T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/333 Esas
KARAR NO : 2025/118
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... -....
Av. ... - ....
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : Kooperatif Üyeliğinin Tespiti
DAVA TARİHİ : 03/04/2024
Birleşen .... Esas Sayılı Dosyası
DAVACI : ... - (T.C....)
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI : ... - ...
DAVA : Kooperatif Üyeliğinin Tespiti
DAVA TARİHİ : 13/09/2024
KARAR TARİHİ : 25/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinin Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin .... parsel numaralı taşınmazı 08/09/2019 tarihli ... ile aralarında düzenlenen satış sözleşmesiyle satın aldığını, müvekkilinin satış sözleşmesi yapıldığı sırada borçları olduğu için icra takibi korkusu ile dava konusu kooperatif üyeliğini ve hissesini oğlu olan davalı taraf üzerine yaptığını, borçlarını ödediği zaman kooperatif üyeliğinin davacı tarafa devredileceği hususunda anlaşıldığını, ancak iadesi talep edildiğinde iade edilmediğini belirterek, davacı müvekkilinin inançlı işlem ile .... parsel numaralı taşınmazın kooperatif üyeliği ve hissesinin davacı müvekkiline devredilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Asıl davada davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı ...’in müvekkilinin babası olduğunu, müvekkilinin ufak yaşlarından itibaren gece gündüz demeden kardeşleri ile beraber babasına ait araç tamir atölyesinde çalıştığını, babası olan davacının da müvekkilinin bu çalışmasına karşılık olarak müvekkiline ufak bir yer almak istediğini ve .... toplam 500 m2 kare olan hobi bahçesini önceki hissedar ...'ten almaya karar verdiğini, yalnız müvekkilinin 18 yaşını tamamlayıp askerliğini bitirdikten sonra babasına ait dükkanda çalışmak istememesi ve kendisine bir hayat çizip başka işler yapmak istemesi üzerine davacı babası ile arasının açıldığını ve evleri ayırması üzerine işbu davanın açıldığını, davacı tarafından açılan haksız olduğunu belirterek davanın reddinini istemiştir.
BİRLEŞEN DAVA: Birleşen .... Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatif üyesi olduğu hususunun tespiti ile hissesinin müvekkili davacıya devredilmesine, dava dosyasının .... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Birleşen .... Esas sayılı dosyasında davalının cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı kooperatif hisse devir sözleşmesi nedeniyle kooperatif üyeliğinin davacıya iadesi istemine ilişkindir.
.... Dairesi'nin eldeki dava ile aynı konuda verilen 19/09/2022 tarih ve .... sayılı ilamı nazara alınarak, eldeki davanın konusu, asıl davada davalı adına yapılan kooperatif ortaklık hissesinin iadesi istemine ilişkin olmakla davanın olası kabulü halinde kayıt işlemini yapacak kooperatif hakkında bir dava açılması ve bu dava ile birleştirilmesi için davacıya süre verilmesi gerekmiş, bunun üzerine davacı tarafından .... Esas sayılı dosyasından ikame edilen dava dosyasının mahkememiz dosyası ile birleşmesi üzerine taraf teşkili sağlanarak yargılama yürütülmüştür.
Mahkememizce deliller toplanmış, birleşen davada davalı kooperatiften üyelik işlem dosyası celp edilmiş ve tarafların bildirmiş oldukları tanıkları dinlenmiş olup uyuşmazlığın çözümünün teknik incelemeyi gerektirmediği görüldüğünden bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır.
Davacı özetle; piyasaya olan borçları nedeniyle sonradan iade edilmek üzere birleşen davada davalı kooperatif nezdinde sahip olduğu payın oğlu olan davalıya devredilediğini, payın iadesini istediğinde ise davalının iadeye yanaşmadığını iddia etmiş, asıl davada davalı ise, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, ortada gerçek bir devir ilişkisi olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Dosyaya mübrez kayıt ve belgelerin tetkikinden, dava dışı ... tarafından asıl davada davalı ...'e, birleşen dava davalı kooperatifteki uyuşmazlık konusu .... nolu üyeliğini .... . Noterliği'nin 14/08/2020 tarih ve ... yev. no.lu kooperatif hisse devir sözleşmesi ile devrettiği ve buna bağlı olarak asıl davada davalı üyeliğinin 14/08/2020 tarih ve.... no.lu yönetim kurulu kararı ile birleşen davada davalı kooperatif tarafından kabul edildiği anlaşılmıştır.
İnanç sözleşmesi, 05/02/1947 tarih ve.... sayılı .... uyarınca; ancak yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır. Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge varsa HMK'nın 202. maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir. Yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (HMK'nın 188. maddesi ile 225. maddesi vd.) yemin gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. .... 09/12/2015 tarih ve .... sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Açıklanan ilke ve kurallar ışığında somut olaya gelindiğinde; asıl ve birleşen davada davacı tarafından iddianın ileri sürülüş şekline göre taraflar arasında varlığı savunulan kooperatif hisse devrine dayanak inançlı işlemin ispatı bakımından tanık deliline dayanılmış olup mahkememizce de kural olarak inançlı işlemin yazılı delil ile ispatı gerekmekle beraber davanın taraflarının baba oğul olması sebebiyle HMK'nın 203/1.a bendi gereğince bildirilen tanıklar dinlenmiş ise de dinlenen tanık beyanlarından inançlı işlemiş varlığının kanıtlanamadığı görülmüş olup davacı tarafından inançlı işlemin varlığını ispat bakımından sunulan diğer delillerle de mezkur iddianın ispatlanamadığı anlaşıldığından davacıya yemin delilinin hatırlatılması gerekmiş ise de davacı, yemin deliline dayanmayacağını bildirmiştir. Buna göre; mevcut hukuki durum karşısında haklılığı ispatlanamayan asıl ve birleşen davanın reddi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl ve birleşen davanın REDDİNE,
2-Asıl davada alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 427,60-TL'den mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Asıl davada davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak asıl davada davalıya verilmesine,
4-Asıl davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Asıl davada davalı tarafından yapılan 800,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak asıl davada davalıya verilmesine,
6-Birleşen davada alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Birleşen davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Birleşen davada davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair tarafların ve taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
25/02/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.