T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/509 Esas - 2025/666
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2024/509 Esas
KARAR NO : 2025/666
HAKİM : .......
KATİP : .......
DAVACI : .......
VEKİLİ : Av. .......
DAVALI :.......
VEKİLİ : Av. .......
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/07/2024
KARAR TARİHİ : 26/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından davacı aleyhine ....... esas sayılı dosyası ile 22.11.2022 düzenlenme tarihli ve 22.04.2023 ödeme tarihli 230.000,00 TL meblağlı bononun tahsili amacıyla kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığını, Ancak davacının davalı tarafa böyle bir borcu bulunmadığını, davacının davalı taraftan banka kanalı ile 178.000.00 TL borç aldığını, bu tutarın davacıya ait ....... Şubesinde mevcut ....... IBAN numaralı hesabına gönderildiğini, davacının ise davalı tarafa ait ... IBAN ....... nolu hesabından 24.08.2022 tarihinde 99'950.00 TL, Davalıya ait ... nolu Iban hesabına, 24.08.2022 tarihinde 200.00 TL, 27.08.2022 tarihinde 500.00 TL, 21.09.2022 tarihinde 18'000.00 TL, 27.09.2022 tarihinde 200.00 T, 28.09.2022 tarihinde 200.00 TL, 16.10.2022 tarihinde 2'500.00 TL, 21.10.2022 tarihinde 28'000.00 TL, 21.11.2022 tarihinde 29'000.00 TL, 23.11.2022 tarihinde 500.00 TL, 01.12.2022 tarihinde 500.00 TL, 10.12.2022 tarihinde 2'500.00 TL, 21.12.2022 tarihinde 32'500.00 TL, 31.12.2022 tarihinde 200.00 TL, 31.12.2022 tarihinde 200.00 TL, 03.03.2023 tarihinde 40'000.00 TL, 09.03.2023 tarihinde 1'500.00 TL, 22.03.2023 tarihinde 500.00 TL, 22.03.2023 tarihinde 500.00 TL, 19.04.2023 tarihinde 5'000.00 TL, 26.04.2023 tarihinde 500.00 TL, 04.05.2023 tarihinde 5'000.00 TL, 10.06.2023 tarihinde 500.00 TL, 13.07.2023 tarihinde 2'000.00 TL Davalıya ait .......nolu Iban hesabına 25.01.2023 tarihinde 1'000.00 TL ve 10.02.2023 tarihinde 1'500.00 TL olmak üzere toplam 274'950.00 TL para gönderildiğini, Davalı taraf kendi alacağını garantilemek için davacıdan ayrıca bono aldığını, davalının takibi kesinleştirerek davacı maaşına haciz konulduğunu belirterek davacının....... esas sayılı dosyasından ve takibe konu edilen senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, Öncelikle teminatsız, aksi takdirde teminat karşılığında ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına, ayrıca icra veznesindeki paranın ve bundan sonra gelecek tüm paraların alacaklıya ödenmesinin engellenmesine, İcra dosyası kapsamında maaştan kesinti yapılarak ödenen miktarlar yönünden istirdat talep ve dava haklarının saklı tutulmasına, davalı tarafın takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı yana usulüne uygun çıkartılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Mahkememizce grafolog bilirkişiden alınan 11.03.2025 tarihli raporda özetle: "Tetkike konu borçlusu ..., alacaklısı ... ....... olarak düzenlenmiş 22.11.2022 düzenleme tarihli, 22.04.2023 ödeme tarihli rakamla değer gösteren bölümünde 4230 BİN”, yazıyla değer gösteren bölümünde “İKİYÜZOTUZBİN” yazıları bulunan senet üzerinde ... adına atılı bulunan borçlu imzalarının, ... elinden çıktığı kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirmiştir.
Dava takipten sonra açılan ve kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkindir.
....... Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından davacı aleyhine 230.000,00 TL asıl alacak, ve 17.921,10 TL ferileri olmak üzere toplamda 247.921,19 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapıldığı, takibe dayanak bononun 22/11/2022 tanzim, 22/04/2023 vade tarihli lehtarı davalı ... ..., keşidecisinin davacı ..., keşide tarihinin 22/11/2022, vadesinin ise 22/04/2023 olduğu, senedin nakten kaydını içerdiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde; eldeki davada davacı tarafından takibe konu kambiyo senedinin üzerindeki imzanın öncelikle inkar edildiği, aksi durumda ise takibe konu kambiyo senedinin davacı tarafından ödendiği iddiasına dayanılmakla menfi tespit talebinde bulunulmuştur. Senet üzerindeki imzanın inkar edilmesi nedeniyle davacı asıl mahkememizce isticvap edilerek imza örnekleri alınmış ve senet aslı üzerinde toplanan imza örnekleri ile birlikte grafolog bilirkişi vasıtasıyla inceleme yapılmış olup rapor sonucunda senet üzerindeki imzanın davacıya ait olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafından terditli olarak senet bedelinin davalıya ödendiği savunulmuştur. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu, senedin varlığını kabul etmekle birlikte bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. (.......) Buna göre davacının ödeme iddiasına dayanak olarak gösterdiği dekont açıklamalarında açıkça takibe dayanak senetten bahsedilmediği, davacı tarafından delil listesinde dayanılan yemin deliline de dayanılmayacağı açıklandığı ve ödeme iddiası da yasal deliller ile kanıtlanamadığından davanın reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 4.233,88 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.618,48 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .......tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 39.667,38 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair e-duruşma sistemi üzerinden davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile....... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 26/09/2025
Katip .......
e-imzalı
Hakim .......
e-imzalı
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.