T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/241 Esas - 2025/652
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/241 Esas
KARAR NO : 2025/652
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 06.04.2020
KARAR TARİHİ : 23.09.2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22.10.2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 25.04.2012 tarihinde ... plakalı aracı ile ..... Caddesi üzerinde seyir halinde iken ters yönden gelen aracın sol yan dikiz aynasına çarpması sonucu dikiz aynasından kopan camların gözüne gelerek gözünden yaralanmasına neden olduğunu, yaralanma sonucu ...'nde tedaviye alındığını, sağ ve sol gözünde kalıcı görme kaybı yaşandığını, şüphelinin olay yerini terk etmesi ve gözünden yaralanması sebebiyle plaka teşhisi yapamadığını, olayla ilgili şikayette bulunduğunu, ..... nolu dosyası ile soruşturma açıldığını, halen de derdest olduğunu, meydana gelen görme kaybı nedeni ile davacının bu güne değin bir dizi ameliyatlar geçirmesine rağmen iyileşme olmadığını belirterek şimdilik 400,00-TL geçici iş görememezlik, 500,00-TL kalıcı iş görememezlik, 100,00-TL tedavi ve bakım gideri olmak üzere toplam 1.000,00-TL tazminatının olay tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından usulüne uygun başvuru yapılmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun kaza tarihindeki poliçe limiti dahilinde ZMMS poliçesi bulunmayan araç sürücüsünün kusur oranı ve gerçek zarar ile sınırlı olduğunu, kusur oranın tespit edilmesi gerektiğini, maluliyet durumunun belirlenmesi gerektiğini, usulüne uygun başvuru olmadığından temerrütten bahsetmeye olanak bulunmadığını, dava dilekçesinde talep edilen alacak kalemleri ile ilgili olarak müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili ile davacı ya da kazaya neden olanlar arasındaki ticari ilişki, sözleşme yada poliçe bulunmadığını, bu nedenle müvekkili hakkında bu tarz bir faiz oranına hükmedilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; meçhul araç ile davacının sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası neticesinde davacının yaralanması nedeniyle geçici ve daimi iş göremezlik ile bakıcı giderine dair maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizce ilk olarak .....Esas numarası üzerinden yapılan yargılama sırasında deliller toplanmış, davacının sosyal ekonomik durumuna ilişkin araştırma yaptırılmış, poliçe ve hasar dosyası, ... kayıtları, soruşturma dosyası sureti, ilgili hastanelerden celbedilmiş tedavi evrakları dosya kapsamına alınmış ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup bunun neticesinde verilen 29.11.2022 tarih ve .....Karar sayılı karar ile "davanın kabulü ile; 4.495,65-TL geçici iş göremezlik, 220.504,35-TL daimi iş göremezlik, 886,50-TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 225.886,50-TL maddi tazminatın 09.03.2020 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," dair hükme karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine ..... Dairesi'nin 20.02.2025 tarih ve ..... sayılı ilamı ile "...dava dilekçesinde davanın fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılmış olması nedeniyle davanın kısmı dava olduğu, davanın, özel bir dava türü olan ve HMK'nın 107. maddesinde düzenlenen "belirsiz alacak davası" olarak açılması için dava dilekçesinde açıkça belirtilmesi gerektiği ancak mahkemece bu husus gözden kaçırılarak tensip zaptı ile davanın belirsiz alacak davası olduğu belirtilerek yargılama yapılmış olması doğru görülmemiştir. ... dosya içeriğinden trafik kazasında yaralanma nedeniyle davalı ... husumet yöneltilerek açılan davanın dava dilekçesinde, geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri talebinde bulunulduğu, ne var ki mahkemece dava dilekçesindeki tedavi gideri talebi yönünden herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı gibi olumlu ya da olumsuz bir hüküm de kurulmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda davacının talep ettiği tedavi giderlerine ilişkin olarak; yaralanmasının niteliğine göre konusunda uzman doktor bilirkişiden, davacının kazadaki yaralanması ile tedavisinin mahiyeti, tedavi süresi ve şekli ile tedavi belgeleri dikkate alınmak suretiyle, dava konusu kaza sonucu yaralanması nedeniyle illiyet bağı bulunan, tedavi sürecinde yapılması zorunlu olan ve KTK’nın 98.maddesi kapsamında kalmayan, belgelendirilmiş ve/veya belgelenmemiş tedavi giderlerinin miktarı konusunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak hüküm kurulması için kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. ... Somut olayda davacı tarafça ... 03.10.2018 tarihinde başvuruda bulunulduğu, davalı ... tarafından 04.10.2018 tarihli yazı ile maluliyet raporunun gönderilmesi halinde talebin değerlendirileceğinin belirtildiği, 15.11.2018 tarihli yazıda kaza ile ilgili tahkikat belgelerinin talep edildiğinin bildirildiği, davacı tarafça 03.10.2018 tarihinde ...'na başvurulduğu ve bu başvuru sırasında 02.07.2018 tarihinde davalı ... başvurulduğu ve sonuç alınamadığının belirtildiği, .....'nun 19.03.2019 tarihli ve ..... sayılı kararı ile uyuşmazlığın çözümü için teknik bilirkişi incelemesi gerektirdiği gerekçesiyle başvurunun görevsizlik nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmakla davacı tarafca dava açılmadan önce davalı ... başvuru yapıldığı anlaşıldığından başvuruya ilişkin tüm kayıt ve belgeler dosyaya getirilerek 2918 sayılı Kanun'un 99. maddesi hükmü ve yukarıda açıklanan ilkelere göre değerlendirilerek temerrüt tarihinin açıklığa kavuşturulması, buna göre faiz başlangıç tarihinin belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile faiz başlangıç tarihinin belirlenmiş olması doğru görülmemiştir. ..." gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
Kaldırma ilamı gereğince dosya yeniden ele alınmış, bu kapsamda davacıdan ...'na yapılan başvuru ve başvurunun tebliğine dair kayıt ve belgeler sorulmuş, davacı vekilinin beyanı değerlendirilerek ...'nun ..... başvuru numaralı dosyası celp edilerek incelenmiş ve davacının tedavi gideri talebi bakımından göz doktoru bilirkişiden rapor alınmıştır.
Davacının beyanı kapsamında celp edilen ...'nun ..... başvuru numaralı dosyasının incelenmesinden, davacı tarafından davadan önce bila tarihli bir dilekçe ile davalı ...'na başvuruda bulunulduğu ve mezkur dilekçenin 02.07.2018 tarihinde davalı ...'na tebliğ edildiği görülmüştür. Bu bağlamda mahkememizce, davalı ...'nın, davacının 02.07.2018 tarihinde yapılan başvurusu nazara alınarak, KTK md. 99 gereğince mezkur başvuru tarihinin 8 iş günü sonrası olan 13.07.2018 tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulünün gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Yine kaldırma ilamı gereğince dosyanın tevdi edildiği göz hastalıkları uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 30.05.2025 tarihli raporda özetle; "...davacı hastanın hastanede yapılan muayene ve tedavi bedellerinin ... tarafından karşılandığı ancak ücretli olarak belirtilen Sağlık Kurul Raporu için ödediği bedel ile araç içi trafik kazası nedeni ile 3 defa ...'ne başvurduğu ve bu başvurular için ev ile hastane arası ulaşım bedelinin karşılanması gerektiği..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, getirtilen kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; davacının, 25.04.2012 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası neticesinde yaralandığı, 05.04.2022 tarihli kusur bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere meçhul araç sürücünün kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu, davacının mezkur trafik kazası nedeniyle yaralanması neticesinde %35,2 oranında daimi iş göremezliğinin, 6 aya kadar geçici iş göremezliğinin ve 1 ay süre ile bakıcı ihtiyacının doğduğu anlaşılmış, davacının açıklanan cismani zararına karşılık 4.495,65-TL geçici iş göremezlik, 887.785,20-TL sürekli iş göremezlik ve 886,50-TL bakıcı gideri zararının bulunduğu, aktüer bilirkişi raporunda hesaplanmıştır. Kaza tarihi itibariyle ZMSS poliçe teminat limitinin ise ölüm-sakatlık teminatı ile tedavi gideri teminatı bakımından ayrı ayrı 225.000,00-TL olduğu görülmüştür. Kaldırma ilamı gereğince, bakıcı ihtiyacı dışındaki diğer tedavi giderleri için doktor bilirkişiden alınan 30.05.2025 tarihli bilirkişi raporunda davacının tedavi giderinin ... tarafından karşılandığı, rapor ücreti ile yol giderinin karşılanması gerektiği bildirilmiştir. Ancak kaldırma ilamında belirtildiği üzere eldeki dava, belirsiz alacak davası mahiyetinde olmayıp kısmi dava mahiyetindedir. Kısmi davada, HMK md. 176/2 gereğince tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurma imkanı vardır. HMK'nın 177/2. madde gerekçesinde belirtildiği üzere, kaldırma kararından sonra tahkikata ilişkin bir işlem yapılması halinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabileceğine dair kural, aynı davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurulabileceği kuralını değiştirmemektedir. Davacı tarafından sunulan 17.09.2022 tarihli ıslah dilekçesinde dava dilekçesinde talep edilen 400,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı talebinin 4.495,65-TL'ye, 500,00-TL sürekli iş göremezlik talebinin 220.504,35-TL'ye, 100,00-TL tedavi ve bakıcı gideri talebinin ise 886,50-TL'ye çıkarıldığı bildirilmiştir. Hal böyle olunca, eldeki dava bakımından mahkememizce her durumda davacı tarafından tedavi ve bakıcı gideri için talep edilen 886,50-TL'nin üzerinde hüküm kurulması olanaklı değildir. Bu itibarla; davacı tarafından belgelendirilmesi mümkün rapor giderine ilişkin olarak HMK md. 318 gereğince süresinde bir delil de sunulmamış olmakla beraber, açıklanan nedenlerle eldeki dava bakımından sonuca etkili olmadığından usul ekonomisi de gözetilerek, bunun dışındaki tedavi gideri kapsamında 3 günlük yol harcamasının hesaplanması yönünde bir inceleme yapılmamıştır. Son tahlilde; tüm bu hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davanın kabulü ile 4.495,65-TL geçici iş göremezlik, 220.504,35-TL daimî iş göremezlik, 886,50-TL tedavi ve bakım gideri olmak üzere toplam 225.886,50-TL maddi tazminatın 13/07/2018 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ ile 4.495,65-TL geçici iş göremezlik, 220.504,35-TL daimî iş göremezlik, 886,50-TL tedavi ve bakım gideri olmak üzere toplam 225.886,50-TL maddi tazminatın 13/07/2018 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Alınması gereken 15.430,30-TL harçtan peşin alınan 54,40-TL ve 770,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 14.605,90-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 36.141,84-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan 54,40-TL başvuru harcı, 54,40-TL peşin harç, 770,00-TL ıslah harcı, 172,50-TL tebligat, 99,30-TL müzekkere gideri ve 6.600,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.750,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan 200,00-TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 23.09.2025
Katip .....
¸e-imzalıdır.
Hakim .....
¸e-imzalıdır.