T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/545 Esas - 2025/536
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2024/545 Esas
KARAR NO : 2025/536
DAVA : Haksız rekabetin men'i, tazminat
DAVA TARİHİ : 11.09.2019
KARAR TARİHİ : 10/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Haksız rekabetin men'i, tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketlerde yıllarca üst düzey görev yapan davalılar genel koordinatör ..., proje müdürü ..., dış ticaret müdürü ...'nun 04.09.2013 tarihinde aynı gün birlikte iş yerinden ayrılarak 3 ortaklı davalı ... Ltd.Şti'ni kurduklarını, davalı şirketin iştigal konusunun davacı şirketlere aynı olduğunu, davalı şirketin kurucularının davacı şirketlerde üst düzey yönetici olarak şirketin bütün veri tabanına hakim olmakla birlikte davacı şirketlere ait müşteri, tedarikçi, fiyat bilgileri, dokümanlar, yazışmalar ve özellikle makine projeleri ile çeşitli teklif mektupları ve posta bilgileri bulunmakta olan zimmetlenmiş notebooklarıda yedinde götürdüklerini, talebe rağmen teslim etmediklerini, ..... D.iş dosyası ile yapılan tespitte şirket veri bilgilerinin teslimden önce 23.11.2013'de silindiği, böylece içeriğinin boşaltılmış olduğunun anlaşıldığını, davalı şirket kurucularının ellerinde bulundurdukları davacının makine ihracatı yaptığı müşterileri ile şirketin tanınmışlığından yararlanarak kendi şirketleri hesabına bağlantılar kurduklarını ve ttk 55. maddesindeki haksız rekabet hallerini bir çok kere ihlal ettiklerini, aynı yöntemle yurt dışında bulunan davalı müşterileri ile bağlantı kurarak ihracatlar gerçekleştirildiğinin istihbar olunduğunu, ayrıca davalı şirketin davacılar bünyesinde çalışmakta olan bir kısmı rekabet yasağı sözleşmeleri imzalanmış bulunan yetişmiş elamanları aldatıcı vaatlere işten ayırıp kendi bünyesinde çalıştırmaya başladığını, bu kişilerin davacı şirkete karşı sır saklama borcu ve haksız rekabet yapmama taahhütnamesi imzalamış olduklarını, yaydıkları asılsız haberlerle şirketlerin yurtdışında iş yaptığı firmalar gözünde kötüleyerek haksız rekabet faaliyetlerini yürüttüklerini, davalı rakip şirketin ticari ahlaka ve dürüstlük kuralına aykırı kasti faaliyetlerinden davacı şirketlerin ticari yönden zarara uğramasının amaçlandığını belirterek haksız rekabetin tespitine, haksız rekabetin men'ine, davalı şirketin ticaret sicilinden terkinine, haksız rekabet nedeniyle TTK 56 (d) maddesi maddesi uyarıca şirketin uğradığı zarar ve ziyanların tazmini ve TTK 56 (e-son) maddesi uyarınca haksız rekabet sonucunda davalıların elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığı olarak şimdilik 300.00,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, haksız rekabet nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesin, TTK 59 maddesi uyarınca hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin 24.09.2013 tarihinde tescil edilerek kurulduğunu, davalıların davacılara karşı ne kanundan doğan ne de sözleşmesel rekabet etmeme yükümlülüğü bulunmadığını, davacıların iddia ettiği haksız rekabet hallerinin varlığı bir an olsun kabul edilse dahi bu yasağın tarafının sadece davalı şirket olacağını, şirket ortaklarının husumet ve taraf sıfatının bulunmadığını, davalıların davacı şirketlerden kendi istek ve arzuları ile ayrılmadıklarını, davacı ... End. A.Ş'nin .... Noterliğinin 09.09.2013 tarihli ..... ve ..... sayılı fesih bildirim ihtarnameleri ile şirketten aynı günde çıkarıldıklarını, haksız feshe ilişkin davalılar tarafından ..... esas sayılı davaları ile görülmeye devam ettiğini, davalıların ödenmesi gereken prim ve diğer işçilik alacakları çeşitli bahanelerle uzunca süre ödenmediğinden haksız baskı ve mobbing uygulamaları sonucu görevlerini yapamaz hale getirildiklerini, davalıların yıllıdır çalıştıkları sektör dışında başka bir iş yapmasının beklenmesinin hayatın olağan akışına ve M.K. 2 maddesindeki iyi niyet kurullarına aykırı olduğunu, davalılar izinde iken iş akitlerinin fes edilmesi sonucu zilliyetliklerinde bulunan notebookların davacı şirket yetkilisine teslim edilmek istenildiğini, fakat kendisinin elden teslim almaktan imtina ettiğini, bu yönde davacıya dahi ihtarname keşide edildiğini, ...'e ait bilgisayarın .....D.iş kararı ile bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacıya teslim edildiğini, ... için ..... D.iş ve ... için ..... D.iş dosyaları ile başvuruda bulunulduğunu, talebin açılacak bir dava ile çözülebileceğinin bahisle reddedildiğini, davacı beyanlarının kötü niyetli olduğunu, davacılarında da davalı şirketinde müşteri olacak şirketlere doğrudan teklifte bulunmalarının söz konusu olmadığını, davalının yurtdışında iş yaptığı 6 şirketten sadece 1 tanesinin aynı zamanda davacı şirketlerinde müşterisi olduğunu, teklif mektuplarının forması şekli vs ticari sır olmadığını, davacı tarafın kötülemeye ve karalamaya yönelik iddialarını ispat etmesi gerektiğini, davacıların ne davalıların haksız rekabetine ne de zararlarını ispatlayamadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA; Birleşen ..... esas sayılı dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket kurucuları olan diğer davacıların geçmişte davalı şirketler nezdinde çalıştıklarını ancak davalı ... End. A.Ş'nin 09.09.2013 tarihli fesih bildirim ihtarnameleri ile aynı gün işten çıkarıldıklarını, iş sözleşmesi haksız feshedilen davacılar tarafından işçilik alacakları için davalı şirket aleyhine dava açıldığını, davacıların ve ... Makinaların başarılarından hoşnut olmayan davalı şirketler tarafından hukuka aykırı ve mesnetsiz iddialara dayanılarak savcılık şikayetleri yapılmaya başlanıldığını, müşterilere dürüstlük kuralına aykırı karalayıcı mesajlar atıldığını, davalı ... Makinenin yetkilisi olan davalı ... ve ...'nin haksız rekabet teşkil eden fiillerini ...'ın kendisine ait telefon hattından davalı şirketin müşteri çevresine asılsız iddia ve ithamlar içeren mesajlar gönderdiğini, bu mesajlar ile şirket ortaklarının müşterilere karşı kötülemekte davacı ile iş yapan firmaların fetö'den soruşturma geçirileceğini belirterek müşterileri kendilerine yönlendirmeye çalıştıklarını, bu şekilde davacının zor duruma sokulduğunu, her gidilen yurtdışı fuarında davacıların potansiyel alıcıların bu hususların gerçek olup olmadığı gibi sorulara maruz kaldığını, çoğu firmanın doğruları bilmediğinden davacılar ile çalışmak istemediğini, davalılardan ...'ın davacı ... Makinanın yetkilisi ... hakkında işlemediğini bildiği halde fetö üyesi olmak suçundan yaptığı asılsız şikayeti müşterilere sanki yargılanıyormuş gibi lanse ettiğini, yapılan asılsız ihbar üzerine ..... soruşturma dosyası ile davacı hakkında soruşturma başlatıldığını ve neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini bu kararın kesinleştiğini, ... Makinanın internet sitesi ile geçirilerek ... hakkında karalama niteliği taşıya paylaşımlarda bulunulduğunu, davalıların haksız rekabet niteliğindeki eylemleri nedeniyle şikayette bulunulduğunu, soruşturmanın ..... soruşturma dosyası ile devam ettiğini belirterek TTK 56/1-a kapsamında davalıların fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, TTK 56/1-b kapsamında haksız rekabetin men'ine, haksız rekabet nedeniyle davacıların uğradığı zararın tazminatı amacıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP: Birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, davacı ... firmasının kurucu ortakları olan diğer davacıların davalı ... firmasında en alt kademeden işi öğrenerek şirketin en üst düzey çalışanları olarak her birinin yaklaşık 10-15 yıl çalışan üst düzey yöneticileri olduğunu, tümünün 04.09.2013 tarihinde işten ayrıldığını, davacıların işten ayrılırken bir çoğu özel gizlilik taşıyan makine parça ve yazılımları ile tüm çizimleri şirkete ait tüm projeleri, tüm müşteri bilgileri yazışmalar teklifler, sözleşmeler olmak üzere ... firmasına ait hemen tüm bilgileri yanlarında götürdüklerini, üst düzey tüm yöneticileri aynı gün iş yerini terk etmesiyle davalı firmanın işlerini yürütemez hale geldiğini, kısa sürede borca batık hale geldiğini, ..... esas sayılı kararı çerçevesinde iflasın ertelenmesine karar verildiğini ve şirkete kayyum atandığını, ... firmasının 24.09.2013 tarihinde kurulduğunu, davacıların davalı şirketten ayrılmalarının ardından bu sefer birer ikişer davalı firmada yetişmiş çeşitli kademelerdeki personelleri kendi firmalarında çalışmaya ikna ederek davalı şirketten ayrılmalarını sağladıklarını toplam 24 donanımlı personeli davalı firmadan ayrılarak davacıların kurduğu ... firmasında çalışmaya başladığını, haksız rekabet iddiasında bulunan davacıların hali hazırda davalı firmaya karşı haksız rekabet eylemi gerçekleştirdiğini ve halen bu haksız eylemin devam ettiğini, talebin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacıların yarattığı hukuksuzluktan menfaat temin etmeye çalıştıklarını iddia edelin eylem ve yazışmaların ticari nitelikte haksız rekabet doğrucu bir eylem olarak sonuç doğurmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraf delilleri toplanmış, davacı ve davalı şirketin sicil dosya örneği ..... temin edilmiş, .....'den davalı şirket çalışanlarının hizmet cetvelleri, ..... 'den davacı ... Mak. Ltd.Şti' çalışanlarına ilişkin hizmet cetvelleri, ..... esas, ..... esas, .....esas sayılı dosya örnekleri, ..... D.iş, ..... D.iş, ..... D.iş sayılı dosya örnekleri getirtilmiş, bildirilen davalı tanığı duruşmada dinlenilmiş, davacı vekilinin verilen kesin süre içerisinde tanık listesini sunmadığı ve tanık dinletme talebine davalı yanın muvafakat etmediği anlaşılmakla tanık dinletme talebinin reddine karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ile tarafların ticari defter kayıt ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, asıl dava yönünden mali müşavir inşaat mühendisi makine mühendisi ve hukuk fakültesi öğretim üyesi bilirkişiler tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen kök ve ek raporlarda özetle; "davalılar ..., ... ve ...'nun 02.10.2013 tarihine kadar davacı şirketlerde genel koordinatör, proje müdürü ve dış ticaret müdürü olarak sigortalı çalıştığı, 24.09.2013 tarihinde tescil edilen davalı şirketin kurucu ortaklarının bu davalılar olduğu, 05.03.2014 tarihinde kurucu ortakların hisselerinin %10'unun davacı şirkette tedarik zinciri müdürü olarak görev yapan ...'ya devrettiğini, ... firmasını ürün yelpazesi ile davacı firmanın ürünlerinin büyük ölçüde örtüştüğü davacı tarafından ürünlerin korunması ile ilgili alınmış herhangi bir faydalı model ve patent gibi belgelerin sunulmadığı, davacının benzer olduğunu iddia ettiği makinaların büyük ölçüde anonim hale gelmiş ürünler olduğu, davacının kendisi tarafından üretilen değirmen, seperatör ve kuru karışım mikseri için geometrik benzerliklerin bulunduğunu beyan ettiği, davalı firmanın bu durumun dava dışı ... firması ürünleri ile kendi ürünleri arasında söz konusu olduğunu iddia ettiği, kimin kimden hangi makinayı kopyaladığı konusunda değerlendirme yapmanın mümkün olmadığını, davalıların uzun yıllar çalıştıkları ve üst düzey konumlarda bulundukları davacı şirketlere ait müşteri listesini eski işverenden izin almadan ticari faaliyetlerinde kullanmaları haksız rekabet olarak kabul edilebileceği, D.iş tespit dosyasına göre davalılardan ... tarafından davacı şirkete ait notebook 'un şirketten ayrılırken yanında götürülmesi ve bu cihaz içindeki bilgilerin silinerek teslim edilmiş olmasının adı geçen davalının eyleminin hukuka uygun olmadığını gösterdiğini, zira kişinin şahsi verilerini silme hakkına sahipse de işverene ait bilgileri silme hakkına veya bir örneğini alma hakkına sahip olmadığını, benzer şekilde diğer davalılar ... ve ...'nun şirketten ayrılırken kullanımlarına verilen notebookları da yanlarında götürmüş olmaları ve şirkete iade etmemiş olmalarının da benzer sonuçlara yol açtığını, ... firmasına ait wep sayfası ve davalı ...'na ait olduğu beyan edilen facebook sayfasında yer alan resim arka planında isimleri bulunan şirketlerin davacıların çok eskiden beri müşterisi olduğu, ve buna ilişkin çeşitli fatura örneklerine atıf yapıldığının görüldüğü, bu iki belgenin de davalıların davacılarla aynı müşteri çevresine yönelik faaliyet yürüttüğünü gösterdiğini, davacı şirketler ile davalılar arasındaki iş ilişkisinde bir rekabet yasağı anlaşması bulunmasa bile, davalıların, işyerinden ayrıldıktan iki hafta sonra bir şirket kurmak suretiyle eski işverenin müşterileriyle iş ilişkisine girmeleri haksız rekabet olarak Nitelendirilebileceğini, nitekim davalılar davacı şirketlerde uzun süre ve üst yönetici konumunda görev yapmışlar ve müşterilerle ilişkileri yürütmüş kişiler olduğunu, davacı şirkette çalışan 18 ayrı çalışanın 2014 döneminde davacı şirketten ayrıldıktan sonra davalı şirkette sigortalı olarak işe başladıklarının tespit edildiği, mail yazışmaları ile de desteklenen çok sayıda benzer iddianın varlığı, davalıların davacı şirketlerin müşterileri ile kendi şirketlerini kurduktan sonra da ilişki kurdukları ve kısa süre sonra referans listesine adlarını yazdığı hususu da göz önüne alındığında davacıların müşteri listesinin kullanıldığı ve davalıların kurmuş oldukları ... isimli şirket üzerinden bu müşterilerle ticari ilişkiye girmiş olmasının haksız rekabet olarak nitelendirilmesi mümkün olduğu, 7 ayrı firmanın davacılar ile davalı defterlerinde alıcılar hesaplarında yer alan ortak müşteriler olduğu, davalı gerçek kişilerin davalı tüzel kişiyi kurarak onun üzerinden haksız rekabet eylemlerini birlikte gerçekleştirmiş olduklarından ortaya çıkan zarardan tüzel kişi ile birlikte müteselsilen sorumlu oldukları, davacı şirketler yönünden değerlendirildiğinde dava tarihine kadar 7 adet firmaya düzenlenen faturalarla davalı tarafça elde edilen gelirin 6.019.652,96 TL olduğu, sektörün kar marjının %25 olarak değerlendirildiği, davalı tarafça elde edilen karın 1.504.913,24 TL olduğu" ifade edilmiştir.
Yargılama safahatında davacılardan ... Tic. San A.Ş hakkında ..... sayılı 06.11.2019 tarihli kararı ile şirketin iflasına karar verildiği, davacı şirketin iflas tasfiyesinin .....sayılı iflas dosyasında yürütülmekte olduğu anlaşılmıştır.
Davacı ..... Tic. San A.Ş tarafından açılan davanın İİK 194 maddesi gereğince ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar durduğu ve bu kapsamda ikinci alacaklılar toplantısının beklenilmesi gerektiği anlaşılmakla yargılama usullerinin farklılığı da gözetilerek 04.11.2021 tarihli duruşmada bu davacı yönünden açılan davanın tefrikine karar verilerek mahkememizin ..... esasına kaydedilmiştir.
Birleşen ..... esas sayılı dosyasında mahkemece taraf delillerin toplandığı, ..... nolu soruşturma dosyası örneğinin celb olunduğu görülmüş soruşturma dosyasının tetkikinde müştekinin ... şüphelilerin ... ve ... olduğu, sesli yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret iftira ve tehdit suçlarına ilişkin şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmış, uyap sisteminden temin edilmiş ..... esas sayılı dosya örneğinin tetkikinde sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne yardım etmek suçundan beraatine karar verilmiş olduğu, şüpheli ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu adına kovuşturma yapılmasının yer olmadığına karar verildiği görülmüş, mahkemece davacı tanıkları dinlenilmiş, tüm dosya kapsamı üzerinde bilirkişi incelemesi yapılamasına karar verilerek rekabet uzmanı mali müşavir ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiler tarafından düzenlenen kök ve ek raporda özetle; "gerek davacı gerek davalının faaliyet alanlarının üretilen yada pazarlanan ürünlerin karşılaştırılması durumunda her iki şirketin sunulan hizmet ve ürün gamlarında ve coğrafya itibariyle birbirlerinin rakibi durumunda olduğunun görüldüğü, davalı ... A.Ş., yöneticileri ve çalışanlarının 2019 yılı içerisinde olduğu anlaşılan sadece belirli bir rakibi (davacı ... Ltd. Şti.yi) hedef alarak onun müşteriler nezdindeki sahip olduğu itibara zarar verebilecek çeşitli eylemlerde bulunduklarını, bunun yanında davalıların bir kısım eylemlerinde de olduğu gibi üçüncü kişilerin erişimine açık bir şekilde yapılan paylaşımlarda rakip bir teşebbüsün kendisinin, çalışanlarının, iş yaptırdığı kişilerin, internet sayfasının veya ürünlerinin kötülenmesi, onunla kıyaslamalar yapılması haksız rekabet davranışı olarak değerlendirilebilecek eylemler olduğunu, davalıların paylaşımlarında bir rakip firma olan ... Makina açık bir şekilde hedef alındığını, söz konusu paylaşımların davacının sektördeki ve müşteriler nezdindeki itibarını bozacak, rakip teşebbüslerle rekabet edebilirliğinde engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı etkiler doğuracak, onu rekabette geri bırakacak nitelikte fiiller olduğunu, bu çerçevede doğruluğu bağımsız üçüncü kişiler tarafından objektif bir şekilde tespit edilmemiş vakaların mutlak hakikatmiş gibi rakip teşebbüsün müşterilerine ve kamuoyuna ifşa edilmesi, hedef alınan şirkete zarar verebilecek, onu rekabette dezavantajlı duruma düşürebilecek bir eylem olarak değerlendirildiği, bu nedenle dava konusu eylemlerin haksız rekabet olarak adlandırılmasının mümkün olduğu, dava konusu eylemlerin Şubat 2019 tarihinden itibaren başladığının anlaşıldığı, davacı şirketin 2019 yılındaki net satışlarındaki düşüşün çok değişik nedenleri olabileceği, normal koşullar altında davacı şirketin 2018 yılından 2019 yılına geçerken net satışlarının 4010 artması ve davacı şirketin 2019 yılındaki net satışlarındaki düşüşün %30 oranında dava konusu olay nedeniyle gerçekleştiği varsayımı altında davacı şirketin talep edebileceği maddi tazminat tutarının 301.342,25 TL olarak hesaplandığı" ifade edilmiştir.
..... esas sayılı davanın işbu dava ile birleştirilmesine dair verilen kararın ..... sayılı 29.04.2022 tarihli ilamı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi üzerine mahkememize gönderilen birleşen davada davalı ..... Tic. San A.Ş'ne yönelik davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Birleşen davada TTK'nun 60. maddesi kapsamında 1 ve 3 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolmadığı anlaşılmakla birleşen davada davalı yanın zamanaşımı def'i yerinde görülmemiştir.
Asıl ve birleşen dava yönünden taraf şirketlerin defter kayıt ve belgeleri incelenerek ve tarafların ek rapora beyan ve itirazları değerlendirilmek suretiyle her iki davada rapor tanzim eden bilirkişiler tarafından bütünlük oluşturacak şekilde tek heyet halinde rapor tanzim edilmek üzere dosya kül halinde bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişi heyetince düzenlenen 24.05.2023 tarihli ek raporda özetle; "Asıl dava dosyasında bilirkişilerin kök raporda ve 4 ayrı ek raporda yapmış oldukları değerlendirmeleri bu kez birleşen dava bilirkişileri tarafından da aynen benimsendiği ve davalıların TTK m. 54vd. uyarınca haksız rekabet eylemlerini birlikte gerçekleştirdikleri konusunda görüş birliğine varıldığı, davalı gerçek kişilerin davalı tüzel kişiyi kurarak birlikte davacı şirket aleyhine haksız rekabet eylemlerini gerçekleştirdikleri ve zarara uğramasına yol açtıkları ve bu zarardan müteselsilen sorumlu oldukları konusunda önceki kök rapor ve ek raporlardaki tespitlerin tekrarı ile yetindikleri, davalı gerçek kişilerin mesaj veya telefon aracılığıyla davacı gerçek kişiler ve ortağı ve çalışanı oldukları tüzel kişi aleyhine haksız rekabet eylemlerinde bulundukları açık olmakla birlikte haksız rekabete dayalı tazminat talebinin kabul edilebilmesi için davacıların zarar görmüş olması ve bu zarar ile haksız rekabet oluşturan fiil arasında uygun illiyet bağının bulunması da gerektiği, dosya içerisinde davacı gerçek kişilerin uğradığı maddi zarara/zarar miktarına ilişkin bir beyan ve delil bulunmadığı, davacı gerçek kişilerin uğradığı iddia olunan maddi zarar somutlaştırılamadığından davalı gerçek kişilerin fiilleriyle zarar arasında uygun illiyet bağının bulunup bulunmadığının da tespit edilemediği, davacı tüzel kişinin uğradığı iddia olunan zararın da tespiti eldeki verilere göre mümkün olmadığı, her ne kadar önceki bilirkişi heyetince davacı şirketin 2017-2019 yılları arasındaki ciro farklılıkları üzerinden varsayımsal bir hesap yapmış ve bir rakam ortaya konmuşsa da, zararın somut olarak tespit edilmesi ve uygun illiyet bağının varlığı ortaya konmadan varsayıma dayalı bir tazminat hesabının mümkün olmadığı, birleşen dava açısından zarar ve uygun illiyet bağı ispat olunamadığından bir tazminat hesabı yapılmasının da mümkün olmadığı, asıl davada ... End.A.Ş yönünden davanın tefrik edildiği dikkate alınarak davacı ... Ltd.Şti'nin talep edebileceği tazminat tutarının 1.083.387,00 TL olarak hesaplandığı, bu maddi zarardan davacı ... Mak. Ltd.Şti'ne karşı davalıların müteselsilen sorumlu oldukları" ifade edilmiştir.
Asıl davada davacı .... San Tic. Ltd.Şti 05.07.2022 tarihli ıslah dilekçesinde dava açılırken herhangi bir oran bildirilmediğinden davanın değerinin her bir davacı yönünden eşit şekilde açıldığının kabulü gerektiği, bu durumda eldeki davanın davacı yönünden müddeabihinin 150.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminat olarak kabul edilmesi ve davacının maddi zararınına ilişkin 150.000,00 TL'nin ıslah yolu ile artırılarak 1.083.387,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talebinde bulunularak artırılan dava değerine ilişkin peşin harcın ikmal edildiği anlaşılmıştır.
Birleşen davada her bir davacı yönünden maddi ve manevi tazminat tutarlarının ayrıştırılmasına ilişkin birleşen davada davacılar vekilinin 19.12.2023 tarihli dilekçelerinde 26.12.2019 tarihli yazılı beyanlarında sehven tarafların ters yazıldığı belirtilerek .... San. Tic. Ltd. Şti. için 2.000 TL maddi tazminat ve 20.000 TL manevi tazminat ... için 2.000 TL maddi tazminat ve 20.000 TL manevi tazminat, ... için 2.000 TL maddi tazminat ve 20.000 TL manevi tazminat, ... için 2.000 TL maddi tazminat ve 20.000 TL manevi tazminat, ... için 2.000 TL maddi tazminat ve 20.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminat ve toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edildiği beyan edilmiştir.
Asıl ve birleşen dava haksız rekabetin tespiti-men'i ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nun haksız rekabete ilişkin amaç ve ilke başlıklı 54. maddesinde "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar başlıklı 55. maddesinde "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:
a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle;
1. Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek,
2. Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek,
...
d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur."
Hukuki sorumluluklar başlıklı 55. maddesinde "1)Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;
a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,
b) Haksız rekabetin men’ini,
c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,
d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,
e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini,
isteyebilir. Davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir.
" düzenlemesi bulunmaktadır.
TTK'nun 54. maddesinde rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırı olduğu belirtilerek genel ilke ortaya konulmuş 55. maddede ise dürüstlük kuralına aykırı davranış ve ticari uygulamalara ilişkin haksız rekabet hallerinin başlıcaları bentler halinde gösterilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 56/1-d maddesi uyarınca haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse, haksız rekabette bulunan kişinin kusuru bulunmak şartıyla zarar ve ziyanının tazminini isteyebilir. Aynı hükmün 1. bendinin son cümlesinde ise, davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkimin, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebileceği hüküm altına alınmıştır.
Asıl davada; davalı şirketin ticari ahlak ve dürüstlük kuralına aykırı olarak davacı şirketin eski çalışanları olan davalı kurucuları aracılığı ile ele geçirilen teklif proje plan gibi iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak üretim ve iş sırlarını davacı aleyhine kullanmak daha düşük fiyatla müşterilere teklif verip aldatıcı hareket ve ticari dürüstlük kurallarına aykırı davranmak, bir kısım davacı şirket çalışanlarının işten ayrılmasını sağlayarak davalı şirkette işe almak suretiyle davalıların haksız rekabette bulunduğu iddia edilmiştir.
Dosya kapsamı uyarınca davacı şirkette genel koordinatör, proje müdürü ve dış ticaret müdürü olarak çalışan davalı gerçek kişilerin aynı gün davacı şirketten ayrılarak aynı faaliyet alanında olmak üzere davalı ... Ltd.Şti'ni kurduklarını bir süre sonra davacı şirketin tedarik zinciri müdürü olan ...'nın da davacı şirketten ayrılarak davalı şirkette pay sahibi olduğu, davacı şirketin kimi çalışanının bu şirketten ayrıldıktan sonra davalı şirkette sigortalı olarak işe başladıkları hususları dosya kapsamı ile sabittir.
Davacının, davalı tarafça üretilenlerle benzer olduğunu iddia ettiği bir kısım makinaların büyük ölçüde anonim hale gelmiş ürünler olduğu bilirkişilerce tespit edilmekle, ürünlerin benzerliği haksız rekabet iddiasının ispatına yeterli olmadığından TTK 55/1-c maddesi kapsamında haksız rekabetin oluşmadığı yine davalı tarafından bir kısım davacı işçilerini iş sözleşmelerini feshe yönlendirerek kendisi ile sözleşme yapmaya ikna etmek suretiyle TTK54/2 veya 55/1-b maddesi anlamında haksız rekabette bulunulduğu iddia edilmişse de davacı şirket çalışanlarının davalı şirkete geçmesi başlı başına haksız rekabet teşkil etmediğinden bu yöndeki iddianın haksız rekabete esas alınamayacağı anlaşılmış ise de davalı şirketin kurucu ortakları olan diğer davalıların uzun yıllar üst düzey konumda davacı şirkette çalıştıktan sonra aynı gün işten ayrıldıkları ve davacı şirkete ait notebookları beraberlerinde götürdükleri bu suretle davacı şirkete ait müşteri listesini ticari faaliyetlerinde kullandıkları , davalı şirketin web sayfasında yer alan resmin arka planında bulunan şirketlerin davacı yanın çok eskiden beri müşterisi olduğu ve buna ilişkin çeşitli fatura örneklerine atıf yapıldığı tespit edilmekle davalıların, davacılarla aynı müşteri çevresine yönelik faaliyet yürüttükleri ve davacıların müşteri listesi kullanılarak gerçek kişi davalıların kurduğu davacı şirket üzerinden bu müşterilerle ticari ilişkiye girmek suretiyle TTK 55/1-d maddesi kapsamında haksız rekabette bulundukları anlaşılmış olup 7 ayrı firmanın davacılar ile davalı defterlerinde alıcılar hesaplarında yer alan ortak müşteriler olduğu bilirkişilerce tespit edilmiş olmakla davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeniyle davacı yönünden davalıların dava tarihi itibariyle elde ettiği menfaat karşılığı net karına ilişkin maddi zarar 1.083.387,00 TL olarak hesaplanmış, mahkememizce de bu tutar dosya kapsamına uygun bulunmuştur.
6102 sayılı TTK'nun 56. maddesi haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri iktisadi menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimseye TBK nun 58. maddesinde öngörülen şartlar mevcut ise manevi tazminat talep hakkını tanımış bulunmaktadır. İlgili yasal düzenleme gereğince, hakimin haksız rekabet eylemi dolayısıyla manevi tazminata hükmedebilmesi için davacının iktisadi menfaati yönünden zararın veya tehlikenin ve davalının kusurunun olması yeterlidir.
İlke olarak saygınlık, onur, sır çevresi gibi manevi nitelikteki kişisel değerlerle, mesleki ve ekonomik kişisel değerlere gerçek kişiler gibi tüzel kişilerin de sahip olduğu söylenilebilir. Tüzel kişilerin kişisel değerler üzerindeki kişilik haklarının korunması gerekmekte olup tüzel kişinin ekonomik faaliyetini yürütürken kazandığı saygınlık, onun kişisel değerleri içinde yer alır. Ekonomik itibar da tüzel kişinin şeref ve haysiyetinin bir görüntüsüdür. Tüzel kişinin kişilik haklarından olan onur ve saygınlığı onun korunan değerlerinin başında gelir.
Tüzel kişilerin ticari sırlarının elde edilerek kullanılmasıyla ve ticari itibarının sarsılmasıyla manevi zarara uğramaları halinde manevi tazminata hükmedilebilecektir. Yani manevi zararın bulunması yeterli olup, bu zararın somut olarak ispatlanması söz konusu olmadığından asıl davaya ilişkin somut uyuşmazlıkta davacıya ait ticari sır niteliğindeki müşteri listesini dürüstlük kuralına aykırı olarak kullanmak suretiyle ticari kazancını azaltmaya yönelik davalıların eylemleri nedeniyle olayın özellikleri dikkate alınarak manevi zarara uğrayan davacı şirket yararına haksız rekabetin niteliği ve hakkaniyet gereği 25.000 TL manevi tazminat hüküm altına alınmıştır.
Asıl davada, davacı yanın davalı şirketin sicil kaydının terkini talebi uyuşmazlığın niteliği gereğince yerinde görülmemiştir.
Birleşen davada; davacı .....Ltd.Şti. ve şirket ortakları davacılar tarafından, davalı şirket yetkilisi ve ortaklarının, davacı müşterilerine, asılsız iddia ve mesajlarla davacıları ve ürünlerini kötüleyerek yanlış ve yanıltıcı bilgilerle iş yapılmasından caydırılmak istendiği ve davacı yetkilisi hakkında asılsız şikayette bulunmak suretiyle haksız rekabette bulundukları iddia edilmiştir.
Birleşen davada; davalıların, davacı şirketin müşterilerine gönderilen cep telefonu iletileri ve üçüncü kişilerin erişimine açık bir şekilde sosyal medya paylaşımları ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren davacı şirket ve çalışanları ile ürünlerine yönelik kötüleyici ve yanıltıcı açıklamalarda bulunmak suretiyle davacının rekabet edebilirliğine yönelik eylemlerinin TTK 55/1-a-1 ve 55/1-a-2 maddeleri kapsamında haksız rekabet niteliğinde olduğu anlaşılmakla birleşen davada yerinde görülen davalıların haksız rekabetinin tespiti ile men'i talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Asıl ve birleşen dava yönünden tanzim edilen bilirkişi heyeti ek raporunda, birleşen davada davalıların haksız rekabeti nedeniyle davacıların uğradığı zararının somutlaştırılmadığı, zararın ve uygun illiyet bağının kanıtlanamadığı ifade edilmiştir. Haksız rekabetin varlığı halinde, haksız rekabete uğrayan kimsenin iktisadi menfaatinin muhtemel zarar görme tehlikesine maruz kalması nedeniyle dahi maddi zarara uğradığının kabulü ile şayet, uğranılan maddi zararın miktarı zarara uğrayan tarafından tam olarak ispat edilemiyorsa, TBK'nun 50. maddesi uyarınca zararın miktarının hakkaniyete uygun olarak belirlenmesi düşünülebilecek ise de birleşen dava tarihinden daha önce açılmış olan ve daha önceki tarihli eylemlere dayanan asıl davada davalıların haksız rekabet niteliğindeki eylemleri sabit görülerek asıl davada davacı yararına davalıların elde ettiği menfaat karşılığı net karına ilişkin uğranılan maddi zararın tazminine karar verilmiş olmakla birleşen davada davacıların asıl davada sabit olan haksız rekabetleri nedeniyle birleşen dava kapsamında maddi tazminat taleplerinin TMK 2. maddesindeki dürüstlük kuralına uygun düşmediği sonuç ve kanaatine varıldığından birleşen davada davacıların maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminata ilişkin yukarıda izah edilen genel ilkeler çerçevesinde birleşen davada davalıların, birleşen davada davacı şirket, davacı şirket ortakları ve şirket ürünleri hakkında mesaj ve üçüncü kişilerin erişimine açık sosyal medya paylaşımları ile yanıltıcı ve kötüleyici açıklamalarda bulunarak suretiyle kişisel değerleri zarar gören birleşen davada davacılar yararına haksız rekabet eyleminin niteliği, işleniş şekli nazara alınarak takdiren her bir davacı için 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine dair verilen kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine ..... sayılı 10.06.2024 tarihli kararında "... mahkemece birleşen davada hangi davalı eyleminin hangi davacıya yönelik olduğu, hangi fiilin haksız rekabet yarattığı, haksız rekabet yarattığı düşünülen eylemlerin kimler arasında olduğu, haksız rekabet olduğuna kanaat edilen eylemlerin içeriğindeki ifadeler ve sunulan delillerin niteliği belirlenmemiştir. Bu durumda mahkemece bu hususların açıklığa kavuşturulması ve mahkemeyi bu yöne sevk eden delillerin tartışılması ve sonucuna göre denetlenebilir bir hüküm kurulması gerekmektedir.
Diğer yandan mahkemece, birleşen davada davalıların, davacıları ve ürünlerini müşterileri nezdinde mesaj ve paylaşımlarla kötülemek ve yanıltıcı açıklamalarda bulunarak rekabet edebilirliğine yönelik fiillerinin TTK 55/1-a-1 ve 55/1-a-2 maddeleri kapsamında haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespitine ve haksız rekabetin men'ine karar verildikten sonra, birleşen davada davacıların maddi tazminat talebinin TMK'nın 2. maddesi reddine karar verilmiş, sonrasında manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak mahkemece verilen bu karar kabule göre de yerinde olmamıştır. Zira her iki dava birbirinden bağımsız olduğu gibi dosyalar kapsamında dava konusu yapılan eylemler de birbirinden farklı bulunmaktadır. Mahkemece birleşen dava tarihinden daha önce açılmış olan ve daha önceki tarihli eylemlere dayanan asıl davada, davalıların haksız rekabet niteliğindeki eylemleri sabit görülerek, asıl davada davacı yararına, davalıların elde ettiği menfaat karşılığı net karına ilişkin uğranılan maddi zararın tazminine karar verilmiş olmasına rağmen, birleşen davada davacıların, bu kez asıl davada sabit olan haksız rekabetleri nedeniyle birleşen dava kapsamında maddi tazminat taleplerinin TMK 2. maddesindeki dürüstlük kuralına uygun düşmediği sonucuna varılması, birleşen davanın konusunun birleşen davada davalıların, asıl davadan sonra gerçekleştirdikleri farklı eylemlere ilişkin olduğu için asıl davadan ayrı değerlendirilmesi gerektiğinden, hukuka uygun görülmemiştir. " gerekçesi ile tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile mahkememizce verilen kararın kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
..... ilamı kapsamında birleşen davada davacılar vekiline haksız rekabet yaratıldığı iddia edilen birleşen davada hangi davalı eyleminin hangi davacıya yönelik olduğu, kimler arasıda gerçekleştiği hususunda açıklayıcı beyanda bulunmak üzere süre verilmiş, birleşen davada davacılar vekili tarafından 25.11.2024 tarihli yazılı beyanda bulunulmuş, bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen 02.05.2025 tarihli ek raporda " esas dava açısından herhangi bir yeni bilgi belge veya karar söz konusu olmadığından önceki raporumuzda yeralan değerlendirmelerimize ekleyecek bir husus bulunmadığı, davalıların haksız rekabet nedeniyle ve dava tarihi itibariyle 1.083.387,00 TL maddi zararın tamamından müteselsilen sorumlu oldukları, birleşen davada davacılar vekilinin beyanında, dosyanın tefrikinden önce ..... E. sayılı dosyada davalı olarak görünen ... İnş. Ltd. Şti. ve ..., ... ve ... hakkında haksız rekabet ile ilgili iddialar tekrar edilmiş olmakla birlikte işbu dosyada, adı geçen şirket ve gerçek kişiler davalı olmadığı için bunların beyanlarının bu dosya açısından doğrudan bir haksız rekabet yaratmasının mümkün olmadığı, kaldı ki anılan kişilerin .....E. sayılı dosyada, birleşen dava davalısı olarak kalmaya devam ettikleri, birleşen dava davacıları vekilinin beyanının ara kararda yer alan talebi karşılamamış olması, yani birleşen dava davacılarının davalı müflis şirketin veya çalışanlarının haksız rekabet oluşturan beyan ve eylemleri sebebiyle ne kadar zarar gördüğünün ve beyan veya eylem ile zarar arasındaki illiyet bağının ortaya konulmamış olması sebebiyle önceki raporumuzdan farklı bir şey söylemenin mümkün olmadığı," ifade edilmiştir.
Birleşen davaya ilişkin dava dilekçesi ve ekinde sunulan deliller, birleşen davada davalı tanığı ...'ın duruşmada verdiği yeminli beyanları ve tüm dosya kapsamı uyarınca; birleşen davada davalı ... cep telefonu mesajı ile ... ortakları ... ile ... hakkında terör örgütü üyeliğinden yargılandıkları ve yurtdışı yasağı konulduğu, ... şirketini fethullah terör örgütünün kurdurduğu şeklinde mesaj gönderdiği, şirketin müşterisi olduğu anlaşılan ...'ın ..... tutulan tutanak içeriğinde daha önce iş yaptığı ... Makina çalışanı ...'nin kendisini arayıp ... Makinayı dava ettikleri, yakında kapatılacağı, zaten ... Makinadaki şirket ortaklarının birbirinden para çaldıkları şeklinde söylemlerde bulunduğunu ve bir başka tarihte de cep telefonuna şirketin web sitesinin hacklendiği ve şirket ortaları arasında hakaret ve iftira içeriği mesajların bulunduğu sayfayı kendisine gönderip altına gördüğün üzere şirket ortakları birbirine girdi birbirlerinden para çalıyorlar şirket yakında bitecek şeklinde yazarak ... şirketi ile olan işbirliğini bozmaya ve şirketi karalamaya çalıştığını beyan ettiği, birleşen davada davacı tanığı ...'ın beyanında davalı ...'ın telefonuna yolladığı mesaj içeriğinde ... ve ...'in fetöcü olduğu, bunlarla iş yapanın sorgulandığı, onlarla iş yapıyorsa kendine dikkat etmesi gerektiği şeklinde telefon mesajı gönderildiği anlaşılmakla birleşen davada ..., ... ve ... San ve Tic. Ltd. Şti tarafından birleşen davada davacılar ..., ... ve ... ve Tic. Ltd. Şti'yi müşterilerine gönderilen cep telefonu mesajları ve telefon görüşmesi ile kötüleyici ve yanıltıcı açıklamalarda bulunmak suretiyle TTK 55/1-a-1 maddesi kapsamında rekabet edebilirliklerine yönelik eylemlerinin haksız rekabet niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir.
TTK 55/1-a-1 maddesine dayalı haksız rekabet türünde konunun mağdur veya onun ticari işletmesi yada buna dahil değerler muhatabın ise mağdurun müşterileri olduğu, olaylar/olgular hakkındaki her türlü kötüleyici nitelikteki yanlış açıklamaların haksız rekabet olarak nitelendirileceği söylenebilir.
Somut uyuşmazlıkta, birleşen davada davalı ...'ın kendi ınstagram sayfasında kimi firmalar web sayfasını bile koruyamazken bizim sunucu 726 gündür aktif diyerek birleşen davada davacı şirkete ait hacklenen internet sayfası görüntüsünü yayınladığı ve mühendis hizmeti almadan önce hizmet aldığı kişilerin mühendis olduğundan emin olun şeklindeki paylaşımının haksız rekabet oluşturduğu iddia edilmiş ise de belirtilen içeriğin birleşen davada davacılara yönelik kötüleyici ifadeler içermediği bu kapsamda haksız rekabete esas alınamayacağı, öte yandan birleşen davada bir diğer haksız rekabet iddiası olarak davalı ... tarafından birleşen davada davacı şirket yetkilisi ... hakkında fetö üyesi olduğu şikayeti üzerine yapılan soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilerek kesinleştiği ileri sürülmüş ise de yukarıda ifade edildiği üzere kötüleme yolu ile haksız rekabette doğrudan mağdura yönelik bir hareketin yer almadığı, dürüstlük kurallarına aykırı davranılarak mağdur veya onun ticari işletmesi yada buna dahil değerlerin mağdurun müşterileri nezdinde kötüleyici nitelikteki yanlış açıklamaların haksız rekabet oluşturması karşısında savcılığa yapılan şikayetin haksız rekabet iddiasına esas alınamayacağı mahkememizce kabul edilmiştir.
Haksız rekabetin varlığı halinde haksız rekabete uğrayan kimsenin iktisadi menfaatini muhtemel zarar görme tehlikesine maruz kalması nedeniyle dahi maddi zarara uğradığının kabulü gerekir. Uğranılan maddi zararın tutarı zarara uğrayan tarafından tam olarak ispat edilemez ise TBK 50 maddesi uyarınca somut olayın özelliğine göre zarar miktarının hakkaniyete uygun olarak belirlenmesi gerekecektir.
Birleşen davada davacılar ... ve ...'a yönelik birleşen davada davalılar tarafından haksız rekabet olarak nitelendirilecek bir eylemin bulunmadığı anlaşılmakla bu davacılar tarafından açılan birleşen davanın reddine, birleşen davada diğer davacılar ..., ... ve ... ve Tic. Ltd. Şti tarafından davalı ...'a yönelik açılan davada ileri sürülen iddiaların haksız rekabet olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmakla bu davalıya yönelik birleşen davanın reddine, birleşen davada davacılar ..., ... ve ... ve Tic. Ltd. Şti'nin birleşen davada davalılar ..., ... ve ... San ve Tic. Ltd. Şti'ne yönelik talebinin kabulü ile bu davalıların adı geçen davacıları müşterileri nezdinde mesaj ve telefon görüşmesi ile kötüleyerek rekabet edilebilirliklerine yönelik fiillerinin TTK 55/1-a-1 maddesi kapsamında haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespitine, haksız rekabetin men'ine ve birleşen dava dilekçesi ile 19.12.2023 tarihli dilekçede talep edilen maddi tazminat tutarı hakkaniyete uygun bulunmakla bu davacıların bu davalılara yönelik maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminata ilişkin yukarıda izah edilen genel ilkeler çerçevesinde birleşen davada davalılar ..., ... ve ... San ve Tic. Ltd. Şti'nin birleşen davada davacılar ... ve Tic. Ltd. Şti ve şirket ortakları ..., ... hakkında mesaj ve telefon görüşmesi ile yanıltıcı ve kötüleyici açıklamalarda bulunmaları nedeniyle kişisel değerleri zarar gören birleşen davada davacılar yararına haksız rekabet eyleminin niteliği, işleniş şekli nazara alınarak takdiren her bir davacı için 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-I-a)Asıl davada; davalıların davacıya ait müşteri listesini dürüstlük kurallarına aykırı olarak kullanarak davacının ticari kazancının azaltılmasına yönelik ticari ilişkiye girmek şeklindeki fillerinin TTK 55/1-d maddesi kapsamında haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespitine ve haksız rekabetin men'ine,
b)Asıl davada davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 1.083.387,00 TL maddi tazminatın 150.000,00 TL'sine 13.03.2015 dava tarihinden itibaren 933.387,00 TL'sine 05.07.2023 ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
c)Asıl davada davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 25.000,00 TL manevi tazminatın 13.03.2015 dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
d)Asıl davada kararın kesinleşmesini müteakip hüküm fıkrasının masrafı davalılardan alınarak ülke genelinde yayınlanan gazetelerinden birinde ilanına,
e)Asıl davada davacının davalı şirketin sicil kaydının terkini talebinin reddine,
II-a)Birleşen davada; davacı ... ve ... tarafından açılan davanın reddine,
b)Birleşen davada; ..., ... ve ... ve Tic. Ltd. Şti tarafından davalı ...'a yönelik davanın reddine,
c-1)Birleşen davada; davalılar, ..., ... ve ... San ve Tic. Ltd. Şti'nin davacılar ..., ... ve ... ve Tic. Ltd. Şti ve ürünlerini müşterileri nezdinde mesaj ve telefon görüşmesi ile kötüleyerek rekabet edebilirliğine yönelik fiillerinin TTK 55/1-a-1 maddesi kapsamında haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespitine ve haksız rekabetin men'ine,
c-2)Birleşen davada; ..., ... ve ... ve Tic. Ltd. Şti'nin maddi tazminat talebinin kabulü ile her bir davacı için 2.000,00 TL olmak üzere toplam 6.000,00 TL maddi tazminatın 11.09.2019 birleşen dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ... San ve Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacılara ödenmesine,
c-3)Birleşen davada davacılar ..., ... ve ... ve Tic. Ltd. Şti'nin manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile her bir davacı için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın 11.09.2019 birleşen dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ... San ve Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacılara ödenmesine,
c-4)Birleşen davada davacılar ..., ... ve ... ve Tic. Ltd. Şti'nin fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine,
ASIL DAVADA;
2-Haksız rekabetin tespiti ve men'i yönünden alınması gereken 615,40 TL maktu harç ile maddi tazminat yönünden alınması gereken 74.006,16 TL harçtan peşin alınan 5.977,13 TL ve 15.940,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 52.734,43 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Maddi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 149.172,57 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Manevi tazminat yönünden alınması gereken 1.707,75 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Manevi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan 27,70 TL başvuru harcı, 5.977,13 TL peşin harç, 15.940,00 TL ıslah harcı, 383,50 TL tebligat, 140,30 TL müzekkere gideri ve 8.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 30.968,63 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalılar tarafından yapılan 204,00 TL tebligat gideri olan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına,
BİRLEŞEN DAVADA;
8-Davacılar ..., ... ve ... ve Tic. Ltd. Şti tarafından açılan davada; Haksız rekabetin tespiti ve men'i yönünden alınması gereken 615,40 TL maktu harç ile her bir davacı için kabul edilen maddi tazminat yönünden alınması gereken 1.846,20 TL ( 615,40*3) harç ve davalı ...'a yönelik reddedilen maddi tazminat yönünden alınması gereken 615,40 TL olmak üzere toplam 3.077,00 TL harçtan peşin alınan 1.878,53 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.198,47 TL harcın davalılar ..., ... ve ... San ve Tic. Ltd. Şti'den tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Davacılar ... ve ... tarafından maddi tazminat talebi ile açılan davada; alınması gereken 1.230,80 TL ( 615,40*2) maktu harcın bu davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-Davacı .... San. Tic. Ltd. Şti.'nin maddi tazminat talebi yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 2.000,00 TL ücreti vekaletin davalılar ..., ... ve ... San ve Tic. Ltd. Şti'nden alınarak bu davacıya ödenmesine,
11-Davacı ... maddi tazminat talebi yönünden kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 2.000,00 TL ücreti vekaletin davalılar ..., ... ve ... San ve Tic. Ltd. Şti'nden alınarak bu davacıya ödenmesine,
12-Davacı ... maddi tazminat talebi yönünden kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 2.000,00 TL ücreti vekaletin davalılar ..., ... ve ... San ve Tic. Ltd. Şti'nden alınarak bu davacıya ödenmesine,
13-Davacılar ... ve ...'ın maddi tazminat talebi yönünden davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den, 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'tan tahsili ile davalılara ödenmesine,
14-Davalı ... maddi tazminat talebi yönünden kendisini vekille temsil ettirdiğinden 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacılar ..., ... ve ... ve Tic. Ltd. Şti'den tahsili ile bu davalıya ödenmesine,
15-Manevi tazminat yönünden davacılar ..., ... ve ... ve Tic. Ltd. Şti tarafından açılan davada; her bir davacı için kabul edilen manevi tazminat yönünden alınması gereken 2.049,30 TL (683,10*3) harcın ve davalı ...'a yönelik reddedilen manevi tazminat yönünden alınması gereken 615,40 TL harç olmak üzere toplam 2.664,70TL harcın davalılar ..., ... ve ... San ve Tic. Ltd. Şti'den alınarak hazineye gelir kaydına,
16-Manevi tazminat yönünden davacılar ... ve ... tarafından açılan davada; alınması gereken 1.230,80 TL ( 615,40*2) maktu harcın bu davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
17-Davacılar tarafından başlangıçta yatırılan 44,40 TL peşin harç, 1.878,53 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.922,93 TL'nin davalılar ..., ... ve ... San ve Tic. Ltd. Şti'den alınarak davacılar ..., ... ve ... ve Tic. Ltd. Şti'ne ödenmesine,
18-Manevi tazminat yönünden davacı .... San. Tic. Ltd. Şti. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 10.000,00 TL ücreti vekaletin davalılar ..., ... ve ... San ve Tic. Ltd. Şti'den alınarak bu davacıya verilmesine,
19-Manevi tazminat yönünden davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 10.000,00 TL ücreti vekaletin davalılar ..., ... ve ... San ve Tic. Ltd. Şti'den alınarak bu davacıya verilmesine,
20-Manevi tazminat yönünden davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 10.000,00 TL ücreti vekaletin davalılar ..., ... ve ... San ve Tic. Ltd. Şti'den alınarak bu davacıya verilmesine,
21-Reddedilen manevi tazminat yönünden davalılar ..., ... ve ... San ve Tic. Ltd. Şti kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 10.000,00 TL ücreti vekaletin davacı .... San. Tic. Ltd. Şti.'den alınarak bu davalılara verilmesine,
22-Reddedilen manevi tazminat yönünden davalılar ..., ... ve ... San ve Tic. Ltd. Şti kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 10.000,00 TL ücreti vekaletin davacı ...'ndan alınarak bu davalılara verilmesine,
23-Reddedilen manevi tazminat yönünden davalılar ..., ... ve ... San ve Tic. Ltd. Şti kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 10.000,00 TL ücreti vekaletin davacı ...'dan alınarak bu davalılara verilmesine,
24-Davacılar ... ve ...'ın manevi tazminat talebi yönünden kendisini vekille temsil ettirdiğinden 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacılar ..., ... ve ... ve Tic. Ltd. Şti'den tahsili ile bu davalıya ödenmesine,
25-Davacılar ... ve ...'ın manevi tazminat talebi yönünden davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den, 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'tan tahsili ile davalılara ödenmesine,
26-Davacılar tarafından yapılan 413,70 TL tebligat, 169,00 TL müzekkere gideri ve 30.600,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 31.182,70 TL yargılama giderinden ..., ... ve ... ve Tic. Ltd. Şti tarafından yapılan 18.709,62 TL yargılama giderinin davalılar ..., ... ve ... San ve Tic. Ltd. Şti'den alınarak bu davacılara verilmesine, bakiye 12.473,08 TL'nin yargılama giderinin davacılar ... ve ... üzerinde bırakılmasına,
27-Davalılar tarafından yapılan 95,40 TL yargılama giderlerinden takdiren 38,16 TL yargılama giderinin davacılar ... ve ...'den tahsili ile davalılara ödenmesine, bakiyenin davalılar üzerinde bırakılmasına,
28-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, Asıl davada davacı vekili, asıl davada davalı birleşen davada davacılar vekili ile birleşen davada davalılar vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
10/07/2025
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 18.07.2025
Başkan .....
Üye .....
Üye .....
Katip .....