T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/687 Esas - 2025/428
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2024/687 Esas
KARAR NO : 2025/428
HAKİM :......
KATİP : ......
DAVACI :......
VEKİLİ : Av. ......
DAVALI : ......
VEKİLİ : Av. ......
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/10/2024
KARAR TARİHİ : 13/06/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 30/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ve davacı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalı tarafından davacı firmadan birden çok mal ve hizmet alımı yapıldığını, Davalı şirket yine davacı firmadan bir kısım mal sipariş ettiğini, satın aldığını ve buna ilişkin 22.05.2023 tarihli ...numaralı e-fatura düzenlendiğini, Ayrıca fatura konusu ürün davalı yana teslim edildiğini buna ilişkin e-irsaliye düzenlendiğini, Davalı şirket dava ve icra konusu edilen faturanın ve cari borcun bir kısmını ödediğini, ancak ödemediği bakiyesi kaldığını, Bu sebeple de davalı aleyhine cari borca ve faturalara ilişkin icra takibi başlatıldığını ...... esas sayılı dosyasıyla başlatılan takip ile düzenlenen ödeme emri davalı şirkete tebliğ edildiğini, Davalı şirket tarafından sadece yetkiye ve borca itiraz edildiğini, faturaya ve cariye itiraz edilmediğini ve takip durdurulduğunu belirterek itirazın iptaline ve 184.203,00 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiz, masraf ve vekalet ücreti ile birlikte tahsiline ilişkin takibin tüm ferileriyle birlikte devamına, davalı alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacak kalemleri zamanaşımına uğradığını, Hak düşürücü süre itirazları bulunduğunu, Dava dilekçesindeki dayanak ilişkinin yani bir mal teslimi ve/veya hizmet ifası var ise bunların ifa edildiğinin çelişkisiz ve kesin deliller ile ispatı gerektiğini, Alacağın ve iddiaların varlığını kabul anlamına gelmemekle birlikte icraya konu alacağa uygulanan ve uygulanması talep edilen faizlere ilişkin itirazlarımız da olduğunu, salt fatura tanzimi malın/hizmetin usulünce teslim/ifa edildiğini ortaya koyamayacağını, dolayısı ile faturayı düzenleyen tarafın aradaki sözleşmesel ilişkiyi ve hizmetin eksiksiz ifa edildiğini ispat yükümlülüğü olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Mahkememizce mali müşavir bilirkişiden alınan 10.03.2025 tarihli raporda özetle: "Davacının incelemeye konu 2021,2022 Yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK 'nun 64/3. maddesi uyarınca yapılması gereken noter açılış ve kapanış tasdikinin süresinde yaptırıldığı, 2023,2024 Ticari defterlerinin e-Defter olduğu beratlarının zamanında oluşturulduğu, inceleme kapsamı ile sınırlı olmak üzere defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı görülmüştür. Davacı İcra takibini 04.09.2023 tarihinde 184.203,00 TL olarak davalı şirkete icra takibi başlatmıştır. Saygıdeğer Mahkemenizce davacının alacaklı olduğun kabul edilmesi halinde İş yeri kayıtlarının incelenmesinde davacının, Cari hesabından kaynaklanan, 184.203,00 TL TL davalıdan alacaklı olduğu görülmüştür." şeklinde görüş bildirmiştir.
Mahkememizce mali müşavir bilirkişiden alınan 26.03.2025 tarihli raporda özetle: "... il merkezinden 40 km uzakta ... köyüne giderek burada bulunan ... Şirketi merkezinde yaptığımız inceleme sonucunda; Davacı ... Şirketi yasal takibi başlattığı tarihte 182.203,00 lira alacaklı olduğu ve bu alacağının bugün itibariyle devam ettiği görülmüştür. BAŞKA DEYİŞLE davacı davalıdan 182.203,00 lira ALACAKLIDIR." şeklinde görüş bildirmiştir." şeklinde görüş bildirmiştir.
Dava cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin olarak başlatılmış takibe vaki itirazın iptaline yöneliktir.
...... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 01.01.2022- 04.09.2023 tarihleri arasında cari hesap ve faturalardan kaynaklı olarak 184.203,00 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalı itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır...." hükmü yer almaktadır.
Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunmasının gerekli olduğu olgusudur. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığı gerekir, eldeki dosya kapsamında ise sözleşmeye konu hizmetin verildiğine ilişkin fatura taraf ticari defterlerinde usulüne uygun olarak kayıt edilmiş ise sözleşmeye konu hizmetin verildiğinin kabulü gerekir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde taraflar arasındaki ihtilafın davacı tarafından dayanılan mal ve hizmet tesliminin ispat edilip edilmediği, tarafların ticari defterlerinde alacağın kayıtlı olup olmadığı, takip tarihi itibariyle alacağın varlığına ilişkindir. Mahkememizce tarafların ticari defterleri incelenmiş olup, davalı ticari defterlerinde taraflar arasında 2024 yılı açılış kayıtlarında davalının davacıya 184.203,00 TL borçlu olduğu, davacı kayıtlarının da bu hususu doğruladığı ve taraf defterlerinin tam uyum içerisinde olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, alacak likit bulunmakla davacı lehine inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile ...... esas sayılı (Eski Esas, ...... esas) takip dosyasında davalı itirazının iptali ile takibin aynı şartlar altında devamına,
2-36.840,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 12.582,90 TL harçtan peşin alınan 2.224,71 TL'nin mahsubu ile bakiye 10.355,19 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ...... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 2.224,71 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.652,31 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 132,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.132,00 TL masrafın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair e-duruşma sistemi üzerinden davacı vekilinin ve e-duruşma sistemi üzerinden davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ...... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 13/06/2025
Katip ......
e-imzalı
Hakim ......
e-imzalı
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.