T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/909 Esas - 2025/242
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO: 2024/909 Esas
KARAR NO: 2025/242
HAKİM: ......
KATİP: ......
DAVACI : ......
VEKİLİ: Av. ......
DAVALI : ......
VEKİLİ: Av. ......
DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ: 27/12/2024
KARAR TARİHİ: 28/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 15/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından ZMMS ile sigortalı, ... plakalı araç, davacının maliki olduğu ... plakalı araca arkadan çarptığını, Bu kaza sonucu davacının maliki olduğu araçta maddi hasar meydana geldiğini, Araç onarımı tamamlandığını ve davacının aracında 64.000,00 TL'ye yakın tamir masrafı meydana geldiğini, davalı sigorta şirketine araçta meydana gelen değer kaybı zararının tazmini maksadıyla dava öncesinde başvuruda bulunulduğunu, Davalı tarafından değer kaybı zararını karşılamak maksadıyla davacıya 10.000TL ödeme yapıldığını belirterek şimdilik 1.000,00 TL bakiye değer kaybı alacağının trafik kaza tarihinden itibaren başlayacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, bir ticari dava olan işbu davada, davacı taraf öncesinde arabulucuk yoluna başvurmadığından, dava şartı yokluğu nedeniyle huzurdaki davanın reddi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, kabul manasında olmamak üzere, davacının zararı karşılanmış olmakla, talep bakımından dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 28.02.2025 tarihli raporda özetle: "Davaya konu ... plakalı aracın, ... model, ... marka, ... tipi, ... donanımlı, otomatik şanzımanlı, 1.995 em dizel yakıtlı içten yanmalı motora sahip, beyaz (metalik) renkli, 148.636 km de bulunan, (......) otomobil olduğu; 12/07/2024 tarihinde meydana gelen kazada aracın arka bölümünden hasarlandığı, Davalı ... A.Ş tarafından ZMMS (Trafik) Sigortası ile sigortalanan... plakalı araç sürücüsü ...'nün *4 100 oranında TAM KUSURLU olduğu; davacıya ait ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kazaya etken kural ihlali bulunmadığından KUSURSUZ olduğu, Davaya konu kaza nedeniyle ... plakalı aracın kaza (12/07/2024) tarihi itibariyle azami 35.500,00 t civarında reel değer kaybı meydana geleceği, Davalı sigorta şirketi tarafından bu konuda 10.000,00 & ödeme yapılmış olduğu dikkate alınırsa; hukuki değerlendirmesi Sayın Hakimliğinize ait olmakla birlikte; yapılan nihai hesaplama neticesinde davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ödenmesi gereken bakiye değer kaybı tazminat bedelinin azami 25.500,00 TL olabileceği, Görüş ve kanaatine varılmıştır" şeklinde görüş bildirmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanmakta olup, bakiye değer kaybı tazminatının tahsiline ilişkindir.
... plakalı aracın davalı sigorta şirketince 23/01/2024-2025 vadesinde trafik sigorta poliçesi ile sigortalanmış olduğu kaza sonrasında davacıya 10.000,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
... plakalı aracın tramer bilgileri ...'nden celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
Davalı vekilince yetki itirazında bulunulmuş ise de, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMMS Genel Şartlarının C.7. maddesinde de, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceği düzenlenmiştir. ....... sayılı 11.02.2020 tarihli ilamında; "2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun görevli ve yetkili mahkemeyi düzenleyen 110. maddesinde, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceği düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) Genel Şartlarının C.7 maddesinde de yetkili mahkemeler belirlenmiş, Kanun'daki yetki kuralı aynen tekrar edilmiştir. Sigorta Şirketleri ve ... Şirketlerinin Kuruluş ve Çalışma Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in 10. maddesinde, şirketlerin bölge müdürlükleri ve şube açmak suretiyle yurt içinde teşkilatlanmasının, yurt dışında şube veya temsilcilik açması ilgili diğer mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla serbest olduğu, ancak bu şekilde faaliyete başlanmasını ve faaliyetin sona erdirilmesini müteakip bir ay içinde şirketçe ...... bildirimde bulunulması gerektiği düzenlenmiştir. Mevcut bu düzenleme dikkate alındığında Sigorta Şirketleri ve ... Şirketlerinin Kuruluş ve Çalışma Esaslarına İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca ... yapılanmasına izin verilmiş, genel müdürlük ile şube ve acenteler arasında ... adında bir yapılanmanın kurulabileceği kabul edilmiştir. Aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulu'nun 24.06.2017 tarihli ve 2....... sayılı kararında da benimsenerek davacı vekilinin davayı sigortacının bir acenteden daha yetkili olan ...’nün bulunduğu ...... ilinde açtığı gözetilerek mahkemece yetki itirazının reddi ile işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir." denildiğinden, davanın açıldığı yerde davalı ... AŞ'nin ...... İlinde ... olması nedeniyle yetki itirazı yerinde görülmemiş olup yargılamaya devam olunmuştur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 88. maddesinde zarar verenlerin birden fazla olması halinde “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi yapılmış, yine TBK 61. maddesinde; “Dış ilişkide, birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” şeklinde düzenleme mevcuttur.
Yargıtay yerleşik uygulamasına göre, araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, trafik sigortacısı meydana gelen değer azalmasından sorumludur (......).Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonraki ikinci el satış değerinin piyasa koşullarına göre tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmalıdır (Örn. ...... sayılı ilamı).
Tüm dosya kapsamının bir bütün halinde incelenmesinde; kaza tarihi olan 12/07/2024 tarihinde ...... ışıklarında meydana gelen kazada davalı sigorta şirketince ZMM sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın seyir halinde olduğu, ...... Caddesini takiben ...... Bulvarı kesişimine geldiğinde kendisine yanan kırmızı ışıktan sonra yeşil ışıkla harekete geçtiğinde plakasını bilmediği bir aracın ışık ihlali yapması sebebiyle önünden giden araca çarpmamak için fren tedbirine başvuran ve davacıya ait ... plakalı araca ön kısımlarıyla ... plakalı aracın çarptığı anlaşılmakta olup, kazada sigortalı aracın davacıya ait aracı yeterli takip mesafesi bırakmaksızın izlediği ve süresinde fren tedbirine başvurmadığı anlaşılmakta olup sigortalı araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Değer kaybı yönünden yapılan değerlendirmede ise davacıya ait aracın arka bölümünden hasarlandığı, başlıca arka tampon, alt kaplama, arka tampon çıkışı, bagaj iç kaplama vs parçalarının değişimi ile birlikte bagaj kapağının boyandığı 63.964,06 TL hasar bedelinin oluştuğu anlaşılmakta olup alınan bilirkişi raporunda tespit edilen 35.500,00 TL reel değer kaybı makul kabul edilmiş, davacıya yapılan ödemenin düşülmesi sonrasında 25.500,00 TL tazminata hükmedilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile 25.500,00 TL değer kaybı tazminatının 09.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 1.741,91 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.314,31 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ...... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 90,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.090,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair e-duruşma sistemi üzerinden davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 28/03/2025
Katip ......
e-imzalı
Hakim ......
e-imzalı
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.