T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/317 Esas - 2025/512
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2025/317 Esas
KARAR NO : 2025/512
DAVA : Bağımsız Denetçi Atanması
DAVA TARİHİ : 28/04/2025
KARAR TARİHİ : 03/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Bağımsız Denetçi Atanması davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 6/4/2024 tarihli ve 32512 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan “..... Şirketlerin Belirlenmesine Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar (Karar Sayısı: .....) hükümlerinde belirtilen aktif büyüklüğü, net satış hasılatı ve çalışan sayısı kriterlerini sağladığı için bağımsız denetim kapsamında yer alan bir limited şirket olduğunu, 16 Eylül 2024 tarihinde yapmış olduğumuz Olağan Genel Kurul’unda 2023 faaliyet yılının finansal tablolarının bağımsız denetimi için ..... (“.....”) tarafından yetkilendirilmiş olan ... A.Ş. ile 17 Eylül 2024 tarihinde bağımsız denetim sözleşmesi imzalandığını, ancak Şirketimizin 3568 sayılı Kanun kapsamında sözleşme imzaladığı Serbest Muhasebeci Mali Müşaviri’nin (.....) Genel Kurul’da seçimi yapılan bağımsız şirketinin denetim kadrosunda yer aldığı tespit edilmiş ve bu durumun 26 Aralık 2012 tarihli ve 28509 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren “Bağımsız Denetim Yönetmeliği”nde de belirtilen bağımsızlık ilkesine uygun olmaması nedeniyle 17 Eylül 2024 tarihinde imzalanan bağımsız denetim sözleşmesi 29 Kasım 2024 tarihli protokol ile karşılıklı olarak feshedildiğini, bağımsız denetim şirketi tarafından söz konusu fesih protokolü 17 Aralık 2024 tarihinde KGK’ya bildirilmiş ve ..... tarafından da söz konusu fesih konusu haklı sebep olarak görülerek bağımsız denetim sözleşmesini “Sözleşme Bilgi Giriş Portalı”dan silindiğini, daha sonra Şirketimiz Olağanüstü Genel Kurul yaparak 2023 yılı için yeninden bağımsız denetçi seçmiş (... A.Ş.) ve söz konusu Genel Kurul’un tescili için ...’ne başvurulduğunu, ..... tescil taleplerini reddettiğini belirterek davacı şirket'in 01.01.2023-31.12.2023 faaliyet yılına ilişkin finansal tablolarının bağımsız denetiminin yapılabilmesi için .....'nın ..... Sayı ve 06.03.2025 Tarihli Tescil Talebinin reddi kararı ile TTK - 399 ve Ticaret Sicil Yönetmeliği 108 ve devamı maddeleri uyarınca Davacı Şirkete bağımsız denetçi atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müdürlüklerinin yalnızca TTK m.34 kapsamında müdürlükçe verilen kararlara itiraz konulu davalarda ve ihya davalarında taraf olarak gösterilmesinin zorunlu olduğunu, davada müdürlüklerinin taraf olarak gösterilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, mahkemece verilecek bağımsız denetçi atanması ve tesciline dair karar ile davacının müdürlüklerine başvurması halinde gerekli tescil işlemenin zaten yapılacağını davanın TTK m.34 kapsamında açılmış olsaydı dahi süre aşımı nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müdürlüklerinin 06.03.2025 tarihli tescil talebinin reddi kararının davacı şirkete 07.03.2025 tarihinde şirket müdürünün ise 08.03.2025 tarihinde tebliğ edildiğini, davanın 28.04.2025 tarihinde açıldığını, bu ihtimalde 8 günlük hak düşürücü sürenin geçirildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Deliller toplanmış ..... davacı şirketin sicil özeti temin edilmiştir.
Dava, ..... bağımsız denetçinin tescili talebinin reddi kararına itiraz ile davacı şirkete bağımsız denetçi atanması talebine ilişkindir.
TTK 34. maddesi; "İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı tebliğlerinden itibaren 8 gün içinde sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli Asliye Ticaret Mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler..." şeklinde düzenlenmiştir.
TTK 399. Maddesinde; "(1) Denetçi, şirket genel kurulunca; topluluk denetçisi, ana şirketin genel kurulunca seçilir. Denetçinin, her faaliyet dönemi ve her hâlde görevini yerine getireceği faaliyet dönemi bitmeden seçilmesi şarttır. Seçimden sonra, yönetim kurulu, gecikmeksizin denetleme görevini hangi denetçiye verdiğini ticaret siciline tescil ettirir ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile internet sitesinde ilan eder.
(2) Denetçiden denetleme görevi, sadece dördüncü fıkrada öngörüldüğü şekilde ve başka bir denetçi atanmışsa geri alınabilir.
(3) Konsolidasyona dâhil olan ana şirketin finansal tablolarını denetlemek için seçilen denetçi, başka bir denetçi seçilmediği takdirde, topluluk finansal tablolarının da denetçisi kabul edilir.
(4) Şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi;
a) Yönetim kurulunun,
b) Sermayenin yüzde onunu, halka açık şirketlerde esas veya çıkarılmış sermayenin yüzde beşini oluşturan pay sahiplerinin,
istemi üzerine, ilgilileri ve seçilmiş denetçiyi dinleyerek, seçilmiş denetçinin şahsına ilişkin haklı bir sebebin gerektirmesi, özellikle de onun taraflı davrandığı yönünde bir kuşkunun varlığı hâlinde, başka bir denetçi atayabilir.
(5) Görevden alma ve yeni denetçi atama davası, denetçinin seçiminin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanından itibaren üç hafta içinde açılır. Azlığın bu davayı açabilmesi için, denetçinin seçimine genel kurulda karşı oy vermiş, karşı oyunu tutanağa geçirtmiş ve seçimin yapıldığı genel kurul toplantısı tarihinden itibaren geriye doğru en az üç aydan beri, şirketin pay sahibi sıfatını taşıyor olması şarttır.
(6) Faaliyet döneminin dördüncü ayına kadar denetçi seçilememişse, denetçi, yönetim kurulunun, her yönetim kurulu üyesinin veya herhangi bir pay sahibinin istemi üzerine, dördüncü fıkrada gösterilen mahkemece atanır. Aynı hüküm, seçilen denetçinin görevi red veya sözleşmeyi feshetmesi, görevlendirme kararının iptal olunması, butlanı veya denetçinin kanuni sebeplerle veya diğer herhangi bir nedenle görevini yerine getirememesi veya görevini yapmaktan engellenmesi hâllerinde de uygulanır. Mahkemenin kararı kesindir. (Ek iki cümle: 5/6/2017-KHK-691/8 md.; Aynen kabul: 31/1/2018-7069/8 md.) Kayyımlık görevi ..... tarafından yürütülen şirketlerde faaliyet döneminin dördüncü ayına kadar denetçi seçilememiş olması halinde denetçi, şirket yönetim kurulunun teklifi üzerine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ilişkili olduğu Bakan tarafından atanır. Bakan bu yetkisini Fon Kuruluna devredebilir.
(7) Denetçinin mahkeme tarafından atanması durumunda, emsal dikkate alınarak, ücreti ile muhtemel giderler için mahkeme veznesine yatırılması gereken ön ödeme mahkemece belirlenir. Bunlara üç iş günü içinde itiraz edilebilir. Mahkeme kararı kesindir.
(8) Denetçi denetleme sözleşmesini, sadece haklı bir sebep varsa veya kendisine karşı görevden alınma davası açılmışsa feshedebilir. Görüş yazısının içeriğine ilişkin fikir ayrılıkları ile denetlemenin şirketçe sınırlandırılmış olması veya görüş yazısı vermekten kaçınma haklı sebep sayılamaz. Denetçinin sözleşmeyi feshi yazılı ve gerekçeli olmalıdır. Denetçi fesih tarihine kadar elde ettiği sonuçları genel kurula sunmakla yükümlüdür; bu sonuçlar 402 nci maddeye uygun bir rapor hâline getirilerek genel kurula verilir.
(9) Denetçi altıncı fıkra hükmüne göre fesih ihbarında bulunduğu takdirde, yönetim kurulu hemen, geçici bir denetçi seçer ve fesih ihbarını genel kurulun bilgisine, seçtiği denetçiyi de aynı kurulun onayına sunar." düzenlemesi bulunmaktadır.
Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 108. Maddesinde ise; "(1) Denetime tabi şirketlerde denetçi şirket genel kurulunca; topluluk denetçisi ise ana şirketin genel kurulunca seçilir. Denetçinin, her faaliyet dönemi için, faaliyet döneminin dördüncü ayının sonuna kadar ve her halde görevini yerine getireceği faaliyet dönemi bitmeden seçilmesi şarttır. Seçimden sonra yönetim kurulu, gecikmeksizin denetleme görevinin hangi denetçiye verildiğini tescil ettirir. Ancak kuruluşta denetçi şirket sözleşmesi ile seçilebilir. Şirket sözleşmesi ile denetçinin seçilmemesi halinde ise ilk hesap dönemi bitmeden genel kurul tarafından seçilerek tescil ettirilmesi zorunludur.
(2) Denetçinin, mahkemece azledilmesi ve/veya atanması hallerinde, mahkeme kararı da gösterilerek yeni seçilen denetçi ve/veya azil olgusu tescil edilir.
(3) Seçilen denetçinin görevi red veya sözleşmeyi feshetmesi, görevlendirme kararının iptal olunması, butlanı veya denetçinin kanuni sebeplerle veya diğer herhangi bir nedenle görevini yerine getirememesi veya görevini yapmaktan engellenmesi hallerinde, denetçi anonim şirketlerde yönetim kurulu, limited şirketlerde müdürün, her yönetim kurulu üyesinin veya herhangi bir pay sahibinin istemi üzerine mahkemece atanır. Denetçi fesih ihbarında bulunduğu takdirde, anonim şirketlerde yönetim kurulu, limited şirketlerde ise müdürler, mahkemece atama yapılana kadar görev yapmak üzere hemen geçici bir denetçi seçer ve bu hususu tescil ettirir.
(4) Kanunun 400 üncü maddesinde sayılan bağımlılık hallerinden birinin kendisinde bulunmadığına ilişkin denetçinin beyanı alınmadan, denetçi tescil edilmez.
(5) Ana şirket genel kurulunda topluluk denetçisi ayrıca seçilmemişse, ana şirketin denetçisi topluluk denetçisi olarak tescil edilir.
(6) Tescilde, denetçinin adı ve soyadı veya unvanı, kimlik numarası, yerleşim yeri veya merkezi, varsa tescil edilmiş şubesi belirtilir." hükmü yer almaktadır.
Davacı yan genel kurulda seçimi yapılan bağımsız denetim şirketinin kadrosunda yer alan mali müşavir ile sözleşme imzalamış olmaları nedeniyle bağımsız denetim sözleşmesinin karşılıklı olarak fesih edildiğini, olağan üstü genel kurul toplantısında seçilen bağımsız denetçinin tescili taleplerinin ise ... tarafından reddedildiğini belirterek ..... 06.03.2025 tarihli tescil taleplerinin reddi kararı nedeniyle TTK 399 ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 108. maddesi uyarınca davacı şirkete bağımsız denetçi atanması talebinde bulunmuştur.
Davacı tarafından ..... hasım gösterilmek suretiyle açılan iş bu davanın TTK 34. maddesi kapsamında sicil müdürlüğü işlemine itiraz olarak değerlendirilmesi halinde davacı yanın tescil talebinin reddine ilişkin 06.03.2025 tarihli sicil müdürlüğü kararının davacı şirkete 07.03.2025 tarihinde tebliğ edilmiş olması karşısında yasada öngörülen 8 günlük hak düşürücü süre dolduktan sonra davanın açılmış olduğu anlaşılmakla bu yönü ile davalı hakkında açılan davanın usulden reddi gerektiği, dava dilekçesinde TTK 399. maddesi gereğince davacı şirkete bağımsız denetçi atanmasına karar verilmesi talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise TTK 399/6. kapsamında Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 108/3. maddesinde kimlerin denetçi atanması talebinde bulunabileceği sayılmış olmakla denetçi atanması gereken şirketin davalı gösterilmesi suretiyle talepte bulunulabilecek olup somut uyuşmazlıkta denetçi atanması istenilen şirketin davacı olarak ..... yönelik TTK 399. maddesi kapsamında denetçi atanması talebinde bulunamayacağı sonuç ve kanaatine varılmakla açılan davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın usulden reddine,
2-Alınması gereken 615,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
. 03/07/2025
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 16.07.2025
Başkan .....
Üye .....
Üye .....
Katip .....