T.C. ... 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/101 Esas - 2025/370
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/101 Esas
KARAR NO : 2025/370
HAKİM : .........
KATİP : ..........
DAVACI : ........
VEKİLLERİ : Av. .......
Av. .........
DAVALI : ........
VEKİLİ : Av. .........
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/02/2024
KARAR TARİHİ : 20/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkil ile davalı şirket arasında gerçekleşmiş ticari ilişki nedeni ile davalı şirketin, taraflar arasındaki ödenmemiş faturalardan kaynaklanan alacağı nedeni ile müvekkili şirkete 347.000,00-TL borcu bulunduğunu, davacı müvekkilinin ticari ilişki sebebi ile üzerine düşen tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, faturaların karşılığı olan edimlerini de ifa ettiğini, ancak davalı yanın fatura bedellerini müvekkile ödemediğini, bunun üzerine alacağın tahsili amacıyla taraflarınca ... 24. İcra Müdürlüğü'nün ....... sayılı dosyası ile ilamsız bir icra takibi başlatıldığını, buna karşılık davalı borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine takip konusu alacağının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava ettikleri görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında bir hukuki ilişki olmadığını, davacı şirketin müvekkili şirket işçisi .....'ün alacaklısı olduğunu,.....'ten olan alacağının tahsili için müvekkili şirkete maaş haczi gönderildiğini ve bu maaş hacizlerinin müvekkili şirketçe sıraya alındığını, ancak davacı şirketin müvekkiline sahte fatura düzenleyip icra takibine koyduğunu bu nedenle müvekkilinin de takibe itiraz ettiğini belirterek davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA/BS formları dosyaya kazandırılmış, dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dosya kapsamından davacının davalı aleyhine fatura alacağına dayalı olarak 347.000,00-TL alacak üzerinden ... ...... sayılı dosyasından 09/04/2023 tarihinde ilamsız icra takibine giriştiği ve davalının takibe itiraz ederek takibi durdurduğu, yasal sürede eldeki itirazın iptali istemli davanın ikame edildiği anlaşılmıştır.
06/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Taraf yasal defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süreler içerisinde yaptırıldığı, defter kayıt nizamın tek düzen muhasebe usul ve ilkelerine göre tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüş olup, taraf yasal defterlerinin mevcut haliyle sahibi lehine delil vasfı taşıdığı, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davacı yasal defterlerinde davalı ile aralarında 2022 yılına dayanan ticari ilişkiye yönelik kayıtlar mevcut ise de davalı yasal defterlerinde davacı ile aralarında ticari ilişki bulunduğuna dair hiçbir kayıt bulunmadığı, somut olayda davacı yanın cari hesaptan kaynaklı 347.000,00-TL alacaklı oldukları iddiasıyla, ... .......sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçildiği, davalı yanca böyle bir tutarda borçlarının olmadığı gerekçesiyle takibe itirazda bulunulmuş olup, huzurdaki davanın ikame edildiği, davacı tarafından takibe konu alacağın dayanağı faturaların davacı tarafından ilgili dönem BS formunda bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan edilirken, davalı tarafından da ilgili dönem BA formunda bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan edildiği, beyan edilen fatura adet ve tutarlarının birbirini doğruladığı görülmüş olmakla birlikte, bahse konu faturaların davalı yasal defterinde kayıtlı olmadığı, faturanın e-belge olmasından kaynaklı sistem tarafından otomatik olarak BA/BS form bildirimlerine aktarıldığının anlaşıldığı, davacı yasal defterlerinin incelenmesi neticesinde takibe konu alacağın dayanağını oluşturan e-arşiv faturalarının usulüne uygun olarak yasal defter kayıtlarına yasal sürelerinde intikal ettirildiği, bahse konu faturaların tanzim tarihinden önce, davalı tarafından ön ödeme avans adı altında 50.000,00-TL ödeme yapıldığı ve takip tarihinde davalı şirketten 347.0034,01-TL alacaklı olduğu kayıtlı iken davalı yasal defterlerinin incelenmesi neticesinde, taraflar arasında ticari ilişkiye dair hiçbir kayıt bulunmadığı, davacı tarafından takibe konu alacağın dayanağı faturaların yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı ve faturaların e-arşiv fatura formatında düzenlendiği tespit edildiği, ... davacı tarafından takibe konu alacağın dayanağı e-arşiv faturalarının kağıt çıktısı dosyaya ibraz edilmiş ise de bahse konu fatura üzerinde faturanın davacı yana teslim edildiğine dair bir imza veya e-arşiv faturanın mail vb. araçlarla davalı yana gönderildiğine dair yazılı bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, ayrıca davacı tarafından takibe konu alacağın dayanağı fatura içeriği ürünlerin davalı yana sevkine ve fatura içeriği emtianın teslimine ilişkin herhangi bir belgeye de rastlanılmadığı, salt olarak faturanın davacı yanın yasal defter kayıtlarında yer alması alacağın varlığına delil teşkil etmediği, fatura ve fatura içeriği emtianın alıcıya usulüne uygun olarak teslimi gerektiği, bu cihetle ispat külfetinin davacı yana ait olduğu, davacının 2022 yılı yasal defter kayıtlarında, davalı tarafından avans mahiyetinde 50.000,00-TL ön ödeme yapıldığı kayıtlı ise de bahse konu ödemeye ilişkin davacı cirosu bulunmayan çek ibraz edilmiş olup, çekin davalı şirket yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı ve çekin davacıya ödendiğine dair ödeme belgesi veya banka ekstresi tarafımıza ibraz edilmediği, davacı yasal defter kayıtlarında takip tarihinde davalı şirketten 347.034,01-TL alacaklı olduğu kayıtlı ise de, davalı yasal defter kayıtlarında yer almayan fatura ve fatura içeriği emtianın davalıya usulüne uygun olarak tebliğ ve teslim edildiğinin ispatı durumunda davacının bu alacağa hak kazanacağı ve takip tarihinde davalıdan 347.034,01-TL alacaklı olacağı,..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davacı tarafından taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen fatura alacağının ödenmediği iddia edilmiş, davalı tarafından ise davacı ile aralarında bir ticari ilişki olmadığı, takibe konu faturanın gerçek dışı olduğu ve davacıya bir borcunun bulunmadığı savunulmuştur.
Kanunda aksine bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her birinin, hakkın dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK 190) nedeniyle teslim olgusundan lehine hak çıkaracak taraf olan davacı taraf, akdi ilişkinin varlığı ile teslim olgusunu kanıtlama yükümü altında olup sonrasında davalı ödeme yaptığını ispat etmelidir.
Somut olayda; takibe konu faturaya dayanak olarak taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, dosyaya mübrez bilirkişi raporu ile de ortaya konulduğu üzere HMK md. 222 gereğince davalının usulüne uygun tutulmuş ticari defter kayıtlarına göre davacı ile arasında ticari ilişki bulunduğuna dair bir kayıt olmadığı ve takibe konu faturanın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı ve davacı tarafından mal teslimini ispatlar mahiyette davalı tarafından imzalı bir sevk irsaliyesi vb. yazılı bir delil sunulmadığı görülmüştür. Bu bağlamda dosya kapsamı nazara alınarak davacının delil listesinde yemin deliline dayandığı görülmekle davacıya yemin delilinin hatırlatılması gerekmiştir. Bunun üzerine davacı tarafından yemin deliline dayanılmış olup davalı tarafından da yemin teklifi kabul edilerek davacıya borcunun bulunmadığı hususunda yemin edilmiştir. Mevcut hukuki durum karşısında davacı tarafından akdi ilişkinin varlığı ile teslim olgusu kanıtlanamamış olduğundan davanın reddi gerekmiştir. Davalının kötüniyet tazminatı talebi bakımından ise, davacının icra takibinde haksız olduğu sabit olmakla birlikte kötüniyetli olduğu kanıtlanamamış olduğundan davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerekmiş ve son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine,
3-Alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 5.925,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.656,05-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 55.520,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin ve davalı şirket yetkilisi ...'ın yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 20/05/2025
Katip ......
¸e-imzalıdır.
Hakim ........
¸e-imzalıdır.