T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/198 Esas - 2024/906
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2024/198 Esas
KARAR NO : 2024/906
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/03/2024
KARAR TARİHİ : 13/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 31/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından, davacı şirket aleyhine 571.000,00 TL bedelli ve 732.000,00 TL bedelli iki adet bonoya dayanılarak ... esas sayılı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, Davacı şirketin, davalı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, Şirketin iki adet hissedarı bulunduğunu, şirket payının %66'sı ..., %34'ü ise ...'a ait olduğunu, Davalı şirketin hissedarının ...'ın eşi, ... olduğunu, ... isimli şahıs, eşi ... ile birlikte hareket ederek, eşi ...'ın da hissedarı olduğu davacı şirketi kötü niyetle borçlandırdığını, davaya konu takip konusu senetlerin, şirket defterlerinde kaydı bulunmadığını, Davacı tarafından 14.02.2024 tarihinde .... Noterliği'nin 14.02.2024 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Genel Kurul tarihini belirlemek üzere Yönetim Kurulu Toplantısı yapılacağı ...'a ihtar edilmiş ise de, ... Yönetim Kurulu Toplantısına katılmadığını, Buna ilişkin olarak da davacı şirketin yetkilisi ... adına da, şirketi genel kurula çağırma yetkisi verilmesi hususunda ... Esas sayılı dosyası üzerinden de 16/03/2024 tarihinde dava açıldığını, Uzun süredir şirkete dahi uğramayan ..., sahte şirket kaşesi bastırarak davacı şirketi borçlandırıp haksız menfaat elde etmeyi amaçladığını, konu ile ilgili ...'nda davacı şirket ortağı olan ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, Dava konusu ... esas sayılı usulsüz takiple ilgili ... esas sayılı dosyasında borca itiraz edilerek takibin teminat karşılığında tedbiren durdurulması talep edildiğini, 05/03/2024 tarihli ara karar ile ödeme anına kadar icra dairesince fer'ileri ile birlikte hesaplanacak dosya borcunun tamamını karşılar şekilde nakit teminatın veya her an paraya çevrilebilir muteber, kesin banka teminat mektubunun icra dairesine ibraz edilmesi halinde icra takibinin dava sonuçlanıncaya kadar geçici olarak durdurulmasına karar verildiğini belirterek öncelikle icra işlemlerinin, satış işlemlerinin yada paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde teminatsız olarak mahkemenizce ihtiyati tedbir kararı verilmesine, ... Esas Sayılı dosyalarında müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, %20 den az olmamak üzere davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin 2020 yılında kurulduğunu, kurucu üç
ortaktan birinin de davalı şirketin ortağı ve yetkilisi ... olduğunu, bilahare davacı şirketin
paylarının el değiştirdiğini, %66 hissenin ...'ye %34 hissenin ise ...'a ait olduğunu, her iki ortağın da şirketi temsil ve ilzamda münferiden yetkili olduklarını, şirketin faaliyete
geçtiği 2020 yılından bugüne kadar, açılan imalathane ve kafenin birçok masrafının ...
ve ... tarafından karşılandığını, bu ödemelerin tamamının davalı şirkete ait banka çekleriyle yapıldığını, aradan uzun süre geçmesine rağmen ...’nin bu borçları ödemediğini,
bunun üzerine davalı tarafından 571.000 TL ve 732.000 TL bedelli bonoların takibe konu edildiğini,
alacağın hukuken geçerli belge ve kayıtlara dayandığını, davacı şirketin davalıya borçlu olduğunu
beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 01.08.2024 tarihli raporda özetle; "Davacının davalıya 450.948,86 TL borçlu olduğu, Davacının ..... E. sayılı dosyasıyla takibe giren
1.430.452,76 TL’nin 979.503,90 TL’si yönünden davalıya borçlu olmadığı, Görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirmiştir.
Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 15.10.2024 tarihli ek raporda özetle; "Taraflarca ileri sürülen itirazların kök rapordaki tespit ve hesaplamaların
değiştirilmesini gerektirir nitelikte olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.
Mahkemece whatsapp yazışmalarının borç ikrarı olarak kabulü halinde, davacının
borçlu olmadığı miktar 698.906,01 TL olarak hesaplanmıştır." şeklinde görüş bildirmiştir.
Dava takipten sonra açılan, kambiyo senedine dayalı takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
... Esas sayılı takip dosyasında, davalı tarafından davacı aleyhine 27/09/2023 düzenleme, 03/10/2023 ödeme tarihli 732.000,00 TL bedelli bono ile 09/02/2024 düzenleme 15/02/2024 ödeme tarihli 571.000,00 TL bedelli bono ve işlemiş 118.453,64 TL ve 8.999,76 TL işlemiş faiz toplamı 1.430.452,76 TL üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapıldığı anlaşılmıştır.
... yazı cevabında davacı şirketi 27/09/2023- 09/02/2023 tarihleri arasındaki temsil ve ilzama yetkililerinin ... ve ... olduğu belirtilmiştir.
... soruşturma,... Karar nolu dosya celp edilmiş olup incelenmesinde, müştekinin davacı ... İth. İhr. San. ve Tic. AŞ, şüphelileirn ise ... ve ... olduğu, şüpheliler hakkında Tacir ve Şirket Yöneticisi Olan ve Şirket Adına Hareket Eden Kişilerin Ticari Faliyetleri Sırasında Dolandırıcılık Suçuna ilşkin yeter şüphe ve delil elde edilemediğinden dolayı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık takibe konu kambiyo senetlerinin davacıyı temsil ve ilzama yetkili olan yetkili temsilciler tarafından düzenlenip düzenlenmediği ve senetlerin bedelsiz olup olmadığına ilişkindir.
İcra İflas Yasası 72/1. Maddesinde "...Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir..." maddesi bulunmakta olup,
... sayılı ilamında da belirtildiği üzere "...Davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (...). 15. Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. 16. Eş söyleyişle; kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (...). 17. ... Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (...).... Kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak niteliğine sahip olduklarından bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsızdır. Ancak kambiyo taahhüdünde bulunmanın temelinde -şart olmamakla birlikte- genellikle satım, bağışlama, kira, taşıma gibi bir borçlandırıcı işlem vardır. Böyle bir borçlandırıcı işlem yoksa senedin hatır için verildiği varsayılır. Temel borç ilişkisinin taraflarından birinin bir kambiyo senedi düzenleyip lehtara vermesiyle kambiyo ilişkisi diye adlandırılan ve temel borç ilişkisinden bağımsız olan ikinci bir borç ilişkisi doğar. Zira bir borç ilişkisi için kambiyo taahhüdünde bulunulması tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça borcun yenilenmesi sonucunu doğurmaz; kambiyo senedinin ifa yerine değil ifa uğruna verilmiş olduğu kabul edilir. Dolayısıyla bir borç hakkında kambiyo senedi düzenlendiği takdirde, taraflar arasında biri temel borç ilişkisi, diğeri kambiyo ilişkisi olmak üzere iki çeşit ilişki bulunur....",
Yine ... sayılı ilamında;"...
Borç ikrarını içeren bir belge aleyhine kanıt sunulabilir. Ancak; ikrar borcun nedenini içeriyorsa, sadece bu nedenin gerçekleşmediğinin kanıtlanması gerekir (YİBK'nun 12.4.1933 gün ve ... sayılı ilamı).
Bonoda kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Ancak, bir defa bir mal alışverişine dayandığı "malen" kaydıyla ya da bir alacak borç ilişkisine dayandığı "nakten" kaydı ile senede yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir. Bu kayıtların aksinin savunulması senedin ta'lili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda ispat yükü yer değiştirir. Senedi ta'lil eden, savını kanıtlamak yükümlülüğü altına girer. Senette borcun nedeni "mal" ya da "nakit" olarak belirtilmişse, tarafların yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır. Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, lehine olan senet karinesi çürümüş sayılacak, bunun sonucu olarak da, iddiası paralelinde ispat yükünü de üstlenecektir. Buna senedin ta'lili denmektedir. Bu anlamda ta'lil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir. Nihayet, “malen” ibaresi bulunan bir bonoda malın teslim alındığı, borçlu tarafından ikrar edilmiştir. Alacaklının teslim ettiğini kanıtlamak yükümlülüğü yoktur. Yazılı ikrarın aksini diğer bir deyişle, malın teslim edilmediğini borçlu kanıtlamak yükümlülüğündedir (HGK’nun 17.12.2003 gün ve ... sayılı ilamları)..." bulunmaktadır.
Tüm dosya kapsamının bir bütün halinde incelenmesinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık takibe konu kambiyo senetleri yönünden, bonoları imzaladığı belirtilen şirket ortağı ...'ın davacı şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili olup olmadığı ve temsil ve ilzama yetkili olduğunun kabulü halinde borcun mevcudiyetine ilişkindir. Davacı anonim şirket statüsünde olup anonim şirketlerde temsili düzenleyen TTK 371. Maddesinde "...Temsile yetkili olanlar şirketin amacına ve işletme konusuna giren her tür işleri ve hukuki işlemleri, şirket adına yapabilir ve bunun için şirket unvanını kullanabilirler. Kanuna ve esas sözleşmeye aykırı işlemler dolayısıyla şirketin rücû hakkı saklıdır..." maddesi bulunmakta olup senetlerin keşide tarihleri itibariyle senetleri düzenlemeye yetkisinin olduğu sonuna varılmıştır. Ancak bonoların üzerinde takibe konu senetlerin nakit olarak düzenlendiği belirtilmiş olup, davalı yetkilisi ...'ın ceza soruşturması aşamasında verdiği 18/03/2024 tarihli beyanda davaya konu bonoların davacı şirket tarafından işletilen kafede yapılan tadilat tamirat, mobilya doğrama, endüstriyel mutfak masa ve sandalyelere karşılık verildiği yönündeki beyanı dikkate alındığında kambiyo ilişkisinin altında yatan asıl ilişkinin ikrar edildiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda ise taraflar arasındaki borç alacak durumlarının tespit edildiği anlaşılmakla bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, yine takibe konu 732.000,00 TL bedelli bono yönünden ise usul ekonomisi gereğince işlemiş faiz hesabı resen yapılarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile, ... Esas sayılı takip dosyasında takibe konu 09/02/2024 düzenleme, 15/02/2024 ödeme tarihli keşidecisi ... İth İhr San Tic AŞ, lehtarı ... AŞ, 571.000,00 TL bedelli bono ve işlemiş faizi yönünden borçlu olmadığının tespitine,
Takibe konu 03/10/2023 ödeme tarihli, keşidecisi ... İth İhr San Tic AŞ, lehtarı ... AŞ olan 27/09/2023 keşide tarihli 732.000,00 TL bedelli bono yönünden davacının davalıya 281.051,14 TL asıl alacak, 44.933,53TL işlemiş faiz yönünden borçlu borçlu olmadığının tespitine, takibin bu şekilde devamına,
2-Mahkememizce hükmedilen 15/05/2024 tarihli ara kararın İİK 72/4. Maddesi gereğince kendiliğinden kalktığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-Alınması gereken 61.273,03 TL harcın peşin alınan 24.428,56 TL harçtan mahsubu ile bakiye 36.844,47 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi 11. fıkrası gereği ... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davanın kabul ret oranına göre 2.257,56 TL'sinin davalıdan 1.342,44 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 24.428,56 TL peşin harç olmak üzere toplam 24.886,16 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yapılan, 119,00 TL tebligat ve müzekkere gideri ve 7.000,008 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.119,00 TL'nin davanın kabul ve red oranlarına göre 4.464,33 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzrinde bırakılmasına,
7-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım yönünden karar tarihindeki AAÜT'ne göre 138.700,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar yönünden karar tarihindeki AAÜT'ne göre 82.670,52 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davalılar tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 13/12/2024
Katip ... Hakim ...
e-imzalı e-imzalı
u belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.