T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/573 Esas - 2025/394
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/573 Esas
KARAR NO : 2025/394
HAKİM : ......
KATİP :......
DAVACI : ......
VEKİLİ : Av. ......
DAVALI : ......
VEKİLİ : Av. ......
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/08/2024
KARAR TARİHİ : 27/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Nak. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı .... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında şoför dahil kamyon ve operatör dahil iş makinesi kiralamasına yönelik ticari ilişki olduğunu, bu ticari ilişki çerçevesinde müvekkili tarafından verilen hizmetlerin karşılığı düzenlenen fatura bakiyesinin ödenmediğini, bu nedenle 629.356,53-TL fatura alacağının tahsili için davalı aleyhine ...... sayılı dosyasından icra takibi başlatılmış ise de davalı tarafından 14/05/2024 takibe itiraz edildiğini, ancak icra takibinden sonra da müvekkil şirkete 05/04/2024 tarihinde 50.000,00-TL, 17/04/2024 tarihinde 79.356,52-TL olmak üzere toplamda 129.356,52-TL ödeme yapıldığını, davalının takip sonrası yapmış olduğu 129.356,52-TL kısmi ödemenin icra dosyasına haricen tahsil olarak bildirildiğini belirterek, davalı tarafından ...... sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 500,000,01-TL için iptali ile takibin devamına, yapılan haksız itiraz nedeniyle davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava ettikleri görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava kapsamında ileri sürdüğü iddia ve talepleri haksız ve mesnetsiz olduğunu, dava konusu ettiği tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını, ayrıca hak düşürücü süre itirazlarının olduğunu, davanın öncelikle itirazları sebebi ile reddi gerektiğini, devamı istenen takip kapsamında talep olunan, borca, işlemiş faize, faiz oranına ve faizin başlangıç tarihine de ayrıca itiraz ettiklerini, takibin haksız olduğunu, müvekkilinin borcunun olmadığını belirterek davanın reddine, kötüniyetli alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA/BS formları dosyaya kazandırılmış, dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dosya kapsamından davacının davalı aleyhine fatura alacağına dayalı olarak 629.356,53-TL alacak üzerinden ...... sayılı dosyasından 20/03/2024 tarihinde ilamsız icra takibine giriştiği ve davalının takibe itiraz ederek takibi durdurduğu, yasal sürede eldeki itirazın iptali istemli davanın ikame edildiği anlaşılmıştır.
Öncelikle davacının ticari defterlerinin bulunduğu yer itibariyle ...'de bir mali müşavir bilirkişi görevlendirmesi yapılmış olup bu bağlamda düzenlenen 19/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...davacının 2024 yılında icraya konu olan faturaların defter kayıtlarının ve BS/BA kayıtlarının birbiriyle uyuştuğu, davalı adına düzenlenen faturalar toplamının 1.509,968,49-TL olduğunu, davalının banka kanalıyla yaptığı ödemelerin toplamının 610,611,97-TL olduğu, davacının yevmiye kayıtlarında 31/12/2023 ... kapanışında alacağın 879,358,53-TL olduğu..." yönünde, tarafların defter ve kayıtlarının karşılaştırılması ile tüm dosya kapsamından inceleme yapılması bakımından dosyanın tevdi edildiği mali müşavir bilirkişi tarafından ise özetle; "...taraf yasal defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süreler içerisinde yapıldığı, defter kayıt nizamının tek düzen muhasebe usul ve ilkelerine göre tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı anlaşılmış olup, taraf yasal defterlerinin bu haliyle sahibi lehine delil vasfı taşıdığının tespit edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2022 yılında başladığı ve ticari ilişkide açık hesap şeklinde çalışıldığı, somut olayda davacı yanın 31/12/2022 tarih ve ..., 16/08/2023 tarih ve ... no.lu, 02/11/2023 tarih ve ... no.lu faturadan kaynaklı toplam 629.356,53-TL alacaklı oldukları iddiasıyla icra takibine geçildiği, davalı yan böyle bir tutarda borçlarının olmadığı gerekçesiyle takibe itirazda bulunduğu, ... taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı adına 3 adet ve toplam 1.509.968,18-TL tutarında fatura tanzim edildiği, bahse konu faturaların her taraf yasal defterlerinde de kayıtlı olduğu ve kayıtların birbirini doğruladığı, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı adına tanzim edilen faturaların BA/BS form bildirimleri ile ilgili vergi dairesine beyan edildiği ve beyan edilen fatura adet ve tutarlarının birbirini doğruladığı, bahse konu faturalara karşılık davalı tarafından 20/03/2024 takip tarihine kadar davacı yana toplam 880.611,97-TL tutarında ödeme yapıldığı, yapılan ödemelerin her iki taraf yasal defterlerinde de kayıtlı olduğu ve kayıtların birbirini doğruladığı görülmüş olup, yapılan ödemeler sonrasında davalının takip tarihinde davacıya, 31/12/2022 tarih ve ... nolu faturadan kaynaklı borcunun bulunmadığı, 16/08/2023 tarih ve ... no.lu faturadan bakiye 50.000,00-TL, 02/11/2023 tarih ve ... no.lu faturadan dolayı 579.356,52-TL olmak üzere toplam 629.356,52 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, takip tarihinden sonra davalı şirket tarafından davacı şirket adına 26/03/2024 tarih ve ... no.lu 92.700,00-TL tutarlı ceza faturası tanzim edildiği, davacı tarafından .... Noterliği'nin 24/04/2024 tarih ve ... yev. no.lu ihtarnamesi ile faturaya itiraz edildiğini, bahse konu faturaya karşılık davacı tarafından 25/04/2024 tarih ve ... no.lu 92.700,00-TL tutarlı fatura tanzim edilerek ceza faturasının kayıtlardan çıkarıldığı anlaşılmış olup bu kapsamda cezai şartın oluşup oluşmadığı hususu hukuki yoruma dayalı olduğu, ayrıca 20/03/2024 takip tarihinden sonra davalı tarafından davacı yana ... toplam 129.356,52-TL ödeme yapıldığı, ... davalı tarafından dava adına tanzim edilen ceza faturasının hesaplamalarda dikkate alınması gerektiği yönünde kanaate varılması durumunda davalının dava tarihinde davacıya 407.300,00-TL borçlu olacağı, aksi takdirde davacının dava tarihinde davalıdan 500.000,00 TL alacaklı olacağı..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Davacı tarafından taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen fatura alacağının ödenmediği iddia edilmiş, davalı tarafından ise takibe konu faturalar nedeniyle bakiye borcunun bulunulmadığı savunulmuştur.
Kanunda aksine bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her birinin, hakkın dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK 190) nedeniyle teslim olgusundan lehine hak çıkaracak taraf olan davacı taraf, akdi ilişkinin varlığı ile teslim olgusunu kanıtlama yükümü altında olup sonrasında davalı ödeme yaptığını ispat etmelidir.
Somut olayda; dosyaya mübrez bilirkişi raporları ile de ortaya konulduğu üzere, HMK md. 222 gereğince tarafların kesin delil niteliğini haiz ticari defter ve kayıtlarının, birbiriyle uyumlu olduğu ve takibe konu faturalar ile davalı tarafından yapıldığı belirtilen ödemelerin tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Farklı olarak, davalı tarafından davacı aleyhine 26/03/2024 tarih ve 92.700,00-TL miktarlı bir ceza faturasının tanzim edildiği görülmüş ise de adı geçen faturanın takipten sonra tanzim edilip davacının kabulüne olmadığı gibi davalı tarafından adı geçen faturanın dayanağının da ortaya konulmadığı, haklılığının ispatlanmadığı görülmüştür. Bu bağlamda adı geçen fatura tutarının eldeki davaya dayanak takibe konu alacağın hesabında dikkate alınabilir yönünün olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak, davacının dava tarihi itibariyle davalıdan 500.000,00-TL alacaklı olduğu anlaşılmakla, davalının ...... sayılı takibe itirazının 500.000,00-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden aynı koşullarda devamına karar verilmesi uygun bulunmuştur. Davacının icra inkar tazminatı istemine gelince; itirazın iptâli davasında İİK'nın 67/2. maddesi hükmünce borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit ve borçlunun itirazının da haksız olması gerekir. Mevcut hukuki durum karşısında davalının takibe itirazının haklı olmadığı ve takibe konu alacağın muayyen ve likit nitelikte bulunduğu değerlendirilmekle davacı lehine asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 100.000,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ İLE; davalının ...... sayılı takibe itirazının 500.000,00-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden aynı koşullarda devamına,
2-Hükmolunan alacağın %20’si olan 100.000,00-TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Alınması gereken 34.155,00-TL harçtan peşin alınan 6.038,76-TL harcın mahsubu ile bakiye 28.116,24-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 79.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 6.038,76-TL peşin harç, 110,00-TL tebligat, 25,00-TL müzekkere gideri ve 10.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.601,36-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ...... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 27/05/2025
Katip ......
¸e-imzalıdır.
Hakim ......
¸e-imzalıdır.