T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/195 Esas - 2025/659
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2025/195 Esas
KARAR NO : 2025/659
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/03/2025
KARAR TARİHİ : 24/09/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 29/09/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılamasında;
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'nde temizlik ve güvenlik hizmetlerinin davalı firmalar tarafından yürütüldüğünü, bağlı Havalimaları'nda muhatap firmaların işçileri olarak çalışan ...'a 15.11.2024 tarihinde 296.237,64 TL kıdem tazminatı, 2.248,44 TL damga vergisinin müvekkil teşekkül tarafından ödendiğini, işçilik alacaklarından taraflar arasındaki sözleşmeler gereğince davalıların sorumlu olduklarını ileri sürüp fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 120.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 04.09.2025 tarihli harçlandırılmış dilekçesi ile talebini bilirkişi raporu doğrultusunda 127.194,54 TL’ye çıkarmıştır.
CEVAP:
Davalı ... Şirketi ile ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Görev itirazında bulunduğunu, müvekkili şirketlerin ihale usulü ile çalıştıklarını, işçilerin işe alma- çıkarma işlemlerinin üst işveren tarafından yapıldığını, işe iade tazminatlarında sorumluluğun ½ oranında olması gerektiğini, müvekkillerin sorumluluğu varsa bile sorumluluğun ½ oranında olduğunu, zaman aşımı itirazları bulunduğunu, dava açılmasına müvekkili şirketlerin sebebiyet vermediğini bildirip davanın reddini savunmuşlardır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, hizmet alımı sözleşmesinden kaynaklı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Taraflarca ileri sürülen deliller toplanmış; dava dışı işçi ...''a ait hizmet döküm cetvelleri, ödeme dekontları, sözleşme ve teknik şartnameler dosyaya kazandırılmış, işçilik alacaklarından anlayan bilirkişiden kök ve ek bilirkişi raporları aldırılmıştır.
Davacı ile ihale yolu ile işi üstlenen davalı firmalar arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde tanımlanan asıl - alt işveren (yüklenici) ilişkisi bulunduğu, ihale sonucunda taraflar arasında hizmet alımı sözleşmesi imzalandığı görülmektedir.
Hizmet alım sözleşmeleri, ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin, yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
İş Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması İle Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun (Kanun No. 6552, Kabul Tarihi: 10/09/2014, Resmi Gazete Tarih: 11 Eylül 2014 Perşembe, Sayı: 29116) hükümlerinin yerleşmiş içtihat hükümleri ve yasanın madde gerekçeleri kapsamında söz konusu düzenlemenin (4857 sayılı Kanun'un 112. maddesine eklenen fikra hükümleri) işçilerin mağduriyetinin önlenmesi ve yasal haklarına bir an evvel kavuşmaları için bu şekilde asıl işveren - kamu kurumuna yükümlülükler getirildiğinden rücu hakkının kullanılmasına engel değildir.
Yine, 21.02.2019 tarihli 7166 sayılı Yasanın 11. maddesi ile 22.05.2003 tarihli 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 112.maddesine eklenen 6.fıkrası ile 12. maddesiyle 4857 Sayılı Kanun'a eklenen geçici 9.maddenin birinci cümlesi, 15.10.2019 tarih ve 30919 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 19.09.2019 tarih ve ..... Sayılı kararı ile Anayasa'ya aykırı olduklarından iptallerine karar verilmiş olup, dava konusu somut ihtilaf bakımından uygulanma imkanı kalmamıştır.
Eldeki davada davacı kurum, taraflar arasında akdedilmiş sözleşme ve sözleşme eki ihale dokümanı uyarınca, davalıların ihale döneminde doğan işçilik alacaklarının tamamından davalılara alt yüklenicinin sorumlu olacağını bildirmiştir. Bu kapsamda olmak üzere taraflar arasında akdedilmiş hizmet alım sözleşmeleri ve eki ihale dokümanının incelenmesinden, davacı kurum tarafından, davalı yükleniciler ile hizmet alım sözleşmesi ve sözleşmeler eki teknik, idari ve genel şartnamelerin dava dosyasına sunulmuş olduğu görülmüştür.
Davalı yüklenici ile akdedilmiş hizmet alım sözleşmeleri eki, 2014 Yılı Teknik Şartnamesinin, “Yüklenici Firmanın Yükümlülükleri” başlığını taşıyan 10.11. maddesinde; “Yüklenici istihdam ettiği özel güvenlik personelinin İş Kanunu, ... Mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabı ve sorumlusudur. Personelin, 4857 Sayılı İş Kanunu ve ilgili yönetmeliklerden doğan tüm ekonomik ve sosyal haklarını yerine getirmekle yükümlüdür. Yüklenici tarafından istihdam edilen personeline ilişkin herhangi bir sorumluluk ...'ye yüklenemez” düzenlemesine,
10.23. maddesinde; “Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Hizmet İşleri Genel şartnamesinde belirlenmiş olup, Yüklenici aynen uygulamakla yükümlüdür. Yüklenicinin istihdam ettiği personelin; İş kanunu, ... Mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabı da sorumlusu da Yüklenicidir. Yüklenici tarafından istihdam edilen personele ilişkin herhangi bir sorumluluk ...'ne yüklenemez” düzenlemesine,
2015-2016 Yılı Teknik Şartnamesinin, “Yüklenici Firmanın Yükümlülükleri” başlığını taşıyan 10.20.maddesinde; Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Hizmet İşleri Genel şartnamesinde belirlenmiş olup, Yüklenici aynen uygulamakla yükümlüdür.
Yüklenicinin istihdam ettiği personelin; İş kanunu, ... Mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabı da sorumlusu da yüklenicidir. Yüklenici tarafından istihdam edilen personele ilişkin herhangi bir sorumluluk ...'ne yüklenemez...” düzenlemesine yer verildiği görülmektedir.
Bu nedenle, mevcut dosya kapsamı itibariyle, davalı yüklenici ile akdedilmiş hizmet alım sözleşmelerinde işçilerin iş akitlerinin feshi halinde doğacak işçilik alacaklarından davalı yüklenicinin sorumlu olacağının ön görülmüş olduğu anlaşıldığından, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarından davalı yüklenicinin hizmet dönemine tekabül eden tutarların tamamının davacı İdarece rücuen tahsilinin talep edilebileceği değerlendirilmiştir.
Kaldı ki; konuya ilişkin olarak, .... Dairesi'nin son tarihli güncel kararlarında, asıl işveren ve yüklenici arasında akdedilen sözleşmelerde, işçilik alacaklarından asıl işverenin sorumlu olacağına dair bir sözleşme hükmünün bulunmaması halinde, asıl işveren tarafından ödenen İşçilik alacaklarının tamamının rücu konusu yapılabileceği içtihat edilmekte olup, .... Dairesi'nin 10.02.2020 tarih ve ..... sayılı kararında; “Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen İşin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici İle işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir." hükümlerine yer verildiği tespit edilmekte olup, davalı yükleniciler ile akdedilen sözleşmelerde, işçilik alacaklarından asıl işveren davacı kurumun sorumlu olacağına dair sözleşme hükmünün de bulunmadığı görülmektedir.
Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuştur.
Hesap Bilirkişisi ...'dan aldırılan 23.07.2025 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Sayın mahkemenizce tarafımıza verilen görev doğrultusunda dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler dikkate alınarak yapılan değerlendirmelerde ve hesaplamada, yukarıdaki tabloda tüm bilgi ve belgelerde daha detaylı olarak belirtildiği üzere, dosya içeriğindeki mevcut bilgi ve belgeler ile hazırlanan ve nihai inceleme ve hukuki yorum sayın mahkemenize ait olmak üzere dava dışı işçi için, her bir şirketin sorumlu olabileceği miktarlar yukarıda tek tek belirtilmek suretiyle, davacı tarafından ödenen işçilik alacaklarına ilişkin olarak;
*5.291,53- TL - ... San.Tic.Ltd.Şti.
*19.049,52- TL - ... Tic.San.Ltd.Şti.
*63.498,39- TL - ... San. Tic. Ltd. Şti.
*15.874,60- TL - ... San. Tic. A. Ş. olarak hesaplanmış, nihai takdir mahkemenize ait olmak üzere hazırlanan raporumuz sayın mahkemenize sunulmuştur. " bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş ve davacı bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi vererek ek rapor talebinde bulunmuş ve ek rapora gönderilmiştir.
Hesap Bilirkişisi ...'dan aldırılan 01.09.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Sayın mahkemenizce tarafımıza verilen görev doğrultusunda dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler dikkate alınarak yapılan hesaplamada, nihai inceleme ve hukuki yorum sayın mahkemenize ait olmak üzere dava dışı işçi için, davacı tarafından ödenen işçilik alacaklarına ilişkin olarak;
*4.710,91- TL - ... San.Tic.Ltd.Şti.
*51.820,00- TL- ... Tic.San.Ltd.Şti.
56.530,90- TL - ... San. Tic. Ltd. Şti.
14.132,73- TL - ... San. Tic. A. Ş. olarak hesaplanmış, nihai takdir mahkemenize ait olmak üzere hazırlanan raporumuz sayın mahkemenize sunulmuştur." bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen 23.07.2025 ve 01.09.2025 tarihli bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre, davacı kurum ile davalı yükleniciler arasında hizmet alım sözleşmeleri bulunduğu, davalı yükleniciler ile akdedilen sözleşmelerde, işçilik alacaklarından asıl işveren davacı kurumun sorumlu olacağına dair sözleşme hükmünün de bulunmadığı görülmektedir. Dava konusu ihtilafa ilişkin güncel Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Daireleri ve Yüksek Yargı kararları ile, genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinde, işyeri devri hükümleri uyarınca yapılan hesaplamalar kabul edilmeyerek, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak taraflar arasındaki ihtilafın T.B.K. ve Sözleşme Hukuku esas alınarak çözümlenmesi gerektiği, "alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmının sınırlı sorumlu olacağı" ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağına ilişkin sorumluluğun sadece son alt işverende olacağı, yargılama neticesinde ödenmiş işçilik alacağı bulunması halinde hesaplamaların İş Mahkemesince esas alınan ücret üzerinden (işçinin son ücreti) yapılması gerektiği, hesaplamalarda işçilik alacakları davası neticesinde asıl işverenin ödediği yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücreti vs feri alacaklar yönünden de alt yüklenicilere rücu edilecek asıl işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak asıl işverenin her bir davalıdan ayrı ayrı bu alacağını da talep edebileceği" ilkeleri ile yüklenicilerin sorumluluğunun belirlenmesi gerektiğinin kabul edildiği, bilirkişi kök ve ek raporu ile davalı yüklenicilerden, 4.710,91- TL'dan davalı ... San.Tic.Ltd.Şti. , 51.820,00- TL'dan davalı ... Tic.San.Ltd.Şti., 56.530,90- TL'dan davalı ... San. Tic. Ltd. Şti., 14.132,73- TL'dan davalı ... San. Tic. A. Ş.'nin sorumlu olacağı, bu alacağa ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarda açıklandığı üzere,
1-DAVANIN KABULÜNE,
4.710,91 TL'nin Davalı ... .... Ltd. şti'nden,
51.820,00 TL'nin Davalı ....... Ltd. şti'nden,
56.530,90 TL'nin Davalı ... .... AŞ'den,
14.132,73 TL'nin Davalı ... .... AŞ'den, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Alınması gereken 8.688,66 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.172,17 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 6.516,49 TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 2.049,30 TL peşin harç ve 122,87 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.787,57 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 4.600,00TL arabulucu ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 2.545,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.045,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
24/09/2025
Katip ....
e-imzalı
Hakim ....
e-imzalı