T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/714 Esas - 2025/274
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/714 Esas
KARAR NO: 2025/274
HAKİM: ....
KATİP: ....
DAVACI : ....
VEKİLİ: Av. ....
DAVALI : ....
VEKİLLERİ: Av. ....
Av. ....
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/10/2024
KARAR TARİHİ: 16/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28.04.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında süreklilik arzeden ticari işletmeleri ile ilgili ticari iş niteliğindeki mal alım-satım ilişkisi nedeniyle müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini ve davalı şirket adına düzenlenen faturaların ödenmediğini, bu nedenle .... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine borçluların ödemediği faturalardan kaynaklanan, muaccel hale gelmiş 69.847,61 TL tutarındaki faturaya ilişkin alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürüp davalının vaki itirazının iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla aynen devamına, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Taraflar arasında süreklilik arzeden bir mal alım satımı yapıldığını, bu mal alım satımlarında müvekkil şirketin aldığı malların bedelini davacı taraf ile hesap mutabakatı sağlandığında düzenli olarak ödediğini, faturaya konu malların bir kısmının ayıplı çıkması sebebiyle müvekkil şirketin ayıplı malların yenisi ile değiştirilmesini davacıdan talep ettiğini, davacının bu talebi uygun bulmasına rağmen gereğini yerine getirmediğini, müvekkil şirketin davacıdan sürekli mal aldığı için ayıplı malların yenisi ile değiştirileceğine güvenerek fatura iadesi yoluna gitmediğini, taraflar arasında hesap mutabakatı henüz sağlanmadan ve davacının alacağı henüz muaccel hale gelmeden haksız bir şekilde ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibine itiraz etmek zorunda kalındığını bildirip davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafça fatura alacağına dayanarak açılan ilamsız icra takibine davalının itirazı üzerine davacının açmış bulunduğu 2004 sayılı İİK'nda düzenlenen itirazın iptali davasına ilişkindir.
Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış; .... Esas sayılı dosyanın Uyap sistemi üzerinden getirtildiği, davacı ticari defterlerinin yerini bildirdiği, davalıya yapılan tebligata rağmen defterlerini incelemeye sunmadığı gibi, bulunduğu yeri de bildirmediği, davacı ve davalının BA-BS formlarının geldiği ve gerekli bilirkişi incelemesi yaptırılarak dosyamız içerisine alındığı görülmüştür.
İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
.... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; "Davacı tarafından davalı aleyhine 24/07/2024 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde; 69.847,61 TL asıl alacak, 3.875,14 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 73.722,75 TL istendiği, takibin dayanağı olarak 3 adet fatura alacağının gösterildiği, ödeme emrinin davalıya 29/07/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı-borçlunun borca, faize ve ferilerine 30/07/2024 tarihinde süresinde itiraz ettiği, davacı tarafça eldeki davanın asıl alacak üzerinden ve yasal süresi içinde açıldığı" görülmüştür.
Ticari satış 6102 sayılı TTK m. 23'de düzenlenmiştir. Yapılan düzenleme uyarınca; özel hükümler saklı kalmak şartı ile, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde TBK'nın satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır. Sözleşmenin niteliğine, tarafların amacına ve malın cinsine göre, satış sözleşmesinin kısım kısım yerine getirilmesi mümkün ise veya bu şartların bulunmamasına rağmen alıcı çekince ileri sürmeksizin kısmi teslimi kabul etmişse, sözleşmenin bir kısmının yerine getirilmemesi durumunda alıcı haklarını sadece teslim edilmemiş kısım hakkında kullanabilir.
Cari hesap 6102 sayılı TTK m.89'da düzenlenmiştir. İki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarının teker teker ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarın isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesidir.
Eldeki davada, taraflar arasında süre gelen ticari satıştan kaynaklanan cari hesap ilişkisi bulunmaktadır. Bu nedenle taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisini hesabın kat edildiği tarih itibariyle tespit edilmesi zorunludur.
HMK.nun 222/1, 220/3 maddeleri gereğince taraflara dava konusu ticari defter ve kayıtlarını sunması için süre verilmiş ve davacının ticari defterlerinin yerini bildirmesi üzerine davacının .... 'da bulunan ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için Mahkememizce atanan SMMM ve Nitelikli Hesap Uzmanı bilirkişiler aracılığı ile incelenmiş olup bilirkişi raporları mahkememize sunulmuştur.
Mahkememizce görevlendirilen Mali Müşavir Bilirkişisi ... ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişisi ...'dan aldırılan 26.02.2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle;
"1) Davacı defterlerinin V.U.K ve T.T. Kanuna uygun olarak tutulduğu defter beratlarının yasal süresinde alındığı bu nedenle lehine delil teşkil ettiği,
2) Davalının defter belge incelemesi için dava dosyasına ilgili kişi ve adres bildirmediği, bu nedenle inceleme yapılamadığı,
3) Davacıya ait Bs formunda, Davalıya ait Ba formunda Davaya konu faturaların yer aldığı,
4) Davalının, davacı tarafından düzenlenen faturalara Türk Ticaret Kanunu'na göre yasal sürede itiraz ettiğine dair dosyada bir belge sunulmadığı,
5) Davacı defter kayıtları ve belgelere göre; davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 69.847,61 TL alacaklı olduğu,
6) Asıl Alacak 14.399,99 TL'ye %16,75 üzerinden uygulanan faiz miktarının 1.065,3 TL, Asıl Alacak 55.446,89 TL'ye %16,75 üzerinden uygulanan faiz miktarınınsa 2.863,6 TL olduğu ancak taleple bağlılık gereği alacaklının takip talebinde faiz tutarlarının 1.050,71 TL + 2.824,37 TL - 3.875,08 TL davalıdan FAİZ bariyle toplam alacağın 69.847,61 TL + 3.875,08 TL = 73.722,69 TL olduğu, rakamın takip talebindeki toplam alacakla birebir örtüştüğünün tespit edildiği." bildirilmiştir.
Deliller değerlendirilmiş, bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.
Somut olayda; Davacı tarafça davalı adına düzenlenen 3 adet faturadan kalan bakiye 69.847,61-TL bedelin, faturalarda malzeme alım - satımı nedeniyle davacı firma tarafından davalıya teslim edildiğinin taraflar arasında ihtilaflı olmadığı, dava konusu faturaların her iki tarafın BA-BS formlarında... bildirildiği, BA-BS formlarının birbiriyle uyumlu olduğu, davacının incelenen ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 69.847,61 TL alacak bakiyesinin bulunduğu, dava konusu faturaların bedelinin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talep edilmiş.
Dosya içerisindeki kayıtlara, icra dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı arasında alım-satım ilişkisi mevcut olduğu, süregelen ticari ilişki içerisinde davacının düzenlediği 3 adet faturadan kalan bakiye borç bulunduğu, faturaların taraflarca bağlı bulundukları vergi dairelerine bildirildiği, davacının usulüne uygun olarak tutulan ve sahibi lehine delil özelliğine sahip ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça hem fatura hem de faturaya konu ürünlerin eksiksiz şekilde teslim alınmış olup itirazsız kabul edildiği, davalının bakiye fatura bedellerini karşılamakla yükümlü olduğu, taraflar arasındaki fatura, cari hesap ekstresi ve tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış olmakla davacı tarafın bilirkişi raporu ile belirtilen fatura alacağı miktarı için icra takibi yapmakta haklı olduğu, davacının yalnız asıl alacak üzerinden itirazın iptalini talep ettiği, yukarıda belirtilen olgular ve taleple bağlılık ilkesi gereği davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra takibinin devamına, asıl alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatı verilmesi ile yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarda açıklandığı üzere,
1-DAVANIN KABULÜNE,
2- .... Esas sayılı dosyasında davalının yaptığı itirazın 69.847,61 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına,
3-Alacak likit olduğundan 13.969,52 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine,
4-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 4.771,29-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 824,22-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.947,07-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 824,22-TL Peşin/nisbi Harcı, 9.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 70,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 10.321,82TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.16/04/2025
Katip ....
e-imzalı
Hakim ....
e-imzalı