T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/427 Esas - 2025/19
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2024/427 Esas
KARAR NO : 2025/19
HAKİM :....
KATİP :....
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALILAR : 1- ....
2-....
VEKİLİ : Av.....
DAVA : Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/06/2024
KARAR TARİHİ : 17/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı şirket yetkilisi ... geçmişte ortak olduklarını, Taraflar aralarında bulunan ortaklığı sona erdirdiklerini ve ortaklık üzerindeki taşınır, taşınmaz ve diğer mal ve alacakların paylaşılması hususunda 2 adet sözleşme imzaladıklarını, İşbu imzalanan sözleşmelere istinaden davalıların davacıya ödemesi gereken borçlar ve yerine getirmesi gereken edimler bulunduğunu, davalıların 11/07/2020 tarihli sözleşmenin 8. maddesi gereği iade almış olduğu teminatların yarısını davacıya ödemeleri gerektiğini Söz konusu maddede belirtilen şirketin devam eden ve tamamlanmış projelerinden serbest bırakılan teminatların miktarını bilmediklerini, davalı yan söz konusu sözleşme gereğince iade aldığı teminatların yarısını, iade aldığı tarihi müteakip 1 ay içerisinde davacıya ödemesi gerekirken davalı yan söz konusu teminatları iade aldığını dahi davacıya bildirmediğini ve bu hususu gizlediklerini, Davalı yan açıkça sözleşmedeki edimlerini yerine getirmekten kaçındığını belirterek öncelikle şirketin devam eden ve tamamlanmış projelerinden serbest bırakılan teminatların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden az olmamak kaydıyla ticari temerrüt faizi ile birlikte şimdilik 100,00 TL kısmi alacak olarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle .... esas sayılı dosyası ile işbu huzurdaki dosya aynı sözleşme ve olayları içerdiğini, bu husus dikkate alınıp dava, dava şartı yokluğundan esasa girilmeksizin reddedilmesini talep ettiklerini, Taraflar aralarında 2 adet sözleşme imzalandığını, Ancak ne var ki son yapılan 24/07/2020 tarihli sözleşme ile 11/07/2020 tarihli sözleşme karşılıklı mutabakat ile ilga edilerek düzenlendiğini, Söz konusu sözleşmelerde huzurdaki dava konusu yer aldığı izahtan vareste olduğunu, ancak ne var ki .... esas sayılı dosyasında dava konusu da dahil olmak üzere sözleşmenin tüm ferilerini içeren bir yargılama yapıldığını, hal böyleyken huzurdaki davanın reddi gerektiğini yahut .... esas sayılı dosyasının işbu dosya için bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava adi ortaklıktan kaynaklanmakta olup alacağın tahsiline ilişkindir.
.... yazı cevabında davacının tacir kaydına rastlanmadığı, ... yazı cevabında yine davacının tacir ya da esnaf kaydının olmadığı, ... davalı ...'nın basit usulde vergilendirilmediği gelir vergisi mükellefi olduğuna dair yanıt verildiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-c maddesine göre, görev hususu dava şartlarından olup aynı kanunun 115. maddesine göre dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve gözetilmesi gerekmektedir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK 'nın 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir
Eldeki dava dosyasının incelenmesinde, mahkememizce yapılan araştırmada davacının tacir kaydının olmadığı yine ilgili ... Müdürlüklerinin yazı cevaplarında tarafların gelirinin tacir seviyesinde olduğuna ve bilanço esasına göre ticari defter tuttuğuna dair dair yanıt sunulmadığı, yine taraflar arasındaki sözleşmenin TBK 620 vd. Maddelerinde düzenlenen adi ortaklık sözleşmesi olduğu ve 6102 sayılı TTK'da düzenlenmediği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniye dava dilekçesinin HMK 114/1-c,115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal 2 haftalık sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli.... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
4-Süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına,
Dair davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 17/01/2025
Katip ....
e-imzalı
Hakim....
e-imzalı
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.