T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/182 Esas
KARAR NO : 2025/678
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACILAR : 1- ... - ...
2- ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -........
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -.....
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06.03.2025
KARAR TARİHİ : 30.09.2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29.10.2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... icra dosyası ile müvekkili ve yetkilisi olduğu şirkete ödeme emri gönderildiğini, anılan takibin dayanağının müvekkili şirket tarafından davalıya mal mukabili verilmiş bulunan 31.10.2024 tarihli 575.000 TL ve 100.000 TL tutarlı iki adet senet olduğunu, senet borçlusu şirketin şirket yetkilisi de kefil sıfatına haiz olduğunu, davacı müvekkillerinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalı ile müvekkilleri arasında oluşan ticari ilişkinin kaynağının davalıdan müvekkili şirket adına büyükbaş hayvan yemi alınması olduğunu, davalı ... ve dava dışı babası ...'in ..... ilinde hayvan yemi satışı ile iştigal ettiğini, müvekkili şirketin de büyükbaş hayvancılığı ile iştigal etmiş olduğundan yıllık yem ihtiyacı için davalı ve babası ile anlaşıldığını, davalı ve babasının müvekkili şirkete yem tedariği sağlandığını ve şirket tarafından buna ilişkin ödemeler yapıldığını, davalı tarafından yapılan satışların tüm bedellerinin davacılar tarafından ödendiğini, buna karşın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak iş bu davaya konu senet kötü niyetli davalı tarafça icra takibine konulduğunu, davaya konu senetlere konu mal taslimi ve satış kesinlikle yapılmadığını, 2024 yılı Şubat ayında senet bedeline karşılık gelen tedariğin sağlanması koşuluyla senet düzenlendiğini, buna karşılık bu senede mahsuben hiç bir satış gerçekleşmediğini, büyükbaş hayvan yemleri yılın çeşitli dönemlerinde tedarik edilmekte olduğunu, tonlarca ağırlıkta ve onlarca tırla teslimatı yapıldığını, yani basit bir mal alışverişi olmadığını, kapsamlı bir teslimat söz konusu olduğunu, o sebeple senetlerin önceden teslim edilmekte olduğunu, buna karşın davalı tarafından itiraza konu senede karşılık gelen mal teslimi yapılmadığını, davaya konu senetlerin üzerinde açıkça görüleceği üzere 26.02.2024 tarihinde ve bedeli malen ahzolunduğu net olarak ifade edilerek düzenlendiğini, bu tarihte düzenlenen senet dışında aynı tarihte farklı senetler de düzenlendiğini, söz konusu senetlerin ödenmediğini, davalı tarafından senetlerin iade edileceği belirtilmiş olmasına karşın kötü niyetle ödeme tarihinden üç aya yakın bir süre geçtikten sonra icraya konulduğunu, aynı tarihte davalı lehine farklı vadelerde senetler düzenlendiğini ve ödenmediğini, davaya konu senetle aynı keşide ve vade tarihli başka bir senet mevcut olduğunu, anılan senedin 515.000,00-TL bedelli ve aynı gün ödemeli olduğunu, senedin icra takibine konmasından sonra davalı ve babasının müvekkillerinin başka borcunun olmadığını, 515.000,00-TL tutarlı senedin ödemesinin yapılması halinde tüm borcun sona ereceğinin beyan edildiğini, davalının babası ve şeklen diğer senet alacaklısı ...'in 14.11.2024 tarihinde kendisine ait telefondan müvekkiline göndermiş olduğu mesajda açıkça ikrarda bulunulduğunu, davalının ve babasının kötü niyetinin çok net olarak ortada olduğunu belirterek, davacı müvekkillerin davalıya karşı herhangi bir borcunun bulunmadığının tespiti ile davalarının kabulüne, icra takibinin iptali ile takibe konu senetlerin davacılara iadesine, davalı aleyhine takibe konu miktarın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların beyanlarını ispatlar nitelikte delillerinin itiraz başvurusunda mevcut olmadığını, HMK'nın 200 ve 201. maddelerinden de anlaşılacağı üzere takibe konu senetlerin miktar itibariyle senetle ispat sınırını geçtiğini, bu nedenle davacıların haksız ve hukuka aykırı itirazlarını hukuka ve yasalara uygun olarak ispatlayamadığını, davacıların dava dilekçesinde büyükbaş hayvancılığı yaptığını ve müvekkilden hayvan yemi aldığnıı kabul ettiğini, yalnız davaya konu senetlere ilişkin mal teslimi ve satış yapılmadığını iddia ettiğini, davaya konu bonoların üzerinde bedeli "malen" ahzolunduğunun açıkça ifade edilerek düzenlendiğini, "malen" ibaresi bulunan bir bonoda malın teslim alındığının borçlu tarafından ikrar edildiğini, alacaklının teslim ettiğini kanıtlamak yükümlülüğünün olmadığını, yazılı ikrarın aksini diğer bir deyişle malın teslim edilmediğini borçlunun kanıtlamak yükümlülüğünde olduğunu, senedin mal teslimi yapılmadığı dolayısıyla bedelsiz olduğu yönünde HMK'nın 200. maddesi anlamında delil bulunmadığını belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, takip konusu alacağın %20'sinden az olmakak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan bedelsizlik iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkin olup mahkememizce deliller toplanmış, davaya konu ... sayılı takip dosyası celp edilmiş, tacir araştırması yaptırılmış, uyuşmazlığının çözümü teknik incelemeyi gerektirmediği anlaşıldığından bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır.
... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davalı tarafından davacılar aleyhine 20.01.2025 tarihinde, keşidecisi davacılar, lehdarı davalı olan, 26.02.2024 tanzim tarihli, 31.10.2024 vade tarihli, 100.000,00-TL miktarlı, "malen" kaydını içerir bono ile, keşidecisi davacılar, lehdarı davalı olan, 26.02.2024 tanzim tarihli, 31.10.2024 vade tarihli, 575.000,00-TL miktarlı, "malen" kaydını içerir bono dayanak gösterilmek suretiyle toplam 751.594,00-TL alacak üzerinden kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı ve takibin derdest olduğu görülmüştür.
Davacı özetle, davaya konu ... sayılı takip dosyasına dayanak bonolar karşılığı davalı tarafından üstlenilen mal tesliminin gerçekleştirilmediğini, bu nedenle bonoların bedelsiz olduğunu iddia etmiş, davalı ise özetle, davaya konu bonoların malen kaydını içerdiğini, bu durumun teslimin gerçekleştiğini gösterdiğini, aksini ispat yükünün davacının üzerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altındadır (HMK 190). Bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlü olup kambiyo senedi ile borç altına giren kimse de, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle mükelleftir (Emsal: ......'nin 06/02/2020 tarih ve .....sayılı ilamı). Bu bağlamda eldeki davada davalıya borçlu olmadığını iddia eden davacı ispat yükü altındadır.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde; dava konusu bonoların kambiyo senedi vasfında olduğu ve ihdas nedeni olarak “malen” kaydını içerdiği uyuşmalık konusu olmayıp“bedeli malen ahzolunmuştur” ibaresi bulunan bir bonoda malın teslim alındığı, borçlu tarafından ikrar edilmiş sayılır. Bu nedenle alacaklının malı teslim ettiğini kanıtlamak yükümlülüğü yoktur. Yazılı ikrarın aksini, diğer bir deyişle malın teslim edilmediğini borçlu kanıtlamak yükümlülüğündedir (Emsal: .....'nın 17.04.2015 tarih ve ..... sayılı ilamı). Bu minvalde davacı tarafından, ilgili bonoların mal teslim edilmeden peşinat olarak verildiği iddiasını kanıtlar mahiyette taraflar arasında imzalı bir sözleşme, tutanak vb. yazılı bir delil sunulmamıştır. Davacı tarafından bu konuda dayanılan whatsapp yazışmaları, iddianın ileri sürülüş şekli itibariyle de davalı tarafından gönderilmediği gibi içerik bakımından da davacının iddiasını muhtemel gösterir mahiyette olmadığı görülmüştür. Bu nedenle ilgili yazışmaların eldeki dava açısından HMK md. 202 anlamında delil başlangıcı olarak kabulü mümkün değildir. Yine davacı, ticari defterlere dayanmış ise de; malın teslimini bonolardaki malen kaydı ile ispat eden davalının ayrıca ticari defterlerinde teslime ilişkin belgenin kaydının bulunup bulunmaması önem arz etmediğinden defter ibrazına zorlanamayacağı nazara alınarak (Emsal: ......'nın 18.09.2023 tarih ve ..... sayılı ilamı, ......'nin 23.05.2011 tarih ve ..... sayılı, 09.02.2016 tarih ve..... sayılı ilamları) defter incelemesi yaptırılmamıştır. Bunun dışında davacı tarafından yemin deliline de dayanılmamıştır. Mevcut hukuki durum karşısında davacı tarafından haklılığı kanıtlanamayan davanın reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 11.527,62-TL harçtan düşümü ile fazla kalan 10.912,22-TL harcın davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan başvurma harcının ve yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .....tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 4.700,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 105.250,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan masraf olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacının artan avansının iadesine,
Dair davacı şirket yetkisili ve asil ...'in yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .....Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 30.09.2025
Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)