T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/820 Esas - 2025/158
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/820 Esas
KARAR NO: 2025/158
HAKİM: ......
KATİP: ......
DAVACILAR :......
1- ......
2- ......
3-......
4- ......
5- ......
6- ......
VEKİLLERİ: Av. ......
Av. ......
DAVALI : 1- ......
VEKİLLERİ: Av. ......
Av. ......
DAVALI : 2- ......
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 15/11/2018
KARAR TARİHİ: 11/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkete ... poliçe numarası ile sigortalı olan ... plaka sayılı aracın diğer davalı malik/sürücü yönetimindeyken 14 Nisan 2018 tarihinde yaya müvekkili ...'a çarpıp ağır yaralanmasına neden olduğunu, kaza nedeniyle......tarafından ......sayılı soruşturmanın açıldığını, kaza sonrasında olayın gerçekleştiği yere yakın olan ...... kaldırılan müvekkilinin ağır yaralandığını, hayati tehlike riskiyle 20 gün hastanenin yoğun bakım servisinde kaldığını, hastaneden taburcu edilen müvekkilinin tedavisine hala evde devam edildiğini, kaza öncesinde camide ibadet etme, hastanede tedavi olma, alışveriş yapma ve basit el aletleriyle marangozluk gibi faaliyetleri tek başına yapabilen müvekkilinin kaza nedeniyle %92 oranında çalışma gücü kaybına uğradığını, günlük hayati faaliyetlerini 3. kişinin yardımı olmadan sürdüremez hale geldiğini, davacının vücut bütünlüğünün bozulması sonucunda oluşan fonksiyon ve çalışma gücü kaybı ile yeme-içme banyo yapma tuvalete gitme gibi hayati faaliyetlerini sürdürebilmesi amacıyla yardımına muhtaç olduğu bakıcı masrafından doğan zararları karşılamak için 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza sonrasında ömür boyu başkasının yardımı olmaksızın hayatını sürdüremez hale gelen müvekkilinin çektiği acı elem ve üzüntü nedeniyle 100.000,00 TL manevi tazminat talep edildiğini, davacının geçimini çocuklarının yardımı ile sağladığını, dava harç ve masraflarını ödeme gücünün olmadığını, bu nedenle dava harç ve masrafları için davacıya adli yardım yapılmasına karar verilmesi taleplerinin olduğunu, taraflarınca tanınmayan davalı ...'nın kazaya neden olan ... plakalı aracın malik ve sürücüsü olduğunu, aracın iyi niyetli kişilere devri halinde alacaklarını tahsil etme olanağının ortadan kalktığını, söz konusu aracın kaydına üçüncü kişilere devir ve temlikini engelleyecek nitelikte ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiklerini, davacı yönünden adli yardım taleplerinin kabulünü, davalı ... adına kayıtlı ... plakalı aracın kaydına iyi niyetli 3. kişilere devir ve temliki ile üzerinde ayni hak tesis edecek tasarrufları engelleyecek şekilde ihtiyati tedbir konulmasına, davacının fonksiyon ve çalışma gücü kaybı ile bakıcı ücretinden doğan zararları karşılamak üzere 1.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 101.000,00 TL'nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesini, kararlaştırılacak maddi manevi tazminat miktarına kaza tarihinden itibaren maddi tazminat için avans faizi manevi tazminat için yasal faiz uygulanmasına, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini, davanın kabulünü talep ve dava etmişlerdir.
Yargılama devam ederken davacının vefat etmesi üzerine ...... Mah.'nin 17/10/2019 tarih ve ...... sayılı veraset ilamına göre davacının mirasçıları davaya dahil edilerek yargılamaya devam olunmuştur.
CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça dava öncesi müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından kanunda öngörülen başvuru şartının gerçekleşmediğini, bu suretle müvekkili şirketin temerrüde düşmesinin de söz konusu olmayacağını, huzurdaki davanın dava şartı yokluğundan usulden reddinin gerektiğini, ... plakalı aracın müvekkil şirkete, 27.11.2017-27.11.2018 tarihleri arasında ... numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının, sigortalılarının kusuru oranında olmak üzere, ölüm/daimi sakatlık halinde kişi başına azami 360.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde yaya ...'un asli ve tam kusurlu olduğunu, davacı yana ... tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının veya gelir bağlanıp bağlanmadığının tespiti için ilgili ... ’ne müzekkere yazılması gerektiğini, ZMSS genel şartlarına göre “geçici iş göremezlik zararı” ile “geçici bakıcı giderleri” kalemlerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, ... tarafından ödenmekte olduğunu, davacının bakıcı gideri talebinin bu yönüyle reddinin gerektiğini, dava konusu kazada davacının daimi sakatlığa maruz kalıp kalmadığı, kalmışsa derecesi ile gerçek zararının miktarının saptanması için dosyanın aktüer sıfatını haiz bir bilirkişiye tevdii ile tazminat hesaplanmasının yaptırılması gerektiğini, davacı yanın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi talebinin de haksız olduğunu, müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermesinin söz konusu olmadığını, bu sebeple müvekkil şirketin yargılama masrafları ve vekâlet ücretinden sorumlu olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı ...'nın usulüne uygun tebligata rağmen süresinde cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, meydana gelen trafik kazası neticesinde yaya olan davacının ZMMS sigortacısı ile sürücü ve araç sahibine yönelttiği maddi ve manevi tazminatın tazmini isteğine ilişkin olup mahkememizce yapılan yargılama sonucunda verilen 22/02/2022 tarih ve ...... sayılı "1-Maddi tazminat isteminin kabulü ile; 5.616,51 TL geçici iş göremezlik tazminatı 989,13 TL daimi iş göremezlik tazminatı, 2.435,40 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 9.041,04 TL maddi tazminatın davalı ... A.Ş. yönünden (poliçe teminat limiti ile sorumlu olmak kaydıyla) 29/10/2018 temerrüt tarihinden, davalı ... yönünden 14/04/2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 2-Manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; 25.000,00 TL manevi tazminatın 14/04/2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... 'dan tahsili ile davacılara verilmesine, 3-Fazlaya dair isteminin reddine," dair karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine .......'nin 24/10/2024 tarih ve ...... sayılı ilamı ile mahkememiz kararı, "Mahkemece hükme esas alınan ...... maluliyet raporunda, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, kaza sonucu yaralanan ...'un yürüyüş bozukluğu nedeniyle %24 oranında daimi maluliyetinin belirlendiği belirtildikten sonra davacının kaza tarihinde 60 yaşın üzerinde olması nedeniyle yönetmeliğin 11/e maddesine göre hesaplanan özürlülük oranına ... ile %10 eklendiği ve toplamda daimi maluliyet oranının %32 olduğu belirtilmiş olup belirlenen maluliyet oranının kazaya bağlı maluliyete ilişkin olması, genel vücut özürüne yönelik olmamasına rağmen davacının yaşı nedeniyle %10 oranında daimi maluliyet ilave edilmesinin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi için ek rapor alınarak davacı ...'un 14.04.2018 tarihinde meydana gelen kazaya bağlı yaralanmaları nedeniyle maluliyet oranının tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle kaldırılması nedeniyle dosya yeniden ele alınmıştır.
Kaldırma ilamı kapsamında ......'ndan ek maluliyet raporu alınması gerekmiş, bu bağlamda düzenlenen 15/01/2025 havale tarihli ek maluliyet raporunda özetle; "...kişilerde meydana gelen yaralanmalarda yaş faktörü kişinin klinik değerlendirmesinde oldukça
önemli olduğu, kişinin travmaya ileri yaşlarda maruz kaldığında klinik olarak daha fazla etkileneceği
nin düşünüldüğü, bu sebeple Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri
Yönetmeliği’nde alınan oranlarda kişinin yaşına göre E cetvelinde oranının değişmediği, buna benzer bir
düzenlemenin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları
Hakkında Yönetmelik’te bulunmaması nedeniyle;
30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması
ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik’te geçen “Birden fazla özür
durumunun bulunması Madde 11- e) 60 yaşın üzerdekilerde hesaplanan özürlülük oranına ...
formülü ile %10 eklenerek kişinin özür oranı bulunur” ifadesi göz önüne alınarak ...’un söz
konusu kazada 60 yaşının üstünde olması ve yaşının klinik durumuna etkisi sebebiyle oranına ...
formülü ile %10 eklendiği..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır. Ek maluliyet raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraflarca yasal süresi içerisinde ek maluliyet raporuna karşı bir itirazda bulunulmadığı görülmüştür. Mahkememizce de ek maluliyet raporunun kaldırma ilamı gerekliliklerini karşıladığı, kök maluliyet raporu ile birlikte gerekçeli ve denetime elverişli olduğu görülmekle, hükme esas alınmasına karar verilmiş ve sonuç olarak, davacıların murisinin davaya konu trafik kazası nedeniyle özür oranının %32 olduğu, kaza nedeniyle tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 4 (dört) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 12 aya kadar uzayabileceği yönündeki tespitin hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Kaldırma ilamı öncesinde hükme esas alınan 12/11/2020 tarihli raporda; davacı müteveffa yaya ...'un, dava konusu yaralandığı trafik kazasının oluşumunda %70 oranında kusurlu olduğu, davalı ... poliçesiyle olay tarihinde zorunlu mali mesuliyet sigortalı bulunan ... marka ...... plakalı aracın maliki ve sürücüsü olan diğer davalı ...'nın %30 oranında kusurlu olduğu şeklinde değerlendirme yapılmış olup bilirkişilerce yapılan değerlendirmenin davaya konu kazanın oluş şekline uygun olduğu değerlendirilmekle ve kaldırma ilamının kapsamı nazara alınarak bu kusur değerlendirmesinin yeniden hükme esas alınması uygun bulunmuştur.
Kaldırma ilamı öncesinde alınan 31/05/2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunda özetle; geçici iş göremezlik zararının 5.616,51-TL, daimi iş göremezlik zararının 989,31-TL, bakıcı giderinin ise 2.435,40-TL olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiş olup kaldırma ilamı sonrasında yapılan ek tahkikat sonucunda maluliyet oranının değişmediği ve eldeki davanın kısmi dava olarak ikame edilip 06/07/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunun geçici iş göremezlik zararı bakımından 5.616,51-TL'ye, daimi iş göremezlik zararı bakımından 989,31-TL'ye, bakıcı gideri alacağı bakımından ise 2.435,40-TL'ye çıkarıldığı görülmekle, kaldırma ilamının kapsamı ile birlikte eldeki dava bakımından yargılamaya yenilik katmayacağı anlaşılmakla yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır.
Sonuç olarak tüm dosya kapsamı, kaldırma ilamı sonrasında yapılan ek tahkikat ile toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde maddi tazminat talepleri bakımından; davacıların murisi ...'un geçici iş göremezlik zararı kapsamında 5.616,51-TL, daimi iş göremezlik zararı kapsamında 989,31-TL, bakıcı gideri kapsamında 2.435,40-TL olmak üzere toplam 9.041,04 TL maddi tazminat talebinin davalı ... A.Ş. yönünden (poliçe teminat limiti ile sorumlu olmak kaydıyla) KTK'nın 99. maddesi gereğince 29/10/2018 temerrüt tarihinden, davalı ... yönünden 14/04/2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile muris ...'un mirasçıları olan davacılara verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden ise; her ne kadar davacıların murisinin davaya konusu trafik kazasının meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu sabit ise de, davacıların murisinin asli kusurlu olmasının manevi tazminatın verilmesine engel olmayıp, hükmedilecek miktarı etkileyecek bir unsur olduğunun kabulü ile (Emsal: ....'nin, 01/07/2004 tarih ve ... sayılı ilamı); davacıların murisinin yaralanmasına neden olan trafik kazasında gerekli dikkat ve özeni göstermeyen davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün zararın meydana gelmesinde tali kusurlu olarak katkısının bulunduğu anlaşılmakla tarafların kusur durumu ile sosyal ve ekonomik durumları da göz önüne alınarak, davacıların murisinin hayatta iken duyduğu acı ve ızdırabın niteliği ve derinliğini hafifletebilmek amacıyla ve zenginleştirici olmayacak şekilde tespit edilen 25.000,00-TL manevi tazminatın 14/04/2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile muris ...'un mirasçıları olan davacılara verilmesine yönelik olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Maddi tazminat isteminin kabulü ile; 5.616,51-TL geçici iş göremezlik tazminatı 989,13-TL daimî iş göremezlik tazminatı, 2.435,40-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 9.041,04-TL maddi tazminatın davalı ... A.Ş. yönünden (poliçe teminat limiti ile sorumlu olmak kaydıyla) 29/10/2018 temerrüt tarihinden, davalı ... yönünden 14/04/2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
2-Manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; 25.000,00-TL manevi tazminatın 14/04/2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... 'dan tahsili ile davacılara verilmesine,
3-Fazlaya dair isteminin reddine,
4-Adli yardım nedeni ile başlangıçta alınmadığından 35,90-TL başvuru harcı ile maddi tazminat yönünden alınması gereken 617,59-TL nispi harç toplamı olan 653,49-TL harçtan ıslah dilekçesi ile yatırılan 27,47-TL harcın mahsubu ile bakiye 626,02-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Maddi tazminat yönünden davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar yönünden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 9.041,04-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davacılara verilmesine,
6-Manevi tazminat yönünden alınması gereken 1.707,75-TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Manevi tazminat yönünden davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 25.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine,
8-Davacılar tarafından yapılan 425,7-TL tebligat gideri, 146,00-TL müzekkere gideri, 1.350,00-TL bilirkişi ücreti, 1.260,00-TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 3.181,70-TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 993,30-TL'nin (davalı ... A.Ş.'nin 263,80-TL ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
9-Davacılar tarafından yatırılan 27,47 TL ıslah harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
10-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair davacılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ...... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 11/03/2025
Katip......
e-imzalı
Hakim ......
e-imzalı