T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/130 Esas - 2025/722
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/130 Esas
KARAR NO : 2025/722
HAKİM : .....
KATİP : .....
DAVACI : .....
VEKİLLERİ : Av. .....
Av. .....
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. .....
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18.02.2025
KARAR TARİHİ : 14.10.2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26.10.2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22.09.2024 tarihinde ..... ili merkezde müvekkiline ait ... plakalı aracın maddi hasarlı trafik kazasına karışarak hasara uğradığını, ilgili aracın davalı ... Sigorta A.Ş.’ye kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, oluşan hasar neticesinde sigorta ile yapılan görüşmeler sonrasında tutulan eksper raporunda aracın hasar tarihindeki hasarsız halinin piyasa rayiç değerinin 720.000,00-TL, hasarlı vaziyetteki değerinin ise 324.000,00-TL olarak belirlediğini, kaza sonrası aracın şirkete verildiğini ve araç rayici olarak belirlenen 720.000,00-TL ödemenin fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak davalı şirketten alındığını, eksper raporunda gösterilen araç rayiç değeri tutarının davalı şirket tarafından olduğundan düşük gösterildiğini, müvekkiline ait aracın kaza tarihindeki piyasa rayicinin belirlenebilmesi adına örnek ilanları dilekçe ekinde sunduklarını ve ilanlardan anlaşılacağı üzere müvekkiline ait aracın piyasa rayicinin davalı tarafından belirlenen miktardan yüksek olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00-TL gerçek zarar tazminatının (hasar-pert farkı tazminatı) kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacıya ait aracın rayiç değerinin 720.000,00-TL belirlenerek davacı ile mutabakata varıldığını, müvekkili şirket tarafından 12.11.2024 tarihinde 720.000,00-TL ödenerek müvekkili şirketin sorumluluktan kurtulduğunu sonrasında imzalanan ibraname/feragatnamenin varlığı ile müvekkili tarafından kaza tarihi itibariyle gerçek zararın ödendiği gözetilerek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kasko poliçesi kapsamında yapılan hasar ödemesinin eksik olduğundan bahisle karşılanmayan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkememizce deliller toplanmış, poliçe ve hasar dosyası, davacıya ait aracın tramer kayıtları celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Sigortacılık konusunda nitelikli hesaplamalar uzmanı ile makine mühendisi bilirkişiler tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; "...davalı ... A.Ş.'nin sigortalısına hasar ödeme sürecinin yasal prosedürlere ve Kasko Genel Şartları'na uygun olarak yönettiği, dava konusu ... plakalı aracın toplam 2. el piyasa rayiç bedelinin 800.000,00-TL, sovtaj bedelinin 340.000,00-TL olarak tespit edildiği, sovtaj sigorta şirketinde kaldığı için aynı zamanda sigorta şirketinin tespit ettiği rayiç bedel olan ve ödenen 720.000,00-TL'nin mahsup edilmesi ile 80.000,00-TL'lik bir rayiç bedel farkı oluştuğu, bu tutardan davalı ... A.Ş.'nin ... numaralı kasko poliçesi çerçevesinde sorumlu olacağı..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait ... plakalı aracın 25.08.2024-2025 tarihleri arasında geçerli olmak üzere kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olup 22.09.2024 tarihinde karıştığı trafik kazası neticesinde hasara uğradığı, bu nedenle davalı şirket nezdinde açılan hasar dosyası ile poliçe teminatı kapsamında davacıya ait araçta pert-total işlemi yapılmasına karar verilerek davacıya 720.000,00-TL ödeme yapıldığı görülmüş, davacı tarafından da davalı tarafından yapılan ödemenin eksik olduğundan bahisle eldeki davanın ikame edildiği anlaşılmıştır. Bu bağlamda hasarın poliçe teminatında olup olmadığı konusunda niza bulunmamakta olup temel uyuşmazlık, davalı sigortacı tarafından yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Öncelikle, davalı tarafından yapılması kararlaştırılan ödemeye ilişkin olarak taraflar arasında bila tarihli bir ibraname düzenlenmiş ise de, davacı tarafından ilgili ibranamede fazlaya dair hakları açıkça saklı tutulmuş olması sebebiyle, davalı tarafından savunulduğunun aksine, davacının karşılanmayan zararını davalıdan talep hakkının devam ettiği sabittir. Bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, davacının bakiye zararının 80.000,00-TL olduğu görülmekle, davacının 09.07.2025 tarihli talep artırım dilekçesi de nazara alınarak davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Temerrüt durumu bakımından ise davalı sigorta şirketi tarafından yapılan kısmi ödeme tarihi nazara alınarak 12.11.2024 tarihinin esas alınması ve bu tarihten itibaren, aracın kullanım amacı da dikkate alınarak, avans faizi işletilmesi uygun bulunmuştur. Son olarak davalı tarafından zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de davaya konu kazanın 22.09.2024 tarihinde meydana geldiği, davalı sigorta tarafından 12.11.2024 tarihinde kısmi ödeme yapıldığı, eldeki belirsiz alacak davasının ise 18.02.2025 tarihinde ikame edildiği sabit olmakla dava tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımının dolmadığı görüldüğünden, zamanaşımı definin kabulüne olanak bulunmamıştır.
(Son olarak; her ne kadar kısa kararda, kararın miktar itibariyle kesin olarak verildiği belirtilmiş ise de dava değeri 80.000,00-TL olup kesinlik sınırının aşıldığı anlaşıldığından, hükmün kanun yoluna dair kısmının HMK md. 304 gereğince resen tashihi gerekmiştir.)
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ İLE; 80.000,00-TL’nin 12.11.2024 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Alınması gereken 5.464,80-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL ve 1.364,50-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 3.484,90-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç, 1.364,50-TL tamamlama harcı, 100,00-TL tebligat, 30,00-TL müzekkere gideri ve 10.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.725,30-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 14.10.2025
Katip .....
¸e-imzalıdır.
Hakim .....
¸e-imzalıdır.