T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/401 Esas
KARAR NO : 2024/735
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/06/2018
KARAR TARİHİ : 22/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından 11.07.2016 tarihinde 70.000,00-TL'nin banka havalesi aracılığıyla davacıya borç olarak verildiğinin, müvekkil tarafından davalıya teminat mahiyetinde vade kısmı boş bırakılıp geri kalan kısımlarının müvekkil tarafından doldurulduğunu, 11.07.2016 düzenleme tarihli senetin tanzim edilerek davalıya verildiğini, davalı tarafından söz konusu senedin ödeme gününü art niyetli olarak 03/08/2017 tarihi olarak düzenleyerek 29/01/2018 tarihinde .... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ancak davacının takibe konulmuş olan bonoların bedellerini banka havalesi vasıtasıyla muhtelif tarihlerde peyder pey ödediğini, banka dekontlarında görüleceği üzere senedin düzenlenme tarihinden itibaren 10 farklı ödemede toplam 80.006,00-TL ödendiğini, davalı tarafından müvekkile 11.08.2016 Tarihinde 18.000,00-TL banka havalesi vasıtasıyla borç olarak gönderilmiş olup fazla ödenen 10.006,00-TL 'lik bedelin söz konusu borca ilişkin olduğunu, ancak davalı tarafın yine art niyetli davranarak bu alacağa ilişkin olarak da ilamsız takip başlattığını ve yapılan itiraz neticesinde takibin durdurulduğunu, hem davacının hem de davalının TSK bünyesinde astsubay olarak görev yapmakta olduğunu, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, davacı tarafından peyder pey ödenmiş olan 70.000,00-TL'lik senedin takip konusu yapılarak tekrar tahsil edilmesinin hakkaniyetle ve hukuk düzeniyle bağdaşmayacağı için işbu davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu, belirterek öncelikle teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, dava konusu alacağın davalı tarafa banka vasıtasıyla ödendiği ve söz konusu senedin bedelsiz kaldığının tespiti ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının kötü niyetli olması sebebiyle yüzde yirmiden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalının yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığını görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı tarafından icra takibine konu edilen bono dolayısıyla bedelsizlik iddiasına dayalı olarak borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraf delilleri toplanmış, .... sayılı takip dosyası celp edilmiş, dosya nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek dava konusu uyuşmazlığa ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmış, sonrasında tesis edilen 15/02/2022 tarih ve .... sayılı karar ile Davanın kabulü ile, .... Esas sayılı takibe konu edilen 11/07/2016 düzenleme tarihli 03/08/2017 ödeme tarihli 70.000,00 TL bedelli bono dolayısıyla davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, İİK'nın 72/5 maddesi uyarınca belirlenen 14.000,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine .... .'nin 15/05/2014 tarih ve .... sayılı ilamı ile; "...Dava konusu bononun nakden kaydı ile düzenlendiği ve bono üzerinde teminat senedi olduğuna dair bir ibare bulunmadığı gibi ayrı bir belge ile teminat senedi olduğunun davacı yanca ispat edilemediği anlaşıldığından mahkemece davalı tarafından banka aracılığıyla gönderilen paranın teminatını teşkil etmek üzere dava konusu bononun düzenlendiğine yönelik varsayımsal kabulün doğru olmadığı, ispat yükünde hataya düşüldüğü ... davacının yemin teklif etme hakkının hatırlatılması suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği ..." gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
Kaldırma ilamı kapsamında davacıya yemin delilinin hatırlatılması üzerine 22/10/2024 tarihli duruşmada hazır bulunan davalı, dava ve takibe konu, keşidecisi davacı olup lehdarı olduğu, 11/07/2016 düzenleme, 03/08/2017 ödeme tarihli ve 70.000,00-TL miktarlı bono bedelinin davacı tarafından tarafına ödenmediğine dair yemin ettiğinden, mevcut hukuki durum karşısında haklılığı kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Alınması gereken 4.781,70 TL harcın peşin alınan 1.195,43-TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.586,27 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 30.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 80,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin ve davalı asilin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.22/10/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.