T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/263 Esas - 2025/956
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/263 Esas
KARAR NO : 2025/956
DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 07.04.2025
KARAR TARİHİ : 16.12.2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06.01.2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... San. ve Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı, diğer davalı ... adlı sürücü kontrolündeki ... plakalı aracın müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması sonucunda 30.08.2024 tarihinde trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kazada ...’ın %100 kusurlu olduğunu, kaza sonucunda müvekkiline ait aracın pert total işlemine tabi tutulduğunu ve bu nedenle müvekkilinin araç kiralamak zorunda kaldığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100-TL'nin ticari faiz ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin asliye hukuk olduğunu, davacının alacağının belirlenebilir olduğunu, bu nedenle davanın belirsiz alacak olarak açılamayacağını, davacı talebinin haksız olduğunu, talebinin somutlaştırılması gerektiğini, talebin zamanaşımına uğradığını, davacının sunduğu araç kiralamaya dair faturaların kabul edilebilir olmadığını, sigorta şirketindeki hasar dosyasının getirtilmesi gerektiğini, kusur incelemesinin ... nezdinde yapılmasını talep ettiklerini, müvekkilinin kusurlu olduğu belirlense dahi sorumluluğun işvereni ... ... A.Ş.'de olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... San. ve Tic.Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının alacağının belirlenebilir olduğunu, bu nedenle davanın belirsiz alacak olarak açılamayacağını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, zira aracın diğer davalıya uzun süreli kiralandığını, davacının sunduğu araç kiralamaya dair faturaların kabul edilebilir olmadığını, davacının ikame araç hizmeti alıp almadığının araştırılması gerektiğini, KTT'de yapılan kusur değerlendirmesinin hatalı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, çift taraflı trafik kazası neticesinde davacıya ait aracın hasara uğraması nedeniyle oluşan araç mahrumiyet zararının, kazaya karışan diğer aracın maliki ve sürücüsü olan davalılardan tazmini istemine ilişkindir.
Tarafların göstermiş oldukları deliller toplanmış, davacıya ait araca ilişkin tramer ve trafik tescil kayıtları, dava dışı kasko sigortacısından poliçe ve hasar dosyası celbedilerek kusur ve hasar konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmıştır.
21.09.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...... plaka sayılı aracın sürücüsü ...’ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/a-b maddelerini ihlal etmesi yanı sıra dikkatsizliği ve tedbirsizliği de mevzubahis olduğundan olayın meydana gelmesinde % 100 (Yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, meydana gelen olay neticesinde pert olan ... plaka sayılı aracın yerine aynı nitelikte emsal yeni bir aracın satın alınması için gerekli makul sürenin 30 gün olacağının değerlendirildiği, araç mahrumiyet tazminatının olay tarihi itibariyle 36.362,55-TL olduğu,..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, getirtilen kayıt ve belgeler ile gerekçeli ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmasına karar verilen bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek; 30.08.2024 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile davalılardan ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin maliki, diğer davalının sürücüsü olduğu ... plakalı aracın karıştığı çok taraflı trafik kazası neticesinde davacıya ait mezkur aracın uğradığı hasar sonrasında pert total işlemine tabi tutulduğu görülmüş, niza konusu kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %100 oranda tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Buna göre davalılar, davacının mezkur kaza nedeniyle uğradığı maddi zararın tazmininden müştereken ve müteselsilen sorumludur (KTK md. 85 vd). Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları gereğince, zarar gören, pert total işlemine tabi tutularak kullanılamaz hale gelen aracının emsalinde bir aracın satın alınabileceği makul süre boyunca uğradığı araç mahrumiyet zararının tazmini talep edebilir. Bu minvalde, dosyaya mübrez 21.09.2025 tarihli bilirkişi raporundan, davacının aynı nitelikte bir aracı satın alması için gerekli makul sürenin 30 gün olduğu anlaşılmış, bu süre içerisinde davacının maruz kaldığı araç mahrumiyet zararının ise 36.362,55-TL olacağı görülmüştür. Hal böyle olunca, davacının 23.10.2025 tarihli değer artırım dilekçesi de nazara alınarak, davanın 36.362,55-TL üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir. Temerrüt durumu bakımından, günümüzde de uygulama alanı bulan, müşterek hukukun “gasp eden daima temerrüt hâlindedir” şeklindeki genel ilkesine göre, haksız fiilin faili daima temerrüt hâlinde bulunduğu için, zaten gerçekleşmiş olan temerrüdü sağlamak üzere alacaklının ayrıca bir ihtarda bulunması gerekmediğinden, 30.08.2024 kaza tarihinin esas alınması gerekmiş; bu tarihten itibaren işletilecek faizin türü açısından ise, davacı ve davalı şirketlerin tacir sıfatını haiz olduğu gözetilerek TTK md. 19 hükmünce avans faizi işletilmesine karar verilmiştir. Son olarak, davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilince, aracın diğer davalıya uzun süreli kiraya verildiğinden bahisle husumet itirazında bulunulmuş ise de, davalı tarafından bu iddianın dinlenmesini gerektirir mahiyette somut bir delil sunulmamış olmakla, husumet itirazının reddi gerekmiş; diğer davalı tarafından zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de, davaya konu trafik kazası 30.08.2024 tarihinde meydana gelmiş, dava ise 07.04.2025 tarihinde ikame edilmiş olmakla, 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından zamanaşımı definin de kabulü mümkün olmamıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ İLE; 36.362,55-TL araç mahrumiyet zararının 30.08.2024 kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Alınması gereken 2.483,92-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL ve 620,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 1.248,52-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı ... Şirketi'nden tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 36.362,55-TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç, 620,00-TL tamamlama harcı, 390,00-TL tebligat, 32,50-TL müzekkere gideri ve 5.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.273,30-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalılar tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.16.12.2025
Katip ....
¸e-imzalıdır.
Hakim ....
¸e-imzalıdır.