T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/581 Esas - 2025/162
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/581 Esas
KARAR NO : 2025/162
HAKİM : ....
KATİP : ....
DAVACI : ....
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ....
Av. ....
DAVALI : ....
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ....
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 23/08/2024
KARAR TARİHİ : 11/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12/06/2023 tarihinde saat 14:00 sularında, müvekkili şirket nezdinde .... poliçe numaralı ''Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi'' ile ... A.Ş. adına sigortalı bulunan dava dışı ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı aracın .... otoyolunu takiben .... istikametine orta şeritte seyir halinde iken KM:256+800'e gelindiğinde yol üzerinde bulunan cisme aracının alt kısımlarıyla çarpması neticesinde tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, sigortalı araç sürücüsü ...'in ehliyet durumu ve alkol durumunun incelendiğini, olumsuz bir husus tespit edilmediğini, kazayı takiben düzenlenen, 28/07/2023 tarihli kesin ekspertiz raporunda ise oluşan hasar ile kaza tespit tutanağının uyumlu olduğu kanaatine varıldığını, kazanın oluşumunda yolun yapım, bakım, onarım ve trafik güvenliğine uygun kılınmasından sorumlu şirketin kusurlu olduğunu, keza bu durumun KTK'nın 13. maddesinde de düzenlendiğini, oluşan hasara istinaden aracın 09/08/2023 tarihinde 511.000,00-TL sovtaj karşılığı satışının gerçekleştiğini, bakiye onarım bedelinin ise 128.900,00-TL olarak 18/08/2023 tarihinde ödendiğini, hasar bedelini ödeyen müvekkili şirketin TTK'nın 1472. maddesi gereğince sigortalısının haklarına halef olduğunu, bu bağlamda alacağın tahsili için .... sayılı icra takibi başlatılmış ise de takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu, ancak yapılan itirazın yerinde olmadığını belirterek, davanın kabulü ile davalının .... sayılı dosyasına ilişkin itirazının iptaline ve takibin devamını, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava ettikleri görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana geldiği mahalde sorumluluğun müvekkiline ait olmadığını, kazanın meydana gelmesinde yola taşı koyan araç sahibinin ağır kusurunun olduğunu, bu nedenle davanın da ilgili araç sürücüsüne açılması gerektiğini, taşın yapısı gereğince karayoluna yuvarlanarak gelmesinin olanaklı olmadığını, diğer bir ifadeyle kendiliğinden taşın gelemeyeceğini, kaza tespit tutanağında yapılan tespitlerin kabul edilebilir olmadığını, zira tutanağı tutan polis memurunun karayolu kusurunu tespit edebilecek nitelikte olmadığını, müvekkilinin otoyol yükümlülüklerini yerine getirdiğini, tüm tedbir ve önlemleri aldığını, kabul anlamına gelmemek üzere dava dışı araç sürücüsünün müterafik kusurunun da dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kasko sigorta poliçesi kapsamında ödeme yapan davacı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemenin zarar sorumlusu olduğu iddia edilen davalıdan TTK md.1472 kapsamında dava dışı sigortalısına halefiyete dayalı olarak tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, tramer kayıtları, poliçe ve hasar dosyası, ödeme kayıtları, .... sayılı icra takip dosyası celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davaya dayanak .... sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından davalı aleyhine 30/11/2023 tarihinde 128.900,00-TL asıl alacak, 3.273,71-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 132.173,71-TL alacak üzerinden başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğu görülmüştür.
Mahkememizce dosyanın tevdi edildiği kusur ve hasar konusunda uzman makine mühendisi, karayolu uzmanı ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişilerden oluşan üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından sunulan 30/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...... plakalı aracın 12/04/2023-12/04/2024 tarihleri arasındaki rizikolara karşı .... nolu genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile davacı şirket tarafından teminat altına alındığı, aracın poliçe vadesi içinde ve 12/06/2023 tarihinde davalının onarım ve bakımında olan otoyolda tek taraflı kazaya karıştığı ve hasarlandığı, meydana gelen olayda davalı ... A.Ş.'nin kusurunun bulunmadığı, kusursuz sorumluluk yönünden değerlendirmenin mahkemece yapılması gerektiği, ... plaka sayılı aracın dava dışı sürücüsü ...'in meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığı, meydana gelen olay neticesinde ... plaka sayılı araçta oluşan toplam hasar tutarının KDV dahil 183.295,06-TL olduğu ve oluşan hasarın meydana gelen olay ile uyumlu olduğu, ... plaka sayılı aracın hasar giderim tutarının yüksek olması sebebiyle davacı ... A.Ş. ile dava dışı araç maliki ... A.Ş. arasında yapılan mutabakatname ile dava konusu araç üzerinde pert-total işleminin yapılmış olması ile birlikte dava konusu araç emsallerinin ikinci el piyasasındaki değerinin olay tarihi itibariyle 640.000,00-TL ve sovtaj değerinin de 511.100,00-TL olduğu hususunun uygun mütalaa edildiği, ... plaka sayılı aracın kasko sigorta şirketi ... A.Ş. tarafından 18/08/2023 tarihinde dava dışı araç maliki ... A.Ş. hesabına 121.880,96-TL ödeme yapıldığı, davacı tarafından davalı aleyhine .... sayılı dosyası ile 128.900,00-TL asıl alacak, 3.273,71-TL yasal faizi olmak üzere toplam 132.173,71-TL üzerinden takip başlatıldığı, itiraz üzerine durduğu ve işbu davanın ikame edildiği, yapılan incelemede davacının takipte asıl alacak bakımından 7.019,04-TL, yasal faiz bakımından 178,27-TL fazla talepte bulunduğunun hesaplandığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından 12/04/2023-2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere kasko sigorta poliçesi ile güvence altına alınan ... plakalı aracın davalı tarafından işletilen otoyoldan geçişi sırasında yol üzerinde bulunan taş parçasına çarpması ile oluşan tek taraflı trafik kazasında hasara uğraması nedeniyle yapılan hasar ödemesinin TTK'nın 1472. maddesi gereğince halefiyete dayalı olarak zarar sorumlusu olduğu belirtilen davalı şirketten rücuen tahsili amacıyla eldeki dava ikame edilmiş ise de, otoyol işletmecisi davalı şirkete rücu koşullarının öncelikle KTK'nın 13. maddesi kapsamında kusurun varlığının kanıtlanmasına bağlı bulunduğu açık olup bilirkişi raporunda da teknik olarak tespit edildiği üzere, somut olayda özellikle, kazaya neden olan taşın geometrik olarak dairesel olmadığından yarma şev alanından karayolunun orta şeridine kadar serbest düşüşü ile yuvarlanmasının mümkün olmadığı, ancak insan eliyle fırlatılmış veya seyir halindeki bir araçtan düşmüş olabileceği, davalı şirketin olay günü yeterli düzeyde yol devriyesi yapıp yolun trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurulması bakımından alınması gerekli önlemleri aldığı hususları nazara alındığında davaya konu trafik kazasında davalı şirkete izafe edilebilecek bir kusurun bulunmadığı görülmekle, haklılığı kanıtlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafından kötüniyet tazminatı talep edilmiş ise de; İİK'nın 67. maddesi gereğince kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanında alacaklının kötüniyetli olduğunun da ispatlanması gerekmekte olup dosya kapsamına göre icra takibinin kötüniyetle başlatıldığı konusunda kanaat oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Davalının kötü niyetli tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 1.596,33-TL harçtan mahsubu ile bakiye 980,93-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 30.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
11/03/2025
Katip ....
¸e-imzalıdır.
Hakim ....
¸e-imzalıdır.