T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2024/438 Esas
KARAR NO : 2025/299
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... -
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... -
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Temini Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/06/2024
KARAR TARİHİ : 25/04/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 05/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından ihale edilen hizmet işi kapsamında; davalı bünyesinde istihdam edilen ...'ın emekliye ayrılması üzerine hak ettiği 231.199,29 TL tutarındaki kıdem tazminatı ödemesi ... A.Ş. Tarafından 15.11.2022 tarihinde EFT yolu ile dava dışı 3. kişi işçiye ödendiğini, dava dışı işçi için ödenen toplam tutardan, davalı ... A.Ş.'nin sorumlu olduğu tutar; işçinin Davalı şirket bünyesinde bulunduğu kıdem süresi gereği 20.686,84 TL olduğunu, Bu tutar ile borçlu aleyhine takip başlatıldığını, işbu takibe borçlu tarafından itiraz edildiğini belirterek İcra takibine yönelik borca itirazın iptaline, takibin devamına, İcra takibindeki alacak üzerinden %20' den aşağı olmamak kayıt ve şartı ile İcra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket alt işveren olup üst işveren olan davacı ile ihale usulü Hizmet Alım Sözleşmesi uyarınca çalıştığını, davalı şirket üst işverenin emir ve talimatları ile bağlı olduğunu, Bu bağlamda çalışanlarının işe alımı ve/veya işten çıkışı gibi hususlarda üst işveren tek başına yetkili olup davalı şirket bu talimatları ihale sözleşmesi uyarınca uygulamakla mükellef olduğunu, Her ne kadar davacı, dava dışı işçiye ödenen bedelin tamamını talep etmiş ise de Yargıtay kararları uyarınca davalı şirketin sorumluluğu varsa dahi bu sorumluluk miktarı üst işveren ile yarı yarıya oranında olması gerektiğini, dava dışı işçiler ile yaptığı sözleşmeler ihale şartnamesi doğrultusunda belirli süreli sözleşmeler olduğunu, İhale kapsamında hizmet veren davalı şirketin dava dışı işçilerin sözleşmesine yönelik bir yetkisi bulunmadığını, bu hususta bir sorumluluğunun da olmadığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Mahkememizce nitelikli hesaplar uzmanı bilirkişiden alınan 31.10.2024 tarihli raporda özetle; "Davacı ile davalılar arasında hizmet alımı sözleşmesi imzalandığı, imzalanan sözleşmede “Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin Altıncı Bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunlara aynen uymakla yükümlüdür.” dendiği, ancak atıf yapılan GENEL ŞARTNAMENİN DAVACI TARAFINDAN DOSYAYA SUNULMAMIŞ OLDUĞU, genel şartnamede işçilik alacaklarından yüklenicinin sorumlu olduğu yönünde bir hüküm bulunması halinde davalının kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdığı dönemle orantılı olarak işverene karşı rücuen sorumlu olduğu, OLMASI KOŞULUYLA; DAVALININ SORUMLU OLDUĞU GÜN SAYISINA DÜŞEN TAZMİNAT TUTARININ 18.498,20 TL OLDUĞU, DAVACININ BU TUTARI DAVALIDAN Bununla birlikte davacının takip talebinde davalıdan talep ettiği tutarınsa 20.686,84 TL olduğu" şeklinde görüş bildirmiştir.
Mahkememizce nitelikli hesaplar uzmanı bilirkişiden alınan 08.01.2025 tarihli ek raporda özetle; "Davacı ile davalılar arasında hizmet alımı sözleşmesi imzalandığı, imzalanan sözleşmede “Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin Altıncı Bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunlara aynen uymakla yükümlüdür.” dendiği, atıf yapılan Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin Altıncı Bölümü incelendiğinde, işçilik alacaklarından sadece “ücretler” yönünden sorumluluğun alt olduğuna ya da asıl işverenin sorumlu olmadığına dair bir ifadeye yer verilmediği, Genel şartname sayfa 13) sözleşme ve eklerinde işçilik alacaklarından alt işverenin sorumlu olduğuna dair bir düzenleme bulunmadığından, kök raporun hukuki düzenlemeler kısmında detaylı olarak açıklandığı üzere, davacının ödediği miktarın yarısı oranında (müteselsil sorumluluk ilkesi) rücu hakkına sahip olduğu, Davacı, kök rapora ilişkin itirazında, hesaplamaya esas alınan toplam ödemeye damga vergisi ve KDV kesintisi ödemelerinin eklenmediği yönünde itirazda bulunmuş ise de, dosyaya bu ödemelerin yapıldığına dair dekont sunmadığından, kök raporda sadece icra dosyasına yatan 229.444,49 TL esas alınarak hesaplandığı, dosyada bu ödemelerin yapıldığına dair dekont olmamakla birlikte davacı tarafından bu demelerin de yapılmış olduğu varsayılarak 2 seçenekli bir hesaplama yapıldığı, her iki seçenek arasında sadece 58 TL fark olduğu, MÜTESELSİL SORUMLULUK esasına göre yapılan 2 seçenekli hesaplamaya göre; 1. Seçenek ( Damga vergisi KDV hariç) : 9.249,00 TL 2. Seçenek (Damga vergisi KDV dahil): 9.307,50 TL" şeklinde görüş bildirmiştir.
Mahkememizce nitelikli hesaplar uzmanı bilirkişiden alınan 06.03.2025 tarihli 2. ek raporda özetle; "Seçenek: 229.444,49 TL üzerinden yapılan hesaplama (İŞÇİNİN HESABINA YATA! NET TUTAR) Davalının sorumlu olduğu gün sayısına (820 GÜN) düşen tazminat: - 20.525,00 TL Seçenek: 231.199,29 TL üzerinden yapılan hesaplama ( BRÜT TUTAR ) valının sorumlu olduğu gün sayısına (820 GÜN) düşen tazminat: - 20.679,00 TL Takip talebi tutarı: 20.686,84 TL" şeklinde görüş bildirmiştir.
Dava hizmet temini sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline yöneliktir.
.... Esas sayılı takip dosyasında, davacı tarafından davalı aleyhine dava dışı yüklenici işçisi ... için ödenen kıdem tazminatı ödemesinin rücusu amacıyla 20.668,84 TL asıl alacak üzerinden ilamsız takip yapıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine durduğu anlaşılmıştır.
...'ndan dava dışı yüklenici işçisi ...'ın hizmet döküm cetveli celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
Taraflar arasında 18/01/2019 tarihli, ... İki Yıl Süreli 234 Kişi İle Temizlik Yardımcı Hizmetler ve Yardımcı Teknik Hizmetler Hizmeti Alımına Ait Sözleşme, 29/01/2021 tarihli 2 Ay Süreli Temizlik Personeli, Yardımcı Hizmetler Personeli ve Yardımcı Teknik Personeli Hizmet Alımına Dair Sözleşme akdedildiği, Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin sözleşmelerin eki olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafından zamanaşımı definde bulunulmuş ise de; zamanaşımı süresini düzenleyen ayrık bir hüküm de bulunmadığından, TBK'nın zamanaşımı ile ilgili genel hükmü olan 146. maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanması gerektiğinden (Emsal: .... 'nin 20/02/2017 tarih ve .... sayılı ilamı), dava ve ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı da dolmadığından zamanaşımı definin kabulüne olanak bulunmamış ve yargılamaya devam olunmuştur.
....tarafından verilen benzer kararda davalıların kıdem tazminatı alacağı ile ilgili kural olarak kendi dönemi ile sınırlı bulunduğu ve ihbar tazminatından son işverenin sorumlu olduğu davalıların kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin sorumluluğunun buna göre belirlenmesi gerektiğine değinilmiştir. (Bkz. .... sayılı ve 11/03/2019 tarihli ilamı)
22 Şubat 2019 tarihli 30694 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan, 7166 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 11'inci maddesi ile 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 112 nci maddesine beşinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
Bahse konu maddeye göre “4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere, 11/9/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11/9/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilmez.” denilmektedir. Madde hükmü, ...... sayılı 19/09/2019 tarihli verilen kararı ile iptal edilmiş ve karar 15/09/2019 tarihli ve 30919 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olduğundan eldeki davaya uygulanma imkanı kalmamıştır.
Tüm dosya kapsamının bir bütün halinde incelendiğinde; eldeki davada davacı tarafından dava dışı yüklenici işçisine ödenen ...'a ödenen kıdem tazminatının rücuen tahsilinin talep edildiği, taraflar arasında hizmet temini sözleşmelerinin olduğu, dava dışı yüklenici işçisinin davalıda 01/02/2019-31/04/2021 tarihleri arasında çalıştığı, yine davacı tarafından yüklenici işçisine 15/11/2022 tarihinde 229.444,49 TL ödeme yapıldığı anlaşıldığından, ödenen kıdem tazminatından davalının işçiyi çalıştırdığı dönem ile orantılı olarak sorumluğunun olduğu tabidir. Buna göre hükme esas, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, alacak likit olmakla davacı lehine inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile , .... Esas sayılı takip dosyasında davalı itirazının 20.525,00 TL üzerinden iptali ile alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faizi uygulanmasına,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine
3-4.105,00 TL inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Alınması gereken 1.402,07 TL harçtan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 974,47 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davanın kabul red oranına göre 3.571,92 TL'sinin davalıdan, 28,08 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç, olmak üzere toplam 855,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 265,00 TL tebligat ve müzekkere gideri 3.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.765,00 TL masrafın davanın kabulü ret oranına göre 3.735,64 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 20.525,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olmakla ret olunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 161,84 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
10-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
11-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 25/04/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.