T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/493 Esas
KARAR NO : 2025/161
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVALI : 1- ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : 2- ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 26/11/2022
KARAR TARİHİ : 11/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ..., Ltd. Şti.'nin müvekkili kooperatifin ... Mahallesinde bulunan inşaatın yapım işlerini üstlenen müteahhidi, diğer davalının ise müteahhit ile olan sözleşme kapsamında bir takım yapım işlerini üstlenen taşeron olarak çalışmakta iken davalılar çalışanı ... isimli işçi 20/07/2018 tarihinde maruz kaldığı bir iş kazası sonucunda hayatını kaybettiğini, ... tarafından ölen işçinin hak sahiplerine tahsis olunan gelirin peşin değeri ve diğer alacaklarının tahsili için ... Esas sayılı dosyasında taraflar aleyhine açılan tazminat davasında yaptırılan kusur incelemesi uyarınca olayın meydana gelmesinde müvekkili kooperatifin % 10 ... ... Ltd. Şirketinin % 40, davalı ... ...'er'in ise % 25 oranında kusurlu olduğunun tespit edilerek 31/03/2022 tarih ve ... sayılı ilamı ile davalılar aleyhine hüküm tesis edilmiş olduğunu, mahkeme tarafından müvekkili koop. Ve davalılar aleyhine hükmolunan alacakların müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş olup karar gereğinin ifası için taraflar aleyhine ... Esas sayılı takip dosyası başlatılması ve takibin kesinleşmesine rağmen davalılar tarafından dosyaya herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalıların kusurlarına isabet eden tutardaki alacaklarının tahsili ile bu oranda davalıların taşınır, taşınmaz malları ile 3. Kişilerideki hak ve alacaklarına tedbir konulması için iş bu davayı açma zarureti doğduğunu, tarafların adına kayıtlı araç trafik kayıtları ile taşınmaz tapu kayıtlarına ve 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarına sorumlu oldukları oranlarda duruşma ve tebligat yapılmaksızın ve teminat aranmaksızın ihtiyati tedbir konulmasını, fazlaya ait dava ve talep hakları ile olabilecek fazla ödemeden kaynaklı artışları talep haklarının saklı kalmak kaydıyla, müvekkili kooperatifin ... takip sayılı dosyaya yaptığı banka mektubu ödemesi nedeniyle tarafların kesinleşen kusur oranları nazara alınarak davalılardan tahsilini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP: Davalı . ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan iş bu davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, rücuen tazminat davalarında da hükmedilen tazminatın kendi payından fazla kısmını ödeyen kişi, fazla ödediği miktar için ortak borca sahip olduğu diğer kişilere karşı geri ödeme talebinde bulunma hakkına sahip olur. Tazminatın kendi payına düşmüş olanından daha fazlasını ödeyen birey, bahsedilen fazla miktarda ödemesi için, öbür müteselsil yükümlülere karşı rücu hakkına sahiptir ve zarar görenin haklarına halef olduğunu, fakat her ne kadar durum böyle ise ve rücuen alacak davası açılabilmesi için diğer borçlu tarafından bir ödeme yapılmış olması gerekmekte ise de, yukarıda da izah edildiği üzere davacı borçlu tarafından ödenmiş herhangi bir borç bulunmamakta olduğunu, ... E. Sayılı dosyası incelendiğinde görülecektir ki davacı taraf, dosya borcunu ödemediği gibi, kesinlikle somut olay ile hiçbir alakası olmayan bir teminat mektubu sunduğunu, izah edildiği gibi, davacı tarafından sunulmuş olan teminat mektubu usulen uygun bir mektup olsa dahi, nakde dönüştürülüp borcun ödenmesi gibi bir durum söz konusu olmadığı için davacının işbu rücuen alacak davasını açamayacağı açık olup, söz konusu davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından ... E. Sayılı icra dosyasına yapılan herhangi bir ödeme olmadığını, icra dosyasında alacaklı konumda olan ... tarafından da ne davacıya ne de diğer borçlular aleyhine herhangi bir icrai işlem yapılmamış/ davacının herhangi bir zararı doğmamış olduğunu, muhtemel zararın rücuen tazminat talebine konu olamayacağının açık olduğunu, icra dosyasına davacı tarafından sunulan 30/09/2022 tarihli Halkbank'a ait teminat mektubu kabul edilmemiş ve yeni teminat mektubu sunulacağına dair gerekçe ile alacaklı vekili tarafından 06/01/2023 tarihinde icra müdürlüğünden teslim alınmış olduğunu, dolayısıyla teminat mektubu gerekçesi ile dahi davacının herhangi bir zararı doğmamış olduğunu, icra dosyası incelendiğinde müvekkilinin hukuki konumu ve karşılaştığı icra tehlikesi ne boyutta ise davacının karşılaştığı icrai tehlike de aynı boyutta olduğunu, bir başka değişle; alacaklı ... tarafından müşterek/müteselsil sorumluluk nedeniyle borcun tamamının müvekkilimden ya da diğer davalı ... inşaattan tahsil edilme ihtimali dahi devam etmekte olduğunu, anılan sebeplerle davacı tarafından icra dosyasına ödeme yapılmaksızın rücuen tahsil talebi ile dava açılmasında hukuki yarar olmadığından bahisle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı iş sahibine ait işin yapımı sırasında meydana gelen iş kazası nedeniyle iş mahkemesi tarafından hükmolunan tazminatın davalı yüklenici ile taşerondan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce davaya dayanak ... Esas sayılı dava, ... sayılı takip dosyası celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
17/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...dosya kapsamında davacı tarafından ödeme belgelerinin sunulmadığı, ... davacının teminat mektubu sunulduğunu beyan ettiği, ancak icra dosyası kapsamında teminat mektubunun nakte çevrilmediği, tam tersine alacaklı vekilinin haricen tahsil beyanı yaptığı görülmekle davacının teminat mektubunun bozdurulmadığı..." yönünde kanaat bildirilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 115. maddesi, "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." hükmünü haizdir.
6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 7155 sayılı kanunla 6325 sayılı HUAK’a eklenen 18/A maddesi 2. fıkrası uyarınca arabuluculuk son tutanak aslının yahut arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olup 6235 Sayılı HUAK’nın 18/A-2 bendi, “Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.” hükmünü haizdir. Bu hüküm uyarınca “herhangi bir işlem yapılmadan” tabirinden kasıt arabulucuya başvuru için taraflara süre verilmeyeceği, başka hiçbir usuli işlem yapılmadan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğidir. Bu nedenle, yasanın çok açık hükmü karşısında zorunlu arabuluculukta arabulucuya başvuruya ilişkin dava şartı davadan önce gerçekleştirilmek zorunda olup HMK’nın 115/2. maddesi kapsamında tamamlanabilir bir dava şartı olarak görülmemiştir (... sayılı ilamı, ... .'nin 21/09/2023 tarih ve ... sayılı ilamı).
Somut olayda; yapılan tacir araştırmasından davalı ...'in tacir sıfatını haiz olmadığı görülmekle beraber davalı .... San. Tic. Ltd. Şti.'nin tacir sıfatını haiz olduğuna tereddüt bulunmamaktadır. Eldeki dava 26/11/2022 tarihinde açılmış olup ... Mahkemesi'nin 26/11/2024 tarih ve ... sayılı görevsizlik kararı üzerinde 17/07/2024 tarihinde mahkememize tevzi edilmiş ve ... Esas numarasını almıştır. Davacı tarafından ise 10/03/2025 tarihli dilekçe ekinde 05/03/2025 tarihli arabuluculuk son tutanağının sunulduğu görülmüştür. Mevcut hukuki durum karşısında, eldeki nispi ticari davada davanın asliye hukuk mahkemesinde açıldığı, asliye hukuk mahkemesinin görevsizlik kararından sonra davacı tarafından arabulucuya başvurulduğu, dava tarihinin davanın asliye hukuk mahkemesinde açıldığı tarih olduğu, davacı tarafından, 6325 sayılı Kanun'un 18/A, 2 fıkrasına göre dava açılmadan önce, arabulucuya başvurulmadığının sabit olduğu görülmekle davalı ... . San. Tic. Ltd. Şti. yönünden HMK'nın 114. ve 115. madde hükümleri gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir (... sayılı ilamı).
HMK'nın 114/1.h hükmü gereğince de hukuki yarar dava şartlarından olup bu hüküm anlamında hukuki yarardan maksat, davacının sübjektif hakkına hukuki koruma sağlanması hususunda mahkemeye başvurmasında hali hazırda hukuken korunmaya değer bir yararının bulunmasıdır. Bir başka ifadeyle, davacı hakkına kavuşmak için, hali hazırda mahkeme kararına muhtaç bir konumda değilse onun hukuki yararının bulunduğundan söz etmek mümkün değildir (... ).
Somut olayda davacı, ... Esas sayılı dosyasından verilen hüküm nedeniyle müvekkili aleyhine... sayılı icra takibinin başlatıldığını, bu dosyada da müvekkilinin muhtemel haciz ve muhafaza işlemlerini önlemek amacıyla 800.000,00-TL bir miktarlı teminat mektubu sunduğunu, karara karşı müvekkili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmamış olması nedeniyle teminat mektubunun paraya çevrilebileceğini belirterek icra takip dosya bakiyesi olan 798.865,83-TL'den davalıların kusurlarına denk gelen miktarın tahsili amacıyla eldeki davanın ikame edildiği görülmüştür. Dolayısıyla iddianın ileri sürülüş şekli ile mahkememizce toplanan delillerden dava tarihi itibariyle dava dilekçesinde bahsedilen teminat mektubunun paraya çevrilmediği, davacı tarafından yapılan bir ödemenin olmadığı, diğer bir ifadeyle dava tarihi itibariyle davacının uğradığı bir maddi zararın bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından icra dosyasına sunulan teminat mektubunun paraya çevrilebileceği düşüncesiyle henüz mamelekinde bir eksilmenin olmadığı aşamada, dava tarihi itibariyle rücuen tazminat talebinde bulunmasında hukuki yararının bulunmadığı açıktır. Hal böyle olunca, en başta davanın ikamesinde hukuki yarar dava şartı yok iken davacının 11/02/2025 tarihli duruşmadaki davalı tarafından davadan sonra payına düşen kısmın ödendiğine dair beyanının da eldeki dava bakımından sonuca etkisi bulunmamaktadır. Böylece, davalı ... yönünden davanın HMK 114/1.h ve 115/2 maddeleri uyarınca hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... . San. Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın 6102 sayılı TTK 5/A-1 maddesi ile 6325 sayılı yasanın 18/A-2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan HMK 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine,
2-Davalı ... yönünden davanın HMK 114/1.h ve 115/2 maddeleri uyarınca hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine,
3-Alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 11.823,62-TL harçtan mahsubu ile bakiye 11.208,22-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davalı ... İnş. ... Ltd. Şti. kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli AAÜT'nin 3/2. maddesi gereğince 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... İnş. ... Ltd. Şti.'ye verilmesine,
6-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli AAÜT'nin 3/2. maddesi gereğince 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalılar tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
11/03/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.