik içtihatlar gereği öncelikle geçerli bir sözleşmenin ayakta tutulması ve ifa edilmesi amacı gütmesi, yani bir edimin eksik veya hiç yerine getirilmediği iddiasında ise, karşı tarafa bunu bildirip makul süre vermesi gerekirken, feshe sebep olarak gösterdiği hususlarda bayilik süresince davacı şirkete hiçbir bildirimde bulunmaksızın, davalının doğrudan fesih yoluna gitmesinin eylemlerinde kötü niyetli ve haksız olarak hareket ettiğini gösterdiğini, davacı şirketin yapılan ...ve ekleri gereğince üzerine düşen tüm sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmesi karşısında haksız fesih ile üzerine düşen yükümlülüklere aykırı hareket ettiğini, davacı şirketin itibar kaybına sebebiyet verdiğini, davalı şirketin 20/01/2020 tarihli ...gereği davacı şirkete yaklaşık 2.233.000,00-TL cezai şartı ile 27/01/2020 tarihli ariyet sözleşmesi kapsamında iade ile mükellef olduğu malzemeleri iade etmeyerek ariyet sözleşmesinden kaynaklı malzemelere ilişkin benzeri teçhizatın piyasa değerinin 5 mislini tazminat olarak ödemeyi borçlandığı, bu sebeplerle fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi ve ekleri ile ariyet sözleşmesine istinaden şimdilik ...uyarınca haksız fesih nedeniyle oluşmuş cezai şart borcu için 5.000,00-TL'nin, Bayilik Sözleşmesi kapsamında ariyet olarak verilmiş malzemelerin teslim edilmemesi sebebiyle ariyet sözleşmesinin 4. maddesi uyarınca benzeri teçhizatın piyasa değerinin 5 mislinin tazminat olarak, davalıdan tahsili için şimdilik 5.000,000-TL olmak üzere toplamda 10.000- TL'nin davalının fesih ihtarını keşide ettiği 16/01/2023 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bayilik ilişkisinin davacı tarafın, sözleşmeye ve taraflar arasındaki ticari ilişkiye aykırı davranması sonucu sona erdiği sözleşme süresince davalı tarafından satın alınmak istenen akaryakıt miktarının, dağıtıcı firma olan davacı şirketçe gerekli zamanlarda temin edilemediğini ve bayi olan davalı şirkete ulaştırılamadığını, davalı tarafından iletilen her akaryakıt talebinde, davacı şirketçe daimi olarak bir gecikme söz konusu olduğunu, davalının akaryakıt talebi ile, davacı şirketin davalıya akaryakıtı ilettiği tarihlerdeki sapmaların giderek artarak, tolere edilebilecek seviyeyi geçtiği, yaşanan bu sapmalar, önce günlük, daha sonra haftalık, daha sonra aylık olacak seviyeye kadar arttığını, yaşanan bu sapmaların yanı sıra davalı tarafından bu sapmaları sübvanse edebilmek adına, vadeli olarak akaryakıt alınmak istendiğinde ise tüm bu taleplerinin reddedildiğin, yani davacı şirketin, davalının talep ettiği akaryakıtın parasını peşin aldığını ancak parasını peşin olarak aldığı akaryakıtı, gerekli zamanda temin edip davalıya ulaştıramadığını, davacı şirketin, akaryakıta ilişkin satış yaptığı rakamlar, rekabete uygun olmayıp diğer dağıtıcı şirketler ile arasındaki farkın fahiş boyuta ulaştığını, nihayetinde davalı bayinin, dağıtıcı davacı şirketten yüksek olarak satın almış olduğu akaryakıtı, ticari hayatını devam ettirebilmesi adına yüksek olarak satmak zorunda kalmış ve artık diğer bayiler ile rekabet edemez boyuta geldiğini, üstelik birde bu yüzden akaryakıt satamaz duruma düştüğü, tüm bunların yanı sıra dağıtıcı davacı şirket tarafından akaryakıt satımı için gerekli reklam yatırımı ve destekleri de yapılmamış ve davalının bu konudaki talepleri de karşılıksız bırakıldığı davalı tarafından tüm bu süreç defalarca kez hem sözlü olarak dile getirildiğini hemde e-mail yoluyla davalı şirkete iletildiğini, ancak davacı şirkete iletilen e-maillerin hiçbirisine cevap dahi verilmediğini, bu doğrultuda da davalı iflas etmekten kurtulabilmek adına basiretli bir tacir olarak davacı şirket ile akdetmiş olduğu 27/01/2020 tarihli Bayilik Sözleşmesini, 16/01/2023 tarihinde .... Noterliği ... yevmiye numaralı ihbarnamesi ile tek taraflı ve haklı olarak feshetmek zorunda kaldığını, davalının davacı ile bayilik ilişkisi kurduğu tarihten bu yana her yıl daimi olarak zarar ettiğini, sözleşmenin feshine davacı şirket tarafından sebebiyet verilmiş olup bu doğrultuda da olağan hayatın akışına dahi aykırı bir beyanda bulunan davacının beyanlarının reddedildiği, cezai şart talebinin hem Bayilik Sözleşmesine hem de Borçlar Kanununa aykırı olduğunu, sözleşme hükmünün genel işlem koşulu mahiyetinde olduğunu, talebin fahiş olduğunu, ayrıca davacı tarafından ariyet sözleşmesinin devamında sunulmuş olan teslim tutanağının altında da imzası bulunan kişinin davalı değil ... olduğunu, tüm bu sistemlerin ...'e ait olmakla birlikte sözleşme süresi içerisinde de ne yazık ki yıldırım çarpması sebebiyle otomasyon sistemleri kullanılamaz hale geldiğini ve yine istasyon sahibi ... tarafından yeniden bir otomasyon sistemi kurulduğunu, dolayısıyla davacı şirket tarafından otomasyon sistemlerinin kendilerine teslim edilmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacı şirketin sözleşmenin feshinden sonra davaya konu istasyona gelerek bizzat sökümü kendisinin yaptığını ve söküm ile teslim alınabilecek yatırım malzemeleri ile demirbaşların tamamını iade aldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, akaryakıt bayilik sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart istemine ilişkindir.
Mahkememizce deliller toplanmış, taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri, yazışmalar, BA/BS formları celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Öncelikle davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi bakımından bulunduğu yer itibariyle görevlendirilen mali müşavir tarafından sunulan 18/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...dava dosyası kapsamı ile davalı tarafın konuya ilişkin ticari defter kayıtları üzerinde yapılan bu detaylı incelemelerde, davalı tarafa ait dosya kapsamında incelemeye sunulan 2021, 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerin e-defter şeklinde tutulduğu, ve ..... ile işlendiğinin anlaşıldığı, bu şekliyle de 6100 Sy.lı HMK.'nun 222/2. maddesinde belirtili olduğu üzere bu ticari defterlerin usulüne uygun olarak kayıt altına alındığının kabulü gerekeceği, davacı ve davalı taraflara ait BA/BS formları ile tarafların eldeki bu davaya konu edilen ve taraflar arasında düzenlenen 27/01/2020 tarihli Bayilik Sözleşmesi ve aynı tarihli (27/01/2020) Ariyet Sözleşmesi gereği yıllara sari ticari ilişki içerisinde bulunduklarının sabit olduğu ve bu ticari ilişki gereği dağıtıcı şirket olan davacının karşılıklı sorumluluk ve yükümlülük altına girdikleri davalı taraf davacı tarafın bu davaya konu iddialarında da yer aldığı üzere, eldeki bu davanın esası ile ilgili Taraflar arasında imzalanan 27/01/2020 tarihli ...ile aynı tarihli (27/01/2020) ariyet sözleşmesi hükümlerini ihlal ederek sözleşme süresi (5 yıl) kapsamında bayilik sözleşmesini tek taraflı fesih ettiği dosya kapsamı ile olduğu, ... tarafların ticari defter kayıtlarının birbiriyle olan ticari ilişkinin açık ve en somut göstergesi olduğu ve bunun gerek dava dosyası kapsamı ile tarafların ticari defter kayıtları, gerekse İlgili Vergi Dairelerine taraflarca ibraz edilen BA/BS Forumları ile de bu şekilde olduğu..." yönünde tespitler yapıldığı anlaşılmıştır.
Takiben dosya, davacının da ticari defter ve kayıtları ile tüm dosya kapsamı üzerinden bir inceleme yapılmak üzere mali müşavir, nitelikli hesaplamalar uzmanı ve sektör bilirkişisinden oluşan heyete tevdi edilmiş olup bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 16/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...davalı tarafından 16/01/2023 tarihinde bayilik ve ariyet sözleşmesinin feshinde geçerli bir dayanak tespit edilemediğini, davacının bayilik sözleşmesinin 12. maddesi gereğince gereği 2.610.720,00-TL cezai şart alacağı hesaplandığı, (davacının talebi 5.000,00-TL) ariyet sözleşmesi ekindeki 6 malzemeden sadece otomasyon sisteminin davacıya teslim edildiği ispatlanamadığı, otomasyon sistemi söküm ve hizmet bedeli olarak toplam 21.838,85-TL'lik fatura tespit edilmiş olup, bu bedelin 5 katının tazminat olarak davacıya ödenmesi kabul edilirse 109.194,25-TL hesaplandığı (davacının talebi 5.000,00-TL), davalı TBK 182 gereğince hesaplanan tazminatın davalı bakımından pek fahiş olması nedeniyle batmasına neden olabileceği belirtilmiş ise de her iki taraf da tacir olduğundan kararlaştırılan cezai şartın hakim tarafından tenkisinin talep edilemeyeceği, TTK hükümleri gereğince pek fahiş cezai şart söz konusu olduğunda davalı tacirin defterleri incelenmek suretiyle mahvına neden olup olmadığının tespitinin yapılması gerektiği..." yönünde, aynı heyet tarafından düzenlenen 14/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda ise özetle; "...Sayın mahkemece cezai şartın dava tarihindeki koşullara göre davalının ekonomik mahvına neden olacak mahiyette olduğunun kabulüne olanak bulunup bulunmadığı, tenkisinin gerekip gerekmediği, gerekiyorsa ne oranda gerektiğinin belirlenmesi görevi verilmiş olup ... mali inceleme kısmında görüleceği üzere Şirketin 2023 yılının -84.147,73-TL zarar ile kapattığı ve mali tabloları baz alındığında, şirketin cezai şartı ödeme gücü bulunmadığı ve cezai şartı ödemesi durumunda faaliyetlerini devam ettiremeyeceği ve yükümlülüklerini yerine getiremeyeceği..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, getirtilen kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında imzalanan 27/01/2020 tarihli 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesinin, davalı tarafından gönderilen .... Noterliği'nin 16/01/2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tek taraflı olarak feshedildiği, eldeki davanın haksız fesih iddiasına dayalı olarak, taraflar arasındaki sözleşmenin 12. maddesi ile ariyet sözleşmesinin 4. maddesi gereğince cezai şart istemiyle ikame edildiği görülmüştür. Davacı vekili tarafından sunulan 21/05/2025 tarihli dilekçe ile ariyet sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart talebini atiye bıraktıkları beyan edilmiş, davalı vekilince de 08/07/2025 tarihli duruşmada davacının bu talebine muvafakatlarının olduğu bildirilmiştir. Davacı vekilinin atiye terk talebi, HMK'nın 123. maddesi gereğince davanın geri alınması mahiyetinde olup davanın geri alınmasına davalının açık muvafakatının olduğu görülmekle, davacının, teslim edilmeyen emtia nedeniyle mezkur cezai şart talebi yönünden davanın, HMK md. 123 gereğince açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. Davacının haksız feshe dayalı olarak taraflar arasındaki sözleşmenin 12. maddesi kapsamında cezai şart talebine gelince; taraflar arasındaki sözleşmenin 12. maddesi, "...Bayi tarafından sözleşmenin her ne sebeple olursa olsun süresinden önce feshedilmesi veya bayinin bu sözleşmeye, eklerine muhalefeti veya taahhütlerini edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle iş bu sözleşmenin feshedilmesi halinde sözleşme ve eklerindeki diğer cezai şartlarla birlikte verdiği taahhüt veya taahhüt verilmemiş ise fesih tarihinden önce satışı bulunması halinde sözleşme süresi sonuna kadar kıyasla hesaplanacak ortalama satışına göre, satışı bulunmaması halinde tarafların sözleşme başlangıcında kararlaştırdıkları satış öngörüsüne göre depo fiyatı üzerinden hesaplanacak kar mahrumiyetinin haricinde bayi, sözleşmenin fesih tarihindeki 100 ton motorinin Kırıkkale depo satış fiyatı kadar cezayı ödemeyi peşinen kabul eder..." hükmünü haiz olup davalı tarafından davacıya gönderilen .... Noterliği'nin 16/01/2023 tarih ve ... yevmiye numaralı fesih ihtarnamesi ile, feshe dayanak olarak, bayilik ilişkisinin sürdürülemeyecek boyutta kötüleşmesi ve devamının imkansız hale gelmesi, bu durumun bir çok kez beyan edilmesine rağmen önlem alınmaması, ticaret hayatının batma noktasına geldiği hususlarının bildirildiği görülmüş, cevap dilekçesi ekinde ise bununla bağlantılı olarak davacıya gönderildiği bildirilen 11/01/2023 ve 01/12/2022 tarihli e-posta çıktılarının sunulduğu anlaşılmıştır. Sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini ispat yükü davalının üzerinde olup bu minvalde dosyaya mübrez kayıt ve belgeler ile yapılan bilirkişi incelemesinden, davalı tarafından feshe dayanak olarak dava dilekçesinde ileri sürülen, davacı tarafından akaryakıtın gerekli zamanlarda teslim edilmediği, akaryakıt tesliminde gecikmeler olduğu, gerekmesine rağmen tanıtım desteği sağlanmadığı gibi hususların dosya kapsamına göre soyut mahiyette kaldığı ve taraflar arasındaki sözleşmede davacıya vadeli satış yapma gibi bir zorunluluk yüklenmediği gibi davalının sözleşme sürecinde zarar edip etmemesinin tek başına sözleşmeyi fesih için haklı sebep oluşturmayacağı açık olmakla davalı tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin kanıtlanamadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu nedenle, sözleşmenin 12. maddesinde öngörülen cezai şarta dair koşulların somut olayda gerçekleştiğinin kabulü gerekmiştir. 16/12/2024 tarihli kök bilirkişi raporunda davacının cezai şart alacağı 2.610.720-TL olarak tespit edilmiş, 14/04/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda ise cezai şartın davalının ekonomik mahvına neden olacağı bildirilmiştir. Davacı tarafından ise 21/05/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile 500.000,00-TL cezai şart talep edilmiştir. TTK'nın 22. maddesi uyarınca tacir sıfatını haiz bir borçlu, fahiş olduğu iddiası ile cezai şarttan indirim yapılmasını isteyemez ise de; sözleşmede belirtilen cezai şart miktarının ekonomik yönden borçlunun mahvına sebebiyet verecek derecede fahiş olduğunun saptanması halinde istisnaen cezai şartın tenkis edilmesi mümkün olup bu durumda sözleşme anında borçlunun ekonomik yönden yıkımına sebep olacak şekilde fahiş bir cezai şart kararlaştırılıp kararlaştırılmadığının saptanması gerekir. Dosyaya mübrez 14/04/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda, davalı şirketin 2023 yılını 84.147,73-TL zarar ile kapattığından cezai şart ödemesinin ekonomik mahvına neden olabileceği bildirilmiş ise de, bir tacirin belirli yıllarda zararda olmasının üstlendiği cezai şartların indirilmesine tek başına gerekçe oluşturmayacağı, sözleşmenin 12. maddesinde ceza şart bedeli "100 ton motorinin Kırıkkale depo satış fiyatı" olarak kararlaştırılmış olup alınan bilirkişi raporlarından davalının sözleşme süresince 2020 yılında 2.177.731,00 lt, 2021 yılında 1.707.801,00 lt, 2022 yılında 449.671,00 lt motorin alımında bulunduğunun tespit edildiği, bu minvalde davalının iş hacmi değerlendirildiğinde, sözleşmenin 12. maddesi kapsamında davacı tarafından talep edilen 500.000,00-TL cezai şartın davalının ekonomik olarak mahvına neden olacak düzeyde olmayacağı sonuç ve kanaatine varılmış, davacının bu yöndeki cezai şart talebinin kabulü gerekmiştir. Temerrüt durumu bakımından ise davacı tarafından davalının davadan önce temerrüde düşürüldüğü kanıtlanamamış olmakla, dava ve ıslah tarihlerinin esas alınması gerekmiş ve somut olarak, 500.000,00-TL cezai şartın 5.000,00-TL’sine dava, 495.000,00-TL’sine 21/05/2025 ıslah tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; haksız feshe dayalı 500.000,00-TL cezai şartın 5.000,00-TL’sine dava, 495.000,00-TL’sine 21/05/2025 ıslah tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2- Teslim edilmeyen emtia nedeniyle cezai şart talebi yönünden davanın HMK md. 123 gereğince açılmamış sayılmasına,
3-Alınması gereken 34.155,00-TL harçtan peşin alınan 269,85-TL ve 8.367,98-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 25.517,17-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin 3.089,10-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 30,90-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 79.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 5.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 269,85-TL peşin harç, 269,85-TL başvuru harcı, 8.367,98-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 8.907,68-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 379,00-TL tebligat gideri, 15,00-TL müzekkere gideri, 17.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 17.394,00-TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 17.221,78-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 08/07/2025
Katip .....
e-imzalı
Hakim .....
e-imzalı