T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/235 Esas - 2024/894
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2024/235 Esas
KARAR NO : 2024/894
HAKİM : .....
KATİP : .....
DAVACI : .....
VEKİLİ :Av. .....
DAVALI : .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 23/03/2023
KARAR TARİHİ : 11/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/01/2025
..... sayılı Görevsizlik ilamı ile Mahkememize geldiği ve yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı görülerek, mahkememizce davanın yapılan açık yargılamasında;
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26/11/2021 günü saat 10:30 sularında sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı çekici ile ..... Karayolunda 35+100 metreye geldiği esnada direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüjü aşarak önce karşı yola ardından da taşlık araziye girmesi sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkiline ait aracın ... model, üzerinde aksesuarları bulunan orijinal araçken meydana gelen kaza sonucunda ağır hasar aldığını, otomobilin karoseri aksamı ile birlikte döşeme, koltuk, elektrik tertibatı, aydınlatma tertibatı elemanları ve mekanik aksam parçalarına da hasarın sirayet ettiğini, kaza tespit tutanağına göre sürücü ...'nın aracın hızını yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak kuralını ihlal ettiğinin görüş ve kanaatine varıldığının bildirildiğini, kaza tarihinde aracın ... A.Ş.'ye ait ... numaralı poliçe ile kaskolu olduğunu, kaza neticesinde ... A.Ş. tarafından atanan eksper raporunda, sigortalı aracın KDV dahil 189.583,58 TL hasar zararının bulunduğunun tespit edildiğini, bu zararın kasko poliçesi kapsamında sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini, ancak parça fiyatları ve maliyetler değiştiğinden zararın tam olarak bilinemediğini, davalıya iadeli taahhütlü usulde teminat limitleri içinde ödeme yapması hususunda ihtarın ekleriyle birlikte 25/07/2022 tarihinde tebliğ edildiğini, şirketin ihtar tarihinden itibaren 8 iş günü akabinde 04/08/2022 tarihinde temerrüde düştüğünü, arabuluculuk başvurusunda anlaşmaya varılamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla maddi zararın tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere şimdilik 100,00 TL maddi tazminat bedelinin 05/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 61, 2918 sayılı KTK'nın 88/1; teselsül hükümleri uyarınca müşterek ve müteselsilen davalıdan tahsiline, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili yargılama sırasında bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminat bedelini 189.583,58-TL olarak arttırmıştır.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 26/11/2021 tarihinde trafik kazasının meydana geldiğini, davanın 2023 yılında açıldığını, dava konusu sigorta ilişkisinin tabi olduğu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının Zamanaşımı üst başlıklı C.8. Maddesi hükmü uyarınca ve TTK'nın Zamanaşımı üst başlıklı 1420. Maddesinde de paralel düzenleme uyarınca huzurdaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, KTK 86. Madde gereğince araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğünün olmayacağını, davacının başvurusu yeterli olmadığından dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, tazminata konu kaza haksız fiilden kaynaklandığından uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu bildirip davanın önecelikle belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddini, esasa girilmesi durumunda davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan hasar bedelinin kasko poliçesi kapsamından davalı sigorta şirketinden tazmini talebine ilişkindir.
Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmıştır.
1-Davalı ... Şirketi'ne yazılan müzekkere ile dava konusu araca ilişkin hasar dosyası ve kasko poliçe bilgilerinin gönderildiği, kaza tespit tutanağı, ekspertiz raporu ve ilgili belgelerin dosya içerisinde bulunduğu,
2-.....'ne yazılan müzekkere cevabının geldiği,
3-Bilirkişi kök ve ek raporları, dosyamıza kazandırılmıştır.
Trafik sigortası kural olarak üçüncü kişilere verilen gerçek zararı sigorta limiti dahilinde ve sigortalının kusuru oranında teminat altına alır. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, davacıya ait aracın tamir süresince çalışamaması nedeni ile oluşan kazanç kaybı, trafik sigortası teminatı dışında kalır. Ancak meydana gelen kaza nedeni ile araçta değişen parçalar veya yapılan onarım nedeni ile meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında sayılır.
KASKO Poliçesinin incelenmesinde; " ... plakalı ticari çekicinin ... adına kayıtlı iken ... poliçe numarası ile 17/11/2021-17/11/2022 tarihleri arasında davalı Sigorta Şirketi'nde Genişletilmiş KASKO Poliçesi ile teminat altına alındığı, poliçe limitinin 300.000,00 TL olduğunu, İMMS limitinin ise 805.000,00 TL olduğu " görülmüştür.
26/11/2021 tarihli trafik kazası tespit tutanağının incelenmesinde, kazanın oluşumunda sürücü ...'nın KTK'nın 52/1-B (aracın hızını aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) kuralını ihlal ettiğinin kaza yeri incelemelerinden ve sürücü beyanından anlaşıldığının belirtildiği görülmüştür.
..... sayılı dosyasında ... Yüksek Mühendisi, ... ve Sigorta Hukukçusu ... 'e aldırılan 23/10/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Davacıya ait araçta meydana gelen hasarın onarım bedelinin KDV dahil 189.583,58 TL olduğu, araçtaki hasar ile davacının beyanının örtüştüğü ve birbirine uyumlu olduğu, bunun aksinin diğer bir anlatımla sürücü değişikliği yapıldığı iddiasının davalı sigorta şirketi tarafından somut delillerle ispat edilemediği bu nedenle dava konusu araçta meydana gelen hasarın Kasko Poliçesi teminatları dahilinde olduğu, görüş ve kanaatimiz saygıyla arz olunur. " şeklinde bilirkişi heyet raporu sunulmuştur.
Davacı vekilinin 07/11/2023 tarihli dilekçesi ile dava değerini 189.583,58 TL'ye arttırdığı görülmüştür.
Deliller değerlendirilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Görevsiz mahkemede hasar bedeli yönünden dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen 23/10/2023 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 26/11/2021 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gele tek taraflı ve maddi hasarlı trafik kazasında davacının aracının 189.583,58 TL onarım gerektirecek şekilde hasarlandığı, araçtaki hasar ile davacının beyanının örtüştüğü ve birbirine uyumlu olduğu, bunun aksinin davalı sigorta şirketi tarafından somut delillerle ispat edilemediği, bilirkişi raporunda sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'nın meydana gelen kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK.nun 52/1-b maddesi kural ihlalini işlemiş olmakla tek ve asli kusurlu olduğu belirtilmişse de, kusurun Kasko Sigortası Genel Şartlarına göre teminat dışı durumlardan biri olmaması nedeni ile davalı sigorta şirketinin zarardan sorumlu olduğu, dava tarihi itibariyle kabul olunan tutara sigortalı aracın kullanım amacı ve cinsi gereği avans faizi işletileceği anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarda açıklandığı üzere,
1-DAVANIN KABULÜNE,
189.583,58 TL tazminatın 05.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine,
2- Dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 12.950,45 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.415,81TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 9.534,64 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç ve 3.235,91 olmak üzere toplam 3.595,71 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ..... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 471,25 TL tebligat ve müzekkere gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.471,25 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 30.333,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 11/12/2024
Katip .....
e-imzalı
Hakim .....
e-imzalı