T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/133 Esas - 2026/284
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/133 Esas
KARAR NO : 2026/284
HAKİM : .....
KATİP : .....
DAVACI :.....
VEKİLİ : Av. .....
DAVALI : .....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17.02.2026
KARAR TARİHİ : 05.05.2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19.05.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, 28.08.2024 tarihinde davalıya ait internet sitesi üzerinden ..... batarya satın aldığını, ürün bedelinin eksiksiz ödendiğini ve teslim alındığını, ancak ürün tesliminden yaklaşık 1 hafta sonra ... arızası meydana geldiğini, ürünün davalı firmaya servis amacıyla teslim edildiğini, yaklaşık 1 ayı aşkın süre sonra, ... kontrolü yapılmadan müvekkiline teslim edildiğini, teslimden 1 hafta sonra bataryanın yeniden arızalandığını, bunun üzerine ürünün tekrar servise verildiğini, yaklaşık 5 hafta sonra yeni ... kartı takıldığı belirtilerek teslim edildiğini, ancak teslimden 3 gün sonra tekrar arızalandığını, müvekkilin ürününü tekrar servise teslim ettiğini, akabinde yeniden arıza meydana geldiğini ve tekrar servise verildiğini, ürünün yaklaşık 5 ayı aşan süreç boyunca sağlıklı ve kullanılabilir şekilde müvekkile teslim edilmediğini, müvekkilin üründen hiçbir şekilde faydalanamadığını, davalının, ayıplı malı onaramadığını, misli ile değiştirmediğini ve bedel iadesi de yapmadığını, bu durumun 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında açıkça ayıplı mal niteliğinde olduğunu, müvekkilin, bunun üzerine ..... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli şekilde takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazının tamamen haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği, ancak cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, mal satımından kaynaklanan ayıp nedeniyle tamir ücretinin iadesi amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde Kanun’un kapsamı; “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır.
Somut olayda; mahkememizce yapılan tacir araştırmasından davacının tacir sıfatını haiz olmadığı anlaşılmış, taraflar arasındaki satım ilişkisinin tüketici işlemine dayandığı görülmüştür. Bu bağladma dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı TKHK uyarınca uyuşmazlığı çözmeye tüketici mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle, mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin HMK 114/1-c,115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin HMK 114/1-c,115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine, 2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal 2 haftalık sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli ..... NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3-HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, 4-Süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 05.05.2026 Katip .....
¸e-imzalıdır.
Hakim .....
¸e-imzalıdır.
Full & Egal Universal Law Academy