T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/95 Esas - 2024/469
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2023/95 Esas
KARAR NO : 2024/469
...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/02/2023
KARAR TARİHİ : 26/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firma ile ...'nin uzun yıllar ticari ilişkisi içinde olup kargo taşımacılığı yolu ile birbirlerine evrak teslim ede geldiklerini, 29/11/2022 tarihinde müvekkili şirketi tarafından düzenlenen, 20/01/2023 keşide tarihli, 92.131,88 TL bedelli ... ambar tesellüm fişi kapsamında 29/11/2022 tarihinde lehtara gönderilmek üzere kargı firmasına teslim edildiğini, 30/11/2022 tarihinde lehtara ulaşan zarfın açılarak seneden alınıp zarfın boş olarak lehdara ulaştığının müvekkiline bildirildiğini, 20/01/2023 keşide tarihli, 92.131,88 TL bedelli çeke istinaden müvekkil şirket hakkında ... Esas sayılı dosyasında borca itiraz edildiğini, müvekkil firma yetkilisinin çekin kargoda çalınması nedeniyle 01/12/2022 tarihinde ... Esas sayılı çekin zayi nedenile iptali davasının devam ettiğini, yine lehtar firma tarafından ... Esas sayılı takibin iptali davasının devam ettiğini, ilgili senedin ciro zincirinde kopukluk olduğunu, senedin lehtar tarafından bir silsileye sokulmadığının sabit olduğunu ileri sürüp davalı şirkete herhangi bir borcunun olmaması nedeniyle de dava konusu senedin bedelsizliğinin tespitine ve çekin istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava konusu çekin keşidecisi olup çekteki imzasına bir itirazı olmadığını, dava dilekçesinde bedelsizlik iddiasına dayanak hiçbir delile ve açıklamaya yer verilmediğini, dava konusu çekin bedelsiz olmayıp davacının müvekkiline karşı sorumluluğunun devam ettiğini, davacının zararına hareket ettiği ispatlanmadıkça şahsi defilerin iyi niyetli yetkili hamile karşı ileri sürülemeyeceğini, çekteki lehtar imzasının sahte olmasının çekteki imzasına itiraz etmeyen keşideciyi sorumluluktan kurtarmayacağını, dava konusu çekin ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığından müvekkilinin TTK'nin 790 maddesine göre yetkili meşru hamil olduğunu, çekteki ciro silsilesinden de anlaşılacağı üzere müvekkilinin dava konusu çeki, aralarındaki ticari ilişkiye istinaden ... şirketi ve yetkilisi hakkında yaptığı suç duyurusununun ... no'lu dosyası ile devam ettiğini, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, çeklerin kargo aracılığı ile taşınmasının yasaklandığını, davacının basiretsiz ve kusurlu davranışının sonucuna kendisinin katlanması gerektiğini bildirip davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, icra takibine konu edilen kambiyo senedinin bedelsiz olduğu gerekçesiyle açılan menfi tespit talebine ilişkindir.
Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmıştır;... yazılan müzekkere cevapları gelmiş, ilgili dosyalar dosyamız içerisine alınmış, dava konusu çek fotokopisi dosya içerisine alınmıştır.
... Esas sayılı icra takibinin davacı borçlu yönünden İİK 169/a-5 maddesi gereğince durdurulmasına karar verildiği, davacı keşideci İbsalpin Tekstil Şirketinin yine davalı ... Sistemleri aleyhine yine ... Karar sayılı dosyada görülen icra takibine itiraz davasında; "davacı borçlunun takip dayanağı çekte kendi imzasına bir itirazı bulunmamasına göre, imzaların istiklali ilkesi gereği imzası nedeniyle sorumlu olduğundan ve yine bu nedenle diğer imzaların sahteliği hali davacıyı sorumluluktan kurtarmayacağı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verildiği" görülmüştür.
..., tarafından hasımsız olarak açılan ... seri no'lu 92.131,98 TL bedelli çek için zayi belgesi talepli davada; davacıya istirdat davası açmak için süre verildiği halde istirdat davası açılmadığı gerekçesiyle çek iptali davasının reddine karar verildiği, kararın 08/09/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
...Esas sayılı dosyanın incelenmesinde; Davacı tarafından davalı aleyhine 31/01/2023 vade tarihli, 100.000 TL bedelli 0005795 seri no'lu çek için açılan nemfi tespit davasında; yargılamanın sürdüğü görülmüştür.
... Esas sayılı dosyanın incelenmesinde; Davacı tarafından davalı aleyhine, 24/02/2023 keşide tarihli 130.000,00 TL bedelli, 006276 seri no'lu çek için açılan menfi tespit davasında; 26/09/2023 tarihli karar ile yetkisizlik kararı verilerek ...gönderildiği görülmüş olup kararın 03/01/2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
... kovuşturmaya yer olmadığına karar verilerek, evrakın daimi aramaya alındığı, davacı şirket yetkilisinin Savcılık kararına itiraz etmediği anlaşılmıştır.
Her alacak hakkının varlığı, bunu sağlayan bir hukuk ilişkisine ve bunun sebebine dayanır. Bu sebebi göstermeden, yalnız borçlu olduğunu açıklayan kişinin, iki taraf arasındaki ilişkinin nedenini göstermeden, bir hakkın veya borcun varlığını, ödeneceği iradesini açıklamasını kanun yeterli görmüştür. Borcu doğuran irade açıklaması, yazılı bir belgede tesbit olunmuş ise, bu gibi durumlarda, borcu yükümlenen kişi, yükümlendiği borcun saikinin ve amacının kapsadığı yönü kural olarak, tanıkla ispatlayamaz. İradenin bu yolda açıklanmasını sağlayan nedenler, iradenin doğup gerçekleşmesini sağlayan ön nedenler, genellikle doğan hukuki sonuca etkili olmadıklarından daha çok bu açıklamanın amacı olan neden üzerinde durulmak gerekir. 12.04.1933 gün ve 30/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre, borç ikrarını içeren beyyine aleyhine delil ileri sürülebilir, ancak ikrarda borcun sebebi açıklanmış ise, davalı bu sebebin gerçekleşmediğini kanıtlayabilir. Eğer borcun sebebi belirlenmemiş ise, davalı önce ikrarın belli bir sebebi bulunduğunu, sonra bu sebebin gerçekleşmediğini kanıtlamak hakkına sahiptir. Görüldüğü üzere, 1086 sayılı HUMK’nun 290.maddesi ile 12.04.1933 gün ve 30/6 sayılı ... sayılı ilamı). Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.
Dava, kambiyo senedinden kaynaklanmakta olup; menfi tespit davalarında özel düzenleme olmadığından ispat yükü iddia eden tarafa aittir. Davacı taraf iddiasını çeke dayandırmaktadır. Çek TTK 780. maddesindeki düzenleme şekline göre; kayıtsız şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havaleyi içerdiğinden, ödeme vasıtasıdır. ... Sayılı kararında, "Kural olarak, çek bir ödeme vasıtası olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerekir. Bu karinenin aksini iddia eden taraf iddiasını yazılı delille kanıtlamak zorundadır." tespiti yapılmış olup, .... sayılı ilamı da aynı yönde hüküm içermektedir. Çekin borcun tasfiyesi amacıyla verildiği tanımı ve kambiyo vasfı nazara alındığında, keşidecinin çeki verdiği kişiye ve usulüne uygun ciro işlemi mevcut olduğu taktirde, keşideci ve lehtar ile birlikte ciro silsilesindeki cirantaların son hamile borçlarının varlığının karinesi olduğundan, davalı alacaklı çeki ibraz etmekle alacağının varlığını kanıtlamış olduğundan, çekten dolayı borçlu olmadığını kanıtlamak davacı borçlu taraf aittir.
6102 sayılı TTK nun 677. maddesinde ; " Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez." hükmü mevcuttur.
Eldeki davada, davacı keşideci vekili, çekteki keşideci imzasına itiraz etmeksizin, ilk cirodaki imzanın lehdar şirketin temsilcisine ait olmadığını , bu nedenle ciro silsilesinde kopuklu olduğundan takibe koyanın yetkili hamil ve alacaklı olamayacağı iddiasında bulunmuş isede, yukarıda açıklanan yasanın açık hüküm karşısında, keşideci davacının sadece kendi imzasına ilişkin itirazda bulunabileceği , diğer imzalara ilişkin sahtecilik iddiasında bulunma hakkı olmadığı ve bu durumda ciro zincirinin kopmayacağı, keşidecinin imzasından sorumlu olacağı anlaşılmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta; Senede karşı senetle ispat kuralı gereğince, davacının takibe konulan çekin bedelsiz olduğunu yazılı delille kanıtlaması gerekir. Tanık dinleme yoluyla çekin geçersizliğinin ispatı ancak, 18.03.1959 gün ve 18/21 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki şartlar dairesinde mümkün olup, eldeki davada ise, bu şartlar gerçekleşmemiştir. Davalının dosya içinde ikrarını içeren bir belge bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacının iddialarını yazılı delillerle ispatlayamadığı, şekli anlamda inceleme yapan ... kararının kesinleşmesinin beklenmesine gerek olmadığı, ayrıca davacının eldeki davada imzaya itirazı da bulunmadığından imza incelemesine yer olmadığı anlaşılmakla davacının davasının reddine karar vermek gerektiğine kanaat edinilmiş olup, aşağıdaki şekilde davanın reddine dair hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
-
1-Davanın REDDİNE
-
2-Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin yatırılan 1.573,39 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.145,79 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının talep halinde yatırana iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.26/06/2024
...