T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/339 Esas - 2025/912
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2024/339 Esas
KARAR NO : 2025/912
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 27/12/2018
KARAR TARİHİ : 05/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 31/12/2025
Mahkememizce verilen 29/04/2022 tarih ve .... sayılı kararı, ..... Hukuk Dairesinin 20/03/2024 tarih ve .... sayılı ilamı kaldırılarak dosya Mahkememizde görülmekle, Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 03/10/2018 günü saat 00:20 sıralarında sürücü ... yönetimindeki ... plakalı davalı ... AŞ'ye sigortalı otomobil ile .... sokağı takibin kırmızı fasılalı ışıkta .... kavşağına giriş yaptığında kavşağa solundaki koldan sarı fasılalı ışıkta giriş yapan sürücü ... yönetimindeki ... plakalı davalı şirkete ait ve davalı ... şirketine sigortalı kamyon ile çarpışması sonucu ölümlü yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kasası meydana geldiğini belirterek şimdilik her bir davacı için 500,00 er TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan, ... için 70.000,00 TL, ... için 80.000,00 TL, ... için 90.000,00 TL ve ...'in için 90.000,00 TL olmak üzere toplam 330.000,00 TL manevi tazminatın ... AŞ dışındaki diğer davalılardan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans/ ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın dava dışı ...'un kusuru nedeniyle meydana geldiğini, kusura denk düşen kısım teminat dışı olduğunu, mirasçılara bir kısım ödemenin yapıldığını, kazadan dolayı açılan soruşturma dosyasının celbi ile davanın sonuçlanmasından sonra kusur durumunun tespit edilmesini talep ettiklerini, kazada hatır taşıması olup olmadığını var ise indirim talep ettiklerini, destekten yoksun kalma tazminatı belirlenirken asgari ücretin baz alınmasını talep ettiklerini, davalının faiz yükümlülüğünün başlamadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların talepleri dolayısı ile 28/12/2018 tarihinde 51.106,80 TL ödemenin yapıldığını, yapılan ödeme gereğince davalının sorumluluğunu yerine getirdiğini, bu nedenle öncelikle davalı tarafından yapılan ödemenin ödeme tarihindeki verilere göre yeterli olup olmadığının tespiti ödenen ile ödenmesi gereken arasında bir misline yakın fark olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, aksi halde davalının sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, davacıların destek iddiasının kanıtlanması gerektiğini, kazada kusur durumunun belirlenmesini ve aktüer bilirkişiye dosyanın tevdini talep ettiklerini, manevi tazminata hükmedilirken ülkenin ekonomik durumu tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusurları gibi özelliklerin göz önünde bulundurulması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... İnş. Taah. Hafr. Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda müteveffa ...'un tam kusurlu olduğunu, dava konusu kazaya ilişkin olarak davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davalının araç maliki olarak sorumluluğuna ilişkin olarak ... plakalı kamyonun hafriyat toprağı ve atık taşıma izin belgesi bulunduğunu, araç muayenesinin her dönem düzenli olarak yaptırarak ve kazanın aracın bakım ve onarımındaki bir eksiklikten meydana gelmediği de gözetilerek sorumluluğunu yerine getirdiğini, yapılan ödemeler sonrasında da davalının davacılara karşı bir sorumluluğunun kalmadığını aksi halde dahi tespit edilecek miktardan mahsup edilmesi gerektiğini, müteveffanın davacıların geçimini düzenli olarak sağlayıp sağlamadığı, maddi desteğinin bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise ne ölçüde bulunabileceği hususlarının; davacılar tarafından ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...'a usulüne uygun yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Mahkememizce .... oluşan bilirkişi heyetinden alınan 10.07.2025 tarihli raporunda özetle; "Müteveffa sürücü ...’un, meydana gelen olayda % 70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, Davalı sürücü ...’ın, olayda % 30 (yüzde otuz) oranında kusurlu bulunduğu, Davacılar yakını müteveffa ...'ın, olayda kusursuz olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır" " şeklinde görüş bildirmiştir.
Mahkememizce aktüer bilirkişiden alınan 08.10.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; "14.02.2023 tarih 32104 sayılı resmi gazete Anayasa Mahkemesinin ....sayılı kararı ile KTK'un 90. maddesinin; birinci fıkrasına 7327 SK. 18. Maddesi ile eklenen ikinci cümle ile ek Fıkra yürürlükten kaldırıldığından dolayı progresif rant yöntemi (her yıl için ayrı ayrı %10 artırım (kn formülü) ve %10 iskonto (1/kn) formülü) ve TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak aktüer hesap raporu düzenlenmiştir. Hesaplanan tazminattan müteveffanın kusuru bulunmadığından hesaplanan destekten yoksun kalma tazminattan kusur tenzili yapılmamıştır. Davalı ... A.Ş'nin 20.12.2018 tarihli (hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması halinde) ve ... Şirketinin 28.12.2018 tarihli harici ödemeleri sonrası davacı erkek çocuk ...'ın bakiye zararı karşılanmış olup, diğer davalıların zararları karşılanmamıştır. İstinaf Karar İlamına istinaden ... A.Ş'nin 20.12.2018 tarihli ödemesi 30.06.2024 tarihine kadar %9, 01.07.2024 - 08.10.2024 (hesap raporu tarihi) tarihleri arası ise %24 faiz işletilerek hesaplanan tazminatlardan tenzil edilmiştir. ... Şirketinin 28.12.2018 tarihli ödemesi ise faiz işletilmeden hesaplanan tazminatlardan tenzil edilmiştir. Davalı ... Şirketinin (+) ... İnş.Taah.Nak.Haf.Tic.Ltd.Şti (+) sürücü ...'ın (...) 2024 yılı güncel verilere göre sorumluluğundaki davacıların bakiye zararları; Eş ...'ın toplam zararı 593.188,58 TL olup, bu zarardan poliçe limitleri dahilinde ... Şirketinin sorumluluğu 246.308,28 TL'dir. poliçe limitleri dışındaki ... İnş.Taah.Nak.Haf.Tic.Ltd.Şti (+) sürücü ...'ın sorumluluğu ise 346.880,30 TL'dir. Anne ...'in toplam zararı 105.115,99 TL olup, bu zarardan poliçe limitleri dahilinde ... Şirketinin sorumluluğu 43.647,06 TL'dir. poliçe limitleri dışındaki ... İnş.Taah.Nak.Haf.Tic.Ltd.Şti (+) sürücü ...'ın sorumluluğu ise 61.468,93 TL'dir. Baba ...'in toplam zararı 45.608,38 TL olup, bu zarardan poliçe limitleri dahilinde ... Şirketinin sorumluluğu 18.937,86 TL'dir. poliçe limitleri dışındaki ... İnş.Taah.Nak.Haf.Tic.Ltd.Şti (+) sürücü ...'ın sorumluluğu ise 26.670,52 TL'dir. İstinaf Karar İlamına istinaden ... Şirketinin 28.12.2018 tarihli ödemesi faiz işletilmeden hesaplanan tazminatlardan tenzil edilmiştir Davalı ... A.Ş 2024 yılı güncel verilere göre sorumluluğundaki davacıların toplam bakiye zararları; Eş ...'ın için " (1.476.954,51 (x) "Hatır Taşıması ve Müterafik Kusur Tenzili") - 113.015,15 TL(Sigorta şirketi ödemesinin hesap raporu tarihine kadar güncellenmiş hali)" Anne ... için " (257.421,15 (x) "Hatır Taşıması ve Müterafik Kusur Tenzili") - 15.810,86 TL(Sigorta şirketi ödemesinin hesap raporu tarihine kadar güncellenmiş hali)" Baba ... için " (113.512,37 (x) "Hatır Taşıması ve Müterafik Kusur Tenzili") - 11.423,74 TL(Sigorta şirketi ödemesinin hesap raporu tarihine kadar güncellenmiş hali)" dir. Davalı ... A.Ş'nin sorumluluğundaki klan poliçe limiti 360.000,00 - 92.215,00 = 267.785,00 TL'dir. Davacıların destekten yoksun kalma tazminat miktarları Sayın Mahkemenizce hatır taşılması ve müterafik kusur tenzili yapılmadan belli olmadığından dolayı garameten paylaşım yapılamamıştır." şeklinde görüş bildirmiştir.
Aktüer bilirkişiden alınan 16.01.2025 tarihli ek raporda özetle; "14.02.2023 tarih 32104 sayılı resmi gazete Anayasa Mahkemesinin 2022/167 sayılı kararı ile KTK'un 90. maddesinin; birinci fıkrasına 7327 SK. 18. Maddesi ile eklenen ikinci cümle ile ek Fıkra yürürlükten kaldırıldığından dolayı progresif rant yöntemi (her yıl için ayrı ayrı %10 artırım (kn formülü) ve %10 iskonto (1/kn) formülü) ve TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak aktüer hesap raporu düzenlenmiştir. Hesaplanan tazminattan müteveffanın kusuru bulunmadığından hesaplanan destekten yoksun kalma tazminattan kusur tenzili yapılmamıştır. Davalı ... A.Ş'nin 20.12.2018 tarihli (hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması halinde) ve ... Şirketinin 28.12.2018 tarihli harici ödemeleri sonrası davacı erkek çocuk ...'ın bakiye zararı karşılanmış olup, diğer davalıların zararları karşılanmamıştır. İstinaf Karar İlamına istinaden ... A.Ş'nin 20.12.2018 tarihli ödemesi 30.06.2024 tarihine kadar %9, 01.07.2024 - 08.10.2024 (hesap raporu tarihi) tarihleri arası ise %24 faiz işletilerek hesaplanan tazminatlardan tenzil edilmiştir. ... Şirketinin 28.12.2018 tarihli ödemesi ile ... İnş.Taah.Nak.Haf.Tic.Ltd.Şti'nin 08.10.2024 tarihli ödemelerine faiz işletilmeden hesaplanan tazminatlardan tenzil edilmiştir. Davalı ... Şirketinin (+) ... İnş.Taah.Nak.Haf.Tic.Ltd.Şti (+) sürücü ...'ın (...) 2025 yılı güncel verilere göre sorumluluğundaki davacıların bakiye zararları; Eş ...'ın toplam zararı 737.683,04 TL olup, bu zarardan ... Şirketinin sorumluluğundaki; ... kalan poliçe limitleri dahilinde 258.737,43 TL , Genişletilmiş Kasko poliçesi kapsamındaki ise 83.762,75 TL'dir. ... ve Genişletilmiş Kasko poliçe limitleri dışındaki kalan ... İnş.Taah.Nak.Haf.Tic.Ltd.Şti (+) sürücü ...'ın müteselsilen sorumluluğu ise 395.182,86 TL'dir. Anne ...'in toplam zararı 108.007,80 TL olup, bu zarardan ... Şirketinin sorumluluğundaki; ... kalan poliçe limitleri dahilinde 37.883,02 TL, Genişletilmiş Kasko poliçesi kapsamındaki ise 12.264,12 TL'dir. ... ve Genişletilmiş Kasko poliçe limitleri dışındaki kalan ... İnş.Taah.Nak.Haf.Tic.Ltd.Şti (+) sürücü ...'ın müteselsilen sorumluluğu ise 57.860,67 TL'dir. Baba ...'in toplam zararı 34.990,69 TL olup, bu zarardan ... Şirketinin sorumluluğundaki; ... kalan poliçe limitleri dahilinde 12.272,72 TL, Genişletilmiş Kasko poliçesi kapsamındaki ise 3.973,14 TL'dir. ... ve Genişletilmiş Kasko poliçe limitleri dışındaki kalan ... İnş.Taah.Nak.Haf.Tic.Ltd.Şti (+) sürücü ...'ın müteselsilen sorumluluğu ise 18.744,80 TL'dir. İstinaf Karar İlamına istinaden ... Şirketinin 28.12.2018 tarihli ödemesi faiz işletilmeden hesaplanan tazminatlardan tenzil edilmiştir. Ayrıca, ... İnş.Taah.Nak.Haf.Tic.Ltd.Şti'nin 08.10.2024 tarihli ödemeleri de dava devam ederken yapıldığı için faiz işletilmeden hesaplanan tazminatlardan tenzil edilmiştir. Davalı ... A.Ş 2025 yılı güncel verilere göre sorumluluğundaki davacıların toplam bakiye zararları; İstinaf karar ilamına istinaden hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi oranları Sayın Mahkemenizin takdirlerindedir. Ancak, ... A.Ş sorumluluğundaki hesaplanan toplam bakiye zararından (1.766.408,19 + 306.035,77 + 123.507,14 = 2.195.951,10 TL) Sayın Mahkemenizce Yargıtay uygulamaları gereği hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması halinde bile bulunan toplam bakiye zararı ... A.Ş'nin sorumluluğundaki kalan poliçe limitinin (267.785,00 TL) üzerinde çıkmaktadır. Bu sebepler ... A.Ş'nin poliçe limitleri dahilindeki sorumluluğu davacı; Eş ...'ın bakiye zararı 215.404,00 TL Anne ...'in bakiye zarar 37.319,50 TL Baba ...'in bakiye zararı 15.061,06 TL'dir." şeklinde görüş bildirmiştir.
Mahkememizce farklı bir Aktüer bilirkişiden alınan 28.05.2025 tarihli ek raporda özetle; "Dosya içerisindeki belge ve bilgilerden hareketle hesap raporu hazırlanmış olup, talebin hukuken oluşup oluşmadığına dair hukuki değerlendirme, Mahkemenin Takdirindedir. Delillerin değerlendirilmesi ve hukuki değerlendirme takdiri Mahkemeye ait olmakla dosya içindeki verilere göre ...'ın Ödeme tarihi verilerine göre zararının karşılandığı kabul edildiği takdirde ... Anne ...'e 218.841,39TL Baba ...'a 90.051,81TL ... Sigorta Anne ...'e 191.462,16TL Baba ...'a 76.317,84TL ... (Tüm Zarardan Sorumluluk Kapsamında) Anne ...'e 436.228,79TL, Baba ...'a 176.703,58TL ödemelidir. ...'ın Ödeme tarihi verilerine göre zararının karşılanmadığı kabul edildiği takdirde ... Eş ...'a 196.732,28TL, Anne ...'e 50.798,98TL, Baba ...'a 20.248,74TL, ... Sigorta Eş ...'a 227.881,90TL, Anne ...'e 57.277,23TL, Baba ...'a 23.734,07TL, ... (Tüm Zarardan Sorumluluk Kapsamında) Eş ...'a 1.708.339,11TL, Anne ...'e 436.228,79 TL, Baba ...'a 176.703,58TL ödemelidir. Yapılan Hesaplamalarda Bam Kararında belirtildiği üzere müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi dahil edilmiştir." şeklinde görüş bildirmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanmakta olup, destekten yoksun kalma tazminatının tahsiline ilişkindir.
Mahkememizce verilen hükmün davacılar, davalı ... Şirketi, davalı ... Şirketi ve davalı ...Şirketi tarafından istinaf edilmesi üzerine .... Hukuk Dairesinin 20/03/2024 tarih ve ....sayılı ilamı ile "...03/10/2018 tarihinde, saat:00.20 sıralarında davalı ...'ın anayol üzerinde seyri sırasında, kendisine fasılalı sarı ışığın yandığı kavşakta, kavşak sol kol üzerinden kendisine yanan fasılalı kırmızı ışıkta kavşağa giren, ölenin de içerisin de yolcu olarak bulunduğu, kaza sonucu vefat eden ve 1,22 promil alkollü olduğu anlaşılan ... idaresindeki araca sol yan kısmından çarpması neticesinde ölümlü trafik kazasının meydana geldiği, kaza dosyası ve ceza mahkemesi dosyasında görülmüştür. Kaza tespit tutanağında, davalı İlhan idaresindeki aracın, yol içesinde, durduğu noktaya kadar 68 m. fren izi tespit edildiği, durduğu nokta ile tespit edilen çarpma noktası arasındaki mesafenin 8,5 m. olduğu, aracın fren izinin gidiş istikametine göre yolun soluna doğru devam ettiği ve davalıya ait aracın orta refüj yanındaki şerit üzerinde duruşa geçtiği, tutanakta yer alan krokide işaretlenerek, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsü Ömer Kaan Köksal'ın kavşaklarda geçiş önceliğine uymadığından, davalı sürücüsü ...'ın da meskun mahal içerisinde hız limitlerine uymadığından kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür. .... Mahkemesi'nin 19/01/2021 tarih .... sayılı dosyasında davalı ... hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan açılan davada da, kazanın meydana gelmesinde ...'ın aynı sebeple tali kusurlu, vefat edenin yolcu olarak bulunduğu ...'un asli kusurlu olduğunun kabul edildiği, ...'ın taksirle ölüme neden olmak suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın .... Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi neticesinde kesinleşmiş olduğu görülmüştür. İlk derece mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporunda da, kavşaklarda geçiş önceliğine uymayan ...'un bu nedenle asli %60 oranında, meskun mahalde hız limitlerinin üzerinde seyreden ve seyir hızı ile kavşağa giren davalı ...'ın ise tali %40 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, mahkemece rapor doğrultusunda davanın esası hakkında karar verildiği görülmüştür.
İstinaf eden davalıların kusur oranına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; meydana gelen haksız fiilin suç teşkil etmesi durumunda, ceza mahkemesi tarafından tespit edilen maddi vaka ve haksız fiilin varlığı hukuk hakimini bağlar ise de, TBK'nın 74. maddesi gereğince ceza mahkemesinde tespit edilen kusur oranı hukuk hakimi bağlamayacağından, kazanın meydana gelmesinde kusur durumu, ceza mahkemesinde kesinleşen maddi vaka çerçevesinde değerlendirilerek davanın esası hakkında karar verilmelidir. Birden fazla kişinin sebep olduğu haksız fiil çerçevesinde sorumlulardan müşterek ve müteselsil sorumluluk çerçevesinde dava açılmış olsa dahi, eldeki dosyada tespit edilecek kusur oranı, sorumlular arasındaki iç ilişki çerçevesinde talepler açısından davada taraf olanlar yönünden delil olarak sonuç doğuracağından, kusur oranlarının doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir.
Somut olayda, gerek ceza dosyası kapsamında, gerekse kaza tespit tutanağına göre vefat eden sürücüsünün geçiş önceliğine uymaması nedeniyle kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, kavşaklarda geçiş önceliğine uyulmamış olması KTK gereğince asli kusurdur. Davalı ... ise kavşaklara girerken yavaşlamaması, dikkatsizliği nedeniyle kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, kazanın oluş şekline ve KTK hükümlerine göre tali kusur mahiyetindedir. Mahkemece hükme esas alınan raporda davalı İlhami tali kusurlu, vefat eden sürücü ise asli kusurlu kabul edilmiş olmasına rağmen tali kusur oranı üst düzeyde tespit edilmiş, rapora araç işleteni olan davalı ve sigorta şirketi olan davalılar vekilleri tarafından itiraz edilmiştir. Kaza sırasında, vefat edenin yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün 1,22 promil alkollü olduğu tespit edilmiş olup, kaza mahallinde çarpma noktası öncesinde başlayan ve çarpma noktasının ilerisine geçen 68. metre fren izi mevcut olduğu kaza tespit tutanağından anlaşılmasına rağmen, bu hususlar ve yol üzerindeki çarpma noktası bilirkişi raporunda değerlendirilmeksizin kusur oranlarının tespit edildiği anlaşıldığından, hükme esas alınan kusur raporu karar vermeye elverişli değildir. Bu durumda, eski karayolları trafik fen heyetinde görevli 3 kişilik bilirkişi heyetinden yahut .... davalıların itirazlarının değerlendirildiği, çarpma noktasından önceki fren mesafesi, yol üzerindeki çarpma noktası, aracın takip ettiği şeride göre, davalı ...'ın kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu ceza dosyası ile sabit olsa dahi, vefat eden diğer sürücünün kavşağa giriş yaptığı anda davalı ...'ın kavşağa olan mesafesi ve intikal süresi değerlendirilmek suretiyle, kavşaklara girerken hızının azaltmamasının kazanın meydana gelmesindeki kusur oranına etkisinin değerlendirildiği denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, çarpışma noktası öncesinde başlamakla birlikte çarpma noktası sonrasında da devam eden 68 m. fren izinden hareket ile tespit edilen ve taraflarca itiraz da edilen kusur raporu çerçevesinde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davalıların tazminat miktarı ve hesap raporuna yönelik olarak istinaf sebeplerinin incelenmesinde; haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında birden fazla kişinin birlikte zarara neden olması durumunda, davalı zararlarını müştereken ve müteselsilen tüm zarar sorumlularından talep edebilir. (TBK m. 61), haksız fiilin trafik kazasından kaynaklanmış olması durumunda, kazaya karışan araç trafik sigortacısı da, sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere bu zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olup, müteselsil sorumluluk sigortalısının kusuru ile sınırlı değildir. (KTK m.88, 99/2) Yargıtay yerleşik içtihatları ile de birden fazla aracın karıştığı kazada, sigortaların da oluşan tüm zarardan sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu olacağı kabul edilmektedir. Bu açından ilk derece mahkemesi tarafından yapılan değerlendirmede hata bulunmamaktadır. Ancak davacının tazminat talepleri içerisinde, davalı ... A.Ş. tarafından davadan önce, davalı ... Şirketi tarafından ise yargılama sırasında ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı ... (... A.Ş.) ödeme sırasında hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yaptığını, ödemede bulunduğunu dosyaya bildirmiştir. Bu durumda davadan önce yapılan ödeme tarihindeki veriler çerçevesinde sigorta şirketinin ödeme yapmış olduğu ödeme ile sorumluluğu sona ermiş ise yeniden dava açılmaz. Gerek davalı ... A.Ş. tarafından ödeme yapıldığı tarih, gerekse de bakiyesine yönelik olarak davalı ... Şirketi tarafından ödeme yapıldığı tarih itibariyle hesaplama yapılarak, yapılan ödeme tarihleri itibariyle yapılacak hesaplamalarda vefat edenin alkollü sürücünün aracına binmesi nedeniyle müterafik kusuru ile ölenin ... A.Ş. tarafından sigortalanan araçta hatır için taşındığı ve hatır taşıması gözeterek sigorta şirketinin ödeme yaptığı nazara alınarak, sigorta şirketlerinin ve diğer davalıların yapılan ödemeler ile sorumluluğunun sona erip ermediği değerlendirilerek, sorumluluğun sona ermemiş olması halinde ise rapor tarihi itibariyle hesaplama yapılarak, toplam zarar üzerinden TBK'nın 52. maddesi gereğince müterafik kusur indirimi ve ... A.Ş tarafından sigortalı aracın kusuru kapsamındaki zarar miktarından TBK'nın 51. maddesi gereğince hatır taşıması nedeniyle indirim yapılarak, ..... Hukuk Dairesinin son içtihatları çerçevesinde yapılan ödemelerin ifaya yönelik olması nedeniyle, tüm indirim sebeplerinden sonra (... A.Ş. tarafından yapılan ödemenin davadan önce olması nedeniyle güncellenerek, diğer davalı tarafından yapılan ödeme güncellenmeksizin) mahsup edilerek, ayrıca sigorta şirketlerinin yapılan ödemeler sonrasında kalan sigorta teminat limitleri de gözetilerek, gerektiğinde sigortaların sorumluluğu açısından KTK'nın 96. maddesi uygulanmak suretiyle olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın, müterafik kusur ve hatır taşıması uygulanması durumunda dahi talep edilen tazminat miktarı etkilenmeyeceği kabul edilerek davanın esası hakkında karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Öte yandan .... kapsamında ... Şirketinin ZMMS limiti aşan maddi zararlar ile manevi zararlar için sorumluluğu kaza başına tek limit 100.000,00-TL olduğu poliçe kapsamından anlaşılmaktadır. Davacılar ... Sigorta A.Ş'.den ZMMS teminatı kapsamındaki zararları yanı sıra .... kapsamındaki maddi ve manevi zararlarını talep etmişlerdir. Bunun yanı sıra davalı ... kapsamında diğer zarar görenlere de ödeme yapmak zorunda kalacağını ileri sürerek, .... E. sayılı dosyasındaki kazada vefat eden diğer sürücünün zararları kapsamında yapılan ödeme ile limitinin tükendiğini ileri sürmüştür. Davalının ... kapsamındaki sorumluğu kazada tüm zarar görenlerin zararına yönelik olarak tek limit olduğundan, sigorta şirketinin ... kapsamında diğer zarar görenlere ... kapsamında ödeme yapıp yapmadığı, yapmış ise ödemenin iyi niyetli olup olmadığı yahut ne kadarının iyi niyetli sayılması gerektiği değerlendirilerek, bakiye limit çerçevesinde, .... kapsamında açılan davalarda da KTK'nın 96. maddesinin uygulaması gerektiği Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından kabul edildiğinden, bu çerçevede davalı sigorta şirketinin, her bir davacıya karşı sorumlu olduğu miktarlar ayrı ayrı belirlenerek ve ayrıca (tüm sigorta şirketleri açısından) sigorta şirketinin yargılama giderlerinden sorumluluğunun da sorumlu olacağı tazminat miktarı ile sınırlı olacağı gözetilerek, infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde karar verilmesi gerekirken, bu hususlarda değerlendirme yapılmaksızın, ayrıca sigorta şirketinin tazminattan ve yargılama giderlerinden sorumlu olacağı miktarlar açıkça gösterilmeksizin, sigorta limiti ile sorumlu olduğu belirtilmek suretiyle karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar ... A.Ş, ... Şirketi ve davalı ... İnş. Taah. Hafr. Tic. Ltd. Şti. vekillerinin istinaf taleplerinin kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek yukarıda açıklanan eksiklikler giderilerek, kararın davalı İlhan tarafından istinaf edilmemiş olması da nazara alınarak usulü kazanılmış haklar da gözetilerek davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırıma sebebine göre davacılar vekilinin tüm, davalılar ... A.Ş. vekili, ... Şirketi vekili ve ... İnş. Taah. Hafr. Tic. Ltd. Şti vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına,..." ilamı ile kaldırılarak Mahkememize iade edilmiştir.
Mahkememizce dosyanın kusur incelemesi yapılması için trafik fen heyetinde görevli bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiş, 10/07/2024 tarihli rapor ile yapılan değerlendirmede davacının içerisinde bulunduğu araç sürücüsü müteveffa ...’un kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığı, ön ilerisine azami dikkati vermediği, aracının hızını yük, teknik özellikler ile görüş, yol hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uyarlamadığı, kavşakta kendisine hitaben fasılalı kırmızı ışık yanmakta olduğu halde durması ve de kavşak kolundan gelen araç trafiğini kontrol ettikten ve diğer kavşak kolundan gelen araçların geçişini bekledikten sonra yeniden hareket ederek tamamlaması gerekirken bu hususlara uymadan aracını sevk ve idare etmesinden dolayı %70, davalı sürücü ...’ın ise aracını yük ve teknik özellikleri ile görüş yol ve hava ve trafik durumuna göre sevk ve idare etmediği, kavşak girişinde fasılalı sarı ışık yanmasına rağmen kavşaktan aracı ile yavaş ve dikkatli geçmediği gerekçesiyle %30 kusurlu olduğu anlaşılmış ve rapor hükme esas alınmıştır.
Tüm dosya kapsamının incelenmesinde, kaza tarihi olan 03.10.2018 tarihinde davacıların desteği ...’ın içerisinde olduğu, dava dışı sürücü ...’un kullandığı ve davalı ... tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olan aracın, .... İlçesi’nde seyir halinde iken davalı ...’ın sevk ve idaresindeki davalı ... İnş Taah. Hafriyat Ltd Şti adına kayıtlı bulunan ve davalı ... Sigorta AŞ tarafından zorunlu mali mesuliyet ve kasko sigortası ile sigortalı bulunan ... plakalı araç ile çarpışması neticesinde davacıların desteğinin vefat ettiği, hükme esas alınan 10/07/2024 tarihli rapordan anlaşılacağı üzere davacıların desteğinin içerisinde bulunan araç sürücüsünün kazada %70 oranında davalı ...’ın ise %30 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Maddi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede; “… TBK 51. maddesine göre hakim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyecektir. Bu madde uyarınca hakim, öncelikle zarar gören kişinin/kişilerin maluliyet oranına, yaşına, bakiye ömrüne ve gelirine göre zararını tespit edecek ve bundan birlikte kusuruna isabet eden kısmı çıkaracaktır. Daha sonra Karayolları Trafik Kanununun 87.maddesi gereğince eğer yaralanan kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa gerek öğreti gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsendiği üzere TBK 51. madde uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapacaktır. Son olarak da, zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise TBK 52. maddesine göre, tazminatı indirebilecek veya tamamen kaldırabilecektir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 14.03.2012 .....; Yine HGK 16.03.2016 Tarih .....). Yani, TBK 51 ve 52. maddelere göre nihai tazminatı belirlemedeki indirimler; 1-Trafik kazasının oluşumunda zarar görenin kusuru varsa (birlikte kusur) bu oranda indirim yapılması, 2-Hatır taşıması varsa TBK 51 ve KTK 87. maddeleri uyarınca indirim yapılması, 3-Zarar görenin olayın oluşumunda etkili olmamakla beraber zararın oluşumunda veya artmasında kusuru varsa (müterafik kusur) kalan tazminattan bu sebeple indirim yapılması biçiminde olmalıdır. … Somut olayda; davacıya davadan önce davalı tarafından kısmi ödeme yapılmıştır. ... tarafından hesaplanan tazminattan, davadan önceki ödeme güncellenerek düşülmüş, bundan sonra da müterafık kusur ve hatır taşıması indirimi yapılarak tazminata hükmedilmiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında hesaplanan tazminattan önce müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılıp, daha sonra güncellenen ödemenin düşülmesi gerektiğinden, kararın bu kısım yönünden bozulması gerekmiştir.” (..... Hukuk Dairesi’nin ....r sayılı ilamı)
“…Zarara sebebiyet veren sürücüler, işleten ve trafik sigortacısı, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (BK) 50 ve 51. maddeleri (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 61. maddesi) gereğince maddi zarardan müteselsilen sorumludur. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri BK'nın 141/2 ve 142. maddelerine (TBK'nın 162/2 ve 163. maddelerine) göre borcun tamamından sorumludur.Somut olayda; davacı taraf davalı ... aleyhine açılan davada davasından feragat etmiştir.Davadan feragat, öncelikle bir usul işlemidir. Dava konusu olayda, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan davacı tarafın davalılardan birisi hakkındaki feragati usul hukuku bakımından diğer davalı aleyhine bir sonuç doğurmaz ise de, davadan feragat aynı zamanda bir maddi hukuk işlemi olduğundan, davalı sürücü ... hakkındaki feragatin, rücu hakkı bulunan diğer davalıyı etkileyip etkilemediğinin üzerinde durulması gerekir. Yukarıda açıklandığı üzere, davalılar alacaklıya karşı borçtan müteselsilen sorumludurlar. Borçlar Kanunu'nun, müteselsil sorumlulukta borçluların iç ilişkilerini düzenleyen hükümleri gereğince, müteselsil borçlulardan biri alacaklıya borcu ödediği takdirde, diğer müteselsil borçlulara rücu hakkı bulunmaktadır (m.146). Diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur. Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır (m.147). Davacı tazminat alacağı olmasına rağmen, davalı ... hakkındaki davasından feragat ederek bu davalının durumunu iyileştirirken diğer müteselsil borçlu konumundaki davalı ...'nün iç ve dış ilişkideki durumunu ağırlaştırmıştır. Şu halde, Mahkemece BK'nın 147. maddesi (TBK md. 168) ile Yargıtay İBK'nın 11.04.1940 gün - 70 sayılı ve YHGK'nın 21.11.1981 gün- .... sayılı kararları uyarınca davalı ... hakkındaki davadan ve davaya konu alacak hakkından feragatin, müteselsilen zarardan sorumlu olduğu iddia edilen diğer daval ...'ne sirayet edip etmeyeceği ve bu davalının da feragatten yararlanıp yararlanmayacağı değerlendirilerek karar verilmesi gerekir. Bu durum değerlendirilmek üzere mahkeme kararının bozulması gerekmiştir…”(.... Dairesi’nin .... sayılı ilamı) buna göre davacı maddi tazminat talebi yönünden sigorta şirketleri yönünden talebinden feragat etmiş olup şirketlerden olan bakiye alacak talebi yönünden de işleten ve sürücünün durumunu ağırlaştıramayacağından işleten ve sürücünün poliçe limiti yönünden feragat edilen miktar kadar borçtan kurtulmuş sayılmaları gerekir.
Müterafik kusur indirimi yapılması yönünden itirazları bulunmuş olup, davalıların desteğinin kaza sırasında araç sürücünün alkollü olduğunu bilerek araç içerisinde olması neticesinde hükmolunan destekten yoksun kalma tazminatı üzerinden %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılmasına karar verilmiştir.
Buna göre hükme esas alınan 28/05/2025 tarihli aktüer bilirkişi raporuna göre, dava öncesinde davalı ... yönünden yapılan ödemenin davacıların zararını karşılamadığı anlaşılmış olup, davacı eş ... yönünden davacının 2.505.047,26 TL tazminat miktarı üzerinden %20 müterafık kusur indirimi sonrasında 2.004.037, 80 TL ile ... yönünden 196.732,28 TL, ... Sigorta yönünden 1.708.339,11 TL alacak miktarının düşülmesi ve de geçici ödeme gereğince tahsil edildiği anlaşılan 30.000,00 TL tazminatın düşülmesi sonucu 1.549.423,62 TL olarak alacak destekten yoksun kalma tazminatının hakkedildiği anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak 1.452.529,11 TL (1.288,665,71 TL+163.863,4 TL) davalılardan tahsiline karar verilmiş,
Davacı ... yönünden ise hesaplanan 613.653,25 TL üzerinden %20 müterafık kusur indirimi yapılması ile 490.922,6 TL ve ... yönünden ödenmesi gerekli 50.798,98 TL ve ... Sigorta yönünden ödenmesi gerekli 57.277,23 TL ve de geçici ödeme ile ödenmesine karar verilen 25.000,00 TL’nin düşülmesi sonucu 357.846,39 TL olduğu, ancak taleple bağlı kalınarak 340.903,79 TL’nin,
Davacı ... yönünden ise 257.313,85 TL üzerinden %20 müterafık kusur indirimi yapılması sonrasında 205.851,08 TL, ... tarafından ödenmesi gerekli 20.248,74 TL ile ... Sigorta yönünden ödenmesi gerekli 23.734,07 TL ve de geçici ödeme ile ödenen 15.000,00 TL’nin mahsubu sonrasında davacı alacağının 146.868,27 TL olduğu, ancak taleple bağlı kalınarak 117.838,58 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmiş,
Davacı ... yönünden ise bakiye alacağın bulunmaması nedeniyle talebin reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede ise; ceza yargılamasında alınan kusur raporunda davalı ...’ın kusur durumunun tali olarak belirlenmesi, desteğin yaşı, paranın alım gücü, davacıların desteğe yakınlıkları ve müterafık kusur oranı göz önüne alındığında, her bir davacı yönünden 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ..., ... İnş. Taah. Nak. Haf. Tic. Ltd Şti’den tahsili şartları oluşmuş ise de, yargılama esnasında TBK 76. Madde gereğince her bir davacı yönünden 15.000,00 TL olmak üzere ödendiğinin anlaşıldığı, yine ... Sigorta yönünden de poliçe limiti olan 100.000,00 TL yönünden davacının alacağından feragat etmesi nedeniyle tüm manevi tazminat taleplerinin yargılama sırasında ödendiği kabul edilerek karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Süren yargılamada davacı yan tarafından davalılar ... ve ... yönünden feragat beyanında bulunulmuş olup bu davalılar yönünden açılan davanın feragat nedeniyle bu davalılar yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmekte ise de hüküm celsesinde zuhulen bu husus unutulsa da gerekçeli karar yazım aşamasında bu husus fark edilmiş olup feragat davaya son veren taraf işlemi olduğundan bu hususta hükmün kesinleşmesine karar her aşamasında karar verilebileceğinden gerekçeli kararda bu husus düzeltilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalılar ... ve ... için açılan davanın vaki feragat nedeniyle reddine,
2-Destekten yoksun kalma tazminatı yönünden,
a)Davacı ... yönünden talebin kabulü ile yönünden 1.452.529,11 TL TL’nin
b)Davacı ... yönünden talebin kabulü ile 340.903,79 TL’nin
c)Davacı ... yönünden talebin kabulü 117.838,58 TL’nin davalılar ... ve ... İnş Taah. Nak. Haf. Ltd Şti’den tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa 03/10/2018 tarihinden itibaren davalı ... yönünden yasal faiz, davalı ... İnş Taah. Nak. Haf. Ltd Şti yönünden ise avans faizi ile uygulanmasına,
d) Davacı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine
3-Manevi tazminat talebi yönünden açılan davanın, TBK 76/2. Maddesi gereğince alacağın mahsubu ve davalı ... Sigorta yönünden yargılama sırasında feragat beyanı dikkate alındığında davadan sonra alacağın tazmini nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,
4-Alınması gereken 130.558,96 TL harçtan peşin alınan 1.133,95 TL, ıslah dilekçesi ile yatırılan 734,50 TL harcın toplamı olan 1.868,45 TL'nin mahsubu ile bakiye 128.690,51 TL harcın davalılar ... ve ... İnş Taah. Nak. Haf. Ltd Şti’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 35,90 TL başvurma harcı, 1.133,95 TL peşin harç ve 734,50 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.904,35 TL'nin davalılar ... ve ... İnş Taah. Nak. Haf. Ltd Şti’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan Bölge Adliye kaldırma kararı öncesi toplam 3.182,15 TL, kaldırma kararı sonrası, 786,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti toplam 15.968,50 TL'nin davalılar ... ve ... İnş Taah. Nak. Haf. Ltd Şti’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Mahkememizin 27.08.2024 tarihli ara karar ile davacının adli yardım talebi kabul edilmiş olmakla bu tarihten sonra yapılan 210,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 8.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.710,00 TL masrafın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat yönünden yönünden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 285.578,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... İnş Taah. Nak. Haf. Ltd Şti’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9-Kabul edilen manevi tazminat yönünden davalılar ... İnş. Taah. Hafr. Tic. Ltd. Şti ve ...'dan 45.000,00 TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
10-Davalılar ... Şirketi ve ... Şirketi yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
11-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
12-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin ve e-duruşma sistemi üzerinden davalı ... ... Ltd Şti vekilin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 05/12/2025
Katip ....
e-imzalı
Hakim ....
e-imzalı
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.