T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/582 Esas
KARAR NO : 2025/368
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... -....
Av. ... - ....
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/08/2024
KARAR TARİHİ : 20/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN : 22/05/2025
YAZILDIĞI TARİH
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine .... sayılı dosyası kapsamında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatılmış olduğunu, müvekkilinin süreleri yanlış hesaplayıp .... Mahkemesi'ne başvurduğundan müvekkilinin itirazının ....Mahkemesi'nin 05/06/2024 tarih ve .... Esas sayılı kararı ile reddedildiğini, bu nedenle müvekkilinin davalıya karşı borçlu bulunmadığının tespiti için işbu menfi tespit davasının açılması zorunluluğu doğduğunu, davacı müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalının müvekkilinin ve eşinin içinde bulunduğu zor durumdan, maddi sıkıntıdan faydalanarak kazanç elde etmek amacıyla ödünç para verme şeklinde gerçekleştirdiği fiili ile TCK md. 241'de düzenlenen tefecilik suçu vücut bulmuş olduğundan hakkında savcılığa da .... soruşturma numarası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, davacı müvekkilinin ve eşinin davalıdan aldığı 18.000,00-TL borç karşılığında davalıya 22.000,00-TL'lik çek vermiş olduğunu, ziyadesiyle bunun karşılığında ödeme yapmış olmalarına karşın çeki geri alamadıklarını, davalının tehdit içeren ifadeleri ve cebri icra yoluna başvurma ihtimalinden dolayı çeki geri alabilmek adına bu davanın konusu olan çeki düzenleyip davalıya ciro ettiklerini, temel ilişkinin tefecilik ve tehdit suçunun konusunu oluşturduğunu bu sebeple temel ilişkideki yasa veya ahlaka aykırılık senedin bedelsiz olduğu anlamına geldiğini, mahkeme tarafından bu beyanların kabule şayan görülmediği takdirde borçlu davacıyı, kambiyo senedi düzenleme iradesini sakatlayan bir tehditin varlığından bahsedilmesi gerektiğini, müvekkilin iradesi tehditle sakatlanmış bulunduğunu, burada çıkarlar dengesi gözetildiğinde borçlu davacıyı korumak ve davacı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini belirterek müvekkilinin borçlu olmadığına ilişkin ikame edilen davanın kabulü ile davalı haksız ve kötüniyetli takip yapmış olduğundan müvekkili lehine takip miktarının %20'si üzerinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dilekçesinde yer alan iddiaların tamamının dayanaksız, haksız ve asılsız olduğunu, davacının söz konusu iddia ve taleplerinin kötü niyetli ve gerçeğe aykırı olmasının yanı sıra, davacının, müvekkilinin onları tehdit ettiği şeklindeki iddialarının ve müvekkilinin "tefeci" olduğu şeklindeki ithamlarının açıkça TCK'nın 267'nci maddesinde düzenlenen iftira suçuna vücut verdiğini, kambiyo senetlerine dayalı menfi tespit davalarında ispat yükünün borçlunun üzerinde olduğunu, temel borç ilişkisinin davacının eşinin içinde bulunduğu maddi sıkıntı nedeniyle müvekkilinin vermiş olduğu para borcundan kaynaklandığını, hâliyle taraflar arasındaki temel borç ilişkisi hukuka, ahlaka ve adaba aykırı olmadığını, çek bedelinin müvekkiline ödenmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kambiyo senedine özgü icra takibine ilişkin olarak bedelsizlik iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Taraflarca dayanılan deliller toplanmış.... sayılı takip dosyası, .... sayılı soruşturma dosyası ile takibe konu bono sureti, ödemelere dair banka kayıtları celp edilmiş, uyuşmazlığının çözümünün teknik incelemeyi gerektirmediği görüldüğünden bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır.
... sayılı takip dosyasının yapılan incelemesinden, davalının 03/05/2024 tarihinde davacı ve dava dışı ... aleyhine 26/04/2024 tarih ve ... seri no.lu 70.000,00-TL miktarlı çek dayanak gösterilmek suretiyle 60.730,00-TL asıl alacak, 167,22-TL işlemi faiz, 182,19-TL komisyon, 6.073,00-TL çek tazminatı olmak üzere toplam 67.152,41-TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığı, takibin kesinleştiği ve derdest olduğu anlaşılmıştır.
Davaya ve icra takibine konu edilen çekin incelenmesinden, keşidecisinin davacı, lehdarının dava dışı ... olduğu, 26/04/2024 tanzim tarihli, 70.000,00 TL bedelli olduğu, ... tarafından davalıya ciro edildiği, davalı tarafından da 26/04/2024 tarihinde bankaya ibraz edildiği, bunun üzerine karşılıksız işlemi gördüğü anlaşılmıştır.
Davacı özetle; icra takibine konu çek bedelinin davalıya ödendiğini iddia etmiş, davalı ise takibe konu çek nedeniyle ödeme yapılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Kambiyo senedi ile borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle mükelleftir (Emsal: .... sayılı ilamı). Bu bağlamda eldeki davada davalıya borçlu olmadığını iddia eden davacı ispat yükü altındadır.
Tüm bu ilkeler ışığında somut olaya gelindiğinde; davacı tarafından davaya konu çeke dayalı olarak yapıldığı savunulan ödemelere dair dava dilekçesindeki beyanları kapsamında mahkememizce celp edilen dekontlarda takip dayanağı çeke, tanzim tarihine veya miktarına yönelik herhangi bir atfın bulunmadığı, davalı tarafından da ilgili ödemelerin takibe konu çek nedeniyle yapıldığının kabul edilmediği, mevcut durumda, ilgili ödemelerin takibe konu çek nedeniyle yapıldığının kabulüne olanak bulunmadığı ve ispat yükünün davacı üzerinde kaldığı, dosya kapsamı itibariyle davacı tarafından takibe konu çek nedeniyle borçlu olmadığı yazılı delillerle kanıtlanamadığından delil listesine göre yemin delilinin hatırlatılması üzerine davalı tarafından yemin kabul edilerek dava ve takibe konu çek bedelinin ödenmediği hususunda yemin edilmiş olup mevcut hukuki durum karşısında davacı, takibe konu 70.000,00-TL miktarlı çek bedelinin davalıya ödendiği iddiasına yönelik haklılığını kanıtlayamamıştır. Dolayısıyla davacının asıl alacak bakımından talebinin yerinde olmadığı sabittir. Bunun dışında, yukarıda belirtildiği üzere davalı tarafından icra takibinde asıl alacak ile birlikte işlemiş faiz, çek komisyon ve tazminat tutarları da talep edilmiştir. TTK'nın 810. maddesi gereğince hamil, çekin ödenmemiş olan bedeli yanında ibraz gününden itibaren bu tutarın faizi ile çek bedelinin binde üçünü aşmamak üzere komisyon ücretini talep etme hakkını haizdir. İşlemiş faiz yönünden 26/04/2024 ibraz gününden 03/05/2024 takip tarihi arasında avans faizi talep edilmesi mümkün olmakla beraber davalının talebi ile bağlı kalınarak %16,75 üzerinden hesaplama yapıldığında davalının 167,22-TL işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu, çek komisyonu talebi bakımından ise 60.730,00-TL alacak miktarına göre hesaplanan binde üç çek komisyonu miktarının 182,19-TL olacağı, çek tazminatı talebine gelince, TTK'nın 783/3. maddesi, muhatap nezdinde karşılığı kısmen veya tamamen bulunmayan bir çek düzenleyen kişi, çekin karşılıksız kalan bedelinin yüzde onunu ödemekle yükümlü olduktan başka, hamilin bu yüzden uğradığı zararı da tazmin eder hükmünü haiz olup 6.073,00-TL çek tazminatı talebinin de yerinde olduğu görülmüştür. Dolayısıyla davacının asıl alacak dışında icra takibine konu alacağın ferileri yönünden de borçlu olmadığının tespitine yönelik talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca davacının haklılığı kanıtlanamayan davasının reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 1.208,77-TL harçtan mahsubu ile bakiye 593,37-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 30.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin ve davalı asilin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile.... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
20/05/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı