T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/272 Esas
KARAR NO : 2025/948
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09.042025
KARAR TARİHİ : 16.12.2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09.01.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların geçmişte beraber yürüttükleri bazı iş ve işlemler, eğitimler ve çeşitli danışmanlık anlaşmaları nedeni ile, müvekkili davacı şirketin, davalı tarafa değişik tarihlerde verilen hizmetler nedeni ile faturalar kestiğini, bu faturalar sonucunda da taraflar arasında toplam 1.956.002,40-TL'lik bir ticari ilişki doğduğunu ve davalı tarafın fatura bedellerini müvekkiline ödemediğini, bunun üzerine .... sayılı üzerinden icra takibi başlatılmış ise de icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu belirterek, davanın kabulü ile, itirazın iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkiline bir hizmet verilmediğini, bu konuda bir anlaşma olmadığını, dava konusu edilen faturaların müvekkili şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA/BS formları, .... sayılı icra takip dosyası, .... sayılı soruşturma dosyası sureti dosyaya kazandırılmış, dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dosya kapsamından davacının davalı aleyhine fatura alacağına dayalı olarak toplam 2.447.548,29-TL alacak üzerinden .... sayılı dosyasından 06.12.2024 tarihinde ilamsız icra takibine giriştiği ve davalının takibe itiraz ederek takibi durdurduğu, yasal sürede eldeki itirazın iptali istemli davanın ikame edildiği anlaşılmıştır.
28.08.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...davacı tarafından davalı adına düzenlenen 9 adet faturanın KDV dahil 1.956.524,40-TL olduğu, davacı şirketin düzenlenen tüm faturalara göre alacak bakiyesinin 1.956.524,40-TL olduğu (muhasebe kayıtlarına göre 1.956.202,40-TL) ancak 28.03.2024 tarih ....
sayılı KDV dahil 322,00 TL tutarında düzenlenen satış faturasının davacı muhasebe kayıtlarına alınmadığı,
davalı tarafından yapılan herhangi bir ödemenin bulunmadığı, davalı tarafça şüpheli işlem nedeniyle tüm faturaların muhasebe kayıtlarından çıkartıldığının bildirildiği, .... sayılı dosyadaki takip alacağının 06.12.2024 tarihinde fatura bakiye alacağı olan 1.956.202,40-TL ve 491.345,89-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.447.548,29 TL üzerinden işleme konulduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davacı tarafından taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalar nedeniyle oluşan bakiyenin ödenmediği iddia edilmiş, davalı tarafından ise davacıdan takibe konu faturalar kapsamında bir hizmet alınmadığından davacıya ödenecek bir borcun olmadığı savunulmuştur.
Kanunda aksine bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her birinin, hakkın dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK 190) nedeniyle teslim olgusundan lehine hak çıkaracak taraf olan davacı taraf, akdi ilişkinin varlığı ile teslim olgusunu kanıtlama yükümü altında olup sonrasında davalı ödeme yaptığını ispat etmelidir.
Somut olayda; dosyaya mübrez bilirkişi raporu ile de ortaya konulduğu üzere, HMK md. 222 gereğince tarafların kesin delil niteliğini haiz ticari defter ve kayıtlarına göre icra takibine konu faturaların her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarına işlendiği ve bu faturalar nedeniyle davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 1.956.202,40-TL alacaklı olduğu görülmüş olup bu kayıtlara göre artık söz konusu faturalara konu mal ve hizmetin davacı tarafından verildiğinin kabulü gerekmektedir (Emsal: ....'nin, 23/03/2017 tarih ve .... sayılı ilamı). Dolayısıyla davacı, tüm dosya kapsamı ile incelenen tarafların birbiriyle uyumlu ticari defter ve kayıtları çerçevesinde teslim olgusunu kanıtlamıştır. Bu minvalde, davalı tarafından sonradan, takip ve dava tarihinden sonra mezkur faturaların düzeltme beyanıyla ticari defter kayıtlarından çıkarılmasının eldeki dava bakımından sonuca etkisi bulunmamaktadır. Mevcut hukuki durum karşısında artık davalı, takip konusu faturaların karşılıksız olduğu olgusunu ispat yükü altındadır. Davalının kendi aleyhine kesin delil mahiyetindeki ticari defter kayıtlarının aksini başkaca kesin deliller ile kanıtlaması mümkün ise de davalı tarafından bu minvalde bir kesin delil sunulmamış olup mahkememizce hatırlatılmasına rağmen yemin deliline de dayanmamıştır. Davalı tarafından her ne kadar davacı hakkında 23.10.2025 tarihinde ... dairesine şikayette bulunulduğundan ... incelemesi sonucunun beklenilmesi talep edilmiş ise de, davacı hakkında yapılacak ... incelemesinin davaya konusu uyuşmazlığın çözümünü ilgilendirici ve bu bağlamda mahkememizi bağlayıcı bir yönünün bulunmadığı; aynı şekilde davalı tarafından 12.11.2025 havale tarihli dilekçe ile yapılan şikayet üzerine başlatılan .... sayılı soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılması talep edilmiş ise de, takibe konu faturaya dayalı alacağın varlığının hukuki değerlendirmeyi gerektirdiğinin açık olduğu bir yana davalının davadan önce davacı hakkında yapmış olduğu bir şikayeti yok iken, mahkememizin yemin deliline ilişkin 14.10.2025 tarihli ara kararı ile verilen 2 haftalık kesin süre içerisinde yemin deliline dayanılmaması ile davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın, ilgili kesin süreden sonra yapılan şikayet başvurusu ile etkisiz kılınmasına da olanak bulunmadığından, davalının her iki hususta bekletici mesele yapılması talebinin reddi gerekmiştir. Mevcut hukuki durum karşısında davalının, 1.956.202,40-TL asıl alacak yönünden icra takibine itirazının haklı olmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından icra takibinde asıl alacak ile birlikte işlemiş faiz de talep edilmiş olmakla beraber dava dilekçesinde harca esas değer 1.956.202,40-TL olarak gösterilerek bu miktar üzerinden harç yatırılmış olup eldeki davanın takip talebindeki asıl alacakla sınırlı olarak açıldığının kabulü gerekmiştir (Emsal: ..., 11/06/2014 tarih ve .... sayılı ilamı). Böylelikle; davalının .... sayılı takibe itirazının 1.956.202,40-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek üzere devamına karar verilmiştir. Davacının icra inkar tazminatı istemine gelince; itirazın iptâli davasında İİK'nın 67/2. maddesi hükmünce borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit ve borçlunun itirazının da haksız olması gerekir. Somut olayda davalının takibe itirazının haklı olmadığı ve takibe konu alacağın muayyen ve likit nitelikte bulunduğu değerlendirilmekle davacı lehine asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 391.240,48-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ İLE; davalının .... sayılı takibe itirazının 1.956.202,49-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek üzere devamına,
2-Hükmolunan alacağın %20’si olan 391.240,48-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gereken 133.628,18-TL harçtan peşin alınan 21.169,31-TL harcın mahsubu ile bakiye 112.458,87-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 291.868,34-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 21.169,31-TL peşin harç, 705,00-TL tebligat, 27,50-TL müzekkere gideri ve 6.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 28.517,21-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 16.12.2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.