T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/360 Esas - 2025/13
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2024/360 Esas
KARAR NO : 2025/13
HAKİM : .....
KATİP : .....
DAVACI :...
VEKİLİ : Av. .....
DAVALILAR :1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
İLİŞKİLİ KİŞİ : ... - .....
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 23/05/2024
KARAR TARİHİ : 15/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 27/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..... temizlik, aşçı, aşçı yardımcısı, garson ve bulaşıkçı hizmetlerinin davalılar tarafından yürütüldüğünü, davalılar bünyesinde çalışmakta olan dava dışı işçi ...'e emeklilik nedeni ile yapılan harici kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, ödemeden davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek şimdilik 90.237,94 TL'nin ödeme tarihi itibariyle işlemiş avans faiziyle birlikte davalılardan paylarına düşen tutarlarının tahsilini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı idare ile davalılar arasında yapılan hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalıştırılan işçiye davacı tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinin davalılardan tahsili için açılan rücuen tazminat isteminden ibarettir.
Taraflarca ileri sürülen deliller toplanmış; Sözleşme ve teknik şartnameler, dava dışı işçiye ait ... kayıtları ve ödeme dekontlarının dosya içerisine alındığı ve bilirkişi kök ve ek raporunun dosyaya kazandırıldığı görülmüştür.
Somut olayda, davalı .... 'nün 1. maddesi, " Bu Ana Statünün amacı; 8.6.1984 tarih ve 233 Sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi olarak ve söz konusu Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde faaliyette bulunmak üzere. ... ( .... ) adı altında teşkil olunan ...'nun hukuki bünye, amaç ve faaliyet konuları, organları ve teşkilat yapısı, müessese, bağlı ortaklık ve iştirakleriyle bunlar arasındaki ilişkileri ve ilgili diğer hususları düzenlemektedir." hükmüne yer verilmiştir. .... adı altında teşkil olunan ..... 'nün hukuki bünye, amaç ve faaliyet konuları, organları ve teşkilat yapısı, müessese, bağlı ..... 233 Sayılı K.H.K.'de saklı tutulan hususlar dışında özel hukuk hükümlerine tabidirler ( 233 Sayılı K.H.K.. madde 4/2 ). Şu durumda davacı .... İle davalılar tacir konumunda olduğundan mahkememiz yargılamada görevli durumundadır.
Taraflar arasında hizmet alımına ilişkin sözleşme bulunduğu, hizmet nezdinde çalışan dava konusu işçinin kıdem tazminatından kaynaklı işçilik alacağının davacı tarafından ödendiği hususlarında anlaşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki anlaşmazlık; Davacı tarafından ödenen işçilik alacağından davalıların sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve davacı tarafından rücuen tahsilinin talep edilip edilemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
Davalılar ile imzalanan sözleşmenin eki mahiyetinde teknik şartname ve genel şartnamelerde “Yüklenicinin istihdam ettiği personelin; İş Kanunu, ... Mevzuatı ve diğer kanun ve meyvzuatlarla belirlenen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabı da sorumlusu da yüklenicidir. Yüklenici istihdam ettiği personelin 4857 sayılı İş Kanunu ve ilgili yönetmeliklerden doğan tüm ekonomik ve sosyal haklarını yerine getirmekle yükümlüdür.
Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuştur.
Hesap Bilirkişisi ...'ten aldırılan 14/10/2024 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Yapılan inceleme, tespit ve hesaplamalar sebebiyle; davalı alt işverende çalışması bulunan işçi ...'ün 01.04.2012-01.08.2023 tarihleri arasındaki hizmet süresine karşılık davacı kurum tarafından 19.09.2023 tarihinde brüt 266.255,61 TL ödeme yapıldığı, bu ödemenin davalılardan 89.997,36 TL'lik kısmının talep edilebileceği, ödemenin davalılara ihbar edilmediği, bu ödeme içerisindeki davalıların sorumluluk tutarının;
* Taraflar arasındaki imzalanmış sözleşmeleri eki ihale dökümanında işçilerin iş sözleşmelerinin son ermesi nedeniyle doğacak işçilik alacaklarından,davalı yüklenicinin sorumlu olduğuna dair açık hüküm bulunduğunun kabulü halinde,davalı alt yüklenicilerin hizmet dönemine tekabül eden tutarın tamamının rücu edebileceğine kanaat getirilmesi halinde;
* Davalı ... ŞİRKETİ'nin sorumluluk miktarının 17.651,59 TL ve faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olduğu,
*Davalı ... ŞİRKETİ'nin sorumluluk miktarının 46.963,55 TL ve faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olduğu,
*Davalı ... ŞİRKETİ'nin sorumluluk miktarının 9.663,28 TL ve faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olduğu,
*Davalı ... ŞİRKETİ'nin sorumluluk miktarının 15.718,94 TL ve faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olduğu,
*Davalı ... ŞİRKETİ'nin sorumluluğunun olmadığı, kanaatine varılmıştır. Sayın Mahkemeniz takdirlerine saygılarımla sunarım. " şeklinde rapor sunulmuştur.
Hesap Bilirkişisi ...'ten aldırılan 22/11/2024 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Yukarıda yapılan inceleme, tespit ve hesaplamalar sebebiyle; davalı alt işverende çalışması bulunan işçi ...'ün 01.04.2012-01.08.2023 tarihleri arasındaki hizmet süresine karşılık davacı kurum tarafından 19.09.2023 tarihinde brüt 266.255,61 TL ödeme yapıldığı, bu ödemenin davalılardan 89.997,36 TL'lik kısmının talep edilebileceği, ödemenin davalılara ihbar edilmediği, bu ödeme içerisindeki davalıların sorumluluk tutarının;
Taraflar arasındaki imzalanmış sözleşmeleri eki ihale dökümanında işçilerin iş sözleşmelerinin son ermesi nedeniyle doğacak işçilik alacaklarından,davalı yüklenicinin sorumlu olduğuna dair açık hüküm bulunduğunun kabulü halinde,davalı alt yüklenicilerin hizmet dönemine tekabül eden tutarın tamamının rücu edebileceğine kanaat getirilmesi halinde;
Davalı ... ŞİRKETİ'nin sorumluluk miktarının 17.651,59 TL ve faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olduğu,
Davalı ... ŞİRKETİ'nin sorumluluk miktarının 46.963,55 TL ve faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olduğu,
Davalılar ... ŞİRKETİ ve ... ŞİRKETİ (..... ) sorumluluk miktarının 5.797,97 TL ve faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olduğu,
Davalı ... ŞİRKETİ'nin sorumluluk miktarının 3.865,31 TL ve faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olduğu,
Davalı ... ŞİRKETİ'nin sorumluluk miktarının 15.718,94 TL ve faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olduğu,
Davalı ... ŞİRKETİ'nin sorumluluğunun olmadığı, kanaatine varılmıştır. Sayın Mahkemeniz takdirlerine saygılarımla sunarım." şeklinde ek rapor sunulmuştur.
Mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli ve gerekçeli olduğu görülmüştür.
Taraflar arasında kurulan sözleşmede yapılan yukarıda belirtilen düzenleme uyarınca, davacı taraf, İş Kanunu'ndan kaynaklanan sorumluluğunun gereği olarak, dava dışı işçiye ödemek zorunda kaldığı tazminatların tamamını davalı yüklenicilerden rücuen tahsilini istemekte haklıdır. Taraflar arasında kurulan sözleşme her iki taraf yönünden bağlayıcıdır (..... 'nin, 27/06/2013 tarihli, ..... sayılı ilamı).
Bilindiği üzere, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu olayda da, anılan madde hükmü uyarınca taraflar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl(üst) işveren, davalı (alt) işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar.
Yukarıda belirtilen olgular ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde, dava dışı işçinin eldeki davadaki taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine istinaden davalı şirketler yanında yukarıda belirtilen dönemler içinde çalıştığı, bu çalışması karşılığı davacı tarafça dava dışı işçiye kıdem tazminatı ödendiği, yukarıda belirtilen ...'ın yerleşmiş içtihatları gereğince işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarına dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulünün gerektiği, yukarıda belirtilen olgulara uygun olarak kıdem tazminatı ve ferilerinden işçinin alt işverenlerdeki çalışma dönemlerine isabet eden dönemler dikkate alınarak tüm işverenlerin ayrı ayrı sorumlu olduğu nazara alınarak, yargısal denetime elverişli olarak hazırlanan bilirkişi kök ve ek raporuna mahkememizce itibar edildiği, davacının taleple bağlılık ilkesi gereği istem konusu ettiği ve ödediği tüm bedeli bu esaslara göre davalılardan rücuen tazmini talebinin yerinde olduğu, ödeme tarihi itibarıyla davalının temerrüde düştüğü, taraflar tacir olduğundan bu tarihten itibaren tespit edilen tutara avans faizi yürütülmesi gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
17.651,59 TL'nin davalı ... Şirketinden,
46.963,55 TL'nin davalı ... Şirketinden,
5.797,97 TL'nin davalılar ... Şirketi ve ... Şirketinden müştereken ve müteselsilen,
3.865,31 TL'nin davalı ... Şirketinden,
15.718,94 TL'nin davalı ... Şirketinden, ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Davalı ... Şirketi yönünden alınması gereken 1.205,78 TL harçtan peşin alınan 308,20 TL'nin mahsubu ile bakiye 897,58 TL harcın bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
... Şirketi yönünden alınması gereken 3.208,08 TL harçtan peşin alınan 308,20 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.899,88 TL harcın bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
... Şirketi ve ... Şirketleri yönünden alınması gereken 396,05 TL harçtan peşin alınan 308,20 TL'nin mahsubu ile bakiye 87,85 TL harcın bu davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
... Şirketi yönünden alınması gereken 308,20 TL harç peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
... şirketi yönünden alınması gereken 1.073,76 TL harçtan peşin alınan 308,20 TL'nin mahsubu ile bakiye 765,56 TL harcın bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre belirlenen 3.088,80 TL'sinin davalılardan, 31,20 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 427,60 TL başvuru harcı, 1.541,04 TL peşin harcı olmak üzere toplam 1.968,64 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 4.090,00 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 4.090,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 4.049,10 TL'lik kısmının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair, davacı vekilinin e-duruşma ile yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 15/01/2025
Katip .....
e-imzalı
Hakim .....
e-imzalı