T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/894 Esas
KARAR NO: 2025/359
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ: Av. ... -....
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... -....
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 29/05/2024
KARAR TARİHİ: 14/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25.05.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davalı arasında müzik aleti satın alınması ve teslimi hususunda anlaşmaya varıldığını, taraflar arasındaki anlaşma doğrultusunda müvekkil şirket tarafından düzenlenen 23.05.2023 tarih ve 23.019,44 Euro bedelli fatura ve faturaya konu ürünlerin 29.05.2023 tarihinde davalıya teslim edildiğini, davalı tarafça faturaya mahsuben bir kısım ödemeler yapılmış olsa da fatura bedelinin tamamının ödenmediğini, davalının faturadan kaynaklanan bakiye borcunu ödememesi üzerine davalı hakkında 07.03.2024 tarihinde .... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine konu borcun tamamına, faize ve tüm ferilerine itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, fatura konusu malın tam, eksiksiz ve sağlam olarak teslim edildiğini, bu hususun 29.05.2023 tarihli teslim tutanağı ile sabit olduğunu, sorunun çözümü için arabuluculuğa başvurulmuş ise de anlaşmaya varılamadığını ileri sürüp davalı borçlunun .... Esas sayılı dosyadaki itirazın iptaline ve takibin devamına, itiraz edilen miktarın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin yetkisiz olduğunu, davanın ....Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davanın görevli mahkemede açılmamış olup görevli mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davalı tarafın tüzel kişi tacir olduğunu, davacı ile müvekkil arasında malların bedelinin taksitle ödenmesi hususunda sözlü şekilde anlaşılmış olup müvekkilce ödemeler yapılmasına rağmen davacı tarafça haksız ve mesnetsiz şekilde icra takibi başlatıldığını, fatura tarihi 23.05.2023 olup 8 ay boyunca ayda 1.000,00 Euro şeklinde ödeme yapıldığını ve davacının 8 ay boyunca bu ödeme şekline itiraz etmediğini, davacının başlattığı icra takibi ve açılan davanın kötü niyetli olduğunu bildirip davanın reddini savunarak davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatı istemiştir.
GEREKÇE:
Dava, ticari satım nedeniyle düzenlenen faturalardan kaynaklanan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine takip konusu asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesi isteğine ilişkindir. ( İİK md. 67)
....Mahkemesi'nin 02/10/2024 tarih .... sayılı Görevsizlik ilamı ile dosyanın Mahkememize gönderildiği ve yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı görülmüştür.
Taraflarca gösterilen deliller toplanmıştır; .... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden geldiği, ....'na yazılan müzekkereye cevap verildiği, Davalı için ... yazılan müzekkereye cevap verildiği, tarafların BA/BS kayıtları getirtilmiş, tarafların ticari defterleri yerinde SMMM bilirkişi marifetiyle incelenmiş, Mahkememizce gerekli bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporlarının dosyaya kazandırıldığı görülmüştür.
İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
Cari hesap 6102 sayılı TTK m.89'da düzenlenmiştir. İki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarının teker teker ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarın isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesidir.
Eldeki davada, taraflar arasında süre gelen ticari satıştan kaynaklanan cari hesap ilişkisi bulunmaktadır. Bu nedenle taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisini hesabın kat edildiği tarih itibariyle tespit edilmesi zorunludur.
.... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 07.03.2024 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde; 5.788,00 Euro asıl alacak (209.368,30 TL) 274.97 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.062,97 Euro istendiği, takibin dayanağının 23.05.2023 tarihli faturadan kaynaklı 5.788,00 Euro alacak olarak gösterildiği, ödeme emrinin davalıya 13.03.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 18.03.2024 tarihinde takibe, borca, fatura içeriğine, alacağa, miktarına, işlemiş faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği, davacının eldeki davayı yasal süresi içerisinde açtığı görülmüştür.
HMK.nun 222/1, 220/3 maddeleri gereğince taraflara dava konusu ticari defter ve kayıtlarını sunması için süre verilmiş ve bilirkişi incelemesine sunulan davacı ve davalı tarafın ticari defter ve kayıtları incelenmiş olup, bilirkişi raporları mahkememize sunulmuştur.
Mahkememizce ...... seçilen SMMM bilirkişisi ...'den aldırılan 28.02.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Sayın mahkemenin kararı doğrultusunda, davacı şirketin ticari defter kayıtları ve dava dosyasına sunduğu belgeler ile dava dosyasındaki mevcut deliller üzerinde yapılan incelemeler neticesinde;
a)Davacının 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterin açılış ve kapanış noter ve beratlarının süresi içinde yapıldığı,6102 sayılı T.T.K 64-65-66 Maddeleri hükümlerine göre sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu,
b)Fatura tutarı, tahsilat ve ödemelerin ticari defter kayıtlarında yer aldığının belirgin olması nedeniyle,Söz konusu ticari defterlerin, HKM'nun ilgili maddelerine göre davacı şirket lehine delil teşkil edebileceğinin değerlendirilmesi Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu,
c) Takip konusu olan ürünlere ait, Davalı şirket tarafından davacı tarafa 6102 sayılı TTK.23/c maddesine uygun olarak yapılmış olan herhangi bir ayıplı hizmet ihbarının bulunmadığı,
d)Davacı düzenlemiş olduğu faturaların, karşı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinin belgelendirdiği ve bu nedenle 6102 sayılı Yeni TTK'nın 21/2 maddesinde yazılı 8 günlük yasal süre içerisinde faturalara itiraz edilmediğinden dolayı kabul edilmiş olduğu,
e) Rapor içeriğinde açıklandığı üzere, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan dava konusu olan faturadan bakiye kalan 5.788,00 Euro'luk Ana para tutarında alacaklı olduğu,
Sonuç ve kanaatine varıldığı." bildirilmiştir.
Mahkememizce Nitelikli Hesaplamalar Bilirkişisi ... ve SMMM bilirkişisi ...'ten aldırılan 27.03.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Raporumuz içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyaları ve davacı yan kayıtları üzerinde yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;
4.1 Tarafların incelenen defter kayıtlarında, davacı yan tarafından davalı yana 1 adet toplam 23.019,44 Euro bedelli fatura tanzim edildiği, davalı yan tarafından da davacı yana toplam 17.231 Euro tutarında ödeme yapıldığı, dolayısıyla davacı yanın davalı yandan 5.788,44 Euro alacaklı olduğu,
4.2 Dava itirazın iptali davası olup, davacının .... sayılı dosyasından taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde, 5.788,00 EURO talep edebileceği,
Davacının faturanın ödenmesine ilişkin ihtar ve ihbarının bulunmadığı, bu nedenle işlemiş faiz talebinde bulunamayacağı, davacının takip talebinden sonra 3095 sayılı kanunun 4/a maddesinin
“Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” hükmü çerçevesinde faiz talep edebileceği,
Sayın Mahkemenin aksi görüşte olması halinde yukarıda hesaplama detayları verildiği üzere davacının 23/05/2023 fatura tarihinden 07/03/2024 tarihli takip tarihine kadar 5.788,00 EURO asıl alacak *403,04 EURO işlemiş faizi olmak üzere toplam 6.191,04 EURO alacağı bulunduğu,
Taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde, 5.788,00 Euro bakiye fatura alacağı ile 23.05.2023 tarihli fatura tarihinden takip tarihine kadar, 274,97 Euro işlemiş faizi olmak üzere toplam 6.062,97 Euro talep edebileceği tespit ve hesaplandığı." bildirilmiştir.
Bilirkişi raporları somut hadiseye uygun, denetime elverişli olduğundan hükme esas alınmıştır.
Deliller değerlendirilmiştir.
Somut Olayda; Taraflar arasında müzik aleti alım-satımı nedeniyle ticari ilişki bulunduğu, davacının teslim ettiği bildirilen mallara karşın kendisine kısmi ödeme yapıldığından ve bakiyenin ödenmediğinden ve davalıdan cari hesap alacağı bulunduğundan bahisle başlatmış olduğu icra takibine yapılan itirazın iptali amacıyla eldeki davanın açıldığı, taraf defterlerinin usulüne uygun tutulmakla sahibi lehine delil vasfına haiz oldukları anlaşıldığından, tarafların birbiriyle uyuşan ticari defter ve kayıtlarına göre takip öncesi davacının davalıdan 5.788-EURO alacaklı olduğu, icra takibinin 5.788-EURO asıl alacak ve 274,97-EURO işlemiş faiz üzerinden başlatıldığı, davacının takip başlatmadan önce davalıyı temerrüde düşürmediğinden faiz talebinin yerinde olmadığı, dolayısıyla davalıya teslim edilen malların karşılığında bakiye bedelin ödenmediği, sabit olan bu olgular karşısında davacının davalıdan 5.788-EURO alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Dosya içerisinde toplanan deliller, icra dosyası, ticari defter kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre, davacı tarafın, cari hesaptan kaynaklanan ve bilirkişi raporu ile hesaplanan 5.788-EURO asıl alacak için icra takibi yapmakta haklı olduğu, 5.788-EURO'nun takip tarihi itibariyle 201.098,27-TLya karşılık geldiği, icra takibinde davacının istediği asıl alacağı TL ye çevirerek bildirmiş olduğundan hükmün TL üzerinden kurulduğu, yukarıda belirtilen olgular ve taleple bağlılık ilkesi gereği davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından bilirkişi raporunda hesaplanan asıl alacak miktarı üzerinden itirazın kısmen iptali ile icra takibinin devamına, asıl alacak belirlenebilir (likit) olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatı verilmesine ve yargılama giderlerinin davanın kabulü oranında davalıdan tahsiline dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
2-.... Esas sayılı dosyada davalının yaptığı itirazın 201.098,27 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına,
3-Fazlaya ve faize ilişkin talebin REDDİNE,
4-Alacak likit olduğundan 40.219,65 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 13.737,02-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.528,65-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 11.208,37-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 32.176,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 8.270,03-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 2.528,65-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 2.956,25TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
9-Davacı tarafından yapılan; 12.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.027,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 13.027,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 12.512,91-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
10-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 2.080,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul red oranına göre 1.997,88 TL'sinin davalıdan, 82,12 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
11-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.14/05/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı