T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/3 Esas
KARAR NO : 2026/281
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACILAR : 1- ... - ...
2- ... - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ...
Av. ... - ...
DAVALI : ... - ... ...
DAVA : İstirdat
DAVA TARİHİ : 02.01.2026
KARAR TARİHİ : 05.05.2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20.05.2026
Mahkememizde görülmekte olan istirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; işbu davaya konu icra takibinin davalı yanca müvekkilleri aleyhine ... sayılı dosyası ile ... seri numaralı, 2.000.000 -TL bedelli, 30.08.2025 keşide tarihli çeke dayalı olarak ikame edildiğini, nitekim takibe konu edilen çeklerin müvekkilleri tarafından zayi edilmesi nedeniyle ... Esas sayılı, 16.07.2025 tarihli kararı ile çekler üzerine tedbir konularak ödemesinin durdurulduğunu, müvekkillerinin davalıyı tanımadığını, aralarında hiçbir ilişki bulunmadığını, işbu durumda müvekkillerinin davalı tarafa herhangi bir borcunun da bulunmadığını, aksine davalı tarafın kötü niyetli davranarak, ödeme yasağı kararı bulunan bir çeki dayanak gösterip takip başlattığını ve haksız menfaat elde etmeye çalıştığını, keza mahkemeye sunulan çekin arka yüzü incelendiğinde müvekkilleri ile davalı arasındaki yer alan cirantalar ile müvekkillerinin herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığının görüleceğini, cirantaların birbirleriyle olan ticari ilişkisinin sahte olduğunu, düzenlenen faturaların naylon fatura olduğunu, müvekkillerinin elinden rızası dışında çıkan çek kullanılabilmek adına naylon fatura ilişkisi ile silsile edilerek davalının eline ulaşmış gibi gösterildiğini belirterek, davalının elinde bulunan çekin taraflarına iadesine, davalı tarafın kötü niyetli takibi nedeniyle İİK md. 72/3 gereğince %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği, ancak cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, TTK md. 792 gereğince çek istirdatı istemine ilişkin olup mahkememizce deliller toplanmış, ... sayılı takip dosyası ile davaya konu çek sureti celp edilmiş, dosya kapsamı itibariyle yargılamaya yenilik katmayacağı görüldüğünden bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır.
Celp edilen ... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davalı tarafından davacılar ve dava dışı ... ile ... aleyhine 03.09.2025 tarihinde 30.08.2025 tarih, ... seri no.lu, 2.000.000,00-TL bedelli çek dayanak gösterilmek suretiyle kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Niza konusu çekin incelenmesinden, ... Şubesi hesabı üzerinden keşide edildiği, 30.08.2025 tarih, ... seri no.lu, 2.000.000,00-TL bedelli olup keşidecisinin ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti., lehdarının ... olduğu, çekin arka yüzüne bakıldığında ...'in cirosundan sonra sırasıyla ..., ... ve en son ...'ın cirolarının bulunduğu görülmüştür.
TTK'nın 792. maddesi, "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." hükmünü haizdir. Buna göre, çekin iadesine karar verilmesi için çekin yalnız irade dışı elden çıkması yeterli olmayıp çeki elinde bulunduranın kötü niyetli veya ağır kusurlu olması (senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmesi veya bilebilecek durumda olması) gerekmektedir. Burada ispat yükü davacıda olup çeki elinde bulunduranın kötü niyetli veya ağır kusurlu olmadığını ispat yükü bulunmamaktadır.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde; davacılar tarafından davalı ile aralarında bir hukuki ilişki bulunmadığı beyan edilmiş ise de niza konusu çekin dava dışı kişilerin ciroları ile davalının eline ulaştığı gözetildiğinde bu savunmanın sonuca etkisi bulunmamaktadır. Bunun yanında davacılar, davalıdan önceki ciroların danışıklı olduğu, naylon fatura düzenlendiği iddia edilerek bunun ispatı için davalı ile dava dışı cirantaların ticari defterlerinin ve vergi dairesi kayıtlarının incelenmesi talep edilmiş ise de, bilindiği üzere çek bir ödeme vasıtası olup mutlaka ticari mahiyette bir hukuki ilişkiye ve bu kapsamda bir fatura alacağına dayanması zorunlu değildir. Kambiyo senetleri illetten mücerret olup tacirler arası hukuki ilişkilerden dolayı düzenlense dahi ticari defter ve kayıtlara işlenmesi zorunluluğuna dair herhangi bir düzenleme de bulunmamaktadır (... sayılı ilamı). Buna göre, davacı tarafından dayanılan mezkur delillerin, niza konusu çekin davalı tarafından kötü niyetle ele geçirildiğini kanıtlar mahiyette bir yönü bulunmamaktadır. Bunun yanında, davacının iddiaları kapsamında davalı hakkında yürütülen bir ceza soruşturması veya davası bulunduğuna dair dosyaya bir bildirimde bulunulmamış olmakla mahkememiz tarafından bu yönde bir değerlendirme yapılmamıştır. Davacı tarafından iddianın ileri sürülüş şekli ile dayanılan diğer deliller kapsamında da TTK md. 792 anlamında çekin davacılara iadesinin gerektiği konusunda mahkememizde kanaat oluşmamıştır. Bu arada davacı tarafından delil listesinde yemin deliline dayanılmış ise de, çekin kötü niyetle ele geçirilip geçirilmediğine yönelik maddi vakıanın HMK md. 226/c gereğince yeminle ispata elverişli olmadığı görüldüğünden, davacıya yemin delili hatırlatılmamıştır. Sonuç olarak, davacı tarafından haklılığı kanıtlanamayan davanın reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gereken 732,00-TL harcın peşin alınan 34.155,00-TL harçtan mahsubu ile bakiye 33.423,00-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 6.400,00-TL arabuluculuk ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair davacılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 05.05.2026 Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.
Full & Egal Universal Law Academy