T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/790 Esas - 2025/380
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO: 2024/790 Esas
KARAR NO: 2025/380
BAŞKAN: ......
ÜYE: ......
ÜYE:......
KATİP: ......
DAVACI :......
VEKİLİ: Av. ......
DAVALI : ......
VEKİLİ: Av. ......
DAVA: Genel Kurul Kararının Batıl Olduğunun Tespiti
DAVA TARİHİ: 19/11/2024
KARAR TARİHİ: 22/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının Batıl Olduğunun Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalı şirketin %20 payına sahip ortağı olduğunu, diğer ortak ve aynı zamanda şirket müdürü olan ...'ın ise şirkette %80 paya sahip olduğunu, şirket müdürü tarafından 18.12.2023 tarih ve 2022 yılı Olağan Genel Kurul toplantı çağrısının 27.11.2023 tarihli sicil gazetesinde ilan edildiğini, ancak sözkonusu ilan haricinde davacı şirket ortağına genel kurul çağrısının usulüne uygun bir şekilde bildirilmediğini, genel kurulun davacının yokluğunda yapıldığını, anılan genel kurulda şirket sermayesinin arttırılmasına karar verildiğini, sermaye artırım kararının 18.03.2024 tarihinde tescil ve ilan edildiğini, bu süreçte davacının rüçhan hakkını kullanmaya davet işlemleri için ilanın 02.01.2024 tarihli ticaret sicil gazetesinde yapıldığını, bu ilan dışında davacıya rüçhan hakkına ilişkin herhangi bir bildirim yapılmadığını, şirketin sermaye artırım kararının davacının paylarının eritilmesi amacıyla yapıldığını, şirketin sermaye artırım yapmasını gerektirecek somut bir sebep olmamasına rağmen kötü niyetli şekilde sermaye artırım kararı alınmak suretiyle davacının şirkette ıskat edilmek istendiğini, davacıya herhangi bir bildirim yapılmaksızın şirketin genel kurulunda alınan sermaye artırım kararının hükümsüz olduğunu, hukuken sakat olan sermaye artırım kararına istinaden yapılan rüçhan ilanının da hukuken geçerli olmadığı, butlan ile sakatlanmış bir genel kurul kararı ile sermaye artırım yapılamayacağını, davacının şirketteki ortaklık payının sermaye artırımından önce %20 iken sermaye artırımı kararı sonucunda %0,08'e düştüğünü, ek olarak davalı şirket tarafından davacının bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmasına ilişkin taleplerinin kötü niyetli ve haksız bir şekilde cevapsız bırakıldığını belirterek davalı şirketin 27.11.2023 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edilen 18.12.2023 tarihli genel kurul kararında ve sonrasında 12.03.2024 tarihli ... sayılı genel kurul kararında hiç bir şekilde davacıya usulüne uygun bir şekilde tebligat yapılmadan alınan sermaye artırım kararının batıl olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının TTK m.445'de öngörülen 3 aylık hak düşürücü süresinde dava ikame etmediğini, davacının iddia ettiği tüm süreçlerde TTK m.414 uyarınca çağrının genel kurul toplantısı işlemlerinin usule ve yasaya uygun biçimde gerçekleştirildiğini, toplantı ve karar nisaplarının sağlandığını, ilgili hususun ...... incelenerek tescil edildiğini, 18.12.2023 tarihli ve 12.03.2024 tarihli genel kurul toplantılarının usulüne uygun biçimde ilan edildiğini, davacının şirkete bildirdiği adrese tebliğ edildiğini ve genel kurul toplantılarının usulüne uygun biçimde gerçekleştirilerek alınan kararların tescil ve ilan edildiğine, rüçhan hakkına ilişkin 02.01.2024 tarihinde ticaret sicil gazetesinde ilanın yapıldığını, davacı ortağı iadeli taahhütlü mektupla çağrı yapıldığını, sözkonusu çağrıların davacının ikametgahı olan ve mersis de görülen adresine hem iadeli taahhütlü mektup hem de noter aracılığıyla yapılmış olduğunu, iptal davası ikame süresini kaçıran davacının butlan'ın tespiti davası açmasının mevzuat hükümlerini dolanma amacı taşıdığını, bilgi alma ve inceleme hakkına ilişkin iddialarının asılsız olduğunu, 18.12.2023 tarihli genel kurul toplantısının usulüne uygun biçimde ilan edildiğini, davacının şirkete bildirdiği adrese tebliğ edildiğini ve genel kurul toplantısının usulüne uygun bir biçimde gerçekleştirilerek alınan kararların tescil ve ilan edildiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraf delilleri toplanmış, ... davalı şirketin 18.12.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısına ilişkin gündem, hazirun cetveli ve toplantı tutanağı ile 12.03.2024 tarihli ... sayılı müdür kararı ve şirketin sicil özeti ekinde sicil dosyası örneği temin edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ile davalı şirketin defter kayıt ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, mali müşavir ve nitelikli hesap uzmanı bilirkişiler tarafından düzenlenen 02.....2025 tarihli raporda özetle; "18.12.2023 tarih ve 2022 Yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı çağrısının 27.11.2023 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, TTK m. 414 uyarınca toplantı gününden en az 15 gün önce ilan edilme şartının mevcut olduğu, ortağa iadeli taahhütlü mektupla çağrının yapılabilmesi için ortağın şirkete adresini bildirmesi gerektiği, somut olayda davacı tarafından davalı Şirkete bildirilen adres iadeli taahhütlü mektubun üzerinde yazan adres ise çağrının TTK m. 414 hükmünde öngörülen usulde yapılmış sayılacağı, dosyaya eklenen mersis kayıtlarından davacının 30.09.2024 tarihinde “......” adresine taşındığı, sermaye artırımının pay sahiplerini zarara uğratmak amacıyla yapılamayacağı, şirketin 01.01.2023- 18.12.2023 tarihli mizanına göre sermaye artırım kararı öncesi şirketin likidite sıkıntısı yaşadığı, sermaye artırım kararı olmaması halinde rasyolarının Kamu İhale Kanun'unda belirtilen mali yeterlilik hadleri yakalamada sıkıntı yaşayabileceği, ayrıca davalı Şirket'in hali hazırda yürüttüğü projelerin kapsamı nazara alındığına sermaye artırım kararının dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığının Mahkemenizin takdirinde olduğu, rüçhan hakkının kullanılabilmesinin esaslarına ilişkin TTK'nın anonim şirketlerde rüçhan hakkına ilişkin m. 461 hükmünün limited şirketler bakımından da uygulama alanı bulacağı, bu kapsamda müdürler tarafından rüçhan hakkı kullanımının esasları bir karara bağlandıktan sonra bu kararın ticaret sicilinde tescili ve Türkiye Sicil Gazetesinde ilanı gerektiği, dosyada yer alan 02.01.2024 tarihli 10991 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 1857. sayfasında davalı şirketin müdürü tarafından alınan sermaye artırımında rüçhan hakkını kullanmaya davet kararının ilan edildiği" ifade edilmiştir.
Dava; davalı şirketin 18.12.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan sermayenin artırılmasına ilişkin kararın ve 12.03.2024 tarihli rüçhan hakkının kullanımına ilişkin kararın batıl olduğunun tespitine karar verilmesi talebine ilişkindir.
6102 sayılı TTK 622. maddesinde anonim şirket genel kurul kararların butlanına ve iptaline ilişkin hükümlerin kıyas yolu ile limited şirketlerede uygulanacağı ön görülmüş, TTK 445. maddesinde 446. maddede belirtilen kişilerin kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine karar tarihinden itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilecekleri, aynı yasanın 446. maddesinde toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan ayrıklarının genel kurul kararlarının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, yönetim kurulu, kararların yerine getirilmesin, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her birinin iptal davası açabileceği, Türk Ticaret Kanununun 447. maddesinde ise de genel kurulun özellikle pay sahibinin genel kurula katılma asgari oy dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarının sınırlandıran veya ortadan kaldıran pay sahibinin bilgi alma inceleme ve denetleme haklarını kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararların batıl olduğu düzenlenmiştir.
Davalı şirketin 18.12.2023 tarihli genel kurul toplantısına ilişkin hazirun cetveli ve toplantı tutanağının tetkikinde; şirkete ait 4.000 adet toplam paydan dava dışı ...'a ait 3.200 adet payın asaleten toplantıya katıldığı, 800 adet paya sahip davacının toplantıya katılmamış olduğu, genel kurul toplantısının 3. gündem maddesinde finansal tabloların onaylanmasına, 4. gündem maddesinde şirket müdürünün ibrasına, 5. gündem maddesinde ise şirketin 100.000,00 TL olan mevcut sermayesinin 25.000.000,00 TL'ye çıkarılmasına ve şirket sözleşmesinin sermaye başlıklı 6. Maddesini aynen kabul edilmesine, artırılan sermayenin genel kurul toplantısı sonrasında müdür kararına istinaden 15 gün içinde iştirak taahhüdü çağrısı yapılmasından sonra tescil edilmesine karar verildiği , 12.03.2024 tarihli ... sayılı müdür kararında ise 18.12.2023 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında sermaye artırım kararından sonra ortaklara artırılan sermayeye iştirak etmeleri için süre verildiği, ortaklardan ...'ın kendi payına düşen sermaye payını tamamen ödediği, diğer ortak ...'a verilen süre içerisinde rüçhan hakkını kullanmadığının anlaşıldığı, bunun üzerine ödenmeyen yeni paylara tekabül eden miktarın TTK m. 591 hükmü uyarınca ... tarafından 15 gün içerisinde banka hesabına yatırılmasına ve akabinde sermayeye ilişkin yeni durumun tescil ve ilan edilmesine karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta iki ortaklı davalı şirketin 18.12.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında şirketin toplam 4.000 adet payının 3.200 adet payına sahip ortağın toplantıya katılımı ve olumlu oyu ile ana sözleşmenin 6. maddesinin tadil edilerek şirketin sermayesinin 100.000,00 TL'den 25.000.000,00 TL'ye çıkartılmasına karar verilmiş olduğu görülmüştür.
Davacı yan, davalı şirketin genel kurul toplantısına usulüne uygun çağrı yapılmadığından toplantıya katılamadığını, yapılan sermaye artışının davacının paylarını eritme amacı taşıdığını ileri sürmüştür.
Dosya kapsamı uyarınca davalı şirketin 18.12.2023 tarihli 2022 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısına çağrının 27.11.2023 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edilmekle toplantı gününden en az 15 gün önce ilan edilme koşulunun yerine getirildiği, davacıya gönderilen iadeli taahhütlü mektuplar taşındı ibaresi ile iade edilmiş ise de; TTK 414. maddesi kapsamında iadeli taahhütlü mektupla çağrının ortağın şirkete bildirmiş olduğu adrese yapılması gerekeceğinden davacının şirkete keşide ettiği 19.....2024 tarihli ihtarnamesinde keza iş bu dava dilekçesinde ve dava dilekçesi ekindeki vekaletnamede belirtilen aynı adresine tebligatın çıkarılmış olduğu, davacının mernis kaydında genel kurul tarihinden sonra 30.09.2024 tarihinde farklı bir adrese taşınmakla mernis adresi değişikliğinin yapıldığı, öte yandan davacı tarafça genel kurul tarihinden önce davacının adresini değiştirdiği ve bu adresin şirkete bildirildiğine yönelik bir iddia da ileri sürülmediğinden genel kurul toplantısına çağrının usulüne uygun yapılmış olduğu mahkememizce kabul edilmiştir.
Limited şirketin sermayesinin değiştirilmesi kararı bir ana sözleşme değişikliği niteliğinde olduğundan bu tür ana sözleşme değişikliğinin geçerli olabilmesi için ana sözleşmede daha yüksek bir toplantı ve karar nisabı öngörülmemiş ise TTK 621. maddesinde açıklanan toplantı ve karar nisabına uyulması gerekmektedir. Anılan hüküm emredici nitelikte olup toplantı ve karar nisabına uyulmadan alınan sermayenin artırılmasına ilişkin karar yok hükmün kabul edilir.
Davalı şirketin ana sözleşmesinin 13. maddesinde, ana sözleşmede bulunmayan hususlar hakkında Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kabul edilmiş olup TTK 621/1-d maddesinde esas sermayenin artırılmasına ilişkin genel kurul kararlarının temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması halinde alınabileceği düzenlenmiştir.
İki ortaklı davalı şirketin 18.12.2023 tarihli genel kurul toplantısına %20 paya sahip davacının katılmadığı, %80 paya sahip dava dışı ortağın katıldığı, TTK 621/1-d maddesi uyarınca 4.000 adet paydan 3.200 adedi yani %80'i toplantıda temsil edilerek karar alındığı görülmekle kanunda belirtildiği şekilde esas sermayenin %80'i temsil edilerek alınan kararın hem temsil edilen oyların en az üçte ikisi olan nisap miktarını hem de oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması nisabını sağlamakta olduğundan yoklukla hükümsüzlük sonucunu doğurmayacağı anlaşılmıştır.
Diğer yandan genel kurul toplantısında alınan kararın butlanına ilişkin TTK 447/1-b maddesinde pay sahibinin bilgi alma inceleme ve denetleme haklarını kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, TTK 447/1-c maddesinde anonim şirketin temel yapısını bozan ya da sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararların batıl olduğu düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı şirketin sermaye artırımına ilişkin karar öncesinde likidite sıkıntısı yaşadığı, sermaye artışının yapılmaması halinde rasyolarının ... belirtilen mali yeterlilik hadlerini yakalamada zorlanabileceği ve hali hazırda devam eden projeleri nedeniyle sermaye artırımına gidilmesinde dürüstlük kuralına aykırılık bulunmadığı bilirkişi raporu ile tespit edilmiş, alınan kararın niteliği itibariyle pay sahibinin bilgi alma inceleme ve denetleme haklarını sınırlandıran bir karar olmadığı görülmüştür.
Yapılan bilirkişi incelemesi ile sermaye artırım kararının şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan bir karar niteliği taşımadığı bir başka deyişle bütün pay sahiplerinin değil sadece pay sahiplerinden birinin kişisel menfaatlerini etkileyebilen bir karar olduğu başkaca butlan sebeplerinin bulunmadığı tespit edilmekle davacının dava konusu kararın butlanına karar verilmesi talebi yerine görülmemiştir.
Yukarıda ifade edildiği üzere dava konusu edilen genel kurul toplantısını ticaret sicil gazetesinde ilan edilerek ve davacının şirkete kayıtlı adresine süresinde iadeli taahhütlü mektupla toplantı gün ve gündeminin bildirimi yönünde mektup gönderilmek suretiyle çağrının usulüne uygun yapılmış olduğu anlaşılmakla birlikte toplantıya davetin usulsüz olduğuna ilişkin davacı iddiası ihtimalinde dahi davacının pay oranı itibariyle karar nisabına bir etkisinin bulunmadığı ancak TTK 446/1-b maddesi kapsamında iptal talep edebileceği açıktır.
Ortaklığın çıkarları veya ihtiyacının zorunlu kılmamasına karşın sermaye artırım kararı ile bir kısım paydaşların rüçhan hakları bir kısım paydaşlar yararına olacak biçimde dolaylı veya dolaysız sınırlanır veya tamamen kaldırılır ise esas sermaye artırımı kararlarının objektif iyi niyet kurallarına uygunluğundan söz edilemez. Genel kurulun sermaye artırım kararı ile paydaşlar arasında var olan hak ve çıkar dengesinin bozulması rüçhan hakkının, yasaya, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak kısıtlanması sonucunu doğurması halinde rüçhan hakkını kullanma olanağının tanınmadığı veya bu hakkın başkasına kullandırıldığını iddia eden pay sahibi ilgili genel kurul kararının iptalini TTK 445. ve 446. maddeleri kapsamında dava edebilir.
Somut uyuşmazlıkta, davacıya çağrının usulsüz olduğu ihtimalinde ; iptal davasının TTK 445. maddesi uyarınca karar tarihinden itibaren üç aylık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğinden iş bu davanın yasal üç aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı anlaşılmıştır.
Öte yandan sermayenin artırılmasına ilişkin 18.12.2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan karara istinaden rüçhan hakkının kullanımına dair 12.03.2024 tarihli ... sayılı müdür kararına yönelik yapılan değerlendirmede; limited şirketlerde rüçhan hakkının kullanılması esaslarına ilişkin TTK 591. maddesinde açık düzenleme olmadığından Türk Ticaret Kanununa da doğrudan atıf yapılmamakla birlikte anonim şirketlerde rüçhan hakkına ilişkin TTK 461. maddenin kıyasen limited şirketler bakımından da uygulama alanı bulacağı kabul edilmekle anılan hüküm kapsamında müdürler tarafından rüçhan hakkı kullanımı esaslarının bir karara bağlandıktan sonra bu kararın ticaret sicilinde tescil ve ilanı gerekmekte olup dava konusu edilen karar yönünden rüçhan hakkını 15 gün içerisinde kullanmaya davete ilişkin müdür kararının ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği, ayrıca davacıya iki kez ihtar gönderildiği, ihtarların muhatabın taşındığından bahisle tebliğ edilemediği anlaşılmakla yasal prosedüre uygun işlem yapıldığı görülmüştür.
Yapılan yargılama sonucunda davalı şirketin 18.12.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan sermayenin artırılmasına ilişkin kararın TTK 621/1-d maddesi uyarınca toplantı ve karar nisaplarına uygun olarak alındığı, anılan kararda TTK 447. maddesinde ön görülen butlan sebepleri gerçekleşmediği gibi TTK 445 maddesi kapsamında yasal üç aylık hak düşürücü sürede iptal talebinde de bulunulmadığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ...... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
22/05/2025
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 03.06.2025
Başkan ......
Üye ......
Üye ......
Katip ......