T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/605 Esas - 2025/688
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2024/605 Esas
KARAR NO : 2025/688
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 04/09/2024
KARAR TARİHİ : 08/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/10/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılamasında;
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı teşekkülün ...'na bağlı ...'nün işletme, bakım, onarım ve sözleşmede tanımlanan diğer işlerin 2006-2018 yılları arasında ... firmalara verildiğini ve ... firmalar ile hizmet alım sözleşmeleri imzalandığını, ... firmalar bünyesinde çalışan işçilerden ...'ın 12.01.2018'de iş akdinin sonlandığını ve çalıştığı dönemlere ilişkin olarak kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, Ubgt ve hafta tatili alacağı için .... sayılı dosyada açılan davanın kabulüne karar verilerek kesinleştiğini ve davacı teşekkülün .... Esas sayılı dosyada net olarak 156.744,86 TL ödeme yaptığını, (27.11.2023 ve 06.12.2023 tarihlerinde) ... firmalarla imzalanan sözleşme hükümleri gereğince davacının ödemek zorunda kaldığı tüm işçilik alacaklarından ... firmaların sorumlu olduğunu ileri sürüp her bir davalı için şimdilik 100.00 TL olmak üzere toplam 400,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, harçlandırılmış 26.09.2025 tarihli dilekçesi ile talebini 104.517,38-TL'ye çıkarmıştır.
CEVAP:
Usulüne uygun tebligata rağmen davalı şirketler tarafından davaya cevap verilmediği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının sorumlulukları oranında davalı alt işverenlerden rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmıştır; .... Esas sayılı dosyası ve .... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden geldiği, dava dışı işçi ...'a ait ... hizmet döküm cetveli ile bilirkişi kök ve ek raporlarının dosyamız arasına alındığı görülmüştür.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş ... işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin ... ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, ... tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; ... işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve fer'ilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı ... tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Mahkememizce işçilik alacaklarında uzman nitelikli hesaplama uzmanı ...'a aldırılan 21/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " SONUÇ ve KANAAT
1) Davacı ile davalılar arasında hizmet alımı sözleşmeleri imzalandığı, sözleşme ile taraflar
arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisi kurulduğu, Sözleşme ve eklerinde, işçilik
alacaklarından asıl işverenin sorumlu olduğuna dair bir düzenleme bulunmadığı,
2) Yargıtay kararlarındaki ilkeler doğrultusunda; davacının kıdem tazminatı, fazla mesai,
hafta tatili, UGBT, vekalet ücreti ve yargılama gideri alacağına konu ödediği bedel,
davalıların kendi sürelerine isabet eden, işçiyi çalıştırdığı çalışma süresine göre
oranlanarak; feshe bağlı haklar olan ihbar tazminatı ve yıllık izin alacağının ise son
işverenin sorumluluğunda hesaplandığı,
3) Feshe bağlı haklar olan ihbar tazminatı ve yıllık izin alacağı olan 17.733,46 TL’nin son
işveren davalı ... LTD.ŞTİ.(Eski Unvan: ...)’den rücuen talep
edilebileceği,
4) Davalılara rücu edilebilir tutarların aşağıdaki miktarlarda olduğu,
... A.Ş. = 5.842,30 TL
... LTD.ŞTİ....) = 7.516,04 TL + 17.733,46 TL = 24.849,5 TL
... A.Ş. = 11.337,22 TL
... LTD.ŞTİ = 56.370,30 TL hesaplanmıştır.
" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, davacı teşekkülün bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunduğu ve dosyanın aynı bilirkişiye ek rapora tevdi edildiği görülmüştür.
Mahkememizce işçilik alacaklarında uzman nitelikli hesaplama uzmanı ...'a aldırılan 09/05/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "SONUÇ ve KANAAT
Dava dışı işçinin, davalı alt işverenler nezdindeki “toplam çalışma süresine göre”
yapılan hesaplamanın kök rapordaki tutarlarda olduğu,
Taraflar arasındaki “hizmet sözleşmesi süresi ile sınırlı olarak yapılan hesaplamaya
göre” ise davalılara rücu edilebilir tutarların aşağıdaki gibi olduğu,
... A.Ş. 5.842,30 TL
... LTD.ŞTİ.) 7.610,78 TL + 17.733,46 TL = 25.344,24 TL
... A.Ş. 2.810,62 TL
... LTD.ŞTİ. 0 TL olarak
Hesaplanmıştır. Sayın Mahkeme’nin takdir ve değerlendirmelerine arz edilir.
" şeklinde bilirkişi ek raporu sunulmuştur.
Bilirkişi ek raporu taraflara tebliğ edildiği, davacı teşekkülün bilirkişi ek raporuna karşı itiraz ettiği ve yeni bir bilirkişiden rapor alınmasını talep ettiği görülmüş olmakla; yeni bir bilirkişiden bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememizce işçilik alacaklarında uzman nitelikli hesaplama uzmanı ...'ten aldırılan 12/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Yukarıda arz edilen tespit ve değerlendirmeler ışığı altında;
1-) Türk Borçlar Kanunu ve içtihat hükümleri gereğince, dava dışı işçinin asıl işveren işyerinde çalışması ile davacı konumundaki asıl işverence ödenen toplam işçilik alacakları bakımından hizmet temin eden davalı yüklenicilerin kendi hizmet dönemleri ile sınırlı olarak sorumluluklarının varlığı ile rücuen tahsilinin talep edilebileceği,
2-)-Bu doğrultuda yukarıda yapılan tespit ve hesaplamalar uyarınca ve İş Mahkemesinde süren davanın davalı alt ... firmalara ihbar edilmiş olması itibariyle;
-Davalı ... ... A.Ş. Firmasından rücuen talep edilebilecek alacak miktarının 4.091,05 TL olacağı, iş bu alacağın 4.045,64 TL'sine ödeme tarihi olan 27.11.2023 tarihinden, 45,41 TL'sine ödeme tarihi olan 06.12.2023 tarihinden itibaren faiz işletilebileceği,
-Davalı ... ... Ltd. Şti. Firmasından rücuen talep edilebilecek alacak miktarının 39.421,33 TL olacağı, iş bu alacağın 38.983,79 TL'sine ödeme tarihi olan 27.11.2023 tarihinden, 437,54 TL'sine ödeme tarihi olan 06.12.2023 tarihinden itibaren faiz işletilebileceği,
-Davalı ... ... A.Ş Firmasından rücuen talep edilebilecek alacak miktarının 4.984,48 TL olacağı, iş bu alacağın 4.929,16 TL'sine ödeme tarihi olan 27.11.2023 tarihinden, 55,32 TL'sine ödeme tarihi olan 06.12.2023 tarihinden faiz işletilebileceği,
-Davalı ... ... Ltd. Şti. (...) Firmasından rücuen talep edilebilecek alacak miktarının 56.020,62 TL olacağı, iş bu alacağın 55.398,84 TL'sine ödeme tarihi olan 27.11.2023 tarihinden, 621,78 TL'sine ödeme tarihi olan 06.12.2023 tarihinden faiz işletilebileceği netice ve kanaatine varılmıştır. Nihai hukuki takdir ve değerlendirme yetkisi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygılarımla arz ederim." şeklinde bilirkişi raporu sunulmuştur.
Mahkememizce ...'ten aldırılan 12/05/2025 tarihli bilirkişi kök raporunda yapılan hesaplamalar hükme alınmış olup, denetime elverişli kök raporu doğrultusunda hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
Dava konusu olayda da, davacı ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl (üst) işveren, davalı (alt) işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, davalı (alt) işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı, burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumlu olacakları anlaşılmıştır.
İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. Borcun mahiyetinden hilafı istidlal olunmadıkça, müteselsil borçlulardan her biri alacaklıya yapılan tediyeden birbirine müsavi birer hisseyi üzerlerine almaya mecburdur. Hissesinden fazla tediyede bulunan, fazla ödeme ile diğerlerine rücu hakkını kazanır.
Müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmamış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. ..... sayılı ilamları da bu yöndedir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmeler incelendiğinde, davalı ile yapılan Hizmet Alım Sözleşmesinin 13.2 maddesinde ve atıfta bulunulan Şartnameye göre; yüklenicinin söz konusu işle ilgili olmak üzere çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukların, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartnamenin altıncı bölümünde belirlendiği, yüklenicinin bunları aynen uygulamakla yükümlü olduğu anlaşılmaktadır.
2 Şubat 2019 tarihli 30694 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan, 7166 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 11'inci maddesi ile 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 112 nci maddesine beşinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir. Bahse konu maddeye göre “4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere, 11/9/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11/9/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilmez.” denilmektedir. Madde hükmü, Anayasa Mahkemesinin .... sayılı 19/09/2019 tarihli verilen kararı ile iptal edilmiş, karar 15/09/2019 tarihli ve 30919 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
Somut olayda; Davacının rücuen alacak talep ettiği dönemdeki sözleşme ve eki niteliğindeki teknik şartnameler incelendiğinde kıdem tazminatına ve diğer işçilik alacaklarına ilişkin ödemenin davalıların sorumluluğunda bulunduğu, dava dışı ...'ın Davalı ... ... A.Ş. Firmasından alacak miktarının 4.091,05 TL olacağı, iş bu alacağın 4.045,64 TL'sine ödeme tarihi olan 27.11.2023 tarihinden, 45,41 TL'sine ödeme tarihi olan 06.12.2023 tarihinden itibaren, Davalı ... ... Ltd. Şti. Firmasından alacak miktarının 39.421,33 TL olacağı, iş bu alacağın 38.983,79 TL'sine ödeme tarihi olan 27.11.2023 tarihinden, 437,54 TL'sine ödeme tarihi olan 06.12.2023 tarihinden itibaren faiz işletilebileceği, Davalı ... ... A.Ş Firmasından alacak miktarının 4.984,48 TL olacağı, iş bu alacağın 4.929,16 TL'sine ödeme tarihi olan 27.11.2023 tarihinden, 55,32 TL'sine ödeme tarihi olan 06.12.2023 tarihinden faiz işletilebileceği, Davalı ... ... Ltd. Şti. (...) Firmasından alacak miktarının 56.020,62 TL olacağı, iş bu alacağın 55.398,84 TL'sine ödeme tarihi olan 27.11.2023 tarihinden, 621,78 TL'sine ödeme tarihi olan 06.12.2023 tarihinden faiz işletileceği anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarda açıklandığı üzere,
1-DAVANIN KABULÜNE,
4.091,05 TL'nin davalı ...... Şirketinden,
39.421,33 TL'nin davalı ...... Şirketinden,
4.984,48 TL'nin davalı ...... Şirketinden,
56.020,62 TL'nin davalı ...... Şİrketinden ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 7.139,59 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.205,67 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 4.933,92 TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç ve 1.778,07 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.633,27 TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ,
4- 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 2.565,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 10.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.065,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8--Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne ve davalı ... vekilinin e-duruşma ile yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 08/10/2025
Katip ....
e-imzalı
Hakim ....
e-imzalı