T.C. ... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
... "TÜRK MİLLETİ ADINA "
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2018/834 Esas
KARAR NO : 2024/433
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 05/12/2018
KARAR TARİHİ : 05/06/2024
KARAR YAZMA TARİHİ : 06/06/2024
Mahkememize açılan davanın yapılan açak yargılaması sonucunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ;
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Müvekkili ...'un oğlu Salih Durmuş'un düğünü öncesinde çiftin ikametine terk edilecek bir daire alma vaadinde bulunduğunu, ancak kısa süre içerisinde sözünü yerine getiremeyeceği üzerine gelininin babası Ali Öztürk ile birlikte işletmecisi...'ya ait mağazada... ve oğlu Süleyman Arıcının yanında açığa imza atmak sureti ile imzaladığı senedi...'ya teslim ettiğini, anlaşmaya göre, müvekkilinin çiftin oturacağı bir daire aldığında dava konusu senedin müvekkiline teslim edileceğini, daha sonra müvekkili tarafından bir ev satın alındığını, imzalamış olduğu senedi geri almak istediğini, ancak senedin bulunamadığını, bulunduğunda kendisine teslim edileceğini söylediklerini, ancak daha sonra oğlu ve gelininin arasında sorunlar yaşandığını ve gelininin müvekkili tarafından imzalanan senetle birlikte baba evine döndüğünü, söz konusu senedin gelini Seda ve kardeşleri tarafından doldurularak ... 10.İcra Dairesinin 2018/5091 Esas sayılı icra takibine konulduğunu, senedin elinden idaresi dışında çıktığını ve gelini ... ve gelininin amcası davalı ... tarafından anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu bu nedenlerle davanın kabulü ile; Müvekkilinin davaya konu 200.000,00.TL meblağlı senet için borçlu olmadığının tespitine, teminat karşılığında vezneye yatan paranın davalıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararına, davalının kötü niyetli olmasından dolayı %20 tazminata mahkum edilmesine, ücreti vekalet ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Müvekkilinin alacağını sağlamak amacı ile kambiyo senedine özgü takip ile 20/06/2015 keşide 20/06/2017 vade tarihli 200.000,00.TL senedin tahsilini sağlamak için 24/07/2018 tarihinde ... 10.İcra Müdürlüğünün 2018/5091.Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacı/borçluya 25/04/2018 tarihinde kendisinin işte olması nedeni ile oğlu İbrahim Durmuş’a tebliğ olmuş yasal süresince itiraz edilmediğinden takip kesinleştiğini, daha sonra davacı/borçlu 1 ay sonra 23/05/2018 tarihinde ... Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet ederek davalı müvekkiliminin kendisinin dolandırdığından bahisle 2018/1943 soruşturma sayılı dosya üzerinden şikayetçi olduğunu, davacı tarafından açılan menfi tespit davasında imzaya itiraz olmadığını, davacı imzayı kabullendiğini, senedin açık verildiğini, bu nedenle verilen senedin kambiyo senedi vasfı taşımadığı iddia ettiğini, imzalanarak senedin açık verilmesi durumuna, alacaklı lehdar veya hamil tarafından senedin boş olan yerlerinin doldurulmasına muvafakat verildiğini, müvekkilinin takibe koyduğu senedin kambiyo senedi vasfında olduğunu ve müvekkili senedin veriliş sebebi ile ilgili temel ilişkiyi kanıtlamak zorunda olmadığını, davacı vekilinin dava dilekçesinde yazdığı iddiaların tamamının gerçeğe aykırı olduğunu, yasal bir dayanağının olmadığını, oğlu ile gelini Seda’ya vaat ettiği evi alamadığından, ev alana kadar senet verdiğini, daha sonra evin alınmasına rağmen senedin gelini ... tarafından alınarak götürüldüğünü, senedin gelini ... ve gelininin amcası davalı ... tarafından anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu iddia edilmi amaçları senedi sebebe bağlamak ve senedin bedelsiz kaldığını iddiaya çalışmak olduğunu, davacının rızası dışında senet elinden çıkmadığını, senedi kendisi verdiğini, senet Seda’ya borçlanma sebebiyle verildiğini ve onun alacağını temlik nedeniyle lehdar olarak senede davalı ...’ün adı yazıldığını, kambiyo senetleri borç münasebetinden mücerret olduğunu, ayrı bir sözleşme içeriğinden veya senet metninden, senedin teminat senedi olarak verildiği de ileri sürülemeyeceğini, davacı iddiasını yazılı delille kanıtlamak zorunda olduğunu, bu nedenle haksız açılan davanın ve ihtiyati tedbir talebinin reddine, %20 kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
... 10.İcra Dairesinin 2018/5091 Esas sayılı icra takibine konu dosyaya ait evraklar UYAP üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/07/2022 tarihli 2019/595 Esas, 2022/684 Kararı ile düşme kararında, Katılan ..., Sanık ..., suç açığa imzanın kötüye kullanılması olup sanık ...'ün 14/06/2022 tarihinde öldüğü anlaşıldığından sanık hakkında açılan kamu davasının TCK.un 64/1.maddesi ve CMK'nun 223/8.maddeleri gereğince düşmesine karar verildiği tespit edilmiştir.
Davalı ...'ün eldeki dava devam ederken ölmesi üzerine, davacı vekili tarafından ölü davalı ...'ün dosyaya sunduğu ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/1246 Esas, 2022/1236 Karar sayılı Mirasçılık Belgesine göre yasal mirasçıları olan ..., ..., ... ile...'ü dahili davalı olarak davaya katılmasına yönelik 19/09/2022 tarihli beyan dilekçesine göre ilgili mirasçılar UYAP'a işlenerek, dahili dava dilekçesi ile duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğ edilmiştir.
... 2, Asliye Ceza Mahkemesinin 16/03/2023 karar tarihli 2023/88 Esas, 2023/214 Karar sayılı beraat kararında, Katılan ..., sanık ... suç Açığa İmzanın Kötüye Kullanılmasından yapılan yargılama sonucu, Sanık ...'un amcası olan ... ile birlikte daha önce kayınpederi katılan ...'un vermiş olduğu 20/06/2015 düzenleme, 20/06/2017 vade tarihli senedi ... 10. İcra Dairesi'nin 2018/5091 esas sayılı dosyasından veriliş amacına aykırı biçimde işleme koyduğu iddiası ile mahkememize kamu davası açıldığı, Sanık ...'un aşamalarda alınan savunmasında özetle; katılanın kayınpederi olduğunu, bahse konu senedi... isimli şahsın dükkanında düzenlediklerini, senedin üzerinde yalnızca katılanın imzasının ve adresinin bulunduğunu, bu senedi kayınpederinin kendisine ev alması hususunda anlaştıkları için düzenlediklerini, bir yıl içinde ev alınmazsa senedin icraya konulacağı hususunda anlaştıklarını, kayınpederinin kendi üzerine kayıtlı olan bir ev almadığını, bu nedenle bahse konu senedin üzerinde yazılı meblağı ve alacaklı ismini kendisinin yazdığını ve ardından senedi kardeşi Hakan'a verdiğini beyan ettiği, Katılan ...'un soruşturma aşamasında alınan savunmasında özetle; sanık ...'un gelini olduğunu, olay tarihinden yaklaşık üç sene önce evini terkederek babasının evine gittiğini, arayı düzeltmek için görüştüklerinde ...'un annesi ve babasının kızları için bir ev istediklerini, alacak durumu olmadığı için ileride alabileceğini söyleyerek açık senet düzenlediklerini, senedi ...'ta...'nın Ensar Halı isimli dükkanında düzenlediklerini, bu sırada... ve oğlu Süleyman Arıcı ile oğlu Salih Durmuş'un yanlarında olduklarını, senede sadece kendisinin imza attığını, başka bir yerini doldurmadığını, gelinine ve oğluna anlaştıkları şekilde ev aldığını, aldığı evde oturduklarını, senedin icraya konulduğundan icra dairesinden gelen tebligat üzerine haberinin olduğunu beyan ettiği, sanığın imzalı olarak verilen senedin eksik unsurlarını tamamlamasından ibaret eyleminin 5237 sayılı TCK'nin 209. maddesinde yer alan "açığa imzanın kötüye kullanılması" suçunu oluşturabileceği, ancak açığa imzalanarak verilen boş senedin taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 24.03.1989-1/2 sayılı kararında öngörüldüğü üzere, yazılı delille ispatının zorunlu olduğu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun cevaz verdiği ayrık durumlar dışında tanıkla ispatının olanaklı bulunmadığı anlaşıldığından, dosya kapsamında taraflar arasındaki anlaşmanın ne olduğunu gösterir katılan tarafından yazılı bir belge ibraz edilmediği gibi sanığın aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak senedi doldurduğu hususunun da herhangi bir delille ispatlanamadığı anlaşıldığından sanığın atılı suçtan beraatine karar verildiği tespit edilmiştir.
... Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacı ... ile dava dışı ...'un üzerlerinde kayıtlı taşınmazların aktif ve pasifleriyle birlikte tapu kayıtlarının çıkarılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup verilen 01/02/2024 tarihli cevap dilekçesinde; Müdürlüklerince yapılan araştırmalar sonucunda ... (T.C: ...) adına aktif ya da pasif herhangi bir gayrimenkul kaydına rastlanılamamış, davacı ... (T.C:...) adına ise herhangi bir pasif kayda rastlanılamamış, ancak aktif olarak adına kayıtlı olarak tespit edilen taşınmazlara ait en son durumlarını gösterir tapu kayıt örnekleri çıkartılarak yazımız ekinde gönderilmiş olup davacı ... adına ... ili, ... ilçesi Yavuzselim Mah. 21/04/2016 tarihinde edindiği 5003 Ada. 5 parselde kaytılı 3.Kat, 5.nolu Bağımsız meskenin tapusu ile yine ... ili, ... ilçesi Cumhuriyet Mah. 22/04/2011 tarihinde edindiği 5074 Ada. 4 parselde kaytılı 4.Kat, 14.nolu Bağımsız meskenin tapusu ile ... ilçesi Aşağıçavundar Mah. Beyyeri mevii,1507 Ada, 500m2 lik arsasının bulunduğu tespit edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, icra takibe konulan senet nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti isteminden kaynaklandığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının takibe dayanak senetin verilmesine sebep olan edimini yerine getirip getirmediği, davacının senet sebebiyle davalıya borçlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 07.12.2017 tarihli 2017/5211 Esas, 2017/7832 Karar sayılı ilamında; " Herhangi bir kambiyo senedinin tüm unsurlarını içerecek şekilde tanzim edilmesi mümkün olduğu gibi, en geç ibraz anında doldurmak kaydıyla boş olarak da lehtara verilmesi mümkündür. Bu durumda davacının, gelini ... ve gelininin amcası olan davalı ... tarafından anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu iddia edilen senedin, sözleşmeye aykırı olarak doldurulduğunun keşideci tarafından yazılı delillerle ispatı gerekir.
Davacı ..., bononun açığı imza atmak suretiyle düzenlendiğini boş kısımların sonradan doldurulmuş olduğunu, gelini davadışı ...'a oğlu Salih Durmuş'un düğünü öncesinde çiftin ikametine terk edilecek bir daire alma vaadinde bulunması karşılığında verilen senedin sonradan lehdar olarak geleni ...'un amcası olan ölü davalı ... adı haberi olmadan yazılmak suretiyle düzlendiğini. Ayrıca senet bedeline konu miktarın davacı ...'un bir ev satın alarak, gelini ...'a terk ederek ödediğini, imzalamış olduğu senedi geri almak istediğinde senedi bulunamadığını, iddia ederek davacı taraf borçlu bulunulmadığının tesbitine karar verilmesini istemiş olup TTK'nun 592.
maddesi uyarınca açığa senet düzenlenmesi mümkündür. Senedin boş olan kısımlarının sonradan anlaşmaya aykırı olarak düzenlendiği iddiasının yazılı delille kanıtlanması gerekir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 27/09/2011 tarihli 2011/8731 Esas, 2011/11501 Kararı) Davacı bu hususta yazılı delil sunamamıştır.
Senet için imza kurucu bir unsur olsa da imzanın senet metninden önce atılması mümkündür. Bu durumda beyaza (açığa) imzadan söz edilir. Beyaza imza atan kişi, senedin anlaşmaya aykırı olarak kendi zararına doldurulabileceğini genel hayat tecrübesiyle bilmesi gerekir. Buna rağmen açığa imza atmış olmakla kendisinden beklenen dikkat ve ihtimamı sarf etmediğinden hukukun himayesinden yararlanamaz. İspat yükü iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkartan tarafa ait olduğuna göre bu hususu davalının ispat etmesi gerekir (HMK m.190/1). Ancak böyle bir iddia ile senedin hüküm ve kuvveti azalacağından Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK'nun 201. maddesi çerçevesinde bu iddia sadece kesin delille ispat edilebilir. Hukukun amacının maddi gerçeğe ulaşmak olduğu şüphesizdir. Ne var ki, bu amacın sağlanmasında hâkimin izleyeceği yol kanun koyucu tarafından sübjektiflikten olabildiğince uzaklaşmış usul hükümleri ile çizilmiş olup, aksi düşünce ile verilecek kararlar uygulayıcı elinde değişkenlik göstererek hukuk güvenliğini ortadan kaldıracaktır. ( Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 16//09/2019 tarihli 2016/28448 Esas, 2019/8367 Kararı)
Toplanan deliller ve dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından, dava konusu bononun teminat olarak dava dışı Ünal Arıcı'ya teslim edildiği, bono sebepten soyut olup davacı tarafça bonodaki imza, bedeli inkar edilmediği, davacının oğlu ve gelini ... evli çift olarak oturacağı bir daire aldığını ancak belirtilen senedin geri gelini ...'tan iade alınamadığını, gelini ... ve gelininin amcası davalı ... tarafından doldurularak ... 10.İcra Dairesinin 2018/5091 Esas sayılı icra takibine konu edildiği. ... Tapu Müdürlüğüne yazılan müzekkere üzere gelen 01/02/2024 tarihli cevap dilekçesinde; Müdürlüklerince yapılan araştırmalar sonucunda ... adına aktif ya da pasif herhangi bir gayrimenkul kaydına rastlanılamadığı belirtilmiş olup davacı ... adına ise iki mesken taşınmaz kaybı belirtilmiş olup bu kapsamda, davacının aldığı taşınmazı gelini olan ...'a tapuda resmi şekilde devretmediği. Davacı olarak tapusunu üzerinde muhafaza ettiği tespit edilmek ile davadışı gelini ...'a verdiği sözü yerine getirmediği anlaşıldığından yine ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/07/2022 tarihli 2019/595 Esas, 2022/684 Kararı sayılı düşme kararı ile sanık ...'ün hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan açılan kamu davasının sanık ...'ün 14/06/2022 tarihinde öldüğü anlaşıldığından sanık hakkında açılan kamu davasının TCK.un 64/1.maddesi ve CMK'nun 223/8.maddeleri gereğince düşmesine yönelik verilen düşme kararı ile birlikte yine ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/03/2023 karar tarihli 2023/88 Esas, 2023/214 Karar sayılı beraat kararında, davacının gelini olan sanık ... hakkında Açığa İmzanın kötüye kullanılmasından suçundan dolayı verilen beraat kararı birlikte değerlendirildiğinde;
Senet için imza kurucu bir unsur olsa da imzanın senet metninden önce atılması mümkündür. Bu durumda beyaza (açığa) imzadan söz edilir. Beyaza imza atan kişi, senedin anlaşmaya aykırı olarak kendi zararına doldurulabileceğini genel hayat tecrübesiyle bilmesi gerekir. Buna rağmen açığa imza atmış olmakla kendisinden beklenen dikkat ve ihtimamı sarf etmediğinden hukukun himayesinden yararlanamaz. Bu kapsamda davacı ... tarafından davadışı gelini ...'a verdiği söz- edimini yerine getirmediği satın aldığı dairede oturmasına imkan tanıdığı ancak tapusunu resmi şekilde devretmediğinden açılan davanın reddine karar verilmiştir. Ayrıca mahkememizce verilen tedbir kararı teminat karşılığı verilmiş olup teminat davacı tarafça yatırılmadığından uygulanmış bir tebdir kararı bulunmadığı gibi davacının ihtiyati tedbir talepleri kötü niyetli olarak da değerlendirilmediğinden. Davacı ve davalı tarafın şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-)A-Davanın REDDİNE,
B-) Davacı ve davalı tarafın şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60.TL ret harcının dava açılışında davacıdan alınan 3.415,50.TL peşin harcın düşülmesi ile fazla yatırıldığı anlaşılan 2.987,90.TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4) Davalılar yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 32.000,00.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair; davacı vekilinin e-duruşmada, diğer davalılar vekilinin de yokluğunda , gerekçeli kararın tebliğinden itibaren, HMK.nun 345.maddesine göre 2 (iki) hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. 05/06/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.
¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸