T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/884 Esas - 2026/269
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/884 Esas
KARAR NO : 2026/269
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI :...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI :...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 22/11/2025
KARAR TARİHİ : 29/04/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08.05.2026
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (Haksız eylemden kaynaklanan zarar nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket görevlileri tarafından 07.12.2024 tarihinde davalı şirketin adresinde yapılan kontrollerde müvekkil şirketin bilgisi dışında karşılıksız yararlanma kastı ile kaçak elektrik tüketimi yapıldığı tespit edilmiş olup Kaçak Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı düzenlendiğini, ilgili kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden ... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine karşı davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının müvekkil şirketin bilgisi dışında dağıtım sistemine harici bir hat çekmek suretiyle müvekkil şirketin kayıtlarında olmayan bir sayaçtan tüketim yaptığının tespit edildiğini, davalının 316 günlük faturalama döneminde toplam 418.229,17 TL tutarında kaçak elektrik kullandığını ileri sürüp itirazın iptaline ve icra takibin devamına, borçlunun %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatını ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazı bulunduğunu, husumet itirazı bulunduğunu, davacının iddiasını ispatlayamadığını, tutanakta tebliğ ve imza sürecinin net olmadığını, kaçak elektrik tahakkuk yönetmeliğe açıkça aykırı şekilde hesaplandığını, davacının icra inkar tazminatı talebinin hukuki dayanağının bulunmadığını bildirip davanın reddini savunarak, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı istemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava, kaçak elektrik kullanıldığı iddiası ile başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir.
Taraflarca gösterilen deliller toplanmıştır; ...'ya yazılan müzekkereye cevap geldiği, davalının tacir kaydına rastlanmadığının bildirildiği, ... yazılan müzekkereye cevap geldiği, davalının esnaf sicil kaydının bulunmadığının bildirildiği, ... yazılan müzekkere cevabının geldiği, davalının vergi kayıtlarının geldiği, mükellef kaydı olmadığının bildirildiği, davalının tacir olmadığı görüldü.
6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-c maddesine göre, görev hususu dava şartlarından olup aynı kanunun 115. maddesine göre dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve gözetilmesi gerekmektedir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK 'nın 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/1-l maddesinde; "... Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi,..." tüketici işlemi olarak sayılacağı düzenlenmiştir.
Eldeki dava dosyasının incelenmesinde; Davalının tacir sıfatının bulunmaması nedeniyle davacı tarafından ... Esas sayılı dosyasında takibe dayanak ilişkisinden kaynaklı olarak verilip verilmediğinin incelenmesi ve nihai karar verilmesi görevinin Tüketici Mahkemelerinde olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniye dava dilekçesinin HMK 114/1-c,115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal 2 haftalık sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
4-Süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde ve talep halinde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 29/04/2026
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
Full & Egal Universal Law Academy