T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/202 Esas - 2025/400
GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2024/202 Esas
KARAR NO: 2025/400
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 21/03/2024
KARAR TARİHİ : 27/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkette kasko sigortası bulunan ... plakalı aracın park halinde iken davalı şirkette ZMSS sigortası bulunup diğer davalının maliki olduğu ... plakalı aracın çarpması sonucu adı geçen araç sürücüsünün %100 kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini ve olay yerini terk ettiğini, müvekkili tarafından sigortalının başvurusu üzerine hasara uğrayan aracın hasarının karşılandığını, müvekkili tarafından yapılan ödeme ile müvekkilinin TTK md. 1472 gereğince sigortalının haklarına halef olduğunu, yapılan ödemenin tahsili amacıyla icra takibi başlatılmış ise de davalıların itirazları üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu belirterek davanın kabulü ile davalıların ..... sayılı takibe itirazın iptaline, takibin devamına, davalıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; öncellikle kusur oranlarının ve kazaya karışan araçların tespit edilmesinin gerekmekte olduğunu, kaza tespit tutanağına bakıldığında kusur belirlemesinin yapılmadığını, sadece olay yerinde bulunan belki de daha önce düşmüş veya kaza sonrası olay yerine bırakılmış plakadan yola çıkarak olaya sigortalı araç sürücüsünün karıştığı kanaati ile icra takibi başlatıldığını, savcılık soruşturması yada beyanlar dosya içerisinde yer almamakta olduğunu, bu nedenle kazaya karışan araçların ve kusur durumların ne olarak çelişki yaratmayacak şekilde tespit edilmesinin gerektiğini, kusur tespitinin ardından hasara ilişkin fotoğrafların davacı tarafından dosya içerisinde kazandırılması ile zararın tespit edilmesinin gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar davalı müvekkili aleyhine eldeki dava ikame edilmiş ise de gerek kaza tespit tutanağının gerekse davacı beyanlarının hatalı olmasından dolayı davanın reddi gerekmekte olduğunu, dava dilekçesinde ve kaza tutanağında davalı müvekkilinin kazaya sebebiyet vermiş olmasından bahisle dava ikame edilmiş ise de hiç bir evrakta davacı müvekkilinin ya da aracının tespitinin yapılmadığını, kaza tutanağında ve dava dilekçesinde davalının kazaya sebebiyet verdiği ve olay yerini terk ettiği iddia edilmekte buna dayanak olarak da kim olduğu belli olmayan birisinin ihbarına dayanılmakta olduğunu, bu nedenle öncelikle kolluk evraklarının tamamının ve itfaiye, ambulans ve hastane kayıtlarınının celbinin gerektiğini, ayrıca kazaya sebebiyet verenini davalı müvekkili olmadığını, olay tarihinde müvekkilinin ruhsat sahibi olduğu aracın dava dışı ...'ın kullanımında olduğunu, aynı gün ...'ın hastaneden müvekkili araması ile davalı müvekkilinin dava dışı ...'ın tek taraflı kaza yaptığını ve sonrasında hastaneye kaldırıldığını öğrendiğini, sürücünün sağlığının aciliyet gerektirmediğini öğrendiğinde aracını bulunduğu yerden almaya gitmiş olduğunu, fakat davalı müvekkilinin aracını almaya gittiğinde ne bir kaza ne zarar görmüş başkaca bir araç ne de kaza olduğuna dair bir emare gördüğünü, dava dışı sürücünün anlatımları ile davalı müvekkilinin sürücünün aracın kontrolünü kaybettiğini, tek taraflı kaza yaptığını, kaza ile aracın içinde sıkışıp kaldığını, bunun üzerine olay yerine itfaiyenin geldiğini, tebdir amaçlı olarak sürücünün ambulans ile ...'ne kaldırıldığını öğrenmiş olduğunu, davalının aracının tek taraflı kaza yapmış olması ile davacının sigortalısının kaza yapmış olmasının birbirinden farklı iki farklı kaza olduğunu, eldeki olay için doğrudan doğruya davalı müvekkiline kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, illiyet bağı kurulmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kasko sigorta poliçesi kapsamında hasar ödemesi yapan davacı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemenin halefiyete dayalı olarak diğer aracın ZMSS sigortacısı ile malikinden tazmini amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Tüm deliller toplanmış, davaya dayanak ..... sayılı takip dosyası, poliçe ve hasar dosyası, tramer kayıtları, hastane kayıtları celp edilmiş, tanık dinlenmiş, kamera kayıtları araştırılmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davaya dayanak ..... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından davalılar aleyhine 16/10/2024 tarihinde "01/01/2022 tarihinde meydana gelen kazadan oluşan hasarın ödemesi" dayanak gösterilmek suretiyle 25.962,00-TL asıl alacak, 4.385,09-TL işlemiş faiz olmak üzere 30.347,09-TL alacak üzerinden başaltılan icra takibinin davalıların itirazı üzerine durduğu, yasal süresi içerisinde eldeki itirazın iptali davasının ikame edildiği anlaşılmıştır.
Makine mühendisi ve sigortacı bilirkişiler tarafından düzenlenen 28/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...dosya kapsamında kusur durumlarının değerlendirmesi için gerekli kazanın oluşumuna dair yeterli bilgi ve belge tespit edilememiş maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağındaki bilgiler doğrultusunda kazanın oluşumunda ... plakalı aracın park halinde olması sebebiyle kural ihlali olmadığı, ... plakalı araç sürücüsünün ve kazayı yaptığının tespiti halinde 2918 sayılı KTK'nın madde 84/l kural ihlali ile asli kusurlu olacağı kanaatine varıldığı, dosya kapsamındaki dava konusu ... plakalı ... marka ..... tipi ..... model 84875 km.deki kamyonetin araç hasarı için ... Hiz. Ltd. Şti. tarafından düzenlenen 26/02/2022 tarihli kasko kesin rapor ekspertiz raporunda aracın sağ arka kısmından darbe alarak hasar gördüğü, değişmesi gereken hasarlı parça ve malzemeler toplamının 11.477,57-TL ve onarım ve montaj işçiliklerinin 5.300,00-TL ve harici onarım işçiliklerinin 4.980,00-TL ve 245,00-TL toplam hasar miktarının 22.022,57-TL ve KDV ilavesi 3.960,46-TL ile toplam 25.963,03-TL olacağı tespitlerinin yapıldığını, dosya kapsamındaki ekspertiz raporu, faturalar ve aracın hasarlı fotoğrafları ile yapılan piyasa araştırması sonucunda eksper rapor ile tespit edilen KDV dahil 25.963,03-TL hasar miktarının uygun ve yerinde olduğu anlaşılarak tespit edildiği, dava konusu ... plakalı aracın hasara uğradığı kaza tarihi olan 01/01/2022 tarihinin ... poliçe numaralı Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi "Genişletilmiş Kasko" vadesi içinde ve Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.1.b maddesindeki çarpılma teminatı kapsamında olduğu, eksper rapor ile tespit edilen hasar miktarının poliçe kloz/özel şartlarına göre uygun olduğu anlaşılarak tespit edildiği, davacının kasko sigorta şirketi dava dışı sigortalısı için poliçe teminatı kapsamında yapmış olduğu tazminat ödemesi için Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları B.4. Hasar ve Tazminatın Sonuçları 4.3. bendi kapsamında ödediği tazminat tutarınca halef olarak talepte bulunmakta olup kasko sigorta şirketinin ödediği tutar için talebini öncelikle kazada kusuru bulunan aracın trafik sigortacısına varsa kalan tutar onun için kusurlu araç sahibine yöneltmesi gerekmekte olup davacı kasko sigorta şirketi için rücu şartlarının gerçekleştiğinin tespit edildiği..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile gerekçeli ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmasına karar verilen bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; ... plakalı aracın 09/01/2021-2022 tarihlerinde geçerli olmak üzere kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, eldeki davanın 01/01/2022 tarihinde davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı olup diğer davalının maliki olduğu ... plakalı aracın park halindeki sigortalı araca çarptığı ve olay yerini terk ettiği iddiasına dayalı olarak ikame edildiği görülmüştür. Davalı araç maliki ... vekili tarafından aşamalardaki beyanında, olay tarihinde aracın ihbar olunan ...'ın sevk ve idaresinde olduğunu, kazaya karışan ...'ın olay yerini kasten terk etmediğini, hastaneye kaldırılması sebebiyle olay yerinden ayrılmak zorunda kaldığını iddia etmiş ve davalı tarafından sonradan 20/01/2025 tarihinde davaya dayanak takibe konu toplam alacak miktarına denk gelecek şekilde 30.347,90-TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce celp edilen ..... kayıtlarının incelenmesinden, adı geçen ...'ın trafik kazası nedeniyle başvuruda bulunduğu, hakkında bir takım tetkikler yapıldığı, 0,806 promil alkollü olduğunun ve bir sağlık sorununun olmadığının kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı itibariyle davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı olup diğer davalının maliki olduğu ... plakalı aracın davacı tarafından kasko poliçesi nedeniyle hasarı karşılanan ... plakalı araca çarpmak suretiyle kazaya neden olduğu sabit olmakla, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davaya konu trafik kazasının ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusuru ile meydana geldiği, davacı tarafından yapılan ödemenin belirtilen kaza ve hasar ile uyumlu olduğu görüldüğünden davacı tarafından yapılan hasar ödemesinin tazmininden davalı araç maliki ile ZMSS sigortacısı olan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları (KTK md. 85 vd.) sonuç ve kanaatine varılmıştır. Temerrüt durumu bakımından ise; halefiyete dayalı rücu davası, esas itibari ile sigorta ettirenin kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatı ile sigortacı tarafından açılması olup sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Dolayısıyla, öncelikle gerçekleşen riziko karşılığının sigortalıya ödenmesi gerekir. Ödeme tarihi, aynı zamanda zarar veren 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle davalıların faizden sorumluluğunun başlangıcının, halefiyetin başlangıcı olan ödeme tarihleri olarak kabulü gerekmiş olup bilirkişi raporunda bu hususta bir hesaplama yapılmamış olmakla mahkememizce resen yapılan hesaplamada, icra takibinde talep edilen 25.962,00-TL asıl alacak üzerinden, 4.385,09-TL işlemiş faiz talebinin de yerinde olduğu görülmüştür. Buna göre, itirazın iptali davasında takipten ve davadan sonra yapılan ödemenin icra müdürlüğü tarafından infaz aşamasında dikkate alınmasının gerektiği de nazara alınarak (..... sayılı kararı), davalıların ..... sayılı takibe itirazının iptaline, takibin aynı koşullarda devamına, davalı tarafından yapılan 20/01/2025 tarih ve 30.347,90-TL miktarlı ödemenin icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir. Davacının icra inkar tazminatı istemine gelince; itirazın iptâli davasında İcra İflas Kanunu'nun 67/II maddesi hükmünce borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit ve borçlunun itirazının da haksız olması gerekir. Somut olayda asıl alacağın varlığı ile miktarı yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu ile saptandığından alacağın likit olmadığı; bu halde, koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddi gerekmiştir (..... ., 13/07/2020 tarih ve ..... sayılı ilamı). Son tahlilde ise, HMK md. 304. maddesi gereği 1 no.lu hüküm fıkrasının "davalının" şeklindeki daktilo hatasına dayalı maddi hata da resen tashih edilerek, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ İLE; davalıların ..... sayılı takibe itirazının iptaline, takibin aynı koşullarda devamına,
2-Davalı tarafından yapılan 20/01/2025 tarih ve 30.347,90-TL miktarlı ödemenin icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınmasına,
3-İcra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Alınması gereken 2.073,06-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.645,46-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı ... A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç, 890,00-TL tebligat, 33,00-TL müzekkere gideri ve 10.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.778,20-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalılar tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 27/05/2025
Katip .....
e-imzalı
Hakim .....
e-imzalı