T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/108 Esas - 2025/542
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2025/108 Esas
KARAR NO : 2025/542
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/09/2024
KARAR TARİHİ : 11/07/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davalı taraf arasında .... de bulunan tesisleri için 2022 yılında devre tatil sözleşmesi imzaladığını, 2024 yılı Ocak ayında davalı şirkette çalışan ... isimli kişi ile yapmış oldukları görüşmelerde 400.000,00 TL ek bedel ödeme yaparak .... geçişi konusunda anlaştıklarını, Bu tutar sözleşmeden önce karşılıklı güvene dayalı olarak anlaşılmış ve anlaşılan tutar olan 200.000,00 TL davalı şirkette muhasebe müdürü olan çalışan ...'in banka hesabına, 200.000,00 TL ise kredi kartından çekilmek suretiyle ödendiğini, Müvekkili tarafından ödenen 400.000,00 TL sözleşmede görüldüğünü, Davalı taraf da sözleşmeyi müvekkile imzalanması amacıyla 08.02.2024 tarihinde göndermiş ancak, anlaşılan 400.000,00 TL iken, sözleşmede 600.000,00 TL olarak yazması üzerine bu konuda bilgi almak amacıyla davalı taraf çalışanı satış sorumlusu ... isimli kişi ile iletişime geçmiş ve anlaşılan tutardan yüksek bir tutar yazmasından dolayı bu sözleşmeyi imzalamayacağını, iptal edeceğini bu nedenle ödemiş olduğu 400.000,00 TL'nin kendisine iadesini talep ettiği, davalı taraf çalışanı ....isimli şahıs dönüş yapacağını bildirmiş ancak, aradan süre geçmesine karşın herhangi bir dönüş yapılmamıştır. Daha sonra davalı taraf şirkette müdür olan ... ile iletişime geçmişler, o da dönüş yapacaklarını bildirmiş olmasına karşın herhangi bir geri dönüş olmadığını, ekte sunulan Ödeme Dekontları ve Makbuzları ... ile yapılan whatsapp görüşmelerle sabit olduğu, davasının kabulü ile, .... E. Numaralı takibe haksız ve kötü niyetle yapılan itirazlarının iptaline karar verilmesini, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, davalının mal kaçırma ve yargılama sonunda haklı çıkmamıza binaen tahsil kabiliyetinin bulunmaması ihtimaline binaen ihtiyati haciz kararı verilmesini, dava sonunda yargılama ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davacı ve müvekkilim davalı ticari şirketler olduğundan, taraflar arasındaki iş ticari iştir. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Dolayısıyla davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, Yanı sıra ..... , 6.1.2014 tarihli kararında; ...Öte yandan, ihtiyati haciz istemi, mahiyeti gereği, 6100 Sayılı H.M.K.nın 2. maddesinde belirtildiği üzere gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına dair bir "iş" niteliğinde olup aksine bir düzenleme söz konusu olmadığı için bu işler bakımından asıl görevli mahkeme Asliye Hukuk ve/veya işin mahiyetine göre Asliye Ticaret Mahkemesidir. Bu durumda, açık yasa hükümlerine karşın, yerel mahkemece istemin görevsizlik sebebiyle dava şartı yokluğundan ötürü reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. .." şeklinde hükmolunmuştur. Yüksek Mahkemece de hükmolunduğu üzere İhtiyati Haciz istemi mahiyeti gereği mal varlığı haklarına dair bir iş olduğundan, bu işler bakımından asıl görevli mahkeme Asliye Hukuk ve/veya işin mahiyetine göre Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, taraflar arasındaki davaya konu iş ticari iş niteliği taşıdığından, hem de mal varlığı haklarına dair bir iş olan ihtiyati haczin mahiyeti gereği Tüketici Mahkemeleri görevli olamayacağını Görevsizlik Kararı verilmesi gerektiğini, İhtiyati haciz talebini incelemeye yetkili mahkeme, İcra ve İflas Kanunumuzun 258. maddesi ile 50. maddesi atfı gereğince Hukuk Muhakemeleri Kanunumuzun 5. maddesi ve devamı hükümlerine göre davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Müvekkil şirketin kanuni ikametgahı "...." adresidir. Bu nedenle yetkili mahkeme .... Mahkemeleri olup, ....Mahkemesi yetkisiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava taraflar arasındaki .... Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkindir.
.... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafında davalı aleyhine 400.000,00 TL asıl alacak ve 3.846,58 TL işlemiş faiz toplamı 403.846,58 TL üzerinden ilamsız takip yapıldığı, takibin davalı itirazı üzerine durduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında 14/08/2022 tarihli 200.000,00 TL bedelli .... akdedildiği 08/02/2024 yılında sözleşmede devre tatil kullanma hakkının ve bedelinin değiştirildiği, davacı tarafça davalıya 400.000,00 TL ek ödeme yapıldığı, ancak daha sonra ek sözleşme gereğince ödenene bedelin tahsili için takip yapıldığı, dava sonrasında davalı tarafça 16/04/2025 tarihinde alacağın takip dosyasına yatırıldığı, yine davalı yan tarafından 13/05/2025 tarihi itibariyle yapılan ödemenin alacaklı davacıya ödenmesine muvafakat edildiği asıl alacak ve ferilerinin davalı tarafından ödendiği anlaşılmakla, taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı alacağının takip tarihi itibariyle muaccel olup olmadığı ve davacının inkar tazminatı ve vekalet ücreti isteminin haklılığına ilişkindir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda tacirler arasındaki ihbar ve ihtarların ne şekilde yapılacağı 18/3. maddesinde düzenlenmiş ve "Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır." denilmek suretiyle önceki hükümde bir kısım değişiklikler yapılmıştır.
Yapılan değişiklikler madde gerekçesinde, "... Bu maddenin üçüncü fıkrasında üç köklü değişiklik yapılmıştır. (1)Hükümdeki şekil, geçerlilik şartı olmaktan çıkarılmış, ispat şartına dönüştürülmüştür. Bu amaçla eski metinde yer alan "muteber olması için" ibaresine metinde yer verilmemiştir. Bu değişikliğin sebebi, geçerlik şartının artık haklı bir gerekçesinin bulunmaması ve teknikteki hızlı gelişmedir. Ayrıca hiçbir modern kanunda bu kadar ağır bir geçerlilik şartı yer almamaktadır. Şartın tacir gibi basiretli bir işadamı için öngörülmüş olması da anlamsız bulunmuştur. (2) İadeli taahhütlü mektup taahhütlüye dönüştürülmüştür. Çünkü , burada varma teorisinin kabulünü haklı gösterecek bir gerekçe mevcut değildir. (3) Güvenli elektronik imza hem Borçlar Kanununda kabul edilmiş hem de düzenli bir sisteme bağlanmıştır. Hükme bu olanak da eklenmiştir." şeklinde açıklanmış ve böylece tacirler arasında ihtar ve ihbarlar için öngörülen şekil şartı geçerlilik şartı olmaktan çıkarılmıştır.
Buna göre taraflara arasında ek sözleşmenin esaslı unsuru olan bedeli hususunda icap ve kabulün bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmakla ek sözleşmenin geçerli şekilde kurulmadığı, davalının ödenen bedeli sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince davalıya iadesinin gerektiği ve alacağın takip tarihi itibariyle muaccel olduğu ve davalıya yapılan ödemenin de ön inceleme duruşma tarihi sonrasında yapılması nedeniyle davacı lehine inkar tazminatı ve vekalet ücretine hükmedilmesine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.... Esas sayılı takip dosyasında asıl alacak ve işlemiş faiz ve diğer ferileri yönünden yargılama sırasında alacak ödenmiş olduğundan karar verilmesine yer olmadığına,
2-80.000,00 TL inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 27.587,99 TL harçtan peşin alınan 6.896,68 TL'nin mahsubu ile bakiye 20.691,31 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 615,40 TL başvurma harcı 6.896,68 TL peşin harç olmak üzere toplam 7.512,08 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan 950,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 64.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair e-duruşma sistemi üzerinden davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 11/07/2025
Katip ....
e-imzalı
Hakim ....
e-imzalı
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.