T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/817 Esas - 2025/88
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO: 2024/817 Esas
KARAR NO: 2025/88
HAKİM: ....
KATİP: ....
DAVACI : ....
VEKİLİ: Av.....
DAVALI : ....
VEKİLİ: Av. ....
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 23/10/2024
KARAR TARİHİ: 14/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 27/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı adına kayıtlı dava dışı ...sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile 17/02/2024 tarihinde vuku bulan kaza nedeniyle ... plakalı araçta oluşan hasar masrafları müvekkili sigorta şirketince karşılandığını, kaza sırasında davalının alkol raporunun eksik olması nedeni ile davacı sigorta şirketinin ödemiş olduğu tazminatı rücuen talep tahsil hakkı doğduğunu, bunun üzerine.... icra sayılı dosyası ile davalı ve dava dışı ...aleyhine takip başlatıldığını, davalının ödeme emrine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalı tarafın yaptığı bu itirazların hukuki dayanaktan yoksun olup itirazın iptali gerektiğini, meydana gelen trafik kazasında, kaza sırasında davalı tarafın kusurlu olması nedeni ile müvekkili şirketin TTK mad. 1472 hükmü gereğince rücu hakkı doğduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının haksız ve yasal dayanaktan yoksun .... Esas sayılı dosyasında bulunan itirazlarının iptaline, takibin devamına, davacı müvekkili şirket lehine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Görevli mahkemelerin tüketici mahkemeleri olduğunu, husumet yokluğundan davanın reddini talep ettiklerini, araç sürücüsüne davanın ihbarının gerektiğini, işletenin ve eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru yoksa sigortacının dönme (rücu) hakkından söz edilemeyeceğini, Söz konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağına bakıldığı zaman sürücünün bu kazada kusurlu olduğu belirtildiğini, Ancak sürücünün kusurunun kasti veya ağır bir kusurdan meydana geldiğine ilişkin olarak tutanakta herhangi bir saptama söz konusu değilken davalıya bu durumun "ağır kusur'' olarak değerlendirilmesi kabul edilemeyeceğini, kusur oranın .... gönderilerek kazada kusurun yeniden değerlendirilmesini talep ettiklerini, Türk Borçlar Kanununa göre tazminatın ödenmesi kendisinden istenilen kişi, durumu birlikte sorumlu olduğu kişilere bildirmek zorunda olduğunu, Rücu etme hakkı bulunan kişinin birlikte sorumlu olduğu kişilere karşı bildirme yükümü altında olduğunu, bu yükümü yerine getirmeyen kişi rücu etme hakkını kaybettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava TTK 1472. Maddesinden kaynaklanmakta olup, davacı sigorta şirketinin rücu talebine ilişkindir.
HMK 150/1. Maddesinde "... Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir...." ,
150/6. Maddesinde "...İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır...",
320/4 maddesinde "... Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır..." maddeleri mevuttur.
Eldeki davanın incelenmesinde davacı vekilince iş bu davanın 13/01/2025 tarihinde takip edilmemesi üzerinde dava dosyası işlemden kaldırılmış ve yine 14/02/2025 tarihli celsede de usulüne uygun davetiyeye rağmen duruşmaya icabet edilmediği anlaşılmakla, davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İş bu davanın HMK 150/1-4 ve 320/4 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına,
2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 484,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 130,55 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.. 14/02/2025
Katip ....
e-imzalı
Hakim ....
e-imzalı
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.