T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/630 Esas
KARAR NO : 2025/323
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
Av. ... - ...
Av. ... - ...
Av. ... - ...
Av. ... - ...
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/09/2024
KARAR TARİHİ : 29/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN : 02/06/2025
YAZILDIĞI TARİH
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili şirket bünyesindeki ... sosyal tesis hizmetlerini yüklendiğini, davalı firma işçisi ...'ın 01/01/2020-31/12/2021 tarihleri arasında şirket bünyesinde çalıştığını ve iş akdinin yüklenici firma tarafından kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdiğini, çalışma süresine tekabül eden kıdem tazminatının kendisine ödendiğini, yapılan ödemelerin yüklenici firmaya rücuu için girişimde bulunulmuş ise de sonuç alınamadığını, sonrasında ... sayılı (eski ...) dosyası ile icra takibi başlatılmış ise de takibin davalının itirazı üzerine durduğunu, ancak itirazın haksız olduğunu belirterek, icra dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kıdem tazminatından sorumluluğu olmadan ihale teklifini yaparak kuruma ilettiğini, şirketin hazırlayıp teklif ettiği ve kurumca karşılıklı olarak imzalanan sözleşmede kıdem tazminatından sorumluluğun belirtilmediğini, diğer tüm sorumluluklar açıkça belirtildiği halde kıdem tazminatının bu sorumluluğun dışında tutulduğunu, idari şartnamede 04/10/2019 tarihli zeyilname ile kıdem tazminatının yüklenici firmaya ait olduğu ibaresinin idari şartnameden çıkartıldığını, sözleşme sonunda tüm kontrollerin yapılarak her hangi bir eksiklik ve sorumluluk kalmadığından geçici ve kesin kabullerin yapıldığını, müvekkili şirketin teminatlarının iadesine karar verildiğini, hiçbir şekilde kabul manasına gelmemek üzere talep edilen kıdem tazminatı miktarının doğru hesaplanmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan rücu alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali isteminedir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, davaya dayanak ... sayılı takip dosyası, taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri, davaya konu ödemelere dair bilgi ve belgeler ile ... kayıtları celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
06/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...davacı ile davalı arasında yardımcı işlerde hizmet alımı sözleşmeleri imzalandığı, sözleşmede işçi alacaklarından sorumluluğa ilişkin düzenlemelerin yer aldığı fakat dosya kapsamına sunulan zeyilname öncesi ve sonrası idari şartname ile sözleşme maddelerinin incelenmesinden, 01/01/2020-31/12/2021 tarihli sözleşme öncesinde idari şartnamenin 48.1 ve sözleşme 36.1 maddesinde var olan kıdem tazminatı ibaresinin madde metninden çıkarıldığı, ... mahkeme tarafından davalının, kendi sözleşme süresine isabet eden alacaklardan sorumlu olduğu kanaatine varması durumunda, davacının dava dışı işçi ... ile ilgili 12/02/2021 tarihinde yapmış olduğu 36.459,84-TL kıdem tazminatı ödemesinden davalının sorumlu olduğu miktarın toplam 3.994,62-TL olarak hesaplandığı, bu durumda ... Esas sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 3.994,62-TL'si için iptali ve takibin devamının gerekeceği..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı tarafından dava dışı işçiye yapılan kıdem tazminatı ödemesinden sorumluluğun davalı şirket üzerinde olduğundan bahisle yapılan ödemenin rücuen tahsili için eldeki dava ikame edilmiş ise de, dosya kapsamının bir bütün olarak incelenmesinden, konuya ilişkin olarak taraflar arasındaki 27/12/2019 tarihli sözleşmenin 36.1. maddesi ile aynı sözleşmenin 8.2. maddesi gereğince sözleşme ekleri arasında yer alan idari şartnamenin 48.1. maddesinde diğer tüm sorumluluklar açıkça belirtildiği halde kıdem tazminatının bu sorumluluğun dışında tutulduğu ve sözleşme ücretlerine kıdem tazminatının dahil olduğunun kabulüne olanak bulunmadığı, ayrıca davacı tarafından 04/10/2019 tarihli zeyilname ile anılan hükümlerde yer alan kıdem tazminatı ibarelerinin de sözleşme öncesinde madde metinlerinden çıkarıldığı ve bu durumun, taraf iradelerinin de bu yönde olduğunun kabulünü gerektirdiği görüldüğünden (TBK md. 19/1), davalının kıdem tazminatı ödemesinden sorumlu olduğunun kabulüne olanak bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 5.642,74-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 29/04/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı