T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/865 Esas - 2025/586
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2024/865 Esas
KARAR NO : 2025/586
HAKİM : ......
KATİP : ......
DAVACI : ......
VEKİLLERİ : Av. ......
Av. ......
DAVALI : ......
VEKİLİ : Av. ......
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 16/12/2024
KARAR TARİHİ : 31/07/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 01/08/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: 28.01.2024 tarihinde ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla duraklayan ... plakalı aracın sol yalında duran müvekkili ...'na çarparak yaralanmasına neden olduğunu, meydana gelen kazada müvekkiline atfedilebilir herhangi bir kusuru bulunmadığını, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle ... Şirketi nezdinde ZMMS ile teminat altında olduğunu, kazaya ilişkin ...... soruşturma dosyasında soruşturmanın sürdüğünü, davalı Sigorta Şirketi'nde 29.04.2024 tarihli başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını, arabuluculuk süresinde anlaşma sağlanamadığını, ileri sürüp şimdilik 100.000.00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacının başvuru şartını tam olarak yerine getirmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının ve davacının maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, kusuru durumunun belirlenmesi gerektiğini ... tarafından karşılanması gerekti giderlerinden davalı müvekkilinini bir sorumluluğu bulunmadığını, bildirip davanını reddini savunmuştur.
GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle davalı sigorta şirketine karşı açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili 30/07/2025 tarihli dilekçesiyle davadan feragat etmiştir.
6100 S. HMK.'nın 307. maddesinde, "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. “ denilmiş,
Aynı sayılı yasanın 309. maddesinde ise, “(I)Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.
(II)Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.
(III)Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.
(IV)Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. “ hükmü yer almaktadır.
310. maddede , “Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir” denilmiş olup, 311. madde ise, “Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.” denilmektedir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı tarafından 16/12/2024 tarihli dava dilekçesi ile iş bu davayı açmış olsa da, davacı vekili 30/07/2025 tarihli dilekçesi ile açmış olduğu davalarından feragat ettiklerini, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini bildirdiği anlaşılmakla HMK'nun 310. ve 311. maddelerine göre; feragatın hüküm kesinleşmeden her zaman yapılabileceği gibi feragat beyanının kesin hükmün hukuki neticelerini doğurduğu ve feragat beyanının işin niteliğine göre kamu düzenine aykırı olmadıkça geçerli bulunduğu, feragatın sonuç doğurması için karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı, davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde feragat yetkisi bulunduğu, yine feragatın gerçekleşmesi halinde oturum beklenmeden karar verilebileceği ( ......), ayrıca dosya üzerinden karar verebilmenin yargılama sürecinin kısaltılması amacıyla düzenlenen 6100 sayılı HMK'nun özüne de uygun olacağı da anlaşıldığından feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan 410,27-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 17,33 TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ......tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-6) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde ...... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/07/2025
Katip ......
e-imzalı
Hakim ......
e-imzalı