T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/514 Esas
KARAR NO : 2025/375
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ....
Av. ... -....
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/02/2017
KARAR TARİHİ : 21/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20.06.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince davacı şirketin borcunu ifa etmesine karşın davalı şirketin borcunu ifa etmediğini, ödemede bulunmadığını, sözleşme gereğince davacı tarafından düzenlenen 29.05.2014 tarih, 29.500,00 TL bedelli faturanın ödenmemesi neticesinde davacı tarafından başlatılan icra takibine itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, sözleşme gereğinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmiş olduğunu ileri sürüp itirazın iptaline, davalıya %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını, işi yarım bırakarak gittiğini, sözleşme ile taahhüt ettiği işlerin bir kısmını hiç yapmadığını, önemli bir kısmını da eksik ya da ayıplı yaptığını, faturanın kesildiği 29.05.2014 tarihinden sonra davacı şirkete 60.700,00 TL ödeme yapıldığını, davacıya toplamda 167.850,00 TL ödendiğini, davacının alacağının kalmadığını bildirip davanın reddini savunmuştur.
GEREKÇE:
Dava, 6098 sayılı TBK'nın 470 v.d.m. gereğince eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağınına tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine vâki haksız itirazın iptali ile icra-inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkememizin .... sayılı ilamı ile davanın REDDİNE ilişkin olarak verilen kararın davacı vekilince istinafı üzerine;
.... Dairesi'nin 12/06/2024 tarih, .... sayılı ilamı ile; "Mahkemece davacı yüklenicinin yaptığı işler ve bedelinin tespiti ile davacı şirket yetkilisi isticvap edilerek, yapıldığı anlaşılan ödemeler ve imzasız olup mahkemece hükümde ödeme kabul edilen ödemeler yönünden davalıya davacı tarafa yemin teklif etme hakkı olduğu da hatırlatılarak, yapılan ödemelerin tespit edilerek sonucuna göre göre ve yine dava açılırken icra takibinde asıl alacakla birlikte işlemiş faiz yönünden de itirazının iptalinin talep edildiği, icra takibinde asıl alacağın 29.500,00-TL işlemiş faizin 5.557,32-TL olduğu, dava konusu olayda ise harcın sadece asıl alacak üzerinden yatırıldığı hususu dikkate alınarak davacının faiz talebi olup olmadığının sorulması, faiz talebinin bulunduğunun bildirilmesi halinde borç ikmali yapılarak yargılamaya devam edilmesi gerektiği" gerekçesiyle Mahkememiz kararının kaldırıldığı ve yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı görülmüştür.
Taraflar arasındaki sipariş sözleşmesi, .... E.sayılı dosyası, tarafların ticari defterleri incelenmiş, ödeme kayıtları, ... kayıtları, müzekkere cevapları, istinafın kaldırma kararından sonra yeni bir bilirkişi heyetinden aldırılan kök ve ek bilirkişi raporları dosya arasına alınmış, davalıya davacı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış, davalı davacıya yemin teklif etmeyeceğini bildirmiş, davacı taraf işlemiş faize yönelik eksik harcı yatırmıştır.
.... Esas sayılı dosyasında; Davacı tarafından davalı aleyhine 01.07.2016 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde; 29.500,00 TL fatura bedeli ve 5.557,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 35.057,32 TL istendiği, dayanak olarak 29.05.2014 tarihli faturanın gösterildiği, ödeme emrinin davalıya 28.10.2016'da tebliğ edildiği, davalının 03.11.2016'da borca ve ferilerine itiraz ettiği, davacının eldeki davayı yasal süresi içinde açtığı görülmüştür.
İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
...'ın kaldırma kararından sonra harç ikmali yapılmış, şirket yetkilileri isticvap edilmiş, davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış, davalı vekili 05/12/2022 tarihli beyan dilekçesinde imzasız ödeme belgeleri ile ilgili davacıya yemin teklif etmeyeceklerini bildirmiştir.
Kaldırma Kararı doğrultusunda yeni bir heyet oluşturularak bilirkişi kök ve ek raporu aldırılmıştır.
Mahkememizce Görevlendirilen SMMM Bilirkişisi ..., Nitelikli Hesaplama Uzmanı Bilirkişisi ... ve İnşaat Mühendisi Bilirkişisi ...'tan aldırılan 04.02.2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "Yukarıda ilgili bölümlerde izah edildiği üzere,
1-Davanın itirazın iptali davası olduğu, davacının .... sayılı dosyası ile takip yaptığı, 29.500,00 TL Fatura alacağı, 5.557,32 TL işlemiş yasal faizini talep ettiği,
2-Yukarıda yer verilen Bölge Adliye Mahkemesinin kararları bu raporda benimsenerek, davalının işin tamamlanmasından sonra davacıya eksik iş bildirimine ilişkin ihtar ya da tespit yaptırılmadığı, davalının eksik işe ilişkin iddiasının bu nedenle kabul edilmediği, ancak ... kararı doğrultusunda davacının eksik iş olarak yapmadığı kabul edilen 22 ve 25 numaralı iş bedeli 10.350,00 TL'nin de mahsubunun talep edilebileceği,
3-Yine davalının ayıplı iş iddiasına ilişkin olarak, bir bildiriminin bulunmadığı, işi ayıplı olarak kabul ettiği, ancak gizli ayıplara ilişkin yapılan incelemeler neticesinde, davalının gizli ayıp olarak kabul edilen ayıplar nedeni ile 4.650,00 TL'nın mahsubunu talep edebileceği,
4-Davacının ödemelerin 158.250,00 TL'nı kabul ettiği raporda benimsenmiş, bu çerçevede, davacının yukarıda detayları verildiği üzere 50.950,00 TL alacağının bulunduğu
5- Takdiri Sayın Mahkemeye bırakmak açısından, davalının ödeme iddiasının 167.850,00 TL olduğunun kabul edilmesi halinde ise yukarıda ayrıntıları verildiği üzere, davacının 41.350,00 TL alacağının bulunduğu
6-Ancak davacının icra dosyasındaki talebinin 29.500,00 TL olduğu, taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde bu miktarı talep edebileceği,
7-Davacının icra dosyasında kanuni faiz talep ettiği, taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde aşamalı kanuni faiz talep edebileceği, tespit ve hesaplandığı." bildirilmiştir.
Mahkememizce Görevlendirilen SMMM Bilirkişisi ..., Nitelikli Hesaplama Uzmanı Bilirkişisi ... ve İnşaat Mühendisi Bilirkişisi ...'tan aldırılan 24.03.2025 tarihli bilirkişi ek raporundan özetle;
"Davacının rapora itirazının olmadığı, davalının itirazlarının da ne dosya kapsamı ne de Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına uygun olmadığı tespit edilmiş olup, davalının itirazları raporu değiştirecek mahiyette bulunmadığı." bildirilmiştir.
Eser sözleşmesi; yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 470; mülga BK m. 355). Eser sözleşmesinde yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğun belirlenmesinde benzer alandaki işleri yüklenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranış esas alınır. Yüklenici kararlaştırılan eseri aksine bir düzenleme yoksa kendisi veya kendi yönetimi altında başka bir kişiye yaptırabilir (TBK m. 473). Yüklenici, sözleşmede kararlaştırılan sürede işe başlamak ve bitirmek zorundadır. Yüklenici, eserdeki açık ve gizli ayıplardan dolayı iş sahibine karşı sorumludur (TBK m. 474). Sözleşmede kararlaştırılan niteliklerin veya dürüstlük kuralları gereğince bulunması gereken lüzumlu vasıfların eserde bulunmaması ayıp olarak nitelendirilir. Açık ayıp, eserin iş sahibine teslim anında kolaylıkla görülebilen ve fark edilebilen ayıplardır. Buna karşılık gizli ayıp, eserin tesliminden sonra ve kullanım sırasında ortaya çıkan ayıplardır. İş sahibi, eseri teslim alır almaz işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmesi ve varsa ayıpları yükleniciye bildirmekle yükümlüdür. Önemle ifade etmek gerekir ki, eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın, işsahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple işsahibine yüklenebilecek olursa işsahibi, eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz. (TBK m. 476)
TTK 23-1/c maddesine göre "malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir, açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmek ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içerisinde satıcıya ihbarla yükümlüdür, diğer durumlarda TBK 223. maddesinin 2. fıkrası uygulanır. TBK 223. maddesine göre, alıcı devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz gözden geçirmek ve satılandan satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse bunu uygun bir süre içerisinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul etmiş sayılır.
Eser sözleşmelerinde işin tamamlanarak teslim edildiğinin ispatının yüklenicide, iş bedelinin ödendiğinin ispatının ise iş sahibinde olduğu, bu nedenle faturanın tek başına işin yapıldığını yahut teslim olgusunun gerçekleştiğinin kanıtlamaya yeterli olmadığı, yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için eser sözleşme ve ekleri ile fen ve tekniğine uygun olarak tamamlayıp iş sahibine teslim ettiğini ayrıca kanıtlaması gerektiği bilinmektedir. Taraflar arasında sözleşme ilişkisi olması ve devamı süresince karine; sözleşmede kararlaştırılan işlerin yüklenici tarafından yapıldığının kabulü yönünde olup, aksinin iddia tarafından yasal delillerle ispatı zorunludur.
Bu bilgiler ve toplanan deliller ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; Taraflar arasında götürü bedel eser sözleşmesi bulunduğu, dosya kapsamında, davalı işverenin eksik işe ilişkin olarak bir ihtar ya da tespiti bulunmadığı, aradan geçen süre içerisinde, davalının eksik işe ilişkin bir ihtar ya da tespitinin bulunmaması karşısında, davalının eksik iş iddiasının kabul edilemeyeceği, bu çerçevede sadece davacı tarafından yapılmadığı kabul edilen 22 ve 25 nolu kalemlere ilişkin belirlenecek bedelin toplam sözleşme bedelinden mahsup edilerek, bunun dışında davalının eksik iş iddiasının kabul edilmediği, ayıba ilişkin olarak da ikili ayrıma gidilmiş, açık ayıpta davalının sözleşmenin üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen, ayıbın ihbarının yapılmadığı dikkate alınarak, davalının açık ayıp savunmasına itibar edilmemiş, gizli ayıp olarak kabul edilen ayıp bedellerinin indirilmesi yönünde kanaate varıldığı, götürü usüldeki sözleşmelerde, sözleşme bedelinin bir bütün olarak kabul edilerek, yapılan işlerin bütün işlerdeki oranlaması bulunmuş, bu oranlama doğrultusunda da hesaplama yapılmış, KDV dahil iş bedeli 224.200,00 TL kabul edilerek davacının ödemelerinin 158.250,00 TL'sını kabul ettiği benimsenmiş, (224.200,00 TL iş bedeli - 158.250,00 TL ödeme toplamı) 65.950,00 TL davacının alacağının kaldığı, gizli ayıplı kabul edilen 4.650,00 TLnın mahsubu ile (65.950,00 TL-4.650,00 TL gizli ayıplı imalat bedeliz) 61.300,00 TL, davacının kabulünde olan eksik iş bedeli 10.350,00 TL'nın da mahsubu ile (61.300,00 TL- 10.350,00 TL-) 50.950,00 TL alacağının bulunduğu hesaplanmıştır. davalının ödeme iddiasının 167.850,00 TL olduğunu ileri sürmüş ise de; imzasız ödemelere ilişkin davacı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış, davalı davacıya bu konuda yemin teklif etmediğinden ödenen bedel ile ilgili ispatlanamayan beyanına itibar edilmemiştir. Davacının icra takibindeki alacağı 29.500,00 TL olup, taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde bu miktarı talep edebileceği sonucuna ulaşılmıştır. Diğer taraftan davacının, faturaya ilişkin olarak davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin bir delil sunmadığı da görülmüştür. Bilindiği üzere, faturaların sadece defter ve kayıtlarda yer almasının yetmediği, aynı zamanda, davalının temerrüde düşürülmesi gerektiğinden davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Bu sebeplerle, davacı tarafın hesaplanan alacak kalemleri yönünden ve takip miktarı itibariyle icra takibi yapmakta haklı olduğu, bu suretle davanın kısmen kabulüne, alacak likit olduğundan kabul edilen alacak yönünden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
2-.... Esas sayılı dosyasında davalının yaptığı itirazın asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına,
3-Faize ilişkin talebin reddine,
4-5.900,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 70,39-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 29.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 5.557,32-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından (yapılan yatırılan harçtan/harçlardan iadesine karar verilen kısım düşüldükten sonra kalan); 615,40 TL Harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
9-Davacı tarafından yapılan; 19.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 545,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 19.545,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 3.909,00-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
10- Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair taraf vekillerinin e duruşma ile yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 21/05/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı