T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/275 Esas - 2025/903
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2024/275 Esas
KARAR NO : 2025/903
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/04/2024
KARAR TARİHİ : 03/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin proje inşaat alanında faaliyet gösterdiğini, inşasını gerçekleştireceği projelerle ilgili olarak taşınmazın ... işlerini yapmak üzere davalı ile anlaştığını, taraflar arasında "... Yüklenici Sözleşmesi" imzalandığını, müvekkili şirketin işveren, davalının ise yüklenici olduğunu, sözleşme hükümleri uyarınca .... mevki ....parselde kayıtlı taşınmazlarda müvekkili şirket tarafından yürütülen inşaatların ... işlerini davalının yüklendiğini, davalının işin 3242,666 m3'lük kısmını yaptığını, yaptığı iş karşılığı hatta yaptığı işten fazla bir bedelin yükleniciye ödendiğini, ancak yüklenicinin işi yarım, eksik bıraktığını, yükleniciye .... Noterliği'nin 21.02.2023 tarihli, .... yevmiye no'lu ihtarnamesinin gönderildiğini, ancak davalının işe devam etmediğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından ... Noterliği'nin 10.08.2023 tarih .... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile ikinci bir ihtarname gönderildiğini, ancak yüklenicinin işi yarım bıraktığını, davalının sözleşmesinin 4.4, 4.6 ve ilgili maddeleri uyarınca müvekkilinin uğradığı zararı karşılamak ve cezai şart ödemekle yükümlü olduğunu, yüklenici tarafından yapılan işin hangi aşamada olduğunun tespiti için .... Değişik İş sayılı dosyası ile tespit istendiğini, bilirkişilerce mahallinde keşif yapılıp eksik yapılan işe ilişkin tespit yapıldığını, müvekkilinin zarara uğradığını, projesine başlayamadığını, zaman kaybettiğini, yeni bir ... Sözleşmesi yapmak zorunda kaldığını, yapılan yeni sözleşmede işin bedelinin yükseldiğini, halen daha yeni yükleniciye fiyat farkı ödemek durumunda kaldığını, davalı tarafından sözleşme hükümleri tamamen ihlal edilmiş olup iş tamamlanmadan sahanın terk edildiğini ileri sürüp şimdilik sözleşme bedelinin %15'i tutarındaki cezai şartın hem de yeni sözleşme imzalamak zorunda kalması nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı zarara ilişkin (eski sözleşme bedeli ile yeni sözleşme bedeli arasındaki farkın hesaplanarak) şimdilik 10.000,00 TL'nin sözleşmenin feshi tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkili ile arasındaki güven ilişkisini ve yükümlülüklerini ihlal ettiğini, müvekkilinin herhangi bir borcu olmadığını, müvekkil ... (... İnşaat) ile davacı taraf arasında "... Yüklenici Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşme gereğince işe başlama ve işi bitirme tarihlerinin belirlendiğini, gerekli izinlerin alındığını, inşaatta çıkan hafriyatlar yönünden döküm işinin yaklaşık %80-90'nın gerçekleştirildiğini ve zemin tesviyesi aşamasına gelindiğini, sahadaki kazı çalışmalarının durması ve çalışmaya 5 gün ara verilmesi üzerine müvekkil; ekskavatör makinelerini ve diğer iş makinelerini sahada bırakarak işe yeniden başlamayı beklediğini, bahse konu sürenin sonunda müvekkilinin dava dışı şantiye şefini arayarak işe ne zaman başlanacağını sorduğunu, ancak davacı şirket ve dava dışı şantiye şefi müvekkilden tekrar 5 gün daha süre istediğini, müvekkilinin işe başlamak için tekrar aradığında davacı tarafın proje değişikliğine gidildiğini, yeniden zemin etüdü yapılması gerektiğini, makinelerin kaldırmasını ve kendi işine devam etmesini, kendisinin boşuna beklememesinin söylendiğini, müvekkilinin sözleşmeden doğan yükümlülükleri yerine getirdiğini, davacı yanın ise sürekli ötelediğini, davacının 4 ay sonra müvekkilini aradığını işe çağırdığını, enflasyon ve geçen zaman zarfından dolayı ... döküm ve makine masrafları ile mazot masrafı ve işçilerin maaşlarının neredeyse %150 oranında artış gösterdiğini ve fiyat farkı konusunda anlaşma sağlanması gerektiğini belirttiğini, müvekkilinin dürüstlük ilkesi ve taraflar arasındaki güven ilişkisine dayanarak iyi niyetle ve ciddi anlamda zarara uğramasına rağmen herhangi bir fiyat farkı talep etmeksizin eski fiyattan işe devam edebileceğini söylediğini, ancak davacının bu talebi de kabul edilmediğini, ihtarnamelere itibar edilmemesi gerektiğini, müvekkilin bizzat davacının haksız ve kusurlu fiilleri nedeniyle işe başlatılmaması, davacının işe davet çağrısını sözde yazılı olarak yapmasına rağmen davacının müvekkili fiilen engelleme çabası, açıkça hakkaniyete ve ticari hayatın gereklerine aykırılık teşkil ettiğini, işin 3242,666 m3'lük kısmını yaptığını, davacı tarafından yapılan işin karşılığının müvekkile fazlasıyla ödendiğini ileri sürmüş ise de işbu iddialara itibar edilmesinin mümkün olmadığını, hafriyatın karşılığı olarak 17.02.2023 tarihinde KDV dahil 200.600,00 TL tutarında fatura kesilip davacı tarafa gönderildiğini, işbu faturaya karşı yapılan herhangi bir itiraz olmamakla birlikte davacı taraf; müvekkile yapılan banka ödemeleri ve çalışan araçların akaryakıt masraflarının karşılanması adı altında toplamda 170.000,00 TL tutarında ödeme yaptığını ve kalan bakiyeyi müvekkile ödemediğini, meydana gelen zararlarından sorumlu olan davacı tarafın esasen müvekkile borçlu olduğu aşikar olmasına rağmen haksız ve kötü niyetle alacaklı olduğu iddiasında bulunmasında ve huzurdaki bu davayı açmasında hukuki yarar bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında yapılan "... Yüklenici Sözleşmesi" isimli eser sözleşmesi gereğince cezai şart alacağının ve menfi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış; Tarafların BA-BS formlarının geldiği, ...'na yazılan müzekkereye cevap verildiği, ... Noterliği'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği, taraflar arasındaki sözleşmelerin Flash Bellek ile sunulduğu, .... Değişik İş sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden geldiği, davalı yan için ...'dan ve tüm taraflar için de Mahkememizce gerekli bilirkişi incelemeleri yaptırılarak dosyamıza kazandırıldığı görülmüştür.
HMK nın 266. Maddesi gereğince bilirkişiden rapor alınmıştır.
...'dan SMMS Bilirkişi ...'ndan 10.04.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "; .... Esas numaralı dava dosyası kapsamında bulunan bilgi, belgeler ve Davalı ... işletmesinin 2022, 2023 ve 2024 yılları ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme ve tespitler sonucu;
a-) Davalı ... işletmesinin 2022 ticari yılında davacı ... işletmesine fatura düzenlemediği, 60.000,00 Tl. Tahsilatının olduğu,
b-) Davalı ... işletmesinin 2023 ticari yılında davacı ... işletmesine 200.600,00 Tl. fatura düzenlediği, ve faturaya istinaden bedelini nakden tahsil ettiği,
c-) Davalı ... işletmesinin 2024 ticari yılında davacı ... işletmesine fatura düzenlemediği ve ayrıca tahsilatının olmadığı,
Davacı ... işletmesinin Davalı ... işletmesinden 60.000,00 Tl. Alacaklı olduğu tespit edilmiş olup, iş bu raporun takdiri Yüce Mahkemenize ait olmak üzere arz olunur." şeklinde rapor sunulmuştur.
Bilirkişi raporunun usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edildiği görülmüştür.
Nitelikli hesaplama uzmanı ...., SMMMS .... ve İnşaat Yüksek Mühendisi ....'dan aldırılan 16.04.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Açıklanan nedenlerle,
1) .... ili dışında olması sebebiyle talimat yolu ile incelenmesi yönünde müzekkere
yazılan davalıya ait ticari defterlerin incelenememiş olduğu dosya kapsamından
anlaşılmış olup, kurulumuzca incelemesi yapılan ve usulünce tutulmakla sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu anlaşılan davacı şirkete ait ticari defterlerde yer alan ve kayıt ve işlemlerde göre; davalının düzenlemiş olduğu 200.600,00.-TL tutarlı faturaya istinaden 170.000,00.-TL ödeme yapmış olduğu, 22.04.2024 olan dava tarihi itibariyle
davalıya 30.600,00.-TL tutarında bakiye borç kaydının bulunduğu, tarafların BA-BS bildirimlerinde faturanın bildiriminin yapılmış olduğu, rapor tarihine kadar kurulumuzca talep olunmasına rağmen davacı tarafın dava dışı 3. Kişi olan ... -... firması ile ilişkili kayıtları ve bu firmayla olan ticari ilişkiyi gösterir fatura ve ödeme belgelerini kurulumuza ibraz edilemediği,
TEKNİK BİLİRKİŞİ DEĞERLENDİRMESİ SONUÇ VE KANAATİ
2) Dosya kapsamı bilgi belge ve sunulu yapı ruhsatlarının incelenmesinden dava konusu
inşaatta proje değişikliğine gidildiği, projenin güncellenmesi nedeniyle davacı tarafından kazı işinin durdurulması durdurulduğu yönündeki davalının davaya cevap dilekçesinin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davacı ilk ihtarnameyi Şubat 2023 te davalıya keşide etmişse de bu tarihte tadilat ruhsatının sonuçlanmadığı anlaşıldığından davalı tarafından kazı işine bu tarihte başlanmasının mümkün olmadığı, yenilenen ruhsattan sonra Ağustosta 2023 te davalının işe başlanmasının keşide edildiği tarih itibarıyla akaryakıt fiyatlarında %75 civarında artış olduğu, davacının uyarlama talebinin yerinde olduğu değerlendirilmekle davalı menfi zarar talebi ve ifaya ekli ceza şart talebi uygun mütalaa edilmemiştir.
3) Sayın Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde; Her iki sözleşme arasındaki birim fiyat fark: 246.816,23.-TL, Sözleşeme 4.6 Md. Cezai şart tutarı ise: 22.266,09.-TL, hesaplanmıştır." şeklinde rapor sunulmuştur.
Bilirkişi raporunun usulüne uygun taraflara tebliğ edildiği, tarafların bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçeleri sundukları ve dosyanın ek rapora tevdi edildiği görülmüştür.
Nitelikli Hesaplama Uzmanı ...., SMMS ... ve İnşaat Yüksek Mühendisi ....'dan aldırılan 30.08.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davalı tarafın kök raporumuza ilişkin beyan ve itirazının bulunmadığı, diğer bilirkişi raporuna itirazında ise davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında yer alan fatura ve tahsilat miktarını kabul etmiş olması sebebiyle mali yönden tarafların ticari defter ve kayıtlarında kök raporumuzdaki tespitlerimizde değişikliğe sebebiyet verecek ayrıca bir tespit bulunmadığı,
Davacı tarafın kök raporumuza yönelik itiraz ve beyanlarının teknik ve sözleşmeden doğan hususlar yönünden tekrar değerlendirilmesi neticesinde;
Teknik Bilirkişi Görüşü: Kök rapordaki görüşümün aynen korunduğu, kök raporda ve az yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; Dosya kapsamı bilgi belge ve sunulu yapı ruhsatlarının incelenmesinden dava konusu inşaatta proje değişikliğine gidildiği, projenin güncellenmesi nedeniyle davacı tarafından kazı işinin durdurulması durdurulduğu yönündeki davalının davaya cevap dilekçesinin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davacı ilk ihtarnameyi Şubat 2023 te davalıya keşide etmişse de bu tarihte tadilat ruhsatının sonuçlanmadığı anlaşıldığından davalı tarafından kazı işine bu tarihte başlanmasının mümkün olmadığı, yenilenen ruhsattan sonra Ağustosta 2023 te davalının işe başlanmasının keşide edildiği tarih itibarıyla akaryakıt fiyatlarında %75 civarında artış olduğu, davacının uyarlama talebinin yerinde olduğu değerlendirilmekle davalı menfi zarar talebi ve ifaya ekli ceza şart talebi uygun mütalaa edilmediği, kök rapora karşı beyanlarında davacı her ne kadar süre uzamasının idareden kaynaklandığını belirtmişse de tadilat ruhsatı ve proje sahibi olarak davacının sorumlu olduğu, davalı sorumluluğunun sürenin uzamasında ve tadilat ruhsatı nedeniyle sorumluluğunun olmayacağı, kaldı ki davacının sürenin idareden kaynaklandığı iddiası doğru olsa dahi bu durumda da davalının kabahati olmayan bir hususu nedeniyle ilave masraflara katlanmasının beklenemeyeceği,
Sayın Mahkemenin Davacının menfi zarar ve cezai şart talebinde bulunmasının uygun değerlendirilmesi durumunda hesaplanan menfi zarar;
(45-30) X 6.747,30=101.209,50.-TL hesaplanmıştır.
Yine kök raporda Sayın Mahkemenin aksi kanaate olması durumunda cezai şart tutarının ise 22.266,09.-TL olduğu hesaplanmıştır.
Nitelikli Hesaplamalar Yönünden İtirazların Değerlendirilmesi:
Yapılan itirazlar incelenmiş olup, asıl raporumuzda, nitelikli hesaplamalar yönünden yapılan tespit ve değerlendirmeleri değiştirecek bir hususa rastlanılmamıştır. Görüş ve kanaati ile hazırlanan iş bu EK rapor mahkemenin takdirlerine arz olunur" şeklinde bilirkişi ek raporu sunulmuştur.
Toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; Taraflar arasında tarihsiz "... Yüklenici Sözleşmesi" imzalandığı, sözleşmenin 4.6. Maddesinde cezai şart alacağının düzenlendiği, bu maddede kararlaştırılan cezai şartın bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi hali için kararlaştırılan “seçimlik ceza” niteliğinde olduğu, kural olarak sözleşmenin feshi halinde seçimlik cezanın istenmesinin mümkün olmadığı, tarafların bu kuralın aksini de kararlaştırmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede, fesih halinde ayrıca cezanın ödeneceğine ilişkin bir hükme yer verilmediğinden ve davacının sözleşmeyi 13.11.2023 tarihinde feshettiğinden, feshedilen sözleşmeye dayanılarak seçimlik cezai şart alacağının istenemeyeceği, bu nedenle davacının cezai şart alacağı talebinin reddi gerektiği, davacının “yeni sözleşme akdetmek zorunda kalması nedeniyle uğramış olduğu zarara ilişkin eski sözleşme bedeli ile yeni sözleşme bedeli arasındaki farka" ilişkin talebine gelince; davacının talebinin menfi zararının tazmini olup, menfi zarar talep edenin fesihte haklı ve karşı tarafın fesihte kusurlu olması gerektiği, dosya kapsamından, davacı tarafın davalı yükleniciden işi durdurmasını istediği, daha sonra iş sahibinin e-mail ve gönderdiği 2 ihtamame ile yükleniciden işe başlamasını talep ettiği, yüklenicinin bu ihtarnamelere cevap vermediği ve işe başlamadığı, işe 6.11.2022 ile 13.02.2023 arasında 3 ay 6 gün davacı iş sahibi tarafından ara verildiği, davalı yüklenici tarafından işe ara verilmesine sebebiyet verilmediği, davalı yüklenici tarafından verilen bu arada oluşan fiyatlardaki artışlar nedeniyle 16.02.2023 tarihli mail ile davacıdan fiyat farkı talep edildiği, davacının bu talebe olumlu yanıt vermediği, öte yandan, davalının savunmasında geçen, gerçekleştirilen görüşmeler sonrasında müvekkilinin iyi niyetle ciddi anlamda zarara uğramasına rağmen her hangi bir fiyat farkı talep etmeksizin eski fiyattan işe devam edebileceğini söylediğini, buna rağmen talebinin kabul edilmediğini beyan etmesine karşın davalı yüklenicinin belirtilen bu beyanlarındaki sözleşme fiyatlarından işe devam etme isteğine rağmen davacı tarafından işe başlatılmamasına ilişkin olarak dosyaya sunulmuş bir tespit, tutanak ihtarname, e-mail v.s. belgeye rastlanmadığı gibi davacı tarafından davalıya gönderilen işe başlanılması talepli ihtarnamelere neden işe başlamadığına ilişkin cevabi ihtarnameye de rastlanılmadığı, bu durumda davacı iş sahibinin davalı yükleniciyi işe devam etmesi için davet ettiği, ancak davacı yüklenicinin işe başlamadığı sonucuna varıldığı, bu sebeple davacının menfi zarar talebine ilişkin koşulların oluştuğu kanaatine varılmakla, feshedilen sözleşmenin yapıldığı tarihte, sözleşmesi feshedilen yüklenici ile değil ona en yakın fiyatı veren başka bir yüklenici ile sözleşme yapılmış olsa idi, kalan iş için ona ödenecek bedel ile, sözleşme feshedildikten sonra aynı koşullarda makul sürede feshedilen sözleşmedeki kalan işin başka bir yükleniciye yaptırılması halinde ödenecek bedel arasındaki fark olarak hesaplanan 101.209,50-TL menfi zararın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi yönünde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
101.209,50 TL'nin menfi zarar talebinin kabulü ile; anılan miktardaki zararın 5.000,00 TL'sini dava tarihinden itibaren bakiye miktarına 05.11.2025 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Fazlaya ilişkin cezai şarta ilişkin talebin reddine,
2-Kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 6.913,62 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.927,60 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.986,02 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3- 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre belirlenen 2.772,97 TL'sinin davalıdan, 347,03 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harcı ve 2.500,00 TL ıslah harcı, olmak üzere toplam 3.355,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 20.500,00 TL Bilirkişi ücreti, 1.040,50 -TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 21.540,50 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 19.144,60 TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine
8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair, davacı vekilinin duruşmada yüzüne, davalı vekilinin e duruşma ile yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 03/12/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı