T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/334 Esas - 2025/190
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/334 Esas
KARAR NO : 2025/190
HAKİM :......
KATİP :......
DAVACILAR : 1- ......
2- ......
VEKİLİ : Av. ......
DAVALI : ......
VEKİLİ : Av. ......
DAVA İHBAR OLUNAN : 1-......
VEKİLLERİ : Av. ......
Av. ......
DAVA İHBAR OLUNAN : 2- ......
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 16/05/2024
KARAR TARİHİ : 20/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20.03.2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; 10.09.2023 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın ...... köyü kavşağında sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybedip yolun sol tarafından yoldan çıkarak uçuruma takla atması sonucu tek taraflı ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın sonucunda ... plakalı araçta yolcu konumunda olan davacıların müşterek çocukları ...'in vefat ettiğini, desteğin ölümü nedeniyle müvekkilinin maddi açıdan mağdur olduğunu, kazanın oluşumunda sürücünün tam kusurlu olduğunu, alkollü araç kullandığını, davalı şirkete 11.03.2024 tarihinde tebliğ edilen dilekçe ile başvurulduğunu ileri sürüp fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL anne için destekten yoksun kalma tazminatının 22.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Yetki itirazında bulunarak, ...... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacılara müvekkil şirket tarafından ödeme yapılacak iken bu ödemeyi beklemeden, kötüniyetli olarak bu davanın açıldığını, araç sürücüsünün müteveffanın ölümünün meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, zira müteveffanın aracın kasasında kendi rızası ile yolculuk ettiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı oludğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müteveffanın emniyet kemeri takmadığı için müterafik kusuru bulunduğunu, ayrıca müteveffanın alkollü sürücünün aracında yolculuk etmekle de müterafik kusurlu olduğunu, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davanın sigortalı araç sürücüsü ve işleteni ... ve İlhami Tekin'e ihbarı gerektiğini bildirip davanın reddini savunmuştur.
GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle davalı sigorta şirketine karşı açılan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili 19.03.2025 havale tarihli dilekçesiyle, davalı sigorta şirket ile yapılan sulh sözleşmesi gereğince kendilerine ödeme yapıldığını ve karşılıklı yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını bildirerek davadan feragat etmiştir.
6100 S. HMK.'nın 307. maddesinde, "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. “ denilmiş, Aynı sayılı yasanın 309. maddesinde ise, “(I)Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (II)Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (III)Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (IV)Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. “ hükmü yer almaktadır. 310. maddede , “Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir” denilmiş olup, 311. madde ise, “Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.” denilmektedir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı tarafından 16.05.2024 havale tarihli dava dilekçesi ile iş bu davayı açmış olsa da, davacı vekili 19.03.2025 tarihli dilekçesi ile açmış olduğu davadan feragat ettiğini, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini bildirdiği anlaşılmakla HMK'nun 310. ve 311. maddelerine göre; feragatın hüküm kesinleşmeden her zaman yapılabileceği gibi feragat beyanının kesin hükmün hukuki neticelerini doğurduğu ve feragat beyanının işin niteliğine göre kamu düzenine aykırı olmadıkça geçerli bulunduğu, feragatın sonuç doğurması için karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı, davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde feragat yetkisi bulunduğu, yine feragatın gerçekleşmesi halinde oturum beklenmeden karar verilebileceği (...... ), anlaşıldığından feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan 410,27-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 17,33 TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ...... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde ...... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20.03.2025
Katip ......
e-imzalı
Hakim ......
e-imzalı