T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/657 Esas - 2025/668
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2024/657 Esas
KARAR NO : 2025/668
HAKİM :.....
KATİP : .....
DAVACI :.....
VEKİLİ : Av. .....
DAVALI : .....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/09/2024
KARAR TARİHİ : 26/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 06/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket, Mobil marka yağların yetkili distribütörü olarak ağırlıklı olarak Mobil marka ürünlerin ve hizmetlerin satışını yaptığını, Muhtelif zamanlarda davacı şirket davalıya çeşitli mallar sattığını, davacı tarafından davalı tarafça alınan mallar tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, davalı-borçlu tarafından malların bedeli tüm müracaatlara rağmen ödenmediğini, Bunun üzerine davacı alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhinde ..... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafça borca itiraz edilmiş olduğundan, icra takibi durduğunu belirterek itirazının 468.401,15 TL alacak bakımdan iptali ile icra takibinin devamına, borçlunun alacak miktarının %20 oranında icra-inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalıya usulüne uygun yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememizce davacının ticari defterlerinin incelenmesi yönünde mali müşavir bilirkişiden alınan 10.05.2025 tarihli raporda özetle; "Davacı şirketin usulüne uygun tutulmakla sahibi lehine delil olma özelliği taşıyan ticari defter , cari hesap kayıtlarına göre (vade farkı faturası dahil ) 555.844,35 TL alacaklı olduğu, ancak 25.09.2024 tarihli dava dilekçesinde; "Takibe konu faturalardan 02.08.2024 tarihli ... nolu fatura 37.444,03 TL bedelli fatura vade farkı bedeline ilişkin olarak düzenlenen fatura olup, faturadan kaynaklı borcada itiraz edilmiş olmasına rağmen, bahse konu faturadan kaynaklı alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline ilişkin şu aşamada bir talebimiz bulunmadığından, takibe konu diğer faturalara konu alacak miktarı toplam 468.401,15 TL olduğundan, davaya esas değer 468.401,15 TL olarak gösterilmiş olup, bu alacak miktarı bakımından iş bu dava açılmıştır." ifadesinde bulunmuştur. Davacının 468.401,15 TL talebi ile bağlı kalınarak davalıdan 468.401,15 TL alacak talebinde bulunabileceği,
" şeklinde görüş bildirmiştir.
Mahkememizce davacının ticari defterlerinin incelenmesi yönünde mali müşavir bilirkişiden alınan 03.09.2025 tarihli ek raporda özetle; "E arşiv faturanın elektronik ortamda iletildiği durumda 8 gün içerisinde iptal ve itiraz etmediyse faturayı kabul etmiş sayılacaktır Takdir mahkemenin olmak üzere " şeklinde görüş bildirmiştir.
Dava ticari satım ilişkisinden kaynaklanmakta olup, faturaya dayalı takibe yönelik itirazın iptaline yöneliktir.
.....Esas sayılı takip dosyasında, davacı tarafından davalı aleyhine faturaya dayalı olarak 505.845,18 TL asıl alacak üzerinden takip yapıldığı, davalının ise asıl alacak ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır...." hükmü yer almaktadır.
Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunmasının gerekli olduğu olgusudur. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığı gerekir, eldeki dosya kapsamında ise sözleşmeye konu hizmetin verildiğine ilişkin fatura taraf ticari defterlerinde usulüne uygun olarak kayıt edilmiş ise sözleşmeye konu hizmetin verildiğinin kabulü gerekir.
Eldeki dava dosyasının incelenmesinde, taraflar arasında cari hesap ilişkisine dayalı ticari satımdan kaynaklanan ilişkinin bulunduğu, davacı kayıtlarında 738.567,35 TL'nin cari hesabındaki bakiyenin davalı tarafından yapılan ödemeleri sonrasında bakiye olarak 555.844,35 TL olduğu, kendi kayıtlarından tespit edildiği, takibe konu faturalarında davalıya usulüne uygun şekilde gönderildiği, faturaların iade edildiği veya davalı tarafından ödeme iddiasına dair savunmanın mevcut bulunmadığı anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak davanın 468.401,15 TL üzerinden kabulüne, alacak likit olmakla davacı lehine inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile, ..... Esas sayılı takip dosyasında davalı itirazını 468.401,15 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek avans faizi ile devamına,
2-93.680,23 TL inkar tazminatını davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 31.996,49 TL harçtan peşin alınan 5.469,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 26.526,59 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ..... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 5.469,90 TL peşin harç olmak üzere toplam 5.897,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 132,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.132,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT gereğince hesaplanan 74.260,17 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 26/09/2025
Katip .....
e-imzalı
Hakim .....
e-imzalı
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.