T.C. ... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/778 Esas - 2024/694 Karar
Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO : 2021/778 Esas
KARAR NO : 2024/694
DAVA : ALACAK
DAVA TARİHİ : 30/12/2021
KARAR TARİHİ : 22/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 01/11/2024
Mahkememizde açılan alacak davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili ; Davalının müvekkilİ şirket yetkilisi tarafından verilen vekaletname ile ticari vekil olarak atandığını, davalının bu yetkisini kötüye kullandığını, davalının çeşitli ticari alım satım işlerinde kendine çıkar sağlayarak müvekkili şirketi zarara uğrattığını belirterek, şimdilik 10.000,00 TL bedelin zarara uğratma tarihinden itibaren işlemiş olan en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
YANIT :
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmek suretiyle taraf teşkili sağlanmış, davalı tarafından davaya karşı süresinde olmayan cevap niteliğinde beyan dilekçesi sunulduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekili ; Görev itirazlarının bulunduğunu, müvekkilinin davacı firma adına mesul müdür olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin herhangi bir hileli ve yasa dışı işlemi olmadığını, gerekli incelemeler yapıldığı takdirde müvekkile herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğinin tespit edileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER :
-Ticari defterler,
-Banka kayıtları,
-Davalının el yazısı ile yazdığı belgeler,
-Davalıya döviz bürosundan gönderilen dolar dekontları,
-Taraf kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen asıl ve ek raporlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davadaki talep, davacı şirketin ticari vekili olarak atanan davacının dava dilekçesinde belirtilen eylemleri nedeni ile şirkete zarar verdiği gerekçesi ile oluşan davacı zararının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Davalı hakkında açılan ... 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/253 esas numaralı davası sırasındaki savunmasında belirtildiği gibi, davalı Hakkı davacı şirkete ticari vekil olarak atanmıştır. Davadaki talep davacı şirkete ticari vekil olarak atanan davacının dava dilekçesinde belirtilen eylemleri nedeni ile şirkete zarar verdiği gerekçesi ile oluşan davacı zararının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemenin dava dilekçesindeki talepler ile bağlı kalarak yargılama yapması gerekir. Somut olayda davalı ticari vekilin davacı şirketin zararına yol açan eylemleri;
- Davacı şirketin aldığı sterlizasyon malzemesi bedelini şirketten aldığı halde satıcıya ödeme yapmamak,
-Belediyeden ruhsat çıkarılması için yapılacak işlemler için şirketten para alıp ruhsatı almamak,
-Şirketin kumaş alımı için gönderdiği paraları zimmetine geçirip kumaş almaması,
-Şirkete alınan dezenfektan birim fiyatını fazla gösterip, daha az malzeme almak,
-Maske alınmadığı halde bu iş için gönderilen paraların şirkete iade edilmemesi,
-Bedeli tahsil edildiği halde ...' daki binaya güvenlik araçlarının alınmaması,
-Bedeli tahsil edildiği halde CE belgesinin alınmaması olarak 26/12/2022 tarihli dilekçe ile somutlaştırılmıştır.
Bu nedenle yukarıda sıralanan eylem ve işlemler ile davacı şirketin davalı tarafından zarara uğratıldığının kanıtlanması davacının yükümlülüğünde olduğu için, şirket kayıtları ve davacı tarafından sunulan delillen hep birlikte değerlendirilmek sureti ile bilirkişi raporları alınmış, bilirkişilerimiz yukarıda sıralanan eylem ve işlemler nedeni ile davalının davacı şirketi zarara uğrattığı konusunda veriye ulaşamamış, bu hali ile davalının yukarıda sıralanan eylem ve işlemler dolayısı ile davacı şirkete zarar verdiğinin kanıtlanamadığı kabul edilmiştir.
Her ne kadar ... 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/253 esas numarası verilen davasında davalının bu dava için düzenlenen bilirkişi raporunda 92.700,-TL ve 49.955 USD karşılığı 301.104,64.-TL'nin banka aracılığı ile ve 199.000,-USD karşılığı 831.732,80.-TL makbuz karşılığı ve elden davacı şirketten tahsil etmiş olduğu bedel oranında sorumlu olduğu tespit edilmiş ise de, mahkumiyete gerekçe yapılan işlemler ile davamıza konu sıralı olarak belirtilen eylem ve işlemler arasında bağlantı olmadığı, ceza mahkemesinde mahkumiyete yol açan eylemler dolayısı ile davalı hakkında ayrı bir sorumluluk davası açılmasının mümkün olduğu kabul edilmiş, bu nedenle ceza dosyasındaki zarar türleri için bu davada tam ıslah yapılmadan hüküm kurulmasının mümkün olmadığı,
Sonuç olarak, zarara yol açtığı söylenip 26/12/2022 tarihli dilekçede sıralanan eylem ve işlemler nedeni ile davalının davacı şirkete zarar verdiğinin kanıtlanamadığı kabul edilip, davanın reddine ilişkin aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
1) Davanın REDDİNE,
2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL harçtan, dava açılışında alınan 170,78 TL peşin harç ve ıslah nedeniyle alınan 21.000,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 21.170,78 TL harcın düşülmesi ile fazla 20.743,18 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde YATIRANA İADESİNE,
3) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin DAVACIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5) Davalının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 183.510,84 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,
6) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin YÜZÜNE KARŞI, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.22/10/2024
e - imzalıdır e - imzalıdır
Bu gerekçeli karar güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.