T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/332 Esas - 2025/159
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/332 Esas
KARAR NO : 2025/159
HAKİM : ......
KATİP : ......
DAVACI : ......
VEKİLLERİ : Av. ......
Av. ......
DAVALI :......
VEKİLİ : Av. ......
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/05/2024
KARAR TARİHİ : 11/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ile anlaşmaları sonrasında satmış olduğu şanzıman ürünü karşılığında 22/11/2023 tarihli ... numaralı 66.000,00-TL bedelli e-arşiv fatura düzenlediğini, ancak fatura bedelinin ödenmediğini, bu nedenle ...... sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının ise haksız bir şekilde takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ...... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında dava konusu faturalardan kaynaklanan hiçbir hizmet/malzeme alımı bulunmadığını, söz konusu faturaların hiçbir zaman kabul edilmediğini, davacının hiçbir alacağının bulunmadığını, davaya konu icra takibinin haksız olarak başlatıldığını belirterek davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, fatura alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, davaya dayanak ...... sayılı takip dosyası, tarafların BA/BS formları celp edilmiş, mali müşavir bilirkişi aracılığıyla tüm dosya kapsamı ile tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
...... sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından davalı aleyhine 05/02/2024 tarihinde fatura alacağına dayalı olarak 66.000,00-TL alacak üzerinden başlatılan icra takibinin davalının süresinde itirazı üzerine durdurulduğu ve eldeki itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır.
Tarafların ticari defter ve kayıtları ile birlikte tüm dosya üzerinde inceleme yapılması bakımından dosyanın tevdi edildiği mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 10/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...taraf 2023-2024 yıllarına ilişkin yasal defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yapıldığı, davacı yan takip talebinde 66.000,00 TL alacak talebinde bulunduğu, takibe konu faturanın her iki taraf yasal defterlerinde de kayıtlı olduğu, ayrıca davalı tarafından 2023 hesap dönem BA form bildirimi ile yasal sürelerinde ilgili... beyan edildiği, davacı tarafından takibe konu edilen faturaya karşılılık davalı tarafından ödeme yapılmadığı, sahibi lehine delil özelliğine haiz taraf yasal defter kayıtlarına göre davacının ...... E. sayılı icra dosyası üzerinden başlattığı takipte takip tarihinde davalı şirketten 66.000,00-TL olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Davacı tarafından özetle davalıya yapılan mal satımına ilişkin fatura alacağına dayalı olarak 66.000,00-TL alacağının bulunduğu iddia edilmiş, davalı tarafından ise takibe konu edilen faturaya konu malın teslim edilmediği, taraflar arasında bu bağlamda bir ticari ilişkinin buluınmadığı savunularak davanın reddi talep edilmiştir.
Kanunda aksine bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her birinin, hakkın dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK 190) nedeniyle teslim olgusundan lehine hak çıkaracak taraf olan davacı taraf, akdi ilişkinin varlığı ile teslim olgusunu kanıtlama yükümü altındadır.
Somut olayda; dosyaya mübrez bilirkişi raporu ile de ortaya konulduğu üzere davacı tarafından takibe konu edilen 22/11/2023 tarih ve 66.000,00-TL miktarlı "şanzıman" açıklamalı faturanın davacı tarafından olduğu gibi davalı tarafından da kendi ticari defter ve kayıtlarına işlendiği ve bu kayıtlara göre davalının davacıya 66.000,00-TL borçlu gözüktüğü anlaşılmıştır. Davalının ticari defterindeki bu kayıtlar davalı aleyhine kesin delil oluşturur. Davalı tarafından kendi ticari defter ve kayıtlarının aksinin senet, yemin ve kesin hüküm gibi kesin deliller ile ispatı mümkün ise de davalı tarafından bu bağlamda ispata elverişli bir yazılı delil sunulmamış olmakla davalının delil listesine göre yemin delilinin hatırlatılması gerekmiş ise de davalı tarafından yemin deliline dayanılmamıştır. Mevcut hukuki durum karşısında davacı, akdi ilişkinin varlığı ile teslim olgusunu kanıtlamış olup malın teslim edilmediğine dair ispat yükü davalıya geçmiş ise de bu husus, davalı tarafından sunulan delillerle kanıtlanamamıştır. Böylece tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek; mali müşavir bilirkişi marifetiyle incelenen, tarafların usulüne uygun olarak tutulup açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbiri ile uyumlu olan ve dolayısıyla HMK'nın 222. maddesi hükmünce sahibi lehinde kesin delil niteliğini haiz ticari defter ve kayıtlara göre davacının takibe konu faturadan kaynaklı olarak davalıdan, 66.000,00-TL kadar alacaklı olduğu ve davalı tarafından bu alacağın ödenmediği anlaşılmış olmakla, davalının ...... sayılı takibe itirazının iptaline, takibin aynı koşullarda devamına karar vermek gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı istemine gelince, itirazın iptâli davasında İcra İflas Kanunu'nun 67/II maddesi hükmünce borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit ve borçlunun itirazının da haksız olması gerekir. Mevcut hukuki durum karşısında davalının takibe itirazının haklı olmadığı ve takibe konu alacağın muayyen ve likit nitelikte bulunduğu değerlendirilmekle davacı lehine asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 13.200,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiş ve son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ İLE; davalının ...... sayılı takibe itirazının iptaline, takibin aynı koşullarda devamına,
2-Hükmolunan alacağın %20’si olan 13.200,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gereken 4.508,46-TL harçtan peşin alınan 1.127,12-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.381,34-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 1.127,12-TL peşin harç, 70,00-TL tebligat, 27,00-TL müzekkere gideri ve 4.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.151,72-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ...... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 11/03/2025
Katip ......
e-imzalı
Hakim ......
e-imzalı