T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/851 Esas
KARAR NO: 2025/352
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI : ... - ... ...
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/12/2024
KARAR TARİHİ: 13/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... San. ve Tic. A.Ş. ile bir adi ortaklık kurduğunu, bu ortaklığın ise, ... ile " ..." hususunda sözleşme imzaladığını, anılan işin ...'nün 04/08/2019 gün ve ... sayılı devir oluru alınarak, .... Noterliği'nin 31/10/2019 gün ve ... yevmiye nolu "Devir Sözleşmesi" ile ... İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti. + ... San. ve Tic. A.Ş. İş Ortaklığı'nca müvekkil firma ... İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti.'ye devredildiğini, bu proje kapsamında; ... işinin ana sözleşme ve şartnamelere uygun olarak ana sözleşmedeki birim fiyat tarifelerinde bulunan sanat yapılarının, her türlü mekanik imalat ve montaj işlerinin anahtar teslimi yapılması işinin ise müvekkili ile davalı arasında imzalanan sözleşme ile davalı tarafından üstlenildiğini, cari kayıtlarda da yer alan borç nedeniyle müvekkili tarafından davalı hakkında ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafından icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, davalı tarafından icra takibine yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, dava konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.
CEVAP: Davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği, ancak cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi, Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1.maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, her iki tarafın da "Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır.
Somut olayda; uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup TTK'nın 4. maddesinde bu nitelikteki davaların mutlak ticari dava niteliğinde olduğuna ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. O halde tarafların tacir olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda mahkememizce davalı yönünden tacir araştırması yapılmış olup ...'nın 07/02/2025 tarihli yazısı ile davalının tacir kaydının olmadığı bildirilmiştir. Aynı şekilde ...'nün 11/02/2025 tarih ve 11/04/2025 tarihli yazılarından davalının işletme esasına göre defter tuttuğu bildirilmiş olup bilanço esasına göre defter tutmadığı görüldüğünden kendisini doğrudan tacir kabul etmek mümkün olmadığı anlaşılmış, bu nedenle söz konusu yazı ekinde dosyaya getirtilen kayıtlardan davalının yıllık alım/satım tutarlarının VUK'un 177. maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bentte yazılı nakdi limitin tamamını aşmadığı görüldüğünden kendisinin tacir sayılmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, davacı tacir ise de ticari ilişkinin karşı tarafı olan gerçek kişi davalının tacir sayılmasının mümkün olmadığı, uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen bir konudan kaynaklanmadığı gibi özel bir düzenleme ile ticaret mahkemelerinin görev alanında bulunduğu belirtilmediği için davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin HMK 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. (Benzer şekilde: ....'nin 20/02/2020 tarih ve ... sayılı, ...., 04/11/2021 tarih ve .... sayılı ilamları).
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin HMK 114/1-c,115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal 2 haftalık sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
4-Süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
13/05/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.