T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/151 Esas - 2024/734
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/151 Esas
KARAR NO : 2024/734
HAKİM : ....
KATİP : ...
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ...
2- ... - ....
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. .....
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/03/2024
KARAR TARİHİ : 22/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin .... 'da faaliyet gösteren özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri işletmiş olup davalılardan ...'ın müvekkili şirkete ait .... 'da bulunan özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde 2023 yılı başına kadar öğrenci yapısı ve merkezin işleyişi hakkında bilgi sahibi olacak kadar çalıştığını, ...'ın müvekkiline ait özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinden ayrıldıktan kısa bir süre sonra diğer davalı ... Şirketi'ne ait aynı sektördeki işyerinde çalışmaya başladığını, davalı ...'nin burada işe başladıktan sonra müvekkili şirkette çalıştığı süreçteki kuruma ilişkin verileri kötüye kullanmak sureti ile müvekkili şirketten eğitim alan öğrencileri telefonla arayarak ve ziyaret ederek çalıştığı kurumda eğitim almalarını istediğini, müvekkili şirkete ait eğitim kurumunda öğrenim gören öğrencileri karalama ve iftiralarla 1 nolu davalıya ait eğitim kurumuna geçirmekle kalmayıp müvekkili şirkete ait eğitim kurumuna dönmek isteyen öğrencileri de tehdit suretiyle iradelerine etki ettiğini ve dönmelerini engellediğini, davalı ...'nin, müvekkili şirketten ayrılarak diğer davalı şirkette işe başladığı süreçten birkaç ay öncesinden işbu davanın açıldığı tarihe kadar olan telefon görüşme dökümlerinin çıkarılmasının dahi tek başına iddialarını ispat etmek için yeterli olacağını ve müvekkili şirketin uğradığı zararın hesaplanarak davalılardan tahsilini en kolay şekilde ispatlayacağını, yapılacak araştırma ve incelemeler ile birlikte ekonomik ve ticari faaliyetlerini bünyesinde bulunan eğitim kurumları ile gerçekleştiren müvekkili şirketin öğrencilerinin bu tür karalama ve iftiralarla 1 numaralı davalı şirkete ait eğitim kurumuna geçirilmesinin zarara sebep olduğunu ve bu zararın yargılama aşamasında bildireceğini ve dinletecekleri tanık beyanları ile de davalılar tarafından tazmin edilmesi gerektiği ispatlanacaklarını, 2024 güncel rakamları ile davalıların müvekkili kurumu uğrattıkları zarar milyonlarla ifade edilecek düzeyde olmakla birlikte, tam rakam bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, bilirkişi tarafından hesaplanacak tutara arttırılmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 10.000,00-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının açmış olduğu davada "Müvekkil şirket .... 'da faaliyet gösteren .... işletmiş olup davalılardan ..., müvekkil şirkete ait .... 'da bulunan özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde 2023 yılı başına kadar öğrenci yapısı ve merkezin işleyişi hakkında bilgi sahibi olacak kadar çalışmıştır.
" şeklinde beyanda bulunduğunu, ancak ....'da hangi okulda, hangi adreste, hangi tarihlerde faaliyet gösterdiklerini ve hangi tarihlerde haksız rekabete aykırı davaranıldığını belirtmediğini, açıklanması gerektiğini, zamanaşımının geçtiğini, davacının dava ehliyetinin bulunmadığını, müvekkillerin haksız rekabet oluşturacak hiç bir eylemlerinin bulunmadığını, müvekkilinin iş sözleşmesinde rekabet yasağı bulunmadığını, ayrıca davacının müvekkili ...'ın diğer davalı bünyesinde çalıştığı tarihte ... Mahallesi'ndeki şubelerini kapattığını, bu bağlamda davacının haksız rekabet iddiasıyla açtığı davada hukuki yararının olmadığını, ... yazı yazılarak davacı şirkete ait okulların faliyetlerinin ne zaman sona erdiğinin sorulması gerektiğini, ayrıca müvekkili ...'ın iş akdinin davacı tarafından haksız feshedildiğini, işçilik alacaklarının tahsili amacıyla .... Esas sayılı dosyasından yapılan yargılamanın müvekkili lehine sonuçlanıp kesinleştiğini, takiben açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, TTK'nın 55/1.b.1 maddesi gereğince haksız rekabet nedeniyle uğranılan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkememizce deliller toplanmış, taraflara dair ..., ... ve ticaret sicil kayıtları getirtilmiş, .... Esas sayılı dosyası celp edilmiş olup mevcut delil durumu kapsamında uyuşmazlığın çözümü teknik incelemeyi gerektirmediğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır.
Davacı özetle, davalı ...'ın davacı şirketten ayrıldıktan kısa süre sonra diğer davalı şirkette çalışmaya başladığını, sonrasında müvekkili şirketteki öğrenciler aranarak müvekkili hakkında iftira ve karalamalarda bulunduğu ve davalı şirkete ait eğitim kurumuna geçmelerini sağladığını, davacıya ait eğitim kurumuna geçmek isteyenleri ise tehdit suretiyle etkileyerek engellediğini, bu durumun haksız rekabete neden olduğunu savunmuş, davalılar ise özetle iddiaları reddederek davanın reddini istemiştir.
Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Bu bağlamda; davacı, davalının iddia olunan eylemlerini ve bu eylemlerle haksız rekabete neden olduğunu ispat yükü altındadır.
TTK'nın 55/1.b.1 maddesinde özellikle müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için onların başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltilmesi, sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltme şeklinde haksız rekabet halleri arasında sayılmıştır. Bu minvalde haksız rekabetin oluşması için alt bentte zikredilen kişilerin taraf oldukları sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltilmiş olmaları, yöneltme eyleminin rekabet ortamını etkileyebilecek nitelikte olması ve eylemin dürüstlüğe aykırı olması gerekir. Sözleşmenin hukuka uygun şekilde sonlandırıldığı hallerde bir ihlalden ve bu hüküm anlamında haksız rekabet eyleminden söz edilemez. Yine örneğin müşteriye kendi sözleşmelerini veya bu sözleşmelere ilişkin teklifleri göndermek tek başına yöneltmenin varlığı için yeterli değildir. Başka deyişle sözleşme veya teklifleri müşteri kendi hür iradesi ile değerlendirip daha önce başkası ile yaptığı sözleşmeye aykırı davranmışsa bu halde de haksız rekabet söz konusu olmaz. Bu bağlamda tüketicilere yapılan mutat tanıtım ve tekliflerin ticari hayatın olağan akışı içerisinde makul kabul edilmesi gerekir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde; davacı tarafından davalılardan ...'ın davacıya ait eğitim kurumundaki öğrencilerin, davacı hakkında iftira ve karalamalar ile diğer davalıya ait eğitim kurumuna geçmesinin sağlandığı ve davacıya geçmek isteyen öğrencilerin tehdit ile engellendiği iddia edilmiş ise de davacı, davalı ...'a ithaf edilen eylemlerin varlığını kanıtlar mahiyette usulüne uygun bir delil sunmamıştır. Bu bağlamda davalının GSM dökümünün getirtilmesi istenmiş ise de tek başına ilgili kayıtların davalının eylemlerini kanıtlar bir yönünün olmayacağı tabii olduğu gibi tek başına davacı ile davalı şirketlerin işlettiği eğitim kurumlarında ortak öğrencilerin olması da anılan mahiyette haksız rekabetin varlığını göstermemektedir. Kaldı ki celp edilen ...'nün 18/10/2024 tarihli müzekkeresinden, davacının ...'nin de en son 2021 yılında öğrenci alıp 31/10/2023 tarihinde kapandığı görülmektedir. Bunun yanında celp edilen .... Esas sayılı dosyasından görülüp kesinleşen dava dosyasından davalı ...'ın iş akdinin 5580 sayılı Kanun uyarınca belirli süreli iş sözleşmesi olduğu ve davalı tarafından sözleşmenin yenilenmeme sebebinin haklı olduğunu ispatlayamadığı tespit edilmiş olup bu bağlamda iş akdinin sona ermesinde davalıların eylem birliği içerisinde hareket ettiğinin kabulü de olanaksızdır. Davacının, davalıya ithaf ettiği eylemlerin ispatı bakımından delil listesinde tanık deliline dayandığı görülmüş ise de, mahkememizin 11/06/2024 tarihli duruşmasının 6 no.lu ara kararı ile tanık listesini sunmak üzere davacı vekiline 2 hafta kesin süre verilmiş, davacı vekilince sunulan 25/06/2024 tarihli dilekçe ile tanık listesi sunulmayıp gelecek celse tanıkların hazır edileceği belirtilmiş, mahkememizce 19/07/2024 tarihli ara karar ile davacının tanık dinletme isteminin HMK md. 243/1 bağlamında 22/10/2024 tarihli duruşmada değerlendirilmesine karar verilmiş ise de 22/10/2024 tarihli duruşmada yapılan yoklamada davacının herhangi bir tanığının hazır olmadığı görülmüş, böylece HMK md. 243/1 anlamında davacı, verilen kesin sürede tanık listesi sunmayıp belirlenen duruşma gününde de tanıklarının hazır bulundurulmadığı anlaşıldığından, davacının tanık delilinden vazgeçilmiş sayılmasına karar verilmiştir. Sonuç olarak; eldeki davada ispat yükü üzerinde olan davacı, TTK'nın 55/1.b.1 maddesi bağlamda haksız rekabetin varlığını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60-TL harç peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalılar tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 22/10/2024
Katip ....
e-imzalı
Hakim .....
e-imzalı