T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/27 Esas - 2025/700
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2025/27 Esas
KARAR NO : 2025/700
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 26/10/2017
KARAR TARİHİ : 09/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacını... İlçesi hudut inşaatına acil, fizik güvenlik sistemi yapım inşaatı işi için davalı ile anlaştığını, davacının yaptığı işin neticesi olarak fatura kestiğini, bu faturanın davalı tarafından kendi defterine işlendiğini, davalıdan bir kısım ödeme alınmış olduğunu, bir daha ödeme yapılmadığını, davacı tarafından 600.000,00 TL bedelli olmak üzere ... esas dosyasında takibe başlandığını, davalının kötü niyetli olarak itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 05.10.2016 tarihinde alt ... sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği işlerin tamamlanması adına davacı şirketin kendileri tarafından tüm masrafları daha sonra ödenmesi talebi üzerine davacı tarafından kullanılmak üzere davalı şirket tarafından motorin, kırmataş gibi malzemeler satın alındığını ve iş makinalar kiralandığını, buna ilişkin yansıtma faturaları düzenlendiğini, davacıya iadeli taahhütlü olarak gönderildiğini, davacının sözleşmeye aykırı davrandığını sözleşme konusu işi bir çok eksiklikle yapmış olduğundan ihtarname ile eksikliklerin tamamlanmasının ihtar edildiğini ve gecikme cezası ödenmesi ihtarının bulunduğunu belirterek davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Taraf delilleri toplanmış ...2 esas sayılı takip dosyası celp olunmuş, davalı yanın ticari defterleri ... (Ticaret) Mahkemesine yazılan talimat gereğince incelenerek mali müşavir raporu sunulmuş tüm dosya kapsamı ve davalı ticari defter kayıt ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, mali müşavir inşaat mühendisi bilirkişiler tarafından düzenlenen kök ve ek raporda özetle "davacı firmanın davalı firmadan alacağının olmadığı " ifade etmişlerdir.
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili yönünde yapılan ilamsız takibe itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacı ... ile davalı iş ortaklığı arasında 05.10.2016 tarihli alt ... sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamında davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturadan ödenmeyen bakiye alacağın ilamsız takibe konu edildiği anlaşılmaktadır.
... esas sayılı takip dosyasının tetkikinde alacaklı ... Şirketi tarafından borçlu ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında 600.000,00 TL asıl alacak, 14.104,11 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 614.104,11 TL alacak talebini içerir takip talebinde bulunulduğu yetkili icra dairesinde düzenlenen ödeme emrinin tetkikinde ise 600,00 TL asıl alacak, 14.104,11 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.704,11 TL toplam alacak talebini içerir şekilde ödeme emrinin düzenlendiği, takip borçlusuna ödeme emrinin tebliği ile süresinde yapılan itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği tespit edilmiştir.
İtirazın iptali davasının ön koşulu borçlu hakkında geçerli bir icra takibinin yapılmış olmasıdır.
Yasaya uygun olarak düzenlenip icra dairesine verilen takip talebine uygun olarak İİK 60 maddesinde ön görüldüğü şekilde ödeme emrinin düzenlenip takip borçlusuna gönderilmesi gereklidir. Diğer bir ifade ile borçluya tebliğ olunan ödeme emrinin takip talepnamesine uygun olması zorunlu bulunmaktadır.
Bu davaya esas olan takip dosyasında takip talebinin 600.000,00 TL asıl alacak, 14.104,11 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 614.104,11 TL alacak talebi yönünden düzenlendiği ancak borçlu davalıya gönderilen ödeme emrinde asıl alacağın 600,00 TL, işlemiş faiz ile birlikte toplam alacağın ise 14.704,11 TL olarak yazıldığı görülmekle davalı takip borçlusuna takip talebine uygun şekilde düzenlenmiş bir ödeme emri tebliğ edilmediği bu kapsamında itirazın iptali davasının dava şartı olan "usulüne uygun düzenlenen ve borçluya tebliğ edilen ödeme emrine karşı yapılmış bir itirazın bulunması" koşulunun somut olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından davanın bu nedenle usulden reddi gerektiği mahkememizce kabul edilmiş, her ne kadar takibe konu işlemiş faiz talebi yönünden peşin harcın yatırılmamış olması nedeniyle bu kısma ilişkin işlemden kaldırma kararına istinaden açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir ise de davanın ilamsız takibe itirazın iptali talebine ilişkin olması ve davanın bu niteliğine göre usulüne uygun düzenlenmiş ödeme emrinin varlığının ön koşul olması karşısında davanın bütünü ile usulden reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Dairesinin ... sayılı 07.12.2021 tarihli ilamı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi nedeniyle .... Hukuk Dairesinin ... sayılı 18.01.2023 tarihli ilamında "Dava, itirazın iptali davasıdır. Takip bedeli; takip talebinde 600.000,00 TL asıl alacak + 14.104,11 TL işlemiş faiz= toplam 614.104,11 TL, ilk ödeme emrinde 600.000,00 TL asıl alacak + 14.104,11 TL işlemiş faiz= 614.104,11 TL şeklinde talep edildiği halde yetkisizlik nedeniyle dosyanın gönderildiği yetkili icra dairesinden çıkarılan 2. ödeme emrinde talep edilen alacak 600.000,00 TL yerine maddi hata sonucu 600,00 TL asıl alacak yazılması nedeniyle 14.104,11 TL işlemiş faiz ile birlikte toplam 14.704,11 TL şeklinde yer almıştır. Ödeme emrinin takip talebine uygun bir şekilde hazırlanıp borçluya gönderilmesinin icra dairesinin görev ve yükümlülüğünde olduğu göz önüne alındığında, asıl alacak kaleminin 600.000,00 TL yerine maddi hata sonucu 600,00 TL olarak yazılması tamamen icra dairesinin sorumluluğundadır.
Ayrıca tüm yargılama boyunca hüküm verilinceye kadar bu husus taraflarca ileri sürülmemiş, esasen borçlu da borca itiraz ederken takip talebindeki alacağı da kapsayacak şekilde itiraz etmiştir. Nitekim işbu itirazın iptali davasının açıldığı tarih itibariyle dava peşin harcı da 600.000,00 TL üzerinden hesaplanarak ikmal edilmiştir.
Dolayısıyla 600.000,00 TL'nin ödeme emrinde 600,00 TL şeklinde yazılması memur hatasından kaynaklı maddi hata kabul edilerek işin esasına girilmek suretiyle inceleme yapılması gerekirken 2. ödeme emrinin takip talebine aykırı düzenlendiği gerekçesi ile davanın usulden reddi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Yukarıda ifade edildiği üzere itirazın iptali davasının ön koşulu borçlu hakkında geçerli bir icra takibinin yapılmış olmasıdır.
Takip talebi, İcra İflas Kanunu'nun 58, İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği’nin 20. maddesindeki geçerlilik şartlarını taşıdığı takdirde bu talebi alan icra dairesi, borçluya Kanun’un 60. maddesine uygun olarak bir ödeme emri gönderir. Ödeme emri takip talebine uygun olarak düzenlenmelidir.İİK 60. maddede belirtildiği üzere, ödeme emri iki nüsha olarak düzenlenir. Borçluya takip talebi değil ödeme emri gönderilmektedir. Ödeme emrinin bir nüshası borçluya gönderilir, diğeri icra dosyasına konulur. Alacaklı isterse kendisine ayrıca tasdikli bir nüsha verilir. Nüshalar arasında fark bulunduğu takdirde borçludaki muteber sayılır. Takip talebinde bulunan alacaklı yapmış olduğu takibin içeriğini ve alacağın kaynağını usulüne uygun olarak belirtmelidir. Eş söyleyişle alacaklı yapmış olduğu takip talebini kontrol yükümlülüğü altındadır. Bu kapsamda ödeme emrinin takip talebine uygun düzenlenmediğini gören alacaklının icra dairesinin yapmış olduğu işleme yönelik icra mahkemesinde şikayet yoluna başvurabilecektir.
Somut uyuşmazlıkta takip talebinde 600.000,00 TL asıl alacak tutarının davalı borçluya tebliğ edilen ve işbu davaya esas olan ödeme emrinde 600,00 TL şeklinde yazılması hususu .... Hukuk Dairesinin bozma ilamı içeriğinde memur hatasından kaynaklı maddi hata kabul edilerek işin esasına girilmesi gerektiği ifade edilmiş ise de şekli kurallara tabi olan takip hukuku çerçevesinde yasanın emredici kuralına ve takip talebine aykırı şekilde gönderilen ödeme emri hukuki sonuç doğurmayacak olup kontrol yükümlülüğü bulunan davacı alacaklının takip talebine uygun düzenlenmeyen ödeme emrine yönelik icra mahkemesinde şikayet yoluna başvuru hakkı bulunmaktadır.
İşbu itirazın iptali davasına esas olan takip dosyasında takip talebinin 600.000,00 TL asıl alacak, 14.104,11 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 614.104,11 TL alacak talebi yönünden düzenlendiği ancak borçlu davalıya tebliğ edilen ödeme emrinde asıl alacağın 600,00 TL, işlemiş faiz ile birlikte toplam alacağın ise 14.704,11 TL olarak yazıldığı görülmekle davalı takip borçlusuna takip talebine uygun şekilde düzenlenmiş bir ödeme emri tebliğ edilmediği bu kapsamında itirazın iptali davasının dava şartı olan "usulüne uygun düzenlenen ve borçluya tebliğ edilen ödeme emrine karşı yapılmış bir itirazın bulunması" koşulunun somut olayda gerçekleşmediği, şekli kurallara tabi olan takip hukuku çerçevesinde yasanın emredici kuralına ve takip talebine aykırı şekilde gönderilen ödeme emri hukuki sonuç doğurmayacağından tarafların itirazına bağlı olmaksızın bu hususun mahkemece re'sen nazara alınacağı zira itirazın iptali hükmünün takip talebine göre değil ödeme emrinde belirtilen tutarlar esas alınarak tesis edileceğinden itirazın iptali davasının niteliğine göre usulüne uygun düzenlenmiş ödeme emrinin varlığının ön koşul olduğu sonuç ve kanaatine varılarak davanın bu nedenle usulden reddi gerektiği mahkememizce kabul edilmiş, her ne kadar takibe konu işlemiş faiz talebi yönünden peşin harcın yatırılmamış olması nedeniyle bu kısma ilişkin işlemden kaldırma kararına istinaden açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir ise de davanın ilamsız takibe itirazın iptali talebine ilişkin olması ve davanın bu niteliğine göre usulüne uygun düzenlenmiş ödeme emrinin varlığının ön koşul olması karşısında davanın bütünü ile usulden reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... sayılı 27.11.2024 tarihli ilamında "...Görüldüğü gibi mahkemece 2004 sayılı Kanun'un 16/2 nci maddesi uyarınca süresiz şikâyete tabi olan ve icra müdürlüğünün hatalı işleminden kaynaklanan maddi hatadan doğan tüm sorumluluk davacıya yüklenerek ödeme emrinin takip talebine uygun olarak düzenlenmemiş olmasında takip talebinde belirttiği 600.000,00 TL üzerinden davasını açan takip alacaklısının hiçbir kusurunun bulunmadığı, yargılama aşamasında davalı tarafından 6100 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesine uygun davranılarak takip talebi ve ödeme emri arasındaki tutar farklılığının ileri sürülmediği, yaklaşık üç dört yıl süren davanın tahkikat aşamasına geçildikten sonra usulden reddine karar verilmesinin yargılamanın çabukluğu ve usul ekonomisi ilkesine aykırılık oluşturacağı gözetilmeksizin sonuca varılması doğru olmamıştır.
Netice itibarıyla mahkemece davanın dayanağı icra takip dosyasında yetkili icra müdürlüğünün ödeme emrini takip talebine uygun olarak düzenlememesi ve takip talebinde 600.000,00 TL olan asıl alacak tutarını ödeme emrine 600,00 TL şeklinde yazmasının tamamen icra müdürlüğünün sorumluluğunda ve icra memurunun hatalı işleminden kaynaklanan açık bir maddi hata olarak kabul edilip işin esasının incelenmesi ve hâsıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekir..." gerekçesi ile direnme kararının bozulmasına oy çokluğu ile karar verildiği anlaşılmıştır.
Yargılama safahatında davacı yanın ticari defterlerinin incelenmesi bakımından ...(Ticaret) Mahkemesine talimat yazılmış, mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "Davacı tarafından davalıya kesilen faturalar toplamının 6.204.405,20 TL, davalı tarafından davacı hesabına gelen para toplamının 2.358.400,00 TL olduğu, davacının davalıdan 3.846.005,20 TL alacaklı görüldüğü" ifade edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ile davalı yanın ticari defter ve kayıt ve belgeleri üzerinde mali müşavir ve inşaat mühendisi bilirkişiler tarafından inceleme yapılmasına ilişkin ara karar kapsamında bilirkişi heyetince düzenlenen kök raporda özetle; "Davalı şirketin ticari defterlerinde davacı taşeron firmadan 160.484,69 TL alacaklı görüldüğü, taşeron tarafından yapılan eksik ve ayıplı işler bedelinin 121.166,62 TL olduğu taşeron tarafından yapılan işlerin bedelinin 5.521.023,38 TL olduğu, davalı yüklenicinin taşeronun yapması gereken harcamaların kendisi tarafından yapıldığından bahisle 1.508.311,29 TL yansıtma faturası sunduğu, yansıtma faturalarından taşeronun yaptığı işlerin oranın 1.470.236,92 TL olduğu, taşerona yapılan hakediş ödemelerinin 6.790.947,56 TL olduğu, sözleşmenin 6. maddesinde işin süresinin 30.12.2016 olarak belirlendiği, geciken her gün için 10.000 TL gecikme cezası öngörüldüğü, 30.05.2017-30.06.2016 arası 150 gün için 1.500.000,00 TL hesaplandığı, toplamda davalı şirketin davacı taşerondan 4.177.161,10 TL alacaklı olduğunun hesaplandığı, sözleşme tutarı olan 5.664.000,00 TL'den daha fazla 6.790.947,56 TL davalının hakediş ödemesinin anlaşılamadığı" ifade edilmiş, bilirkişi ek raporunda ise "davalıya keşide edilen faturaların davacının ticari defterlerine kaydedilmeyen çek/eft'ler toplamının 2.569.591,57 TL olduğu, davalı tarafından davacıya keşide edilen ancak davacı yanca tebliğ alınmayan ve ticari defterlerine işlenmemiş olan 4 adet yansıtma faturaları toplamının 1.508.311,29 TL olduğu, davacının ticari defterlerini kaydettiği 7 adet yansıtma faturasının toplanın 503.150,29 TL'yi dava tarihinden sonra herhangi bir ödeme belgesine dayandırılmadan fiktif olarak ödenmiş gösterildiği, davalı ticari defterlerinde bu faturalara ilişkin böyle bir tahsilat kaydı bulunmadığı, yansıtma faturalarından taşeronun yaptığı işlerin oranı kök raporla 1.470.236,92 TL hesaplanmış iken icmal tablosuna 1.407.236,92 TL olarak sehven yazıldığından bu hata düzeltilerek yapılan hesaplamada davalının davacıdan 4.240.161,10 TL alacaklı olduğunun hesaplandığı, toplam 503.150,29 TL şantiye giderlerine katılım payı yansıtmalı (motorin ve vinç kirası) açıklamalı 7 adet yansıtma faturasının her iki tarafın ticari defterlerine kayıt edilmiş olduğu, toplam 1.508.311,29 TL bedelli 4 yansıtma faturasının davacının ticari defterlerine işlenmediği, bu faturaların hesaplamaya dahil edilmemesi durumunda davalının davacıdan 2.769.924,18 TL alacaklı olduğu" ifade edilmiştir.
Mahkememizce uyuşmazlığa konu fatura içeriğinde sözü edilen 3 nolu hakedişin okunaklı örneğinin ibrazı yönünde süre verilmiş, ... ilişkin sözleşme geçici kesin kabul tutanakları ve kesin hakediş raporu örneği temin edilerek tüm dosya kapsamı üzerinde mali müşavir, inşaat mühendisi ve nitelikli hesap uzmanı bilirkişiler tarafından inceleme yapılmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 11.08.2025 tarihli ek raporda özetle; "... İlçesi (...)... işine ilişkin olarak geçici kabul eksik ve kusurlu işlerin tamamlandığı 21.06.2018 tarihi itibari ile tespit edildiği 28.06.2018 tarihi itibari ile başkanlık onayından geçtiğinin tespit edildiği, taraflar arasındaki 05.10.2016 tarihli sözleşmenin 6. maddesinde; işin süresinin 30.12.2016 olduğu, yüklenicinin kusuru bakımından müddetin geçmesi halinde geçen süre kadar ilave süre verilebileceği, gecikilen her gün için 10.000 TL gecikme cezası kesileceği, ... ile davalı arasındaki 22.03.2017 tarihli geçici kabul tutanağında inşaat ve alt yapı eksik ve kusurlarını içeren bir sayfanın eklenmediği, ancak müşavir firmanın yaptığı denetimler neticesinde 22.06.2017 tarihli yazısında belirtilenlerin geçici kabul eksiklikleri olduğu bu eksikliklerin bir kısmının taraflar arasındaki sözleşme kapsamında olmadığı, taşeron tarafından yapılan eksik ve ayıplı işler bedelinin toplam 121.176,62 TL olarak tespit edildiği, çek ve EFT'ler ile yapılan ödemeler toplanın 4.907.991,57 TL olduğu, 11.920,00 TL ... ödemesi 1.508.311,29 TL davacı kayıtlarına girmeyen tebliğ alınmayan yansıtma fatura toplamı 503.209,29 TL davacı kayıtlarında yeralan yansıtma fatura toplamı olduğu, davacının toplam 6.790.947,56 TL tutarındaki faturaların davalının kaydına alınması nedeni ile davacının faturadan kaynaklanan alacağının bu miktar kabul edilmesi gerektiği, toplam fatura bedelinden çek ve EFT ödemeleri, davacı kaydındaki yansıtma faturaları, ... ve eksik iş bedeli düşüldüğünde davacının bakiye alacağının 1.226.659,98 TL olduğu, idarenin davalıya gecikme cezası kesmediği, eksik işlerin tamamlanması için süre tanıdığı, davacının eksikliklerinin yapılan iş dikkate alındığında son derece cüzzi olduğu, geçici kabul tarihi 22.03.2017 olduğundan cezai şartın 30.12.2016-22.03.2017 arası 27.333,33 TL olarak hesaplandığı, davacının kaydında yer almayan 1.508.311,29 TL'lik faturaların yapılan işe ilişkin olup olmadığı, eksik iş bedeli ile de uyumlu olmaması sebebi ile hesaplamalara dahil edilmediği" ifade edilmiştir.
Davalı ... ile dava dışı ... arasında imzalanan ... İlçesi (...) ... işine ilişkin davacı ile davalı arasında 05.10.2016 tarihli alt ... sözleşmesi imzalandığı, asıl işe ilişkin dava dışı ... Başkanlığı tarafından 22.03.2017 tarihinde düzenlenen geçici kabul tutanağının 30.05.2017 tarihinde onaylandığı, kesin kabul tutanağı onay tarihinin ise 28.06.2018 olduğu anlaşılmakla yanlar arasındaki sözleşmenin ifa ile sonuçlandığı tespit edilmiştir.
Taraflar arasındaki alt ... sözleşmesinin 4.800.000,00 TL + KDV (864.000,00 TL) = 5.664.000,00 TL üzerinden düzenlendiği anlaşılmıştır. Yapılan bilirkişi incelemesinde yapı denetim firması tarafından 22.06.2017 tarihli yazı içeriğinde belirtilen eksik ve ayıplı işler nazara alınarak davacı alt ... tarafından sözleşme kapsamında yapılan eksik ve ayıplı işler bedeli 121.166,62 TL olarak tespit edilmiş olup sözleşme gereğince yapılan iş bedeli 4.800.000,00 TL - 121.166,62 TL = 4.678.833,38 TL + 842.190,00 TL (KDV) = 5.521.023,38 TL'nin istenebilir olduğu anlaşılmıştır.
Davacı taşeronun 5.521.023,38 TL hakediş alacağından davalı tarafından davacı adına çek ve EFT yolu ile toplam 4.927.991,57 TL ödemenin, 11.920,10 TL ... ödemesinin ve davalı tarafından davacı adına düzenlenen ve her iki yanın ticari defterlerinde kayıtlı olan 503.209,29 TL yansıtma faturalarının mahsubu neticesinde davacı alt yüklenicinin davalı yükleniciden 77.902,42 TL bakiye hakediş alacağının bulunduğu hesaplanmıştır.
Her ne kadar davalı tarafından davacı adına her iki yan defterinde kayıtlı olan yansıtma faturaları dışında 1.508.311,29 TL tutarında yansıtma faturası daha düzenlenmiş ise de; bu faturaların davacı tarafça kabul edilmediği ve davacı defterlerine kayıt edilmediği bilirkişi heyeti ek raporunda 1.508.311,29 TL tutarındaki faturaların sözleşme kapsamında yer alan işe ilişkin olup olmadığı anlaşılamadığı gibi eksik iş bedeli ile de uyumlu olmadığı ifade edilmekle davacı alacağından mahsubu yoluna gidilmemiştir.
Öte yandan cevap dilekçesinde sözleşme gereğince gecikme cezası ödenmesine ilişkin davacıya ihtarname keşide edildiği ileri sürülerek bilirkişi raporlarında bu yöne ilişkin hesaplamalar yapılmış ise de; taraflar arasında düzenlenen 05.10.2016 tarihli sözleşmenin 6. maddesinde iş programına uyulmaması halinde geciktirilen her gün için 10.000 TL gecikme cezası kesileceğine ilişkin düzenleme ifaya ekli cezai şart niteliğinde olup işin teslimi ile birlikte talep edilmesi gerekir iken asıl iş sahibi ... tarafından geçici kabulün onay tarihi olan 30.05.2017 tarihinden çok sonra 12.07.2017 tarihli ihtarname ile davalı tarafından gecikme cezası talebinde bulunulduğu, ayrıca asıl iş sahibi ... tarafından davalı yükleniciye süre uzatımı verilerek ve herhangi bir cezai şart uygulanmadığı tespit edilmekle davalının işi olduğu gibi kabul etmiş sayılması gerektiğinden davalı yönünden ifaya ekli cezai şart niteliğinde gecikme cezası talebinde bulunulamayacağı kanaatine varılmış neticede 77.902,42 TL bakiye hakediş alacağına ilişkin kanıtlanan davanın kısmen kabulüne takibe konu asıl alacak yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İtirazın iptali davasına esas ilamsız takipte talep edilen 14.104,11 TL işlemiş faiz yönünden eksik peşin harcı ikmal etmek üzere davacı vekiline 12.04.2018 tarihli duruşma 3 nolu ara karar ile kesin süre verilmiş, kesin süre gereği yerine getirilmediğinden 13.09.2018 tarihli duruşma 2 nolu ara karar ile takipte talep edilen işlemiş faize yönelik davanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olup 3 aylık yasal süresinde eksik harç ikmali yapılmadığından işlemiş faize yönelik itirazın iptali davasının Harçlar Kanunu 30., HMK 150. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
(Aşamalarda Yargıtay incelemesinden geçmiş olan iş bu davada, 09.10.2025 tarihli hüküm fıkrasında zuhulen istinaf başvuru yolunun açık olduğu belirtilmiş olmakla; gerekçeli kararın hüküm fıkrasının kısa kararla aynı olması gerekmekte ise de kararda istinaf başvuru yolunun açık olduğunun belirtilmesinin karara karşı HMK 373/4 maddesi uyarınca Yargıtay nezdinde temyiz yoluna gidilmesine engel teşkil etmeyeceği hususu da gözetilerek kararın tebliği ile kesinleşmesi sürecinde temyiz kanun yolu esas alınmak üzere HMK 304 maddesi kapsamında kanun yolu tashih edilmiştir.)
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile ... esas sayılı takibe davalı itirazının 77.902,42 TL asıl alacak üzerinden iptali ile bu alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına,
2-Davacının takibe konu asıl alacak yönünden fazlaya ilişkin talebinin reddine,
3-Davacının takibe konu 14.104,11 TL işlemiş faiz talebi yönünden davanın Harçlar Kanunu 30, HMK 150 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına,
4-Alacak likit bulunmadığından davacının icar inkar tazminatı talebinin reddine,
5-Takibin kötü niyetle yapıldığı kanıtlanamadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine,
6-Alınması gereken 5.321,51 TL harcın 7.176,00 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 1.854,49 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 82.314,64 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 31.40 TL başvuru harcı, 5.321,51 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 5.352,91 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
10-Davacı tarafından yapılan 377,00 TL tebligat gideri, 2,00 TL müzekkere gideri, istinafa dosya fotokopisi ve gönderim ücreti 426,50 TL ve 11.525,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.330,50 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 1.600,95 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
11-Davalı tarafından yapılan 377,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 95,71 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
12-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile Yargıtay nezdinde temyiz başvuru yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
09/10/2025
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 22.10.2025
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...